Bu gün Ayaz okula gelmemişti dünkü kavgadan sonra geç yatmış dolayısıyla kalamamıştı bende okula yürüyerek gelmiştim. Aras abimin bu gün dersi yoktu.
Öğle arasına girmiştik kahvaltıda yapmamıştım ama aşağıya inmek istemiyordum. Yanıma biri oturdu takmadım. Kafamı sıraya gömüp uyumaya devam ettim.
"Pist. Ayazın güzel kardeşi."
Ayazın kardeşi. Benim o. Kafamı kaldırdım. "Ne " dedim. "Sana tost aldım sabahtan beri tek lokma yemedin." Dedi ona ne ki " sananeki" diyince bana ayıplarcasına baktı.
"Sana iyi bakmazsan Ayaz ağzıma sıçar" dedi ama Ayaz öyle birsey dese Ataya efeye falan derdi. Niye buna desinki. Yinede Midem kazandığı için aldım. "Teşekkürler " kafa salladı. "Ayazla ilişkiniz çok garip neden" diye bir soru yönelttim.
"Bizim ilişkimiz çok garip. Bir birimizi pek sevmeyiz her türlü boku atarız ama başkasının bok atmasına izin vermeyiz. Yani onu azıcık seviyorum ama az yani öyle çok değil." Diyince ya ya anlamında kafamı salladım.
"Ee sen kimsin nesin ne seversin" diye sordu. "Ayzayım bu kadar." Diye mırıldandım. "Bende Gökalpim bu kadar" diyince gülümsedim. " yermisin" diye sordum elimdeki tostu ona doğru kaldırıp.
Kaldırdığım tosttan ısırdı. Tiksinmemişti. Bende zaten ne yiyip ne içtiğini Belli olmayan insanlar haricinde ağızdan ağza yerdim. Sonuçta Adem'le Havanın çocuklarıyız.
Sonra ben ısırdım. Tostu gene ona uzattım. Gene ısırdı. Bir ben bir o derken tost biti. "Tanıştığıma memnun oldum." Dedi. "Bende" dedim.
Batıda köyden dönmüş kaydını bizim okula aldırmıştı. Lara bize gelmişti akşam yemeğini yemiştik mutfakta ben, Efe ve Lara çay gòtürecektik. Kolumu tezgaha dayamış efeyle muhabbet ediyorduk. Konuşmayı seviyordu.
Lara arkanda bardakları çay döküyordü. Efenin gözleri birden arkamda kocaman açıldı. "Abla" diyip beni kenara çekemeden sıcak demliğin içindeki kaynar çayın tamamı kolumu kaplaması.
Dudaklarımdan acı dolu mahalleyi inletecek kadar büyük bir çığlık attım. "Ahhh" Efe kolumu heme suyun altına tuttu. Çığlığımla tüm ev halkı mutfaktaki. Efe "bilerek döktü ablamın koluna demlikteki çayı gördüm" diye bağırıp laranın üstüne yürüdü Annem babam Ayaz ve Ata abim yanıma gelmişlerdi.
Araz ayısı hala Larayı savunuyordu. "Demliği bilerek dönmemiş işte uzatmayın kaza olmuş" dedi Efe gördüğünü söylüyordu ama inan madı." Bilerek döktü işte neden anlamıyorsun" diye bağırdım. Kolum açıyordu. Gözlerim dolmuştu.
Gene bana inanmıyorsu. Fırat bey "kameralara bakalım" dedi. Evde hizmetiçilerin girdiği yerlerde kamera vardı. Ayaz ile Ata koluma buz koymuştu. Ata abim bilgisayarından kamera kayıtlarını açtı
Kamerada bariz şekilde Laranın bilerek döktüğü gözüküyordu. Araz abi morardı.
🪷🪷🪷🪷🪷🪷🪷🪷🪷🪷🪷🪷🪷🪷🪷🪷🪷🪷🪷🪷
DIĞER KUGUMADA GÖZ ATIN




