İçeriğe geç

EVDEKI YABANCI

Bölüm 1 · 5 dk okuma

EVDEKI YABANCI

Bölüm 1

Evdeki yabancı

"Sen yaralanma, sen karalanma, gel oyalanma dayanamam.."diyordu. Özlem Tekin ve Ogün sanlısoy'un birlikte yazdıkları "Dayanamam" şarkısında.Özlem Tekin ve şarkıları... Her dinlediğimde kendimi bulurum ya da tam tersi, kaybolurum.Uykuya dalmak üzereydim.Uyurken her zaman müzik dinleyerek uyumayı seviyordum çünkü kafamı rahatlatıyordu yada tam tersi dolduruyordu.Sanırım beni tanıdığınız süreç ilerledikçe "ya da tam tersi"dememe alışacaksınız çünkü ben ya da tam tersi insanıyım:)

Annemin sesiyle uyandım resmen bas bas bağırıyordu."LİNA OKULA GEÇ KALDIN ÇABUK HAZIRLAN" Annemin mutfaktan gelen sesiyle hızla telefonumu elime aldım ve saatte baktım.08.30'du dersimiz başlayalı yarım saat olmuştu.Yatağımdan istemeye istemeye kalktım ve hızla hazırlanmaya başladım.Altıma siyah uzun bir İspanyol paça kot giyindim üzerime ise kare yaka siyah bir badi.Saçlarım çok kabarık olduğu için hızla arkadan gevşek bir örgü yaptım lipbalmı mı sürdüm çantamı geceden hazırlamıştım.Kahverengi deri ceketim ve çantamıda alıp anneme çıkıyorum diye seslenip, okul yoluna koyuldum.Yolda giderken herzamanki gibi müzik dinledim.Yol da sesizlik hakimdi.Yağmur çiseliyordu.Kuşlar ötüyordu. En sevdiğim koku o an yağmurun ıslak kokusunu içime çektim.Okula vardığımda ilk iki dersimiz bitmişti 3.'ye yetişebilmiştim.12.sınıf öğrencisi olmak zordu.Dersler sınavlar derken asıl olacağımız YKS(Yüksek öğretim Kurumları sınavı)yaklaşmıştı 1 ay sonra YKS sınavına girecektik.Sınıfa girdim ve arkadaşım Esin'in yanına oturdum.Esin esmer 1,65 boylarında düz saçlı güzel bir kadındır kendisi."Lina bugün den sonra gelmemek serbestmiş sınav zamanı yaklaşıyor ya, sen gine uykuda mı kaldın?Lina sen de hep uykuda kalıyorsun be kızım"dedi.Her zamanki gibi konuşkanlığı üstündeydi."Evet bugünden sonra gelmeyeceğim bende, derslerime daha fazla odaklanmalıyım"dedim.Derslerden sonra okul çıkışı Elis ile bir kafeye gittik ve orda benim iyi olduğum dersleri ben Elise anlattım.Elis'in iyi olduğu dersleri ise o bana anlattı.Kafede tahminimce kahve eşliğinde üç saat ders çalıştık.Akşam olmak üzereydi.Elis ile bizim ev birbirine uzaktı ve ters düşüyordu.Kafeden sonra Elis evine gitti.Ben eve geldim.Annem akşam yemeğini hazırlamış sofrayı kuruyordu.Lavaboya gidip ellerimi yıkadım.kıyafetlerimi değişip rahat üstler giyindim ve sofrayı kuran anneme yardım ettim."Lina, kızım bak bugün sevdiğin yemeği yaptım.Yaprak sarma, hemde zeytinyağlı ve limonlu"annem diye demiyorum ama yaprak sarmaları çok güzel olurdu.Annemle masaya sofrayı kurduktan sonra babamı sofraya çağırdık.Babam oturma odasında televizyon'dan haber izliyordu." Baba masa hazır hadi gel"diye seslendim. Ellerimi yıkayıp masadaki sandalyeler den birine oturdum.Babamda geldi.Annem,ben ve babam.Hep birlikte akşam yemeği yiyecektik.Babam bana "derslerin nasıl gidiyor lina" diye sordu.Babamın her akşamki klasik sorularından biri buydu."İyi gidiyor baba, elimden geleni yapmaya çalışıyorum merak etme"dedim."aferin kızım sen doktor olacaksın ben buna eminim" benim istediğim meslek aslında moda tasarımdı ama ikinci plan olarak görmeye başlamıştım,10.sınıfyan sonra.Doktor olmayı kafama koymuştum ve bunun için gerçekten çok çalışıyordum."evet baba doktor olacağım ve sizin hastalanmanıza ,yaralanmanıza hiç izin vermeyeceğim."dedim ve bunun üzerine gülüştük.Yemekten sonra anneme bulaşıkları toplaması için yardım ettim ve odama geçtim.

