İçeriğe geç

Ev arkadaşım

Bölüm 1 · 10 dk okuma

Ev arkadaşım

Bölüm 1

En Fazla Ne Olabilir Ki

Ya abi kız ne kadar kötü olabilir abartmayın gelsin bende kalsın zaten tek sıkılıyordum" dedim telefondan bakışlarımı çekmeden

Ebrunun gür kahkahası ile kaşlarım çatık ona baktım faruk ile beraber sarsıla sarsıla gülüyorlardı

"Siz beraber siz kalacaksınız beraber kalacaksınız siz mi" demisti faruk hönkürdetircesine gülerken"

"Daha fazla kızın arkasından konuşmayın amınakoyim ben 3 yıl barışa katlandım bir kıza mı katlanamayacağım"

"Orası öyle de siz kesinlikle günün sonunda birbirinizi boğazlarsınız"

"Deniz' de peygamber sabrı var olm saçmalamayın" diyen barış hiçte haksız degildi sabrın sonu selametti ve bununla zorum yoktu

"Kanka rahat edildiğimiz tek yer denizin evi bozmayın ortamı" diyen ada korku doluydu ebrunun evini belli bir süre deneyimlemiş birinin tavsiyesini dinlemek mantıklı olabilrdi belki de ama bence tüm kusur o kızda olamazdı bizimkilerde biraz uçarı tiplerdi

"Ya bakın Dünyalar tatlısı bir kız aslında ben okulda tanıdım gerçekten adı gibi melek bir kız ama ev arkadaşlığına gelince kızı öldüresim geldi " diyen ebru daha ne kadar abartacaktı acaba

"Belki de dinine bağlı biridir faruğun evde kalmasından rahatsız olmuştur" demişti barışta benim gibi düşünürken

"O zaman asla anlaşamazlar deniz ile daha kötü" diyen faruğa göz devirdim

"En azından konuşalım kızla belki çivi çiviyi söker" demişti faruk

"Saçmalama faruk sevgilinin evinden gitsin diye gerçekten denize bunu yapacak mısın" diyen ise adaydı

"Evet" diyen furkana nah işareti çekmişti ada

"Ama şimdi barışın dediğini de düşününce... deniz belki de bu kızla başa çıkabilir çünkü sadece sabırlı bir insan bu kıza katlanır"

"Arkadaşlar kızın arkasında konuşmaya devam mı edeceksiniz gerçekten... çağırın benim evime geçsin sanki çok fazla yol karşı apartman sizde kızdan kaba tabirle kurtulmuş olursunuz" o kadar beynimi ütülemişlerdi ki şuan beni düşünüyor ayaklarına yatsalarda

Ebru beynimi ütülemiştş 3 haftadır

Şöyle de böyle keşke bir çözüm olsa kovamıyorum da kızı yakın arkadaşım sonuçta ne diyeceğimi de bilmiyorum

"Ya şimdi sen kabul ettin de bizim hiç bunların evine gitmememizin sebebi mi var ya"

"Barış" dedim bezmiş bir tonda

Kes artık

"Lanet olsun ya konaklama yerimi de kaybettim" demişti ada da

Faruk ise heyecanla yerinden fırlamış ebruyu hızlıca kaldırarak guguk kuşu gibi kızı arasın diye zorluyordu

Onlar evimde sessiz bir yere geçmişti konuşmak için biz de kalan 2li ile ortada başka sohbet çevirmeye başlamıştık

Bomboş bir konu yüzünden tartışıyordu barış ile ada bende onları dinlemekten sıkılmış koltuğa yayılarak beynimi o dopamin çukuruna atmış amipler gibi hiç düşünmeden tiktok kaydırmaya başlamıştım

"Kanka siz bizim eve geçseniz"

Ebrunun belli bir süre ne dediğini anlamamıştım

Kaç saattir tiktoka bakıyordum ben amık

Bu saniyeler onların ümitlenmesinü sağlamış sessizliğimi düşünüyor olmama bağlamışlardı

"Hayır" dedim tek hamlede

"Katiyen olmaz o sex kokmuş aşk evinize geçemem kıza başka bir ev bulun" ebru küfür ederek kızın telefonda olduğunu söylemişti

"Ya biz furkanla kalacağız ya şey ondan şey"

Kızdan olumlu sonuç almış olacak ki gözleri pörtledi

Bu kırıcı davranış yüzünden kabul ettiğini bile anlamamıştı bu dingiller onların evi olduğu kadar bu kızında eviydi ama bir şey de diyemiyordum

"Ben asla bu şölene katılmadan gitmem" dedi ada

Gülmemek için dudaklarını birbirine bastırırken barış olan biteni anlamıyordu

Çünkü benim gibi öncesinde bu kızla tanışmamıştı

Ama faruk ile ebrunun halinden bir nebze bir şey anlıyorsa eğer kök söktürecekti denize denizin en yakın arkadaşı olarak kendisi de bundan nasibini alacak gibiydi

