Aradan iki gün geçti güç yasağının bitmesine son bir gün kalmıştı açıkçası hem heyecanlı'ydım hemde korkuyordum ya başaramazsam diye...
Sabah kalkar kalkmaz hemen dışarı çıktım ve kahvaltı yaparken hiç Newt'i görmedim. Gözlerim Newt'i arıyordu ama onu hâlâ görmemiştim. Gözlerim etrafta dolaşırken Thomas'ı gördüm hemen yanına gidip "selammm" dedim ve oda bana "selamm" dedi. Ben daha sormadan Thomas anlamış olmalı ki
Thomas:"Gözlem kulesinde" diyip bana göz kırptı biraz utanmıştım ama hemen kendimi toparlayıp teşekkür ettim ve gözlem kulesinin yanına gittim. Yavaş yavaş merdivenden çıktım. Newt beni fark etmiş olmalı ki bana doğru dönmüştü. Yanına geçtim ve hiç bişey demeden oturdum uzun bi süre konuşmadık öylece etrafa bakıyorduk çünkü ne diyeceğimden emin değildim biraz utanıyordum eminim oda bu yüzden konuşmuyordur diye düşünürken sessizliği bozan kişi Newt oldu.
Newt:"İki günden beri labirente gidiyorsun konuşacak pek vaktimiz olmadı bişeyler bulabildin mi?"
Lena:"Sanırım yanıldım içimden bi his öyle söylüyordu ama bilemiyorum aradığım şey orda değil açıkçası daha ne aradığımı bile bilmiyorum. Bildiğim tek şey birisinin hayatını korumak ama daha kim olduğunu bile bilmiyorum."
Newt:"Sorun değil ben senin yanındayım. Hem madem aradığın şey orda değil o zaman artık labirente girip hayatını tehlikeye atmamalısın burda kalıp güçlerine çalışmalısın." Dedi aslında haklıydı labirente gitmeme bi sebep kalmamıştı.
Lena:"Haklısın" dedim sakin ve kibar bir dilde daha sonra artık aşağı insek iyi olur yapılacak fazlasıyla şey var dedi Newt, onaylarcasına kafamı salladım ve merdivenlerden aşağı indik Newt'le birlikte yürürken bi anda asansörden ses gelmeye başladı."Bunun anlamı asansörün yukarı çıkması değil mi?" Dedim şaşkın bir sesle
Newt:"Evet, gidip bi bakalım" dedi ve koşarak asansörün başına gittik. Biz gidene kadar bi kaç kişi daha toplanmıştı Alby, Gally, Minho Ve Thomas da oradaydı. Hemen yanlarına gittik ve asansörün kapağını açtılar herkes o kadar şaşkındı ki bende dahil çünkü asansörden iki kız çıktı. Uyanmışlardı ve tam kaçacakları sıra Thomas ve Minho onları tuttu kızlar çok korkmuştu o kadar fazla erkeği gördüklerinde kii bunu çok iyi anlayabiliyorum çünkü bende aynı şeyi yaşamıştım kızların yanına yaklaşıp sorun olmadığını ve güvende olduklarını söyledim.
Lena:"Korkmanıza gerek yok sizi anlayabiliyorum ilk geldiğimde bende çok korkmuştum ama onlardan zarar gelmez yani güvendesiniz. Bu arada benim adım Lena, siz isminizi hatırlıyor musunuz dedim rahatlatıcı bir sesle mavi gözlü kız bana "hayır hatırlamıyorum" dedi
Mavi gözlü kız:"Neden adımı hatırlamıyorum daha doğrusu hiç bir şeyi hatırlamıyorum." Dedi ve esmer kızda hemen
Esmer kız:"Bende hiç bişey hatırlamıyorum neler oluyor" dedi korkuyla
Thomas:"Sorun değil yakında hatırlarsınız buraya geldiğimiz ilk gün bizde hatırlamıyorduk" dedi Thomas güven verircesine kızlar birazda olsun sakinleşmişlerdi. Nedense onları görür görmez onlara karşı kanım kaynadı acaba uzun bi süre erkeklerin arasında yalnız kaldığım için mi böyle düşünüyorum derken hemen kendimi toparladım ve
Lena:"Hadi kızlar ben sizi kalacağınız yere götüreyim" dedim ve ordan ayrıldık benim odama gelmiştik daha doğrusu Newt'in odası... ama artık Newt burda kalmıyordu o artık çocukların yanında kalıyor diye düşünüyordum kızlarla biraz sohbet etmeye başlamıştık ve kısa süre de birbirimize kaynaştık derken esmer kız ve mavi gözlü kız bi anda "HATIRLADIM İSMİMİ HATIRLADIM" dedi ikiside aynanda
Lena:"Tebrik ederim" dedim ve samimi bir şekilde onlara gülümsedim "Peki isimleriniz ne?"dedim merakla
Esmer kız:"Benim adım Namra" dedi ve bende ona memnun oldum dercesine gülümsedim. Ardından
Mavi gözlü kız:"Bende Diana" dedi ve aynı şekilde onada gülümsedim.
