YAMAN ULUBEY
Karakteri seçemedim o yüzden size bırakıyorum bunlar olmazsada hayal gücünüze bırakıyorum canlarımm..
Bu arada bu fotoğraftaki gözleri siyah sayarsanız iyi olur ☺️�� fotoğraflar altta
****
Cama değen kuruşla tiz bir çığlık atan kadın çocuğunu sarmaladı, ne olduğunu bile anlamadan kuruşuna tutulan arabaya karşın tim kendini toparlayıp, harekete geçti..
Timden olan Selim arda ile sıkarken omzuna düşen kurşunla geri çekildi tim arkadaşı Yaman , ona ateş açan adamı yere serdiğinde , Sarpın sesini duydu.
" Yüzbaşı Zeynebi ver yoksa sağ çıkamazsınız"
Sinirden damarları belli olan adam kadının korku dolu halini gördükçe nefesi kesiliyor saldırmakta kendine engel olamıyordu.
" Sarp seni tuttuğumda sana söz o dilini koparacğım!!"
" Kara timi bir araya gelin , Aras Selim'in yarasına bak !"
Üst üste verdiği emirlerle Kara timi bir araya gelip birlik olunca selim omuzuna yiyen kurşunu yok sayıp çatışıyordu.
Çatışmanın ortasında kalan time karşı sayısı bile belli olmayan üstlerin adamları dahada çoğalıyordu.
" Ali , Seyfullah ayrılın."
" Emredersiniz komutanım"
" Emredersiniz"
Ali , Seyfullah tim üyeleri ayrılıp çatışmaya devam ederken Yüzbaşının aklındaki planla Zeynebi alıp geldikleri arabadan farklı bir arabaya binip uzaklaşırken. Sarp ve Serkanda arkalarından yola çıktılar.
Bir kaç kilometre sonra araba patlayan tekerlekler yüzünden durunca Yüzbaşı ağının içinde bir kaç şey söyledi.. Zeynep ağlayan çocuğunu susturmaya çalışırken. Yaman kuytu bir yer arıyordu.
Arabadan uzak Suriye sınırlarında üstü kapalı mağara sığınırken. Derin nefes aldı Yüzbaşı yanındaki kadına sıkıca sarıp sarmalarken yere çöktüler ..
Sarp yüzbaşıyı kaçırırken tim ise hayla çatışmaya devam ediyordu.
***Zeynep'ten***
Göz yaşlarımı silip burnumu çekerken dahada sokuldum ona, saçlarımın arasında hissettiğim dudaklar bir nebze sakinleştirirken sesini duydum.
" Güzelim benim sakinleş artık."
" N..nasıl sakinleşeyim görmüyormusun hepsi benim suçum..".
Titrek sesime es belimden tutup kendine çevirirken uyuttuğum bebeğimi sıkıca sardım.
" Bir şey olduğu yok Zeynebim , her şey yoluna girecek inan".
Kafa sallayıp inandığımı söyledim hemde en içten.
" Sana inanıyorum" kafamı omzuna koyunca iri kolları dahada sardı beni. Bir bacağının üzerine oturmuştum. Duyduğum hışırtıyla irkilirken etrafıma baktım.
Kafamı kaldırıp kara gözlere bakınca sakinlik gördüm, güven gördüm. Ama aklımdaki sorular beni rahat bırakmıyorlardı.
" Sarp... nerdedir şimdi."
" Merak etme seni vermem buldum bir kere bırakmam kolay kolay."
Bu dediğine gülümsediğimde derin nefes aldım bir an önce bu kötü günün bitmesi gerekiyorşu benim yüzümden onların zarar görmesini istemiyorum
Gözleri yamaça deydiğinde yutkundu..
" Ben etrafı kolaçan edeceğim sen burada beni bekle.." saçlarıma dudaklarını bastırdığında gözlerim dolmuştu.. yavaşça kucağımdaki küçük bedeni şarıp taşların arasına sığınırken onun mağaranın dışına çıktığını görmüştüm..sonrada gözden kaybolmuştu..kalbim ağzımda atıyordu öyle çok korkuyorum ki bir an burada korkudan öleceğini sandım..tam her şey iyi demişken bırakmadı peşimi.. tekrar aynı şeyleri yaşamak istemiyorum..derince yutkunduğumda silah sesi ile göz bebeklerimin yerinden çıkacağını hissettim boğazındaki yumru ile irkilirken fısıldadım.." Yaman..." Bir şey olmuştu..yerimden yavaşça kalkıp ilerlediğim sıra kayalıkların ucuna gelmiştim kucağımdaki bebeğimi sıkıca sararken içimden bir ses yolun sonuna geldiğimi hissetmiştim..
" Buldum seni Zeynep."
Korkuyla sesin geldiği yöne baktığımda gözlerime inanamadım , Serkan buradaydı elindeki silahı bize doğru doğrulturken yanındaki sesle döndüm.
Yaman silahı çoktan Serkanın kafasına tutmuştu.
" Seni piç çek o silahı."
" Asıl sen çek yüzbaşı."
" Yaman"
Bir kaç adım ona doğru ilerlediğimde koluma dokunan adamla kulaklarım duymak istemediği bir ses duydu..
" Çocuğu bırak Zeynep".
" Cesedin çıkmadan silahı yere indir Serkan.!"
Sert sesiyle konuşurken kafamı hayır anlamında salladım.
" Yüzbaşı eğer bana bir şey olursa Zeynep sağ çıkmaz istersen dön bir bak."
Gözlerim adamaları bulunca doldu bu olamazdı..biz böyle bitmemeliydik..
" Ya şimdi çocuğu bırakıp bizimle gelirsin yada ikinizide öldürürüm."
Yaman'ın sesini duyuyordum ama anlamıyordum. Bebeğimi daha sıkı sararken kokusunu içime çektim. Serkanın dediğini yapmak, zorundaydım gözlerimdeki yaş durmazken. Bebeğimi yere bıraktım. Defalarca öptüm sarıldım. Kulağına fısıldarken başımın ucundaki silah kalbimin yerinden çıkmasına sebepti .
" Geleceğim annem bebeğim benim seni çok seviyorum, babamla kalacaksın ama tamammı oğlum ."
Titreyen ellerimle Yamacı oğlumu yere bırakırken, gözlerim kara gözleri buldu.
" Zeynep yapma !"
" Oğlumuz sana emanet Yaman ona iyi bak."Yanımdaki adamla Serkanın yanına giderken Yaman ise yamacın yanına ulaşmıştı.
" Seni alacağım"
Yamacı aldığında benim için belki son olan görüntüye baktım, içim acıdı, korkuyordum deli gibi. Yaman'ın yanıma gelmesini istemiyordum. Her bir adım attığında kurşun sıkılıyor du ayak ucuna ama bunu bile ona engel değildi.
Gittikçe uzaklaştığımızda göremedim şakaklarıma deyen soğuk metal inerken tekledim taşların üzerine düşerken dizimden yayılan acıyı tarif edemedim..
" Kalk hadi." Serkanın kolumdan tutup kaldırması ile dudaklarımı araladım.
" Bırak beni nolur.. bırak.."
Buz gibi suratı ile yaşlarım yanaklarıma düşerken yeşillerimi önüme çevirdim gördüğüm neferet dolu gözler ile kanım çekilmişti..en son gördüğüm şeyde onun ifadesiz yüzü.
****
Bir hafta sonra...
Bu sefer her şey bitmişti mahfolmuştuk. Biz diye bir şey yoktu. Oğlum yoktu, Yaman yoktu ağlamaktan şişen gözlerimi araladım tekrardan.
Buraya geleli bir hafta oldu tam bir hafta oğlundan ayrı durdum kim bilir bensiz nasıldı. Umudum tükenmişti yıpranmıştım .
Sütüm çekildi ilk günler almıştı ama sonra durdu. Oğlum içmemişdi bile acaba aç mı ağlıyormu bunları düşünmektem delirecektim.ama sonra yanında babası olduğunu hatırlayınca rahatlıyordum.
Bakardı o severdi hemde çok ona inanıyordum. Sahi ona bu kadar yaptığım şeyden sonra beni nasıl seviyordu anlamıyorum..
Kapı açıldığında düşüncelerimden çıktım gözlerimi kapıya dikerken gene onu gördüm.
" Sevgili karıcığım uyanmışsın."
Bir şey diyecek halim yoktu yorgundum. umutsuzdum .
" Sana bir şey ler getirdim yersin belki ."Sesiz kaldım ne kadar nefret ettiğimi söylesem boştu artık..
****
Yazardan
Bir hafta değil mi koca bir hafta , o günden sonra kim iyi olabildiki. Yüzbaşı sevdiği kadını kaybettiği için kahrolurken yanındaki oğlu ise sadece ağlamıştı.
Dokunmadı bile oğluna sevemedi.. bakmazdıki ona Zeynepsiz nasıl yapardı. Ondan olan canını onsuz sevemezdi.
Bu yüzden ailesine getirdi onu . Oğlum dedi ben gelene dek sizin yanınızda duracak dedi ama Zeynebin kendisine emanet ettiğini hatırlayınca bırakmadı her akşam yanına geldi uyumadı ama nefesinin yanında durdu.
Tabi Ulubey ailesi istemedi, Sonradan gelen bu bebeği. Yalandır dediler senin değil dediler bakmadılar , öyleki küçük yamaç açlıktan hastalanırken annesini istedi..
Sevda.. adı gibi bir sevdası vardı en karasından çocukluğundan beri bir yüzbaşısı vardı onun sevdiği sevmeye devam ettiği ama bazı sevdalar kadere yazılmazdı o Yüzbaşıya yâr olamadı öfke ile doldu ağladı bağırdı.. çağırdı ama olmadı bir kalp ısınmadığı kalbi benimseyemezdi.. zamanla sevgi güç istedi çok önceden anladı herşeyin bittiğini ama yıllarca verilen söz gerçekleşecekti ya öyle ya böyle.. artık duygu yoktu çünkü ortada güç oyunu dönüyordu Sevda ise bu oyunda en güçlü olmak istiyordu belkide baştan beri meselesi buyudu..
Yüzbaşı geldiğinde ne sevinmişti. Koşarak gelip sarılmak istedi. Ama onun kalbindeki kadının canını görünce durdu.
İçerlendi küçük çocuğu bile gözü görmez oldu. Hastalanırken izledi ağlarken izledi Yüzbaşının kucağındayken izledi . Emin olmak istedi . dna için iz topladı bekledi. Sonuç canını yakmadı ama hayallerini yıktı. O çocuk Yüzbaşınındı . .
Yüzbaşı ise izledi sadece oğlunu kendi evine getirdi annesinin kıyafetleriyle uyudu oğlu oda sadece onun kokusuyla doldu..
Oğlunu kucağına aldığında kıyamadı , oğlum dedi söz verdi annesini bulacağı için söz verdi sevdiği kadını bulacağına.. söz verdi...
Oy ve yorumlarınızı bekliyorum canlarımm ��✨


