İçeriğe geç

Eşk-i Çeşm

Bölüm 1 · 1 dk okuma

Eşk-i Çeşm

Bölüm 1

İlk Görüş

“Gözyaşları, kalbin görmek isteyip de göremediği anıların tek şahididir.”

Lise bahçesi, güneşin altında parlayan binlerce umut gibiydi. Neşeli sesler, yeni başlayan hayatlar, bir telaş ve coşku… Herkesin yüzünde yeni bir başlangıcın heyecanı vardı. Benim içinse, bu başlangıç çoktan bitmişti. Yüküm sırtımdaki çanta kadar ağırdı. Diğerleri ne kadar koşuşturursa koşuştursun, ben hep aynı yerde duruyordum. Yaşıtlarımın yaşamadığı bir olgunlukla duruyordum. Yanımda, kendi acısı yüzünden erken büyümüş olan Zeynep vardı. O da görünmez bir yük taşıyordu, tıpkı benim gibi. Bu yüzden birbirimizi sessizce anlar, hiç konuşmadan yan yana durabilirdik.

Kalabalığın içinde, bir yabancı gibi hissediyordum kendimi. Tıpkı eskiden yaşadığım, yalnızlığımdaki o derin sessizlik gibi. Etrafımda annem ve komşular olsa da, o an hep tek başınaydım.

Sonra onu gördüm. Emir. Benden birkaç yaş büyük, okulun en popüler ve en yaramaz çocuğu. Kavgaya tutuşmak üzereyken birkaç kişiyi ayırıyor, bir yandan da şakalar yapıp kahkahalar atıyordu. Herkes onu böyle biliyordu; umursamaz, kaygısız ve hayatı tiye alan biri. Ama ben, onun yüzündeki o yaramaz gülümsemenin ardındaki boşluğu görebiliyordum. Tıpkı kendi içimdeki boşluk gibi. O da derin bir acı taşıyordu, tıpkı benim gibi. O an anladım, benim ona olan hislerim sadece bir çocukluk aşkı değildi. Bu his, aslında bir ayna gibiydi. Gördüğüm her şey, benden yansıyanlardı.

Ve o an, yıllardır içimde biriktirdiğim, kimseye söyleyemediğim o his, bir kez daha kalbime oturdu. Ben kimse görmesin diye kendimi duvara sıkıştırırken, bir ses duymak için beklediğim, karanlıkta geldiğini görmeyi beklediğim o anılar… Her şey gözümde canlandı. Yavaşça yutkundum. Bu bir başlangıç değil, Eşk-i Çeşm'in ta kendisiydi.

Bölüm sonu

1 yorum