"Neysee o zaman ben hemencecik gideyim yardım edeyim kıza hızlı gelsin" demişti ebru ve neredeyse evden uçar gibi çıkmıştı

Deniz ise ortamı takmıyordu evi dağınık değildi sessizliği severdi gürültü olmazdı evde

Ebru kadar kötü bir ev arkadaşı olmayacağına da emindi adeta

Grupta konu tekrardan değişmişti

Ada ile furkan kısık sesle denizin ne kadar çıldıracağı hakkında gülüşüp dururken barış ile deniz herhangi bir sohbet açmışlardı bile

"Ben harbiciyim ki bu dizi 3. Bölüm final" dedi tv' ye bakan barış

"Saçmalama dizinin için de töre namus intikam var abisi en az 30 bölüm niş "

"Evette türk halkı psikolojik gerilim sevmiyor onlar için arkada ses olsun"

"Ama dramı da fazla gibi baksana 30 saniyelik fragmanda bile 3 ağlama geçti"

"Bilmiyorum bu işin ehli sen-"

Diye cümlesini devam ettirirken zil aynı tonlarda 3 defa çaldı

Kapıya vururken aynı ton'u çıkarmayı nasıl başarmıştı bu kapıda ki insan her neyse işte

Kapıyı açmam ile karşımda ki kıza belli bir süre sadece baktım

Açık konuşmak gerekirse bir dergiden fırlamış gibi bir güzellige sahipti

Ama anladığım kadar çokta nizamiydi

Vucudunda yüzünden hiç bir bölgesinde bir orantısızlık görmemiştim

"Hoşgeldiniz buyrun" dememe kalmadan önünde ki ellerle bavulunu arkasında bırakarak evi incelemeye koyuldu koridorda asılı olan bir tuvali simetriye uygun biçimde yerleştirdiğini gördüm okb' si mi vardı acaba

"Merhaba" dedi direkt benim gözlerimin içine bakarken kıza bakınca gerilmiştim

Çok ve çok gereksiz yere resmiydi

"Ben Azra planım dışında bir argümanda bulunmaız hiç hoş değildi öncelikle müsait miyim onu sorsaydınız keşke"

"Evet anlıyorum" derken salona bir bakış attım

Barış bana şok dolu ifade ila bakıyordu ada kesinlikle gülmemek için o yastığı ısırıyordu furkan ise ya az önce bol keseden atıyordun diyordu bakışlarıyla

"Hadi geç içeri bu resmiyeti de acilen kaldır doktora tezini vermiyorsun" demiştim

Evet sabırlı bir insandım ama bana üsten bakıyordu resmen

Beni umursamayarak valizini kapının önünde bırakarak elinde bir sekreterlikle içeri doğru yürüdü onun geçmesine fırsat tanımadan nazik bir şekilde kolunu tuttum

"Valizin dışarıda kaldı" evet şuan bile kuralcı kişiligüni hissedebiliyordum ama bana söylemedikleri şey şuydu ki bu kız baya baya bizi bir sikine saymıyordu

Uşağı değildim valizi içeri almayacaktım

"Beni evimden kapı dışarı eden sizdiniz valizimş de taşıyın" kırıldığu için mi kök söktürüyordu

Kırıldığınü belli edemediği için öcünü böyle mi alıyordu acaba yoksa kişiliği mi buydu

"Furkan kız haklı içeri al valizi"

"Kalk sen al sana yakın"

"Kızı evinden eden ben degil sendin ve senin sevgilindi istersen ebru da taşıyabilir"

Bu davranışıma belki de memnun kalacağını düşünmüştüm çünkü onu anladığımı sanmıştım ama uzunnsüredir bıraktığım kolunu çantasından çıkardığı bir mendil ile silmesi ile ağzım tam anlamıyla açık kaldı

"Oha" dedi şaşkınlıkla furkan o da bunu beklemiyor olmalıydı

Kan beynime sıçrayacakken yumruklarımı sıktım

Bu hayatta tek bir şeye gelemezdim bana yapılan saygısızlığa tahammülüm sıfırdı

Okuduğum bölüm gereği kafayı yşyecek kadar düşünüp insanları kırmamaya çalışırdım elimden geldiğince ve bu beni sabırlı bir insan yapardı ama bu kız evime girdiği ilk dakikalarda beni çileden çıkarmayı başarmıştı

Beni aşağılayarak güç kazanma çabasını kırık özgüvenine yorabilirdim aslında

Benim olan ortamda kırılmaktan korkuyordu

Beyni şuan savaş modunda mıydı acaba çünkü kendi evinden kovulmuştu ve kendini savunamadan evime yerleşmeye zorlanmıştı

