İçeriğe geç

Evrenin Hırsızları

Bölüm 1 · 9 dk okuma

Evrenin Hırsızları

Bölüm 1

Sessiz Veda

!ilk kitabım hatalar olabilir!

Hunter Walker

Sonunda nöbetten dönüyorum çok yorucu bir gündü.Kapıyı araladım ve kafamı kaldırdığımda Victoria'yı gördüm ama bir gariplik vardı sanki yavaş yavaş yok oluyordu. Kapıyı ardımdan kapatıp ona doğru yaklaştım arkasını dönüp bana baktı. Arkasından bağırdım ve ona yetişmeye çalıştım ama kayboldu.Dizlerimin üstüne çöktüm hala olanlara inanamıyorum.Neyse size her şeyi baştan anlatayım. Ben Hunter Asteria evreninin koruyucusuyum 5 yıl önce Victoria adında bir kızla tanıştım hayatımı tamamen değiştirdi çok mutluyduk ta ki o güne kadar Victoria gittikten sonra işlerimi bir yana bırakıp onu aramaya başladım.Onun gitmesinin üzerinden 5 yıl geçti fakat aramayı bırakmadım.Hergün rüyamda görüyorum.Evrenler konusuna gelirsek biraz karışık. Her evrenin kendine ait 3 taşı var ve o taşlar giderse evrenin düzeni bozulur yani çöker.Ben ise bu evreni korumakla görevliyim.Victoria beni neden bı

Sabah uyanıp hızla Maria'nın yanına gittim bana en çok yardım eden kişiydi.Beraber tüm evrenlerin koruyucularıyla konuştuk ama yok.Sıkıntıyla iç çektim ve ellerimle yüzümü kapattım.Maria'nın elini omzuma koyduğunu hissedip ona baktım ve gülümsedim.Ayağa kalkıp çantamı aldım "Artık işe gitmeliyim hoşça kal" Maria benimle kalkıp canlı sesiyle "Tamam sonra görüşürüz Hunter!" dedi ve bana kapıya kadar eşlik etti.Dışarı çıktığımda derin bir nefes alıp Asteria koruma bölgesine doğru yola çıktım.Giderken etrafa bakındım ve bir anda durdum kafede çalışan kız Victoria'ya çok benziyordu onun gibi kısa turuncu saçları vardı kısa boyluydu ve herkese gülümsüyordu.Kafeye girip daha yakından izledim ve birisi kıza yaklaşıp "Selam Luna" dedi.Ne yapıyordum ben iyice saçmalamıştm.Hızla kafeden çıkıp yoluma devam ettim çok utanç vericiydi.Sonunde alana gelmiştim kıyafetimi değişip kılıcımı aldım ve nöbete gittim sıkıcı bir nöbet beni bekliyordu.

Sınıra geldiğimde koca kapının ardında Light evrenin koruyucusu Adrian ile karşılaştım "Ne istiyorsun Adrian" Adrian beni süzdü ve "Adrian değil Koruyucu Adrian,her neyse komutanınla konuşacağım aç kapıları" dedi.Gözlerimi kıstım "Nerden bileceğim konuşmak istediğini" Adrian sinirle sesini yükseltti "Hadi ama işim var!"

Fazla uzatmadan kapıları açtım ve Adrian geçtikten sonra kapattım.Ondan nefret ediyordum çok egoist.Duvara yaslanıp cebimden Victoria'nın fotoğrafını çıkardım.Zamanın nasıl geçtiğini anlamadan akşam olmuştu eve giderken yüksek bir ses duydum ve sesin geldiği yere döndüm.Büyük bir patlama olmuştu korkuyla koşmaya başladım patlamada taşlar zarar görebilirdi bölgeye girdiğim gibi kılıcımı tuttum ve etrafı aradım ve Victoria...Oradaydı hızlıca ona yaklaştım.Bana döndü o sevimli yüzünden eser yoktu acımasız,karanlıktı.Elinde siyah bir bıçak tutuyordu bana yaklaşıp tereddüt etmeden bıçağı sapladı ve anında uyandım.Ter içindeydim hızlıca dışarı baktım savaş yoktu bıçak yarasıda yok karanlık odada yatağa oturup olanları unutmaya çalıştım.5 yıl geçmişti ama her gün aynı kabusla uyanıyordum.Ayağa kalkıp aynaya baktım eski halimden eser yoktu."Sadece bir rüyaydı" diyerek kendimi sakinleşirdim ama bu rüyayı hep görüyorsam bence bir işaretti yakında bu olayları yaşayacak gibi hissediyordum.Ceketimi giyip dışarı çıktım bu olanları Maria'ya anlatmam gerekiyordu beni anlayabilecek tek kişi o gibi görünüyordu.Hızlı adımlarla Maria'nın evine doğru ilerledim ve kapıyı yavaşca tıklattım

