İçeriğe geç

ENGELLER

Bölüm 1 · 5 dk okuma

ENGELLER

Bölüm 1

1

Felix dilsiz olduğu için genelde insanlar ile pek konuşmazdı.Onun yerine duygularını müzik ile ifade ederdi.Ama öyle telefonu açıp da dinletip gitmezdi.Geceyi beklerdi.

Eğer birisi onu üzdüyse önce müziği bulur,atar sonra da engellerdi ama eğer müziği atıcağı kişi onu mutlu etdiyse müziği attıktan sonra bi de kalp atardı.Felix böyle bi çocuk onu tanımadan anlaşmanız biraz zor fakat tanıdıktan sonra çok kolay.

Bugün Felix'in yeni okulunda ilk okul günüydü.Onun için çok heyecanlıydı.Bu okul için çok olumlu düşünüyordu.Onun için hemen hazırlanıp yola çıkmıştı.Okul zaten evine yakın olduğu için yürüyerek gidiyordu.

Yarım saat sonra okula varmış ve hemen içeri girmişti.Hiç vakit kaybetmeden sınıfını öğrenmek için müdürün yanına gitti ve öğrenip çıktı.9/F sınıfında okuyacaktı.Hemen sınıfına gitti.Öğretmenin biri ders işliyordu.Öğretmen Felix'i görünce konuşmaya başladı.

"Hoşgeldin canım.Hadi kendini tanıt" Dedi ama Felix bu dilsiz hali ile kendini nasıl tanıtıcağını bilmiyordu.Onun için cebindeki not defterine

"Hocam ben konuşamıyorum." Dedi hoca da bozuntuya vermedi.

"Arkadaşınızın sesi kısıkmış ondan dolayı siz sonra onunla özel olarak tanışırