İçeriğe geç

Eşk-i Çeşm

Bölüm 5 · 1 dk okuma

Eşk-i Çeşm

Bölüm 5

O gün okulun kantininde Zeynep ve Hira ile oturuyorduk. Hira, sürekli konuştuğu bir şeylerle bizi güldürüyor, Zeynep ise ara sıra ona katılarak neşeyle gülümsüyordu. Hira'nın neşesi bulaşıcıydı ve Zeynep'in bile yüzünde o gülümsemeyi görmek beni mutlu ediyordu.

Konu yine Emir’e gelmişti. Hira, gülerek "Kim bilir, belki de senden başka kimse ona sabırla katlanmıyordur, bu yüzden hep sana geliyor. Ne diyeyim, bence kesin sana aşık!" dedi. Hira, her zaman böyleydi. Gülen, güldüren ve dertsiz bir insan. Onun bu neşeli yorumu, kalbimde tarifsiz bir acı yarattı. Zeynep, Hira'nın bu sözlerine katılsa da, sessizce bana bir bakış attı. O, benim içimdeki boşluğu bildiği için, bu durumun benim için ne anlama geldiğini sessizce anlıyordu.

Emir’in yaramazlığı, benim için bir sır perdesi gibiydi. Evet, sadece benimle uğraşmıyordu ama onun bana olan tavrı, herkese olandan daha farklıydı. Herkes onun bu halini dışarıdan yargılarken, ben perdenin arkasını görüyor, onun aslında ne kadar hassas ve iyi kalpli bir insan olduğunu biliyordum. Bu, ona olan duygularımı daha da derinleştiriyordu. Onu sevmek, sadece ona aşık olmak değil, aynı zamanda onun yaralı ruhunu anlayan tek kişi olmaktı.

Ve her yeni gün, her yeni sataşma ve her yeni gülümseme, benim için bir umut kırıntısıydı. O umut, bir gün benim de anlaşılacağıma dair bir umuttu. O zamanlar, bu sırrı tam dört yıl daha içimde taşıyacağımı bilmiyordum.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.