Selamlarr canlarım 💙🐣
İyi okumalarr 😻🌞
Şarkı
Dedublüman yaprak gibi
*
Kaç kere canı acır insanın bir iki üç bilemedin dört. Kaderine terk edilmiş kadınlar, çocuklar acı içinde ölürken onları için kurtuluş olur.
Bazıları için ise ölüm korku demek , arkada bırakılanlar için ise derin hissizlik, yalnızlık .
Mutlu olmak için ettiğim dualar, ailem için yaptığım fedakarlıklar uçup giderken elimden sadece kalbimdeki acı ve küçük bir umut vardı .
Aradan kaç dakika geçti bilmiyorum. Sarp dediğini yapıp sade bir akşam geçirmiştik tabi sadeliğin içinde ki acıda vardı.
Oturduğum yerden kalkmaya çalıştım ama yapamadım. Bedenim az önce yaşananları kaldırmazken yorgun düşmüştüm.
Sarp kapı önünden kolumdan tutarak sandelyeye oturtup başımı suya sokmuştu defalarca.Sonrada kendine geldiğinde beni burda bırakıp gitmişti.
Burda olmamı umursamıyordum acılarımı umursamıyor dum . Sadece oğlum yamaçı bebeğimi aklımda vardı ona birşey yapmasından korkuyordum.Saç diplerim bedenim alışıktı olanlara
Bu ruhhastasıyla yıllarca mücadele etmiştim . Sonumun böyle olacağını bilseydim kendimi babamın öldürüldüğü gün öldürürdüm .
Bu saatten sonra geçmişte kurduğum hayallerim çöp olmuştu ellerimden kayıp gitmişti.
Ama kalbim hayla hayal kurabileceğime umut ışığı arayabileceğime inanmak istiyordu.
O umut ışığı ise Yaman dı . Hayalimdi imkansız sevdiğim di. Onun beni hayla sevdiğine inanmak çok güzel di..
Depo kapısının sesiyle kafamdaki düşünceleri kenara atıp gözlerimi umutla çevirdim.
Kapı açılmadan duyduğum ses yanmış gözlerimin dolmasına sebep olmuştu.
Yamaçın bağırarak ağlama sesi yüreğimi yakarken fısıldadım.
" Oğlum."
Kapı açıldığında ağlamak tan kıpkırmızı olmuş tıpkı babası gibi kara olan gözlerle bağıran oğlum girdi kadrajima .
Yerimden zar zor kalktığımda Sarp pisliği çocuğu fırlatır gibi bana verdiğinde göz yaşlarım ard arda akıyordu.
Küçük bebeğimi kendime çekip sıkıca sarıldığımda igrendiğim nefret ettiğim ses konuştu.
" Al oğlunu sabahtan beri car car ağlıyor "
Yere oturduğum da çıkıp gitmişti. Onun küçük titreyen bedenini dahada sıkı sararken burnumu boyun giritisine yerleştirdiğimde kokusu acılarımı hafife indirmiş ti . Elimi sırtına koyup okşadığımda minicik ti sırtı tıpkı elleri ve ayakları gibi.
Kafasını omzundan kaldırdığında elleri hareklendi.
Küçük elleri göğsümü çekiştirirken anlamıştım acıktığını.
Elimle yüzümü kaplamış göz yaşlarını silip yerimde doğruldum dizlerimi kendime çektiğimde yamacı karnıma oturttum tişörtümü çekiştirip göğsümü açtığımda yamaçı yatırdım kollarımla sararken göğsümü emen bebeğimin anlına ard arda öpücükler kondurdum.
" Bir tanem benim annesinin umud ışığı seni çok seviyorum bebeğim"
Kulağına fısıldadıklarım hoşuna gidecek ki gülümsedi. Kızarmış gözlerini baş parmağımla oksarken yanağımdan süzülen yaş bebeğimin eline düşmüştü. Diğeri ise göğsüme düşünce eliyle silmiş
Sanki üzüldüğümü biliyormuş gibi sıkı sıkı tutuyor du ellerimi.
Havanın soğuduğunu fark ettiğimde yamaça baktım, üstündeki uyku tulumuyla vardı Sevda abla değiştirmiş demekki üstünü hava çoktan kararmıştı oğlumun uyku saatiydi .
Üstümdeki tişörtü çekip çıkardığım da siyah atletle kalmıştım bazılarına nazaran ben atlet giyiyordum aslında hiç sevmezdim ama sarpla yaşadığım için her şeyi giyiyordum kısa şeyler giymemeye kendimi hoş göstermemeye dikkat ediyordum çünkü bana dokunmasını asla istemiyordum .
Bu zamana kadar bir kere tek dokunmaya kalkmıştı bir yıl önceydi oda ozamandan beri dokunmamış tı cesaret edememiş ti çünkü biliyordu dokunduğu an gideceğimi nefesimin kesileceğini.
