İçeriğe geç

EVLİ.ASKER ( Düzenleniyor)

Bölüm 21 · 5 dk okuma

EVLİ.ASKER ( Düzenleniyor)

Bölüm 21

Koğuşta'ki günlerim

Keyifli okumalarr ♡♡⁠ ♪

*

Bir Hafta Sonra

Yanağıma düşen yaşı sildiğimde yutkundum. Ağrıyan gözlerimi kırpıştırıp burnumu küçük boyun giritisine yerleştirdim.

Oğlum benim .

Gelmişti yanıma o kadar çok özledim ki bir saniye bile ayrı kalmak istemiyorum..

Şu an uyuyordu mışıl mışıl kucağımda Yüzündeki küçük yaralar dikkatimi çekmişti, benim oğluma kim bakmıştı ki , kimin yanındaydı..

Aslında aklımda birileri vardı ama tam bilmiyorum onada sormak bu hâlde hiç aklıma gelmedi..

Sanırım kendi ailesinin yanına götürmüştü oğlumuzu, belkide minik bebeğim babaannesi ve dedesiyle tanışmıştır .. eğer öyle olduysa onların yaklaşımını çok merak ediyorum.

Oğullarının evlilik dışı bir bebeği var. Kabul ederlermi ki yamacı...

Hafif hafif mızmızlandığında küçük bedeninden tutup kaldırdım göğsüme yaslarken zayıfladığı bir kez daha fark ettim.

Zar zor doldurduğum tombul yanakları yerine düz ve kızarık deri vardı.. içim gidiyor du bebeğimi bu hâlde görmek onu sarıp sarmalayıl tüm acısını almak istiyorum..

" Günaydın bebeğim."

Küçük parmaklarını ellerim arasına aldığımda minikmi minik dudaklarının iki yana kıvrıldığını gördüm..

Babası gibi kara gözlerini doldurduğunda ağınızı öne çıkarıyor du.. bu görüntüyü çok özlemiştim..

" Açıktın mı sen doldurma gözlerini yerim seni."

Göğsümü açtığımda süt gelmesini diledim tekrar.. oğlum bana geldiğinde aç kalmıştı. Sütüm gelmemişti. Bir iki gün boyunca sürekli göğsümü tutmasını istedim dün gelmişti şükür az olsa da eskiden bir göğsümle doyardı ama şimdi az geldiği için doymuyor bile.

Kollarım arasında yan yatırdığımda gözleri göğsümdeydi. Bebeğim benim..

Emmeye başladında yanıma gelen kadınla gözlerim onu buldu.

" Kızım bak ben bunu torunuma yapmıştım ama kısmet senin bebene al giydiresin buralar soğuk olur onun için.."

Her koğuşta olduğunu gibi buradada orta yaşlarda iyi bir kadın vardı. Elindeki hırkayı aldığımda baktım çok hoştu lacivert beyaz çizgiliydi el emeğiydi.. teşekür ettiğimde. Yan tarafa bıraktım..

Buraya ilk geldiğimde 6 kişiydiler ben ve minik canımdan çok sevdiğim oğlumla 8 olduk.

Ama bir kadın vardı ki tam sarı çiyan idi. Geldiğimden beri rahat vermemişti . Bir bahane bulup kavga çıkarıyor du. İlk oğlumun ağlama sesi bahane oldu. Sonra ise bizim fazlalık olduğumuz hasbam sanki otel kendimiz gelip kalıyoruz..

Şu an ise avukatıyla görüşüyor gerçektende kötü bir kadındı buraya ne için girdiğini bilmiyorum ama benim ne için girdiğimi biliyor du.

Katil , katil diye inletmişti burayı ki katildim ağlamaktan helak olmuştum , ama sonra onun bana yaptıkları asıl katilin o olduğunu hatırlayınca toparlıyorum kendimi..

Kapı sesi geldiğinde gözlerim oraya döndü ve o sarı çiyan diğer adı ile Firuze , benim yaşlarımdaydı bu aralar davası olucak iyi yönde gidiyormuş diye duymuştum...

Kapıdan geçip çaprazımdaki ranzaya oturuduğunda sırtını demire dayadı, gözlerimi ondan alıp bebeğime çevirdiğimde , gülümsedim.

Tekrar bir kapı sesi duyduğum da , gardiyan içeri girdi.

"Zeynep Özdağ ziyaretçin var ."

Yaman gelmiş olmalıydı her günkü gibi , doğruluğumda bebeğimi battaniyeye sardım. Yüzüme gelen saçımı arkaya atarken . Bebeğimle birlikte koğuştan çıktık. Minik kulağa yaklaşıp fısıldarken boş koridorda dolan yamacın sesi kulaklarımı dolduruyor du..

" Babaya gidiyoruz bebeğim."

İçimi heycan kaplarken son koridoruda geçtik arkamızda bıraktığımız soğuk sessiz koridorlar karamsar olmamızı dahada tetikliyor du sanki..

" Çok fazla oyalanmayın ."

Gardiyanın oğlumun yanağını sevip söylediği şeyle kafamı sallayıp odanın içerisine girdim.

" Güzelim."

