İçeriğe geç

ESKİ BİR YARANIN İZLERİ.

Bölüm 9 · 2 dk okuma

ESKİ BİR YARANIN İZLERİ.

Bölüm 9

İHANETİN KANITI.

O ses, fabrikanın tavanından gelen bir gıcırtıdan ibaretti, ama o an ikimizin de kalbi duracak gibi oldu. Derin bir nefes alıp o gürültünün kaynağına, yani tozlu rafların arasına yöneldik. Darcy fenerini bir köşeye çevirdiğinde, ışık huzmesi kilitli bir dolabın kapağındaki o tanıdık logoyu aydınlattı. Bu, babamın yıllardır gizli tuttuğu şirketin mührüydü.

Darcy elini uzatıp dolabı sertçe çektiğinde kapak direnemedi. İçerideki belgeler, o tozlu raflara adeta birer mermi gibi dizilmişti. Darcy dosyaları açmaya başladığında, yüzündeki ifadenin bir nefret ve hayal kırıklığı karışımına dönüştüğünü gördüm.

"Gül, buraya bak," dedi sesi buz gibi soğuktu.

Eğilip okudum. Belgeler, babamın sadece Darcy’nin babasının hakkını gasp etmekle kalmadığını, aynı zamanda o dönemde yaşanan bir ekonomik krizin tüm sorumluluğunu da Darcy’nin ailesinin üzerine yıktığını kanıtlıyordu. Babam, bu fabrikayı ele geçirmek için Darcy’nin ailesini kasabanın gözünde suçlu göstermişti.

"Benim babam..." diye fısıldadım, kelimeler boğazımda düğümlendi. "O, her şeyi planlamış."

Darcy bana döndü, gözlerindeki o karanlık bakış bu kez bana değil, dünyadaki tüm adaletsizliğe yönelmişti. "Senin baban sadece bir iş adamı değil, Gül. O, bir ailenin onurunu ve geleceğini çalan bir stratejist."

O an, babama duyduğum o çocuksu hayranlık ve güvenin yerini derin bir uçurumun sessizliği aldı. Elimdeki belgeyi yere bıraktım. Artık bu binadan çıkışımız, sadece bir kapıdan geçmek olmayacaktı. Artık biz, o eski dünyamıza bir daha dönemeyecek kadar çok şey biliyorduk.

Darcy’nin yanına yaklaştım, ellerini tuttum. Elleri yumruk gibi sıkılmıştı. "Darcy, bak bana," dedim, gözlerine bakmaya zorlayarak. "Babanın yaşadığı o adaletsizliği düzeltmek senin görevin olabilir, ama bu günahların bedelini bana ödetmene izin vermeyeceğim. Ben senin yanındayım."

Darcy, ilk defa o an, kalkanlarını indirdi. Alnını benimkine dayadı; fabrikanın o ağır havasında sadece ikimizin nefes alışverişi vardı. "Eğer seninle yan yana olursam," dedi fısıltıyla, "o zaman bu intikamın bile bir anlamı kalmıyor."

Tam o sırada, dışarıdan bir arabanın sert fren sesi ve ardından fabrikaya yaklaşan ayak sesleri duyuldu. Babanın adamları gelmişti.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.