Sabah Batu ile krep yapıyorduk gülüyorduk üstümde beyaz crop altımda kot şort vardı Batu ise beyaz bluz ve kot bol pantolonu giymişti. Irmak ve Theo odaya gelir. Theonun üstünde siyah gömlek siyah bol pantolon ırmak ise pembe bluz beyaz mini etek giymişti. Theo kıskanç bir şekilde bize bakıyordu.
"Ya batu! Çok az şekeri var bunun" Huysuzca mızmızlandım. Batu güldü bana sarıldı
"Sabır et ve güzelim içine saha çikolata ve kakao katacağız" Hızla gülümsedim Theo elindeki kahve bardağını sertçe masaya indirdi. Korkuyla irkildim ikimizde arkamıza döndük. Irmak bana bakıp göz devirdi
"Kahvaltıyı sen hazırladıysan yemem" Kendini beğenmiş bir şekilde söylendi. Yüzüm asıldı ama Batu krep hamurunu burnuma deydirdi ve güldü şokla Batu ya baktım. Parmağımda bir bir parça alıp onun yanağına deydirmek istedim ama ayağım kaydı Batu beni tuttu ama diğer eli hemen dolgun gögüslerimin üstündeydi ikimizde şaşırıp kızardı. Theo nun öfkesi patladı. Irmak şok olmuştu
Bartu geri çekilmek yerine bana daha çok sarıldı
"Çok güzelsin.... Cennet gibisin... " Yüzüm daha fazla kızardı
" Çek elini üstünden! " Theo nun sert sesi odayı doldurdu batu uzaklaştı ama bana göz kırpmıştı. Güldüm. Kahvaltı yapıyorduk
"Denize mi gitsek? " Bartu bana bakarak ben çikolatalı krepi yerken bartuya baktım
"Olurr güzel aslında" Diye yanıtlıyıp gülümsedim. Theo prosunu yakıp
"Kendime özel bir adam var... Oraya gidelim" Sesi soğuktu ama bakışları üzerimdeydi kabul ettik. Eşyalarımızı toplayıp Theo nun arabasına yükledin lüks arabayla yola çıktık