Bunu sineye mi çekmeliyim onun bana yaptıklarının devamını getirmesi için verdiğim bir hak mı olur

Her neyse mükkemel olmak zorunda değilim...

neticesinde bende insanım ve arkadaşlarına sözü olan bir insanım

Bu kızı evime çağırarak saçmalayan bendim zaten

"Geç" dedim salona doğru ilerlerken

O da adımlarını köntrol ederek salona geçmişti

Salonumda ki büyük çöpe doğru yürüyerek mendili oraya atmıştı

Çöp kutusunu dahi beğenmezce süzüşüne artık kılıf bulamıyordum

Bu bas baya hadsizlik arsızlık ve kibirin baş yapıtıydı

"Hiyjen nezaketin en temel formudur" dedi bir konferans salonundaymış gibi sesi dik ve köntröllüydü

"Yeter ama" demişti barış buna ses çıkarmadan duramamıştı

"Siz bu kızı sadece kontrol bağımlısı demiştiniz bu kız arsız" barışa sadece bir bakış attım

Susması adına

"Susamam kanka ya çocukluk arkadaşınım ben senin bu kızın terbiyesizliğine ses çıkarmadan durmam"

"O çocukluk herhalde kenar mahallelerde geçti" demişti yüzünde bir gülümsemeyle

Aynı gülümsemeyi bende yüzüme koydum

Ve yavaşça onun o gözlerinin içine baktım

Yalan bir samimiyet takındım

"Evimde olduğuna ve gidecek başka bir yerin olmadığına göre seninki de kimsesiz geçmiş olmalı"

İlk defa yüzünde bir kırılmaya şahit oldum gozlerinde ki o acıyla buluşturdu beni sadece 2 saniyeliğine ve ardından tekrardan kontrol etmek istedi her şeyi özellikle de kendini

O kafasını çevirirken gözlerimi kapadım saliselik hata yapmaya benim de hakkım var insanlar beni kırarken konuşmaya hakkım var

"Artık iki insan gibi konuşmaya ne dersin deniz hanım"

Aldım başıma belayı zaten kendim kaşınıyorum ben hep

Yani haklıydı ada ne güzel ortamım vardı

Hep bu en fazla ne olabilir mantığım yüzünden başıma bunlar geliyor

Koltuğa oturmuş ellerimi önümde bağlamıştım

Azranın dosyalarını karıştırmasını izliyorduk hepimiz

Bu kız deliydi

Kesinlikle normal bir insan değildi

"Öncelikle kurallardan başlayalım eklemek istediğin bir şey varsa kağıdı tekrardan düzenleyebilirim buyur bak" diyerek uzattığı kağıdı ellerim arasına aldım

"30 maddelik kural mı"

"İncele" tamam inceleyelim

Azra'nın "Ev Arkadaşlığı Protokolü" (30 Madde)

​I. Disiplin ve Zaman Yönetimi

​Sabah 06.00'da kalkılacak, saat 06.15'te bireysel gelişim veya spor rutini başlatılacaktır.

​Yatak, yataktan kalkıldığı an "askeri düzen" ile dümdüz hale getirilmelidir.

​Evin içinde terlik giyilmesi zorunludur; çıplak ayakla zemine temas, hijyen bariyerini ihlal eder.

​Çöpler, doluluk oranına bakılmaksızın her akşam 20.00'de bekletilmeden atılacaktır.

​Klima/ısıtıcı ayarı 22 dereceye sabitlenmelidir; manuel değişim yasaktır.