Maria kapıyı yavaşca araladı ve beni görünce açtı."Sorun ne Hunter"

Hızlıca içeri girdim ve nefes nefese herşeyi Maria'ya anlattım.Maria beni sakinleştirip mutfağa yöneldi"Sakinleş Hunter sadece bir rüya."Çok saol kesinlikle işe yaradı.” Kahve?" şuan kahvenin sırası değilde sonra yapsak canım? "Saol ama gitmem gerek.” Kalkıp dışarı çıktım ve koruma bölgesine gittim nerdeyse her günüm aynı geçiyor diye düşünürken alana girdiğim an komutan yanıma geldi."Ee sanırım sormam lazım sorun ne?" komutan soruyu sormamla hızlıca konuşmaya başladı.” Hunter Eria evreninden bir haber aldım taşlarından biri çalınmış!Ayrıca bir grup serseri tarafından inanabiliyor musun üç evrene saldıracaklarmş üçüncü biziz!” Komutana boş gözlerle baktıntan sonra yüzümde birden heyecan belirdi.” Sonunda sıkıcı günlerden kurtuluyorum bir macera harika olur.”Ee şey yani her zaman emrinizdeyim komutanım.” Bu Victoria'ı bulmama yardımcı olabilir elimdeki şansı değerlendirip fazla çalışmalıyım.Komutan beni peşine taktı ve harita odasına götürdü.Tozlu bir sürü kağıt arasından "Evrenler Haritasını" çıkardı.Üstündeki tozları üfleyip masaya serdi.Anlatmaya başlamadan önce boğazını temizleyip parmağıyla Eria evrenini gösterdi "İlk hırsızlık yaptıkları evren Eria,olaydan sonra bir vatandaş konuşmalarını duymuş hırsızlı yapacakları iki evren varmış Light ve Asteria.Yani evrenimiz büyük tehlike altında Hunter."

Anlatılınanlardan sonra işin ciddiyetini daha iyi anladım Victoria işine ara vermem gerekiyordu.” Peki komutanım şuna ne dersiniz,ben Light evrenine gidip hırsız grubunu takip etmeye çalışayım yerimede Jhon nöbet tutsun"Komutan biraz düşündükten sonra bana katıldı ve yarın yola çıkabileceğimi söyledi.Hızla eve gittim ve çantamı hazırladım orada ne kadar kalacağım belli değildi.Akşam olmuştum yatağıma yatıp uyumaya çalıştım.Belliki rahat uyumuşum çünkü alarmın gıcık sesi ile uyandım.Garip bir şekilde aynı rüyayı görmemiştim.Bunu düşünmek için vaktim yoktu hızlıca çantamı ve kılıcımı alıp yola çıktım.Uzun sürenin ardından Light evreninin sınır kapısındaydım,neyseki Adrian yoktuda uğraşmak zorunda kalmadım.Komutanın odasının kapısında durdum ve kapıyı tıklattım. Gir dediğini duydum ve içeri girdim beni gördüğüne şaşırmıştı. Uzatmadan selam verip olayları anlattım.” Sizin evreninizde kısa süre misafir olmamda sakınca varmı?" Komutan korkuyla "evrenimi kurtaracaksan tatbikîde sakıncası yok” Gülümseyip dışarı çıktım otelde bir oda tutup yerleştim ve taşların saklandığı yere gittim.Maalesef Adrianda oradaydı yanıma geldi ve her zamanki ilk önce beni süzüp daha sonra tiz sesiyle konuştu.” Ne işin var senin burada kim aldı seni" hazır zamanım varken biraz uğraşabilirdim. Evrenine hırsızlar gelip taşları çalabilir bu yüzden komutanın evreni korumam için beni layik gördü"Adrian sanki yaralanmış gibi bir tepki verdi ve "ne!" diye sordu.