Ders çalışmaya başlayalı 4 saat olmuştu ve şuanda saat iki buçuk civarındaydı.Derslerden sıkılıp bir kaçtane model çizip kıyafet tasarlamak istedim.Zaman zaman derslerden sıkılınca böyle moda tasarım çizimleriyle uğraşmak beni motive ediyordu.Bir kaç tasarımlardan sonra saate baktım üç'ü geçiyordu ve birden odamdaki balkondan bir ses duydum.Umursamadım.Balkonumdan sesler gelmesine alışmıştım çünkü 1.katta oturuyorduk ve kediler olabiliyordu bazenleri balkonumda.Sonuç olarak kapım kitliydi kötü birşeyler olma ihtimali yoktu.Çizimlerden sonra yatağa geçtim saat bayağı geç olmuştu benimde çok uykum gelmişti.Yatağa geçmekle hızla uykuya daldım.

Sabahleyin çalan alarmımla uyandım.Saat sekiz'e alarm kurmuştum ders çalışmak için yataktan kalktım odamı topladım ve duşa girdim...Duştan sonra mutfağa geçtim annemler hala uyuyordu.Kendime portakal suyu sıktım ve bir de sandviç yapıp odama geçtim.Ders çalışmak için masamı düzenledim saat'i ayarladım ve ilk olarak paragraf çözmekle başladım.Paragraf çözmekten çok keyif alıyordum çünkü bilgilendirici metinler falan oluyordu ama sayısalcı olduğumdan ve tıp okumak istediğimden paragraf türkçe falan çok fazla üstünde durmam gereken derslerden değildi.Çalan alarm ile kaç soru çözdüğüm saydım Otuz soru çözmüştüm. Yanlışlarımı kontrol ettim. Fazla yanlışım yoktu sözlerden sayısal geçmiş bir öğrenciydim.Otuz soruda üç yanlışım tek vardı.Türkceden sonra asıl önemli olan derslerime geçtim.AYT'den toplam 5 saate yakın soru çözümü tekrar yanlış çözümlerin kontrolünü yaptım.Yorulmuştum ara vermek istedim ve odamdan çıkıp Annemin yanına mutfağa gittim.Annemler ben odamdan çıkmadığına ders çalıştığımı bildikleri için beni rahatsız etmezlerdi genelde.Annem, yanına gittiğimde "sana yemek hazırladım kızım masaya geç ye"dedi.Yemekten sonra tekrar ders çalıştım ve uyudum.Günlerim böyle geçip gidiyordu...

