İçeriğe geç

Evlat hasreti

Bölüm 5 · 3 dk okuma

Evlat hasreti

Bölüm 5

2.bölüm şimdi ki zaman

Asya sare Aksu'dan

Zaman ne kadar çabuk geçiyor. O mel'un gecenin üzerinden tamı tamına 2 sene geçti. Alışıyor insan, acılarla tek başına baş etmeye alışıyor en başta, yalnızlığa alışıyor, çünkü ailesi olmayan insan her daim yalnızdır.

Bazen'de kalabalıklar içerisinde yalnızdır insan, çevrende insanlar vardır ama hiçbiri seni anlamazlar. Çünkü acıyı ancak yaşayan anlar.

Öyle şeyler yaşadım ki ben, insanın bir ömer sığdıramayacağı kadar acıların izleri var ruhumda, bazen düşünüyorum bir ailem olsaydı nasıl olurdu? Mutlu olur muydum? Diye. Babam olsaydı mesela sarılınca güven duyduğum, başım belaya girdiğinde babam halleder diyebileceğim bir babam olsaydı, nasıl olurdu hayat?

Annem olsaydı mesela, hayatın gel gitlerinden yorulduğumda kollarında huzur bulduğum, kokusunu duyunca ruhumun rahatladığı bir anne, nasıl olurdu kim bilir?...

Kardeşlerim olsaydı, mesela bir abim olsaydı dağ gibi ardımda duran beni koruyan , bir kardeşim olsaydı, birlikte eğlenebileceğim, ama olmadı ya da olamadı bilmiyorum.

Ben asya, hayatının 18 senesini yetimhane'de geçiren, daha sonra oradan çıktığında, başı beladan, bedeni pislikten kırtulmayan asya.

Hayatta bir tek şunu merak ettim, ailem?.

Neredeydiler? Yaşıyorlar mı? Yaşıyorlarsa beni neden bıraktılar? Aslında soruların ardı arkası kesilmiyor....

Beni bu düşüncelerden uzaklaştıran şey zilin sesi oldu. Hayatımı sorgulamaya son verip kapıyı açmaya gittim.

Tabii ki kapıda ki benim hayatımı kurtaran biricik ablam zeynep'ten başkası değildi.

Zeynep- Niye açmıyorsun kız kapıyı, ağaç oldum burada ya!

Asya- "kusura bakma abla ya, hayatımı sorgulamakla meşguldüm. " dedim o da sahte bir kızgınlıkla!

- "boşver düşünmeyi düşüne düşüne deli olacaksın en sonunda" dedi ve güldü.

Asya- "iyi ya sana da müşteri çıkar doktor hanımcığım" dedim, o da bana takılarak

-" boş konuşmayı bırak'da açım ben aç birşeyler hazırlayalım" dedi. Ve yemek hazırlamaya başladık, yemekten sonra çay eşliğinde sohbet ederken günümün nasıl geçtiğini sordu.

Zeynep- günün nasıl geçti canım?

- iyiydi abla, biliyorsun haftaya okullar başlıyor ve ben çok heyecanlıyım.

Zeynep- heyecanlı olman gayet normal canım, bende üniversiteye başlayacağım zaman çok heyecanlıydım. Ama çok şanslısın ki profesörlerin çok iyi insanlar.

- nereden biliyorsun ki?

- ben de aynı okuldan mezun oldum canım " cerrah paşa tıp fakültesi " "hıhhh" çok güzel yıllardı.

- umarım benim için de güzel olur.

- umarım tatlım, hadi geç oldu yatalım, son tatil günlerini iyi değerlendir!!

- tamam iyi geceler.

- iyi geceler canım tatlı rüyalar.

yıldırım ailesinden

28 haziran yıldırım ailesinin hem en mutlu hemde en acı gününün tarihi.

Erken kalkmıştı asiye hanım, daha doğrusu uyku tutmamıştı.

Asiye -" madem uyuyamıyorum bu gün kahvaltıyı ben hazırlayayım bari" dedi ve yataktan kalktı.

Kahvaltıyı hazırlayıp aile fertlerini uyandırdı ve herkes kahvaltı için masa da toplandı.

Birşey konuşmak isyiyordu asiye hanım ama konuya nasıl gireceğini bilmiyordu.

Asiye hanımın bir derdi olduğunu anlayan barış bey

- "birşey mi var hayatım bir derdin var gibi ne oldu?"

Diye sorunca bütün gözler onda toplandı. Büyük oğlu" ne oldu anne? "

Asiye- benim size söylemek istediğim bir şey var.

Barış bey- buyur hayatım, seni dinliyoruz.

Asiye- şeyyyy... Ben öğretim üyeliği için bir ümivetsiteye, daha doğrusu cerrah paşa tıp fakültesine başvuru yaptım ve kabul edildim.

Barış bey- " ne güzel hayatım senin için de daha iyi olur umarım " dedi.

Çocuklar- " evet anne çok güzel bir şey yapmışsın" dediler. Bunun üzerine asiye hanım çok mutlu olur. Bakalım hayat yıldırım ailesine ve Asya ya neler getirecek......

Tarih

04/08/2024

Pazar.

Bölüm sonu

Sonraki bölüm kilitli

8. bölümü 5 jetonla uygulamada açabilir, kaldığın yerden devam edebilirsin.

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.