7 yıl önce...
yazardan...
bugün ikizlerin doğum günüydü. Ayza 11 yaşına girecekti. Mutluydu küçük kız herşeye rağmen. Geçen gün okuldan eve dönerken vitrinde gördüğü elbiseyi biriktirdiği harçlıklarını almıştı.
Babasının kızacağını düşünmüyordu. Sonuçta her türlü orospu oluyordu adı.
Akşam kız elbisesini giyip aşağıya indi. İkizi şık bir takım giymişti ama kendine almasa kimse ona bir şey almamış olacaktı. Takılmadı buna Ayza, belki elbisemi görmüşlerdir diye geçirdi içinden.
Salona girdiğinde babası onu gördü. Elbise kısaydı ve bacakları açıkta kalıyordu. Adam bir hışımla kıza tokat attı. Ardından elbisenin açıkta bıraktığı bacağını kırdı..
Kız 3 ay kırık bacakla gezdi...
bir daha elbise giymedi...
Günümüz
Ayzadan
"kardeşimi demi zehirledin?"
Sesingeldiği yöne baktım. Doktor abi bana bakıyordu. "Ne diyorsun sen be" diye sordum. "Çirkef. Anan baban böyle terbiye vermiş sana her yerden terbiyen belli oluyor." Diye boş konuşmaya başladı. "Asıl sen aldığın terbiyeyi ve kişiliğini önyargınla ortaya seriyorsun." Bana ters bir bakış atıp
"Efe abicim yemek hazır."
Diyip yemek odasına indi. Allah Allah senin abiliğine kaldık sanki. Bende Efenin peşinden aşağıya indim. Herkes oturmuş bizi bekliyordu. Atakanla Ayazın arasına oturunca Atakan kalkıp başka bir yere oturdu. Yoo niye üzüleyim ki. Üzülmedim.
Bok üzülmedin, ben senin ciğerini bilirim.
Sus.
Yanımda Aras oturmuş oldu. "Prenses" diyerek yanaklarımı sulu sulu öptü, sonra sarmaya çalıştı yani amaçı oydu sanırım ama birazcık boğuluyor olabilirim.
"Lan eşek sıpası boğdun kızı." Diyerek beni kurtarmaya çalıştı baba bey. Ardından Ata sessizce söylendiğini sandı ama ben duymuştum. "Keşke geberse"
Gerçekten keşke bu yaşıma kadar bunları çekeceğime geberip gitseydim hem yanımdakiler hemde ben huzur bulabilirsin belki. Ben bu eve ne hayallerle geliyorum ve gördüğüm muamele. Cidden birine dua falan ederseniz 'mutlu olsun, paradı olsun' falan diye değil umarım iyi insanlarla karşılaşır' diye dua edin yani en azından benin buna ihtiyacım var.
Yemekten sonra herkes arka bahçedeki oturma gurubunda otururken ben havuzun yanındaki salıncağa oturmuştum. Yanıma biri oturdu kim olduğuna bakmadım. Ardından görüş abıma giren küçük bir yumurta şeklinde çikolata girdi. Kafamı çevirip baktığımda yanımda Atakan vardı. "Bu ne" dedim. "Çikolata. Al ye" dedi. Ona güvenip çikolatayı ağızıma attım. Zaten tek lokmalar bir şeydi.
Sonra ağırıma bir tat geldi.
Çilek...