" Yaman ."

Yanıma gelip ikimize sıkıca sarıldığında gözlerim doldu her zamanki gibi bu çok ağırdı ...

" Seni çok özledim Zeyne'pim ."Boynuma değen dudaklarla gülümserken aramızda ezilen oğlumuz ağlıyordu.. bizim oğlumuz du. İkimizin..

Ayrıldığımızda ilerideki sandaliyelere oturudum oda sandalyesini çekip dizlerimin önünde oturunca değen dizlerimizle heyecanım arttı..

" İyimisin iyimisiniz ."

Yamacı kucağımdan alırken baktım ona. Sakalları gelmişti yorgundu . Sanki on yaş yaşlanmıştı.. Bu adama çok yük oluyordum galiba ... Ama seviyorum ve ondan başka kimsem yok..

Yutkunduğumda sesini duydum ve sözleri beni çok mutlu ediyordu . Onlara uzun uzun bakmak istedim. Oğlum babasını tanıyordu artık...

" Babasının oğlu kurban olurum sana . "

Yanağına serçe öptüğünde sakalları batmış olacak ki yamaç kafasını geriye itti..

Kara gözleri beni bulunca oğlumuzu bir koluyla sarıp bana yöneldi..

Ellerimi kaldırıp tek tek parmaklarımı öpünce için huzurla doldu..

" Sevdiğim benim ,canımın içi sana bir haber getirdim güzelim."

Heyecanla ona bakarken iri ellini saçlarıma götürüp okşadı. Bacaklarını açıp sandaliyemi çekince bedenim bedenine dahada yakınlaştı.

Kokusu burnuma dolunca heycanla konuştum..

" Ne haberi."

Bir elini belime attığında diğer kolunda oğlumuz vardı..

" Babalık davası açtım , oğlum artık resmiyettede oğlum olarak görünücek. Ama bunun için dna testi falan istiyorlarmış hem dedim gerek yok diye ama presodür gereği böyleymiş."

Heyecanla konuşması o kadar güzel ki anlatamsı zor , her geldiğinde bunun söylüyor du Yamaç Ulubey.. saf heyecanı benide heycanlandırıyordu..

Sevdiğim adamın beni bizi böyle sahiplenmesi bizim için çabalaması insanı eritiyordu.. ona nasıl teşekür edeceğimi bilmiyorum.

" Bu çok güzel Yaman ."

" Dolturma gözlerini kıyamam ben sana ."

Kafasını göğsüme yasladığında boğuk sesini duydum

" Seni çok seviyorum. "

" Sana nasıl teşekkür ederim bilmiyorum ama bende seni ömrümün sonuna kadar seveceğim."

Kafasını hızla kaldırdığında gözlerim gözlerini buldu ..

" Ne teşekkürü sakın bir daha teşekkür etme ."

Kafa salladığında kalbim hızla artıyor du..

" Hem sırada sen varsın."

Anlamaz gözlerle baktığımda anlamaya çalıştım.

" Neye."

Gözleri dudaklarımı bulduğunda tutkunup kurumuş dudaklarımı ıslattım.

" Bekle sevgilim."

Sevgilim, bu söz beni bulutların üzerine çıkartıyordu. Umutluydum şimdi eskiye nazaran. Eli yüzümü kavradığında burnunu burnuma sürttü aklım başımdan giderken buraya ilk geldiğim gündeki olayı hatırladım.

Kendini zor tutmuştu şimdi olduğu gibi, dudakları dudaklarımı bulunca yavaşça hareket etti. Çoktan kapanmış gözlerim ile ellerimi yüzüne koydum.

Durduğunda geri çekileceğini düşünürken bekledi dudaklarımız birleşikti , tadını çıkarttım. Dilimi dudaklarına götürünce kendini geri çekti..

Bocaladığımda beni kendine çekip sarıldı saçlarımda burnunu gezdirince elimi aramızda olan bebeğime sardım.

" iyimisin."

Sorduğum soruya " iyiyim" cevabını alınca sevinmedim çünkü gerçeği söylemiyordu..

" Gerçekten iyimisin ."

Derin nefes alışını hissettiğimde korktum.

" Bilmiyorum dinlenmek istiyorum ama seninle , avukat davayı en erken ay başına alabileceğini söyledi o zamana kadar ne yapacağım bilmiyorum Zeynep. İlk kez bu kadar çıkmazdayım. Her şeyi geçtim buradan çıkınca biz olacakmıyız"

Son söylediğine takılırken yüz yüze gelip araladım dudaklarımı.

" O ne demek."

Ben çok mu ağır geliyordum. Bırakırmıydı sonunda.

" Şu demek bana ilkleri yaşatıyor sun, seni kaybetmekten korkuyorum. "

***********

Oy ve yorumlarınızı bekliyorum canlarımm ����

Düşünceleriniz nelerdir..

Bölüm sonu

1 yorum

  • Merhabalar bölüm 900 üstü kelimeden oluşuyor ama yeni güncellemeyle bölümün çeyreği bile görünmüyor bu yorumu görüyorsanın dönüş yapanın kimin gördüğünü bilmek istiyorum

    1Yanıt