Sınav günüm gelmişti suyumu ve kalem silgimi hazırladım.Annem ve babamda beni sınav olacağım okula götürmek için hazırlanmışlardı.Evden çıktık arabada giderken annem beni rahatlatmaya çalışıyordu."panik yapma sakın kızım, sakın ol her zaman çözdüğün soruları çözüyormuş gibi düşün" diyordu.Babamsa müzik açmıştı ortamın geçilmesini önlemek için.Müzikte çalan şarkı Görkem Sağlam'ın hayatımın nakaratı şarkısıdır."Sen söyleme ben anlarım, ah bakışların hayatımın nakaratı"ddiyordu ardından ise "ah avazım çıkarda gelir göz yaşlarım elimden kayıp gider bak en güzel yaşlarım" diyordu.Şarkıların ritmi mı daha çok içe işler yoksa cümleleri ve içerdikleri anlamlar mı?

Sınav yerine vermiştik annem ve babam içeri girmemi bekliyorlardı.Okula girdim ve arkamdan bakan annemle babamı gördüm o an ne olduysa sarılmak vedalaşmak istedim sanki sınava değil dönmemek üzere gidiyordum ne saçma.Tabiki dönmedim sınav olacağım sınıfa çıktım ve yerime oturdum.İçimde çok kötü bir his vardı bu his sınav olacağımdan kaynaklanıyor olmalıydı umarım.Sınav olurken başımızda bekleyecek gözcü hocalar geldi ve son kontroller yapıldıktan sonra denemeleri dağıtmaya başladılar.Sınav başlamasına son 2 dakika vardı saat 10.28'di ve başlama süresi tam 30 da doldu.Sınav başlamıştı gayet güzel geçiyordu...

Sınav bittikten sonra okuldan çıktım annem ve babamı göremedim beklemeleri gerekiyordu öyle demişlerdi ama yoklardı.güvenlikten aldığım telefonla annemi aradım tam beşkez ama açan olmadı bu sefer babamı aradım o da açmadı.Yürüyerek eve dönmeye karar verdim.Yolda aklıma ya başlarına bir şey geldiyse düşüncesi geçti ama ihtimal vermedim.Eve vardığımda kapının açık olduğunu gördüm içimde çok büyük korku vardı.Aldırmadım.İçeri girdim ve gördüğüm manzara karşısında şok oldum.Annem, o ,kanlar içerisinde yerde yatıyordu.Annnem hareket etmiyordu.Baba diye seslendim.Sesimin çıktığına bile şüphe ediyordum sanki konuşmayı unutmuştum o an.Annemin yanına koştum ve o an başka bir şey daha gördüm.BABAM.Mutfakta ve kanlar içinde yerde cansız hareketsiz yatıyor.Boğazımdan kopan çığlıkla birlikte ne yaptığımı bilmez bir halde nefessiz kalırcasına,ağlıyordum.Mahvolmuştum.Benim ailem tek ailem kanlar içinde yerdeydi.birden oturma odasından bir ses duydum ve koştum odaya, biri vardı ilerde, ama kar maskesin'den yüzü görünmüyordu.Simsiyah giymiş, elinde siyah deri eldivenler ve uzun boyuyla karşımda biri vardı. Ne yaptığımı bilmez bir halde yardım dilenmeye başladım, göz yaşlarımdan göremiyordum resmen."nolur,nolur yardım et ölmesin onlar, lütfen tek ailem onlar, lütfen bişey yap, baktım nefes almıyorlar, birşey yap tek ailem onlar" adeta sayıklıyordum. Nefes alamıyordum.yardım dileniyordum.Karşımdaki adamın kim olduğunu bilmiyordum.Yalvarmalarıma devam ederken nefesim daraldı artık konuşamaz oldum.Arkama yerde yatan annem ve babama baktım.Onlar ölmüşlerdir.Yoklardı artık.Gözlerim kaymaya başladı ve o an söylediğim tek şey ise "keşke okula girmeden size sarılsaydım vedalaşamadık, gittiniz"oldu.Nefesim kesilmiş gözlerim kararmış ve birden sert bir şekilde yere düştüğümü anladım,son fark ettiğim şey ise belkide ailemin katilinden az önce onlari kurtarması için yalvardığımdı, bayılmıştım...

Bölüm sonu

1 yorum