Gülmeden duramadım "Şaka yapıyorum sadece hırsızları gözlemlemeye geldim.” Adrian rahatlıkla iç çekti.Taşların olduğu yeri gören bir kafeye oturup izlemeye başladım. Akşama kadar kimse geçmemişti otele geldiğim gibi kendimi yatağa attım.Uyumak üzereyken Maria arada ve neden sabah gelmediğimi sordu herşeyi anlattım ve biraz sohbet ettik.Onunla konuşmak beni rahatlatıyordu buyüzden Victoria'yı bulma konusunda ondan yardım alıyorum.Yemek sipariş ettim ve yemek yiyip biraz daha hırsızlar hakkında toplanılan kanıtlara baktım fakat hiçbir şey bulamadım. Akşam uyudum ve yine rüya görmedim sabah Maria ile konuştum ve komutan aradı.Bir vatandaş hırszlardan birini gördüğünü iddia ediyordu. Otelden çıkıp yanına gittim ve konuştuk dediklerini not aldım.” Birisi siyah kısa saçlıydı muhafızları alt edip ortadan kayboldu. “Bazı düşüncelerim vardı adam yalan söylüyor olabilirdi çünkü burada olup Eria evreninde olan bir olaya nasıl şahit olabilirdi. Bu soruyu sorduğumda eskiden orada yaşadığını olaydan sonra korunmak için buraya geldiğini söyledi.İçimde hala şüphe ve sorular vardı ama adamı zorlamak istemedim ve tekrardan kafeye geldim bu iş nöbetten daha sıkıcı umarım şu sevgili hırsız ekibi hemen gelirde beni uğraştırmaz yoksa daha fazla burda kalmak zorundayım.Kafeye oturdum ve yine izlemeye başladım ki birisi taşlara sessizce yaklaşmaya çalışıyordu

Hızla kafeden çıkıp adamın yanına gittim ve arkadan yaklaştım."Taşlar harika değil mi?" Adam sesimi duyduğu gibi koşarak kaçmaya başladı.Peşinden kovalamaya başladım ara sokaklara girdi ve önüne gelen herşeyi beni yavaşlatmak için devirdi. Çıkmaz yola gelmiştik yakalayacağımı düşünerek üstüne ilerledim.Adam ilk önce bana sonra arkasına baktı Duvardaki boruya tutunarak ağırlığını yukarı vererek tırmanmaya başladı.Hızlıca boruya tutundun ve çekmeye başladım, ve boru duvardan sökülerek yıkılmaya başladı adam bağırarak yere düştü ve sessizce inledi. Yerden kaldırıp kollarını birbirine bağladım. “Konuş bakalım,kime çalışıyorsun? ”Adam ilk önce kaçmaya çalıştı daha sonra sessizliğe büründü. Sinirle adamı duvara itip tekrar sordum ama yine cevap vermedi. Uzun bir süre adamı aynı şekilde sorguladım."Son kez soruyorum kim için çalışıyorsun" cevap gelmeyince adamı sert bir yumrukla bayılttım ve komutanı aradım."Burada taşları çalmaya çalışan bir adam Var. Bayılttım nereye götürmemi istersiniz?" Komutan dediklerimi duyunca sevinçle konuşmaya başladı. “Harika en yakın terkedilmiş binaya getir ve binanın adını bana söyle" Telefonu kapattım şanslıydım ki sokağın hemen yanında eski bir bina kapısı vardı. Kapıyı açtım ve adamı kucaklayıp içeri taşıdım. Şu halimi biri görse rezil olurum adamda eşek ölüsü gibi zaten.Binaya girer girmez adamı sertçe yere bıraktım. Mesajlara girip binanın adını komutana yazdım.

Komutan gelene kadar adamın üstünü aradım ve bir telefon buldum. Şifresi yoktu Evrenin Hırsızları adlı bir gruptan yeni mesajlar gelmişti.Hemen grubu açtım üyelerin tam olarak ismi yazmıyordu sanırım baş harfleriydi V,N,M ve L Mesajları okudum " Leno hala taşı alamadın mı aptal seni bekliyoruz, boşuna mı para verdik sana hızlı ol" Bunları V yazmıştı üsteki mesajlarda isimlerini söylemiyorlardı ama planlarını konuşuyorlardı. Anlaşılan dövdüğüm adamın ismi Leno ve onu para ile planlarına dahil etmişler.Başta aklıma gelmişti fakat başka bir ekip olabilir diye şüphelenmiştim. Telefonu cebime koydum otelde daha detaylı inceleyeceğim. Sonunda komutan ve adamları gelmişti."Hunter anlat bakalım" Hemen anlatmaya başladım "Adamı taşlara gizlice yaklaşmaya çalışırken gördüm yanına yaklaştığımda koruyucu olduğumu anlamıştı ve kaçmaya başladı.Yakalayıp bayılttım ve cebinde bir telefon buldum otele gidince içine bakacağım size haber veririm."Komutan başını sallayarak onayladı ve Lenoyu alıp gittiler.Otele doğru yürümeye başladım en kısa sürede bir araba almam lazım.Otele girdim,üstümü değişip kendime kahve yaptım ve telefonu açtım.En son konuşmalara ve isimlere baktım hepsinin numarasını bir kağıda yazdım ve en son gruba girip numaralara bakmaya çalıştım ama gizliydi.Acaba Leno gibi başka kişileride işlerine alet etmişlermiydi.Gruptaki yazışmalara en başından bakmaya başladım.