Tişörtü bebeğime sardığımda daha çok kendine bastırdım. Burda yapabilirdim ama o daha çok küçük tü hastalanırsa yapamazdı. Ölürdüm ona bir şey olsa.
Gözlerimi kara gözlere çevirdigim de her zamanki gibi aklıma gelmişti Yaman ne çok benziyor du . İsmini bile benzer koymuştum sırf hatırlamak için halbuki yanılmışım hatırlamamam gerekir hatırladıkça acı çekiyordum .
Yakışıklı oğlumun gözleri yavaş yavaş uykuya kapanın ca gülümsedim o gece Yamanda böyle uyumuştu. Yaklaşıp yanağını öptüğümde gülümsemiş ti uyku sırasında.
**
Gözlerimi yüzümün yanmasıyla açtım bir güne daha .
Gün aymıştı sabahmı öğle mi bilmiyorum ama gündüz olduğu belliydi.
Gözlerimi minik bebeğime deydirdiğimde her zaman ki gibi benden önce uyanmıştı yakışıklı oğlum zeytin gözleriyle bakıyordu bana.
" Günaydın miniğim açıktı mı sen hı " karnını doyurup acılarımı unuttuğum sıra sağ tarafımdaki yaraları fark edecekki gözlerini oraya dikip bakıyordu elini kaldırıp dokunduğunda minik eli acıdan daha çok şifa olmuştu.
Sanki canım acıyacak mış gibi yavaş ca dokunup gözlerime bakıyordu.
" Oğlum benim.. herşey senin için annem..."
Saçlarına bastırdığım dudaklarım ile kapının sesini duymuştum. Yeşillerim umutla oraya bakarken saniyeler sonra hayal kırıklığı ile döndüm önüme.. ciğerlerime derin bir nefes aldığımda yavaşça ayağa kalkmaya çalıştım..
'"Zeynep "
İçeri giren sarpla göz göze geldiğimiz de nefretle bakıyordum adi herif .
" Noldu şaheserine bir kez daha mı bakmaya geldin.!"
Tiksinerek konuşmam onun moralini bozmuş olacak ki yüzü düşmüştü.
" Hayır sizi burdan çıkarmaya geldim. Ben özür dilerim"
Histerik kahkaha attığımda tükürerek konuştum bu sefer.
" Her seferinde aynı şeyi diyorsun! Sana konuşmak tan yoruldum,"
Özür dilerim özür dilerim aynı bahaneler canım o kadar çok yanıyor ki bazen öldürsem kimse birşey demez gibi geliyor.
Kapı yanında çekildiğinde hızla dışarı çıktım. Gözlerimdeki hazır yaşlar akarken kucağımdaki bebeğime baktım. Az önce ki bağırışlarımdan korkmuştu minik ellerini bastırıyor du göğsüme..
Etraftaki korumalardan biri yanımıza geldiğinde eve doğru yürüyordum bir an önce Tamerle bu işin sonunu getirmeliydim yoksa canımdan can giderdi.
" Zeynep hanım doktor içeride eğer -"
Söyledikleri sinirimi zıplatırken sözünü keserek bağırarak konuştum
" Sabaha kadar ordayız bir şey olmadıysa şimdide bir şey olmaz siktir git o sikik patronun yanına"
Ne diyeceğimi bilmiyordum artık kafam allak bullak tı yorgundum. Eve geçtiğimizde kapı önünde Sevda abla vardı onu es geçip yukarı Yamaç la odamıza geldiğimde kapıyı kapatıp kitledim.
Yorgun düşmüş bedenim beni taşımazken kendimi yatağın üstüne bıraktım. " Birlikte kurtulacağız oğlum merak etme.."
*
Yaman dan
Hep en iyisi olması için en temizi olması için çaba gösteririm.Şanlıurfanın meşhur Ulubey ailesinin ortancı çocuğu Yaman Ulubey her şeyde hüküm sürerken bir kalbine söz geçiremiyor.
Masanın üstündeki fotoğrafa bakıyordum sevdiğim kadına bakıyorum canıma. Ne çok isterdim karım olsun beni sevsin herşeyimi verirdim. Ama başkasının karısı başkasının kollarında bunu düşündükçe deliriyordum o akşam hiç tanışmasaydık diyorum bazen hiç birlikte olmasaydık ama sonra kızıyorum kendime iyi ki görmüşüm dokunmuşum ondan önce ve sonra hayatım var öncesi hiç benim için ama sonrası.
Varoluştu hayattı güzellik ti . O gece iyi ki tanımışım kalbimin ruhumun sahibini .
*
Diğer bölümde tanıştıkları gece varrrr ama çok fazla detay vermeyeceğim 😉