​II. Mutfak ve Beslenme Standartları

6. Bulaşık makinesine yerleşecek tüm ekipmanlar, kullanım sıklığına ve boyutlarına göre dizilmelidir.

7. Buzdolabı içi; her ürünün son kullanma tarihine göre sınıflandırıldığı bir Excel çizelgesine tabidir.

8. Mutfak tezgahı, her kullanım sonrası dezenfektan solüsyon ile temizlenecektir.

9. Yemek saatleri: Kahvaltı 07.30, Öğle 12.30, Akşam 19.30. (Sapma kabul edilemez).

10. Ortak alışveriş listesine yazılmayan hiçbir gıda maddesi eve alınmayacaktır.

​III. Ortak Alan ve Estetik Düzen

11. Koridorda, antrede veya eşiklerde hiçbir ayakkabı veya çanta bekletilemez..

12. Kütüphane ve kitaplıklar, yazar soyadına göre alfabetik sırayla dizilmelidir.

13. Banyodaki havlular her kullanımdan sonra kuruması için özel askı hizasında, 90 derece açıyla asılmalıdır.

14. Ortak alanda sesli medya kullanımı yasaktır; sadece kulaklık tercih edilmelidir.

15. Oda kapıları, hava sirkülasyonu adına içeride biri olsa dahi 10 cm aralık bırakılmalıdır.

​IV. Sosyal ve Ziyaretçi Protokolü

16. Eve gelecek misafirler için 24 saat önceden yazılı bildirimde bulunulacaktır.

17. Misafirlerin evdeki ikamet süresi 120 dakikayı (2 saat) geçemez.

18. Eve giriş yapan her misafir, galoş takmakla yükümlüdür.

19. Sosyal medya paylaşımlarında evin genel düzenini bozacak görsel içerik üretilemez.

20. Saat 23.00'ten itibaren evde mutlak sessizlik zorunludur.

​V. Teknik Detaylar ve Acil Durumlar

21. Tüm ışıklar, 22.00'den itibaren kademeli olarak kapatılacak; 00.00'da sadece antre ışığı kalacaktır.

22. Saksı bitkileri, pazartesi sabahları 08.00'de 200 ml su ile sulanacaktır.

23. Tüm elektrik düğmeleri her zaman "kapalı" (aşağı) konumda tutulacaktır.

24. Çamaşırlar askıda, en uzundan en kısaya doğru, renk skalasına göre dizilmelidir.

25. Televizyon kumandası, sehpanın sağ üst köşesine 45 derecelik açıyla bırakılmalıdır.

26. Ev içinde kahkaha atmak veya yüksek sesle konuşmak (acil durum yoksa) yasaktır.

27. Kişisel telefon görüşmeleri sadece banyo veya balkon alanında yapılacaktır.

28. Her Pazar günü 16.00'da, haftalık "operasyonel değerlendirme" toplantısı yapılacaktır.

29. Kurallardan biri ihlal edilirse, ilgili madde 3 gün boyunca "iki katı ciddiyetle" uygulanacaktır.

30. Son Kural (İzolasyon ve Mesafe): Kişisel alanlara müdahale (sohbet/soru), ortak alanlarda etkileşime girme ve birbirinin özel hayatı hakkında yorum yapma yasaktır. Ev, ortak yaşam alanı değil, eş zamanlı iki ayrı bireysel yaşam alanıdır.

Hepsini ciddiyetle okumaya çalıştıkça gülesim gelmişti

Hepsi tamamen saçmalıktı

Kalem uzattı

"Kabul ediyorsan imzanı at"

"Bu saçmalığa imzamı atmam" kağıdı onun yaptığı gibi orta masaya koyarak ona doğru ittirdim

"Ya evimde benim kurallarıma göre yaşarsın yada yaşamazsın tüm söyleyeceklerim bunlar"

Dişlerini sıktığını gördüm ayağını sallıyordu

Gidecek bir yeri olmadığına emindim

Ama bunu o istemişti o ve saçma kuralları insanlara karşı böyle olmak zorunda degildi insanlara bu kadar üsten bakan bir insanı zaten kimse neden istesindi ki

Bu sorununu çözmeliydi insanlar ona katlanmak zorunda değildi

"Uyacaksın"

"Uymayacağım ki bir psikolog adayı olarak şiddetli tavsiyem şu ki sende uyma insanı delirtir bütün bu kurallar neredeyse hiç biri aklımda kalmadı"

Dişlerini sıkarken saçlarını sinirle geriye itti

"Senin kuralların ne" diye sormak zorunda kalmıştı

"Saygısızlık istemiyorum" dedim ona doğru eğilirken gözlerinin içine baktım

"Ve çok ses çıkarmazsan da sevinirim kural değil yapman gerekenler

"Bir insan olarak"

"Tamam bende eleyebilirim belki de" dinliyorum dercesine baktım

"Hiç bir arkadaşını evimde istemiyorum en fazla 2 saat kalabilirler benimle konuşmaı istemiyorum ve evde ses olmasını istemiyorum ev istisnasız temiz olacak kabul mu"

"Hayır sen sadece kurallarını genelledin azaltmadın"

"Yeter ama" dedi bana sinirle bakarken

"Tamam be arkadaşlarım gelir odamda oluruz ve ses yapmayız sen bizi görüp bağlanmazsın" bocaladığını anlamam ile haklı çıktığımı anladım

"Aynı zamanda evim zaten temiz olur benim şimdi gidip odana yerleşebilirsin" söylene söylene koridora çıktı

Odayı bulacağına emindim

"Oha" dedi furkan tek kelimeyle

"Bu kızla başa çıkan tek kişi olabilirsin yüce han h-"

"Gevşeklik yapma furkan hadi evimden defolun hadi" dedim ayağı kalkarken

Benim bu halime alışık olan insanlar göz devirerek ayağı kalktılar

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.