Evrenin Hırsızları

V:Evet planınız ne?

M:Şuanlık benim yok sizin var mı?

N:Plan yapmak benim işim değil ben öldürmeye bakarım

L:Ne zaman işe yaradın ki sanki N yani plan konusunda öldürmekte iyisin ona bir şey diyemem.

V:Tamam galiba yine iş bize düştü M

L:Bende yardım edebilirim tatlım bilirsin her zaman yanındayım

M:Koruyucuların grubuna sızdım çok aptallar girmek kolay oldu.

V:Harika benim aklıma bir plan geldi

N:Merak ettim anlatsana

V:Aslında çok kolay üç evren seçicez ve taşlarını çalıcaz.Grupta hangi evreni koruyorlarsa bizde başka evreni seçicez eminim grup halinde ilerlerler.

L:Zekana hayranım tatlım

V:Saol

N:Her neyse hadi evren seçelim

M:N haklı bence birinci Euria olsun sonuçta neredeyse unutulmuş bir evren işimiz kolaylaşır.

V:Evet daha sonra Light olabilir.

N:En son Asteria olsun en zengin evren sonuçta.

V:Asteria mi?

N:EVET sorun ne?

V:Bi sorun yok N.

M:Tamam ozaman planımızı zamanını ve gidişatını ayarlıyorum.

N:Hızlı ol bekliyoruz

V:Hızlı olma bekliyoruz.

Demek ki planları böyle işliyor.İşi hiç bozuntuya vermiyorlar çok yetenekliler Leno yerine yazmak harika olur.Gruba bir fotoğraf attılar açıp baktığımda kendi fotoğrafınla karşılaştım. Bunu ne ara yapmışlardı çok hızlı ve mükemmel ilerliyordular. Bir dakika hala guruptalar yani mesajları görebiliyorlar.Aklıma harika bir fikir geldi hemen anlatıyorum.İlk önce hangi isimle grupta olduklarını öğreneceğim ve gruptan atacağım daha sonra hepsini anlatacağım ve hepimiz onları aramaya başlayacağız. Bu sefer onarı yakalayacağım. Saate baktım ve şunu düşündüm bunların hepsini yarın yapacağım çok yorucu bir gün olucak.Kapıma hızla vurulduğunu duydum ve açtım.Kimse yoktu kapıyı kapatacakken bir mektup fark ettim alıp içeri girdim ve yatağa oturup mektubu açtım. Dağınık bir yazı yazıyordu "Planımızı bozmaya çalışma yoksa seni başka yollarla ortadan kaldırırız."Altta büyük harflerle "VNML" yazıyordu ve kocaman bir gülümseme emojisi vardı.Beni tehdit ile vazgeçirmeye çalışyorlardı.Mektubu çantama koyup uyudum bir an önce sabah olmasını diliyordum.Sabah alarm sesiyle uyandım ve hazırlanıp dışarı çıktım. Birde ne göreyim otelin önünde bir sürü gülen yüz ve kocaman bir "VNML" yazısı. Fotoğrafını çektim işler gittikçe ciddileşiyordu. Ya kendileri buradaydı yada başka birini kullanıyoradı.Hızla komutanın ofisine gittim ve kapıyı tıklatıp içeri girdim. Karşımda Leno oturuyordu.Komutan bana dönüp konuştu."Hoşgeldin Hunter adamı yine konuşturamadık sen belki yaparsın.”

"Zevkle" gülümseyip Lenoyu kolundan tutup kaldırdım ve telefondan fotoğrafı açıp mektupla beraber komutana verdim.Lenoyla birlikte soğuk boş bir odaya girdik. Evet konuş bakalım."Leno kafasını iki yana salladı. Sinir ile tekrar aynı soruyu sordum ve cevap alamayınca duvara ittirip sertçe yüzüne yumruk attım.Uzun süre konuşturmaya çalıştım fakat konuşmadı acıyla yere düştü.Elimle çenesini tutup kendime döndürdüm ve tekrar sordum.Leno ağzını açtı ve kekeleyerek konuştu."Ben söyleyemem yoksa beni öldürürler."

Durup sordum “Seni tehdit mi ettiler?” Leno önce tereddüt etti fakat daha sonra söylemesi gerektiğini kabullendi. “Sen nereden biliyorsun bilmiyorum ama evet beni tehdit ettiler eğer birine söylersem beni öldüreceklerini” Leno sözünü devam ettirmedi.

Bölüm sonu

2 yorum