"Kızımın odası üst kattaydı kendi kendine oyun oynuyodu. Daha 9 yaşında.
Ben eşimle haftnın yorgunluğunu atmak için kahve içip sohpet edeken üst kattan "GÜMM" diye bir ses geldi.
Elimdeki kahveyi yere atıp, eşimle koşarak üst kata çıktık. Kızımın odasının kapısı kapalıydı. Eşim kapıya vurarak "Aç kapıyı" diye bağrıyordu.
Kızım ağlayarak " Anne, Baba öldürücekler beni nolur kurtarın beni" diye bağrıyodu.
Eşim kapıyı kırmak için geri çekildi ve koşup sertçe omzuyla kapıya vurdu. Birkaç denemeden sonra kırabildi kapıyı.
Eşim kapıyı açtığında kızımı avizeye asılmış bi şekilde kanlar içinde gördüm. Okadar korkunç, çürük bir cesettiki "
Gecenin bir yarısı çığlıklar içinde uyanmıştım. Bağıra bağıra ağlıyordum. Kötü rüyalarımın sonu gelmiyordu. Çıldırmak üzereydim. Eşim (tarık) uyanıp beni sakinleştirmeye çalışıyordu.
Tarık - Karıcım, yalvarırım ağlama. Bak kızımız uyanıcak. Nolur karıcım.
Kızım ağlama seslerimden korkup odaya gelmişti bile. Kapının önünde bizi izliyodu. Kızımı görünce ağlamayı bıraktım. Yataktan hızlıca çıkıp kızıma sarıldım.
Aleyna - Kızım seni asla bırakmicam.
Kızım bir ikizinin var olduğundan haberdar bile değil. Esali yani diğer kızımı para için tanımadığım bir adama satmıştım.
Feryal - Anne neden hep ağlıyosun?
Kızıma verebilecek bir cevabım yoktu. Yerin dibine girmiştim o an. Kızımı satmıştım. Öyle bir hasret kaldımki ona.
Eşim dolaptan ilaçlarımı alıp bana içirdi.