İçeriğe geç

Esila

Bölüm 2 · 3 dk okuma

Esila

Bölüm 2

2.Bölüm ‘Yeniden Başlangıçta İlk Adım’

Şunu anladım ki hayat o kadar da cömert değil. Her kahkaha mutlaka gözyaşlarına, her gülümseme bir gün hüzne dönüşüyor.

Aslında hayat hiçte cömert değil.

Verdiği şeyi her zaman alıyor, hiç bir gülüşün yanına kar kalmıyor.

Hepsi bambaşka gözyaşlarına gebe.

Asla borçlu kalmıyorsun hayata.

Uyanıp gözlerini açtığın her gün, yorgunlukla gözlerini kapatacağın gecelerin habercisi.

Gittiğin yollar dönüşlerini hazırlıyor.

Belki her gün birileri girerken hayatına, bir o kadar da insan çıkıp gidiyor.

Aldığın her nefesi vermek zorundasın. Devam etmek için tuttuğun her eli bir gün bırakmak, sarıldığın herkese veda etmek zorunda bırakıyor hayat.

Ve bitiğinde! Hayat denen şey, aslında nasıl geldiysen öyle gidiyorsun.

Hiç gülmemiş, hiç ağlamamış, hiç sevmemiş, hiç kırılmamış, hiç yaşamamış gibi verilen her şey alınmış ve sen geldiğin hiçlikle gidiyorsun.

Başkaları bizi, bizim onları düşündüğümüz kadar düşünseydi mutsuz insan mı kalırdı.

Özgürlüğe gelsin sıra, özgürce yaşanması gereken anlara...

Yatağa geçtim elimde kutu ile öylece bekliyordum. Neden mi?

Karşılaşacağım şeyi ne kadar merak etsem de bir o kadar da korkuyordum.

Bir kutu içinde en fazla ne olabilirdi ki?.

Peki geçmişin izi peşimizi bırakmadıysa ne yapacaktık.

Dayanmayıp sonunda kutuyu açtım.

Kutunun içinden bir mektup ve ufak bir kutu daha çıkmıştı. Ama bu seferki kutu daha çok özenle sarılmıştı.

İlk önce mektubu açıp kimden geldiğini öğrenmek istemiştim.

******

Dilimin ucunda söylenmeyi bekleyen bir çok kelime var.

Konuşmaya başlasam nereden başlayacağımı bile bilmiyorum.

Sanki düşüncelerimin arasında kaybolmuşum gibi, kendime yine epey uzağım.

Yolunda giden şeylerin bir anda mahvolmasına alıştım.

Bir şeyleri güzelleştirmeye de çalışmıyorum artık.

Çünkü benim güzelleştirmek için çabaladığım her şeyin sonunda yine bir hiç oldu.

Bazı şeyler ağır geliyor artık, ufak bir sorun bile epey yoruyor.

Ve her şey bir bir anlamını yitiriyorken bir köşede oturup olanlara seyirci olmaktan öteye geçemiyorum...

Ben mi?

Yitirmedim henüz aklımı,

Lakin bu şehir bazen boğuyor beni,

Biliyor musun?

Lalem...

******

Bu da ne?

Opss! galiba biraz sesli söylemiş olmalıyım ki annem hemen ne oldu diye seslenip geliyordu.

Ne yapacağımı bilmeden hemen mektubu yatağımın altına saklamıştım.

Kutuyu tam saklıyacakken elimde annem gördü.

Annemin görmesiyle zaten hemen elimden almış ve bu ne diye sormuştu.

Kutuyu görünce annem de benim kadar telaş yapmıştı.

Buna anlam verememiştim, çünkü daha önce hiç böyle yapmamıştı.

"Ne yapıyorsun sen? Ne zamandan beri birbirimizden habersiz, eşyalarımızı karıştırır olduk?"

Annemin bu sözüne karşı hiç bir şey diyemedim adeta dilim tutulmuştu

Gerçi ben daha tek kelime etmeden annem aceleyle odamdan çıkmıştı.

Ardından bende onu takip edip hemen yanına gitmiştim ama annem odasına geçip kapıyı kitlemişti.

Gördüklerim karşısında şaşkına uğramıştım ve sinirlenmiştim.

Dayanamayıp anneme,

"Anne! Aç kapıyı ne saklıyorsun sen?"

Bir yandan anneme söylenip bir yandan kapıyı zorluyordum açılması için.

Annemden hiç ses gelmiyordu ve ben korkmaya başlamıştım.

"Anne aç lütfen"

"Anne iyi misin? Bir şey söyle lütfen"

"Anne!"

"Anne!"

Annem sonunda kapıyı açmıştı.

Hemen ona sarılıp onu öpmüştüm.

"Benim senden başka kimsen olmadığını bilmiyor musun?"

"Bir daha asla asla böyle bir şey yapıp beni korkutma."

Annem ise benim bu dediklerime karşı hiç bir cevap vermiyordu.

Elinde tuttuğu bir kâğıt parçası ve bir ayna vardı

Onları bana uzatıp sessizce mutfağa gitti.

Aynanın dışı paslanmış ve içindeki aynalarda ortadan çatlamıştı

Kağıtta ise şu yazıyordu;

'Aynaya bak harabe

Gibisin, oysa sen

Çok güzel bir kadındın.'

*Yazarın anlatımıyla*

Yaşadığımız her şeyin bir bahanesi vardır.

Bazıları soğukta kalıyor,

Bazıların ise kalbi soğukta kalmış.

Daha küçük yaşta babası tarafından bırakılmış, tüm hayalleri, umutları, inançları yerlebir olmuş ve annesini ayakta tutmaya çalışan bir kız çocuğu Esila...

Diğer yandan ne yapacağını bilmeyen o küçük kızın babasını her şeye rağmen affedebilecek olan Leyla Hanım....

Esila annesini çok merak ediyordu, ama bir yandan da yanına gitmeye çekiniyordu

Annesinin vereceği tepkiden , esilaya davranışından ve en çokta ağlamasından korkuyordu esila.

Çünkü esila'ya göre güçlü kadınlar asla ağlamazdı ve esila annesinin güçlü bir kadın olmasını istiyordu.

Esila annesinin o halini izlerken bir şey fark etmişti.

'Neden her şeyi yarım bıraktığını sormuştu kendine,

Yarım olduğunu hatırlamadan...'

Peki ya şimdi ne olucaktı?

Mutluluklarına engel olucak insanlara gözlerini, kulaklarını mı kapatacaklardı?

Yoksa her şeyin asıl sebebini mi öğreniceklerdi?

*******

Arkadaşlar kitabıma yeni başladım

Ve sizden tek ricam destek olup kitabım hakkında yorum yapmanız.

Sizlerin görüşleri benim için çok önemli olucaktır🙏

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.