Bahar, on altı yaşındaydı ama hayat ona yaşından çok daha fazlasını öğretmişti. Gözlerinde, renkli bir dünya hayal etmek yerine, sorumlulukların gri tonları yansıyan derin bir hüzün vardı. Ailesinin ekonomik zorlukları, onun omuzlarına ağır bir yük bırakmıştı. Okuldan sonra ders çalışmak yerine, küçük bir kafede garsonluk yapıyor; her gün biriktirdiği parayı eve getirerek ailesinin yükünü biraz olsun hafifletmeye çalışıyordu. Bahar’ın en yakın arkadaşı Elif, onun bu çabasını takdir etse de, asıl hayalini kaybettiğini fark edemiyordu. Elif, Bahar’ı cesaretlendirmeye çalışırken, onun gözlerindeki kaygıyı göremiyordu. Bir gün, Elif, “Bahar, neden üniversiteye gitmiyorsun? Senin gibi zeki birinin orada olması gerek!” dediğinde, Bahar’ın kalbinde bir şeyler kırıldı. “Üniversite?” diye fısıldadı Bahar, “Ailem için çalışmak zorundayım. Onlar için bu yükü taşımak zorundayım.” O an, Bahar’ın içinde bir şeylerin kırıldığını hissetti. Hayallerini, umutlarını bir kenara atmıştı; sadece yaşamak için savaşıyordu. Ama her sabah kalktığında, aynada gördüğü yansıma ona başka bir hayatın mümkün olduğunu fısıldıyordu. Bir akşam, işten dönerken, parka uğramaya karar verdi. Rüzgar, ağaçların yapraklarını hışırdatarak, ona bir anlık huzur sundu. O an, bir grup genç öğrencinin gülüşmelerini duydu. İçlerinden biri, “Gel bakalım, sınavdan yüksek aldım!” dedi. Bahar, içindeki kıskançlığı bastırmaya çalıştı, ama başaramadı. O gençlerin hayatı ne kadar farklıydı; onlara sadece ders çalışmak kalıyor, oysa Bahar her gün bir yetişkin gibi mücadele ediyordu. O gece, Bahar uyumadan önce bir karar aldı. İleride ailesine daha iyi bir yaşam sunmak için, önce kendi hayatını kazanmalıydı. Ama bunu yaparken, hayallerini unutmamalıydı. Ertesi gün, okula geri dönmeye ve sınavlara hazırlanmaya karar verdi. Ne var ki, hayatının en zor sınavı henüz gelmemişti. Ailesi, Bahar’ın eğitimine yönelik hayallerine karşı çıkacak, onun üzerindeki yükü daha da artıracaktı. İşte o zaman, Bahar, gerçekten neye değer verdiğini sorgulamak zorunda kalacaktı. Kendisi mi, ailesi mi? Bahar, göz yummak yerine savaşmayı seçti. Ama bazen, savaşmak en acı veren yoldu. O gün, hayallerinin peşinden koşarken, kalbinde bir eksiklik olduğunu biliyordu; belki de bu hayatta en büyük acı, sevdiklerinin mutluluğu adına kendi hayalini feda etmekti. Ve böylece, Bahar’ın hikayesi başlamış oldu; hayallerin peşinde koşarken, gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalan bir genç kızın hikayesi...
Bölüm 1
Erken yaşta büyümek
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.