İçeriğe geç

Evdeki sırlar ve tehlikeler -MAFYA-

Bölüm 11 · 3 dk okuma

Evdeki sırlar ve tehlikeler -MAFYA-

Bölüm 11

Nergiz ve arazin aşkı

Yeraltı dünyasındaki savaş tüm dehşetiyle sürerken, gölgelerin arasında sessizce büyüyen başka bir düğüm daha vardı: Nergis ve Araz.

Nergis, Karan’ın masadaki silahı gördüğünden emin olduktan sonra şüphelerinin peşini bırakmamıştı. Ancak bu sefer hedefine Karan’ı değil, onun gölgesi gibi gezen sağ kolu Araz’ı koymuştu. Araz’ı takibe almak, Karan’ın zihnini okumakla eşdeğerdi.

Öğleden sonra, şehrin arka sokaklarında bulunan ve yeraltı dünyasının gözlerden uzak buluşma noktası olan eski bir kahvehanenin önünde siyah bir araba durdu. Araz, aracından inip ceketini düzeltti. Amacı, liman bölgesindeki mühimmat sızıntısını araştırmak için yerel bir muhbirle buluşmaktı.

Tam içeri girip köşedeki masaya oturmuştu ki yanındaki sandalyenin çekilme sesiyle irkildi. Masa sandalyesine rahat bir tavırla kurulan kişi Nergis’ten başkası değildi. Üzerindeki siyah deri ceketi, elindeki koyu kahvesi ve yüzündeki o gizemli tebessümle doğrudan Araz’ın gözlerinin içine bakıyordu.

Araz bir an duraksadı. Elini reflexle ceketinin içindeki silahına götürse de duruşunu bozmadı. Yüzüne çapkın ve alaycı bir gülümseme yerleştirdi.

"Bak sen... Bizim 'küçük kardeşin' gölgesi buradaymış," dedi Araz, sesine tatlı bir takılma tonu vererek. "Beni takip ettiğini söyleme sakın, romantik hayallere kapılırım."

Nergis kahvesinden bir yudum aldı. Gözlerindeki o keskin zeka, Araz’ın duruşunu milim milim süzüyordu. "Seni takip etmek mi? Kendini çok önemsiyorsun Araz. Ben sadece bu mahallenin kahvesini seviyorum. Ama görünüşe göre sen yolunu kaybetmişsin."

Araz masaya doğru hafifçe eğildi. "Yolumu kaybetmem Nergis. Ama karşıma senin gibi sert bir engel çıkınca durup bakasım geliyor. Ne işin var senin bu tehlikeli sokaklarda? Patronun Menekşe hanım sana izin verdi mi bakayım?"

Nergis alaycı bir şekilde hafifçe kıkırdadı. "Menekşe bana izin vermez Araz, ben Menekşe’ye yön veririm. Ayrıca patronun Karan’ın dün gece hangi sokakta kaç tane şarjör boşalttığını merak ediyorsan, benden öğrenebilirsin. Hatta kovanları bile sayabilirim."

Araz’ın yüzündeki gülümseme bir anlığına dondu. Gözlerinde o mafyatik ciddiyet çaktı ama Nergis’in bu dik duruşu içten içe hoşuna gitmişti. "Demek o kadar yakındın bize... Çok tehlikeli bir oyun oynuyorsun güzelim."

"Oyunu ben başlatmadım Araz," dedi Nergis, sesini fısıltı seviyesine düşürerek. "Ama nasıl bitireceğimi çok iyi bilirim."

Tam o sırada, kahvehanenin sokağından iki el silah sesi yükseldi. Karan’ın düşmanlarından olan bir sokak çetesi, Araz’ın arabasını fark edip mekâna doğru ateş açmıştı! Kahvehanedeki camlar büyük bir gürültüyle tuzla buz oldu.

Araz, bir salise bile düşünmeden masanın üzerinden atlayıp Nergis’i belinden yakaladı ve birlikte yere devrildiler. Araz, kendi gövdesini Nergis’e siper etmiş, kızı masanın arkasındaki korunaklı alana çekmişti.

İkisi de yerdeki kırık camların arasında nefes nefese kaldı. Araz’ın yüzü Nergis’in yüzüne sadece birkaç santim uzaklıktaydı.

"İyi misin?" diye sordu Araz. Sesindeki o alaycı ton gitmiş, yerini gerçek bir endişeye bırakmıştı.

Nergis, Araz’ın bu ani koruma içgüdüsü karşısında şaşırmıştı. Ancak cool duruşunu bozmadı. Araz’ın göğsünü hafifçe itti. "İyiyim... Ve üstümden kalkarsan silahımı çıkarıp adamları indirebilirim, idealist korumam."

Araz sırıttı. "Sen dur, misafirsin. Ev sahibi ben sayılırım," diyerek ceketinin altından gümüş kaplama silahını çıkardı. Masanın arkasından sıçrayıp dışarıdaki saldırganlara seri şekilde ateş açtı.

Nergis de vakit kaybetmeden kendi silahını çekti. Yyerden doğrularak Araz’ın arkasını kolladı. İki farklı kartelin sağ kolları, birbirlerinin düşmanı olduklarını unutup harika bir ikili gibi sırt sırta vererek sokaktaki saldırganları birkaç dakika içinde püskürttü.

Çatışma bittiğinde sokak yeniden sessizliğe büründü. Araz şarjörünü değiştirip Nergis’e döndü. Nergis ceketindeki tozu silkeliyordu.

Araz alaycı bir saygıyla başını eğdi. "Fena değildin. Nişancılığın en az dilin kadar sivriymiş."

Nergis silahını kılıfına koydu. Araz’a doğru bir adım attı, adamın ceketinin yakasını düzeltti. "Senden de fena bir kalkan olmuyormuş. Ama bu sana borçlandığım anlamına gelmez."

Araz, kızın bu tatlı sert tavrına hayranlıkla baktı. "Bir ara çay içelim Nergis. Kurşunsuz olanından."

Nergis hafifçe gülümsedi. O gizemli, soğuk ifadesinin arkasında Araz’a karşı içten bir sıcaklık filizlenmişti. "Bakarız Araz... Eğer o zamana kadar patronun Karan hayatta kalırsa," dedi ve arkasını dönüp havalı adımlarla arabasına doğru yürüdü.

Araz, kızın arkasından bakarken kendi kendine gülümsedi. Nergis sadece zeki ve tehlikeli değil, aynı zamanda kalbini çalabilecek tek kadındı. Ancak Nergis’in zihnindeki o büyük şüphe ve Karan’a kurduğu gizli takip ağı hâlâ dipdiri duruyordu. Sırlarla dolu bu aşk, savaşı daha da tatlı bir tehlikeye sürüklüyordu.

Bence Nergiz ve arazdanda olur ya

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.