Lena:"İsterseniz çocuklar sizi gezdirsin hem bu akşam sizin için eğlence ateşi düzenlenecek yani hoşgeldin partisi gibi diyebiliriz" İkisi de kafalarını onaylarcasına salladılar. Daha sonra Thomas ve Minho'yu çağırdım Minho Diana'yı, Thomas da Namra'yı etrafı gezdirmek için gittiler bende arkalarından ağzım beş karış sırıtmaya başladım çünkü gerçekten çok yakışıyorlardı kesinlikle onlarda aynı şekilde hissediyorlardır diye düşünürken kendi kendime gülüyordum ve bi anda belimde bir el hissettim kafamı çevirdiğim anda Newt'le göz göze geldik
Newt:"Neye bu kadar sevindin de gülüyorsun" dedi mükemmel bi sesle, sesi gerçekten mükemmel di nasıl bu kadar harika diyerek düşünüyordum "Harika olduğumu biliyorum ama bunu senden duymak daha bi güzel " dedi o kadar kızarmıştım ki yanıyordum cayır cayır Newt bir kahkaha patlattı ve "bu kadar utanmana gerek yok güzelim" hemen elini belimden çektim ve biraz uzaklaştım harika olduğunu sesli mi söyledim ne kadar aptalım diye kendi kendime kızıyordum Newt'se o halime gülmekten bayılacak tı
Lena:"Heyy bu kadar yeter" dedim utanmış bir sesle
Havaya baktığımda çoktan kararmıştı eminim eğlence çoktan başlamıştır Newt'e "Bizde gitsek iyi olur geç kalmayalım" diyip utanmış bir şekilde önden gittim. Newt'te arkamdan sırıtarak geliyordu.
Namra'nın gözünden
Thomas denen çocuk beni gezdirmeye başladı o kadar çok yakışıklıydı ki gözlerimi ondan alamadım oda fark etmiş olacak ki yüzünde bir sırıtış belirdi utandığım için hemen kafamı başka bi yöne çevirdim ve
Namra:"Eee Thomas sen ne zamandır burdasın"
Thomas:"Aslında ben geleli daha üç hafta oldu sayılır"
Namra:"Gerçekten mi yani sende yeni sayılırsın burda" dedim ve oda gülümseyerek olumluca kafasını salladı Thomas'la sohbet ederken zaman iyice geçmişti ve hava kararmıştı, hava karardıktan sonra Thomas beni eğlence ateşi denilen yere götürdü orda benimle birlikte gelen kızda vardı yani Diana oda orda Minho'yla sohbet ediyordu hemen yanına gittim ve "selammm" dedim onlarda bana aynı şekilde cevap verdi biraz öyle sohbet ederken Newt'le birlikte Lena'nın buraya geldiğini gördüm.
Diana'nın gözünden
Minho bana her tarafı gezdirmiş'ti daha sonra bir ağacın dibine oturduk ve
Minho:"Gözlerin çok güzel yakından bakabilir miyim?" Dedi çok şaşırmıştım ve kalbim küt küt atmaya başlamıştı.
Diana:"Ahh e-evet bakabilirsin" dedim kekeleyerek neden kekeledim ki çok aptalım diye düşünürken
Minho:"Afedersin" diyerek yüzüme yaklaştı o kadar yakındı ki sanki yüzümü detaylı bir şekilde inceliyordu o kadar çok utanmıştım ki kıpkırmızı kesilmiştim neredeyse, Minho utandığımı anlamış olmalı ki sırıtarak benden uzaklaştı ve ayağa kalktı
(Ana karakter kızımızın bile böyle romantik sahnesi yok🥲 değerimi bil şahıs sen kendini gayet iyi biliyorsun neyse devam edelim)
Minho:"Artık gitsek iyi olur hava kararmış eğlence birazdan başlar" dedi ve bana elini uzattı elini tutup ayağa kalktım ve beraber eğlence ateşinin olduğu yere gittik. Bi tane kütüğün üstüne oturdum ve Minho'yla sohbet etmeye başladık bir süre sonra Namra ve Thomas yanımıza geldi ve "selammm" dediler bizde onlara selam dedikten sonra ilerde Newt ve Lena'yı buraya gelirken gördük.
Lena'nın gözünden devamm
Yürümeye başladıktan sonra çocukları orda Newt ve bana bakarken görmüştük yanlarına gidip selam verdik ve orda bi kütüğün üstüne oturduk. Daha sonra yine aynı şeyler zaten Gally hava atarcasına bugün daha farklı bi şekilde dövüşüyor du ama bu bana ilk günümü hatırlatmıştı ve moralim bozulmuştu benim geldiğim gün herkes bana tuhaf davranmıştı en azından bi kaç kişi hariç yani ben öyle düşünüyorum Gally kızlar geldiğinden beri onlarla hiç konuşmadı ama neden benim geldiğim ilk gün bana kötü davranmıştı ki daha sonra morelim bozuk olduğunu Newt anlamış olmalı ki bana iyi olup olmadığımı sordu. İyi olduğumu belirttikten hemen sonra labirentten çok büyük bir ses çıktı bu ses-bu ses sanki sabahları labirentin duvarı açılırken ki çıkan sesti...
Evvet tam heyecanlı yerinde bu bölümü'de burada bitiriyoruz