İçeriğe geç

ESKİ AŞIKLAR YENİDEN YAKINLAŞTILAR

Bölüm 1 · 5 dk okuma

ESKİ AŞIKLAR YENİDEN YAKINLAŞTILAR

Bölüm 1

Sarhoşlar gecesi

5 YIL ÖNCE*

Gecenin derin sessizliğinde, İstambul’nın dar sokaklarında adımlar yankılandı. Sofia, on sekiz yaşında bir balerin, her bir adımında tutkunun ve hayallerin peşinde koşuyormuş gibi hissediyordu. Dans sahnelerindeki zarafeti, hayatının karanlık tarafıyla yüzleşmesinde ona yardımcı olamıyordu. Kalbinde taşıdığı acı, onu dans ederken bile etkiliyordu. O anlarda, sahne ışıkları altında parlayan gözleri, içindeki boşluğu gizlemeye çalışıyordu. Ama onun dünyası, bir mafya lideri olan Leo ile karşılaştığında altüst oldu. Leo, yirmi yaşında, karanlık bir geçmişe sahip, bir o kadar da çekici bir adamdı. Gözlerinin derinliklerinde bir ateş yanıyordu; ama Sofia, o ateşi görmeyi reddediyordu. Leo, kendine has karizmasıyla etrafına bir aura yayıyor, fakat Sofia ondan uzak durmaya çalışıyordu. İkisi de birbirlerine çekildiğini hissediyor, ama gururlarını korumak için soğuk kalmaya devam ediyorlardı. Sofia, Leo’nun çekiciliğine karşı koymaya çalışırken, bir gün beklenmedik bir olay gerçekleşti. Leo, karşısında bir rakip buldu; Sofia’ya yaklaşan, ona ilgi gösteren bir adam. Sofia, Leo’nun kıskançlığını tetiklemek için bu durumu bilerek kabullenmişti. Ama içindeki karmaşa, giderek büyüyordu. Leo’nun ona olan ilgisi, yavaş yavaş belirgin hale gelmeye başladı; ama o, bu duyguları kabullenmekte zorlanıyordu. Bir akşam, dans okulunun gösterisi sonrası Leo, Sofia’yı yalnız yakaladı. Gözlerinin içine bakarak, "Beni neden itiyorsun?" dedi. Sofia, bu soruyla irkildi. "Seninle bir ilgim yok!" diye yanıtlayarak oradan uzaklaşmaya çalıştı. Ama Leo’nun bakışındaki kararlılık, onu durdurdu. “Seninle ilgili çok şey hissediyorum ama bunu kabul etmeni istemiyorum.” Bu durum, ikisi arasında bir çekişme başlattı. Sofia, duygularını bastırmak için dansa sarıldı; ama Leo, karanlık geçmişinin gölgesinde, onu korumak için daha fazla savaşıyordu. Geçmişte yaşadığı acılar, onu kapana kısılmış hissettiriyordu. Ama Sofia’ya olan hisleri, onu bir çıkmaza sürüklüyordu. Zaman geçtikçe, Sofia’nın Leo’ya karşı hisleri değişmeye başladı. Ona karşı duyduğu öfke yerini meraka, merak ise aşka bırakıyordu. Leo’nun ona olan bağlılığı, her karşılaşmalarında daha da derinleşiyordu. Ancak Sofia, bu aşkın bir yanılsama olabileceğinden korkuyordu; çünkü Leo’nun karanlık dünyası, onu içine çekmekteydi. Sonunda, bir akşam Leo, Sofia’yı dans gösterisine davet etti. O gün, tüm duygularını bir kenara bırakarak, sahneye çıktılar. Dans ederken, tüm kalplerinin ritimleri birbiriyle bütünleşti. Sofia, Leo’nun gözlerinde gördüğü sevgiyi hissettiğinde, içindeki duvarlar yıkılmaya başladı. O an, ikisinin de kalpleri bir araya geldi; iki yarı, bir bütün oldu. Ama aşkları, sadece mutluluğa değil, aynı zamanda tehlikeye de açıktı. Leo’nun geçmişi peşlerini bırakmayacak, Sofia’yı korumak için her şeyi göze alması gerekecekti. Sonunda, iki kalbin birbirine nasıl bağlandığını ve gerçek aşkın nasıl platonik bir aşktan doğduğunu keşfedeceklerdi. Bakalım, bu zorlu yolculuk, onları nereye götürecek? Gerçek aşkın, karanlıkla dolu bir dünyada parlayıp parlamayacağını göreceğiz.

ŞİMDİKİ ZAMAN*

Bu benim hikayemdi ama herkesin bittiği sandığı hikaye aslında daha yeni başlamıştı. Sofia ben oluyorum buarada. Bütün bunlar 5 yıl öncesinde yaşananlar.O zamanlar alt düzey bir balerindim ustalaştım ve artık kendimce usta olduğumu düşünüyorum leo sağukkanlı acımasız bir o kadar çekiciydi ona karşı koymak neredeyse imkansızdı. Asıl başlangıca gelelim ben sofia 23 yalında bir balerindim taki bu güne kadar. Ulusal yarışmada ayağımın takılmasıyla sahneden düşmem bir olmuştu sakatlanmıştım çok ciddi olmasada bale yapabilecek kadar gücüm yoktu. Dün bir daha bake yapamayacağım haberiyle evden ceketimi ve çantamı alarak çıktım çantamda sessizde olan telefonum cüzdanım ve ruj vs. vardı. En yakın bara yolumu tuttum çünkü artık kilo vermek gibi bir nedenim yoktu gönlümce içip kafamı dağıtabilirdim. Bara vardığımda ne kadar ağır alkol varsa barmenden rica ettim. Bana verdiği koca koca 4-5 şişe içkinin 3.şişesini bitirip 4.ye geçecekken arkamdan kalın ama çekici bir sesle irkildim "Çok içme sarhoş olacaksın" kafamı kaldırıp baktığımda fena çekici üstünde takım elbise oln bir adam gördüm hızlıca "Sarhoş olsam ne değişir" dedim "Peki sen bilirsin" dedi sesi ve yüzü o kadar tanıdıktıki onu bir anlığına leo sandım yanıma oturan adama "şey pardon acaba adınız ne" dedim be flört ettiğimizi sanmasın diye cevap bekler gibi başımı hafifçe aşağı indirerek göz ücüyla sanki cevap ver lütfen der gibi bir bakış attım "Adımı söyleyemem ama sen bana Beyefendi diye hitap edebilirsin" "Memnuniyete" dedim gülümseyerek 4. Şişeyi bitirmemle yavaş yavaş kör kütük sarhoş olmam bir oldu bar tezgahına kollarımı sanki derste sırasında uyuyan ilkokul çocuğu kibi koymuş uyumuştum uyurken zarif görünüyordum birkaç defa arkadaşlarım uyurken fotoğraflarımı çekmişti ama beni hiç sarhoş görmemişlerdi bende sarhoşken nasıl göründüğümü bilmiyordum hafif sıska uzun saçlı mavi gözlü siyah saçlı beyaz tenliydim gözüm hep uykulu gibiydi BİLLİE EİLİSH’i andırıyordum uyurken nasıl göründüğümü tahmin etmek pekte zor değildi.Yanımda oturan adam beni kucağında taşıyıp arabaya götürüyorken uyumuyordum gözüm zaten uykulu gibiydi. Gözlerimin arasında çok küçük bir boşluk vardı onun ne yaptığını görebiliyordum onun kucağındayekn topuklularımı eline almıştı beyaz elbisemle zarif görünüyordum arabanın yanına geldiğinde şoföre arabayı kullanmasını söylemişti onun kucağında onunla arka koltuktaydım bana bakıp "Harbiden güzel kız" dediğini duydum gözlerimi sanki yeni uyanmış gibi araladım aslında sarhoş değildim. Bana içki işlemezdi gözlerimi araladığımda göz göze geldik asil bir bakışı vardı bana o kadar yakındıki nefesini yanağımda issedebiliyordum onun yakışıklı yüzü ve asil bakışlarına yakından bakmak eminim benim o kadar kızarmama neden olmuşturki. Domates olmuşumdur aynaya veya kameraya bakmamama rağmen yüzümün kızardığını hissediyordum kalbim küt küt atıyordu kafasını kafama yakınlaştırdı. Gözüyle dudağıma bakıyordu. Çok utanıyordum. Hâlâ uykulu hörünüyordum ama zaten ben hep uykulu görünürdüm. Dudağını dudağıma deydirdi hareket edemeyecek kadar yordundum. Beni yaklaşık 1 dakikda öptü çok kızarmıştım ama alkolden kızardığımı düşündüğünü düşünüyordum ve sonraki an karşılık vermemle gözleri gak taşı gibi açıldı. Beyefendi birisiydi kafamı geri çekip nefes alamıyorum dedim,hm birde beni eve bırakabilir misiniz? Dedim. "Evin nerede" O an o kadar sarhoştumki evimin nerede olduğu zerre aklıma gelmemişti "Bilmiyorum" sırıttı benim evimde kalabilirsin istersen sabah ayılınca evine gidersin olur mu? Olur dedim kısık bir sesle soför evin önüne geldiğik efendim dedi Leo’ya benzeyen adam soföre çıkıp kapımı aç dedi soför ilk kendisi inerek sonra Leo’ya benzeyen adamın kapısını açtı. Onun kucağındaydım.beni evinin içine getirdi. Evi villaydı. Ben onun hâlâ kucağındayken yatak odasına girdi beni yatağa otuttu sonra benim uzanmam için ayağımı dikleştirdi. Ben yatakta üstü örtülü uzanır vaziyetteyken benim tarafıma hafifçe oturdu kendini kafamın olduğu yere eğdi dudağı kulağımın yanındaydı. Seni hatırlıyorum Sofia ve 5 yıl öncesinide aramıza girmeye çalışıpta giremeyen o şerefsizide ben babam tarafından ingiltereye gittiğimde yolumuzun ayrılmasınıda. Seni o kadar çok aradımki Sofia sen şarhoşsun bu gün seni eve getirdiğimi vs. Hatırlamayabilirsin ama lütfen seni unutmadığımı sana söylediğimi hatırla dedi ve yanıma uzandı. Evet bunca yıldır aradığım kişi olan Leo oydu.

Bölüm sonu

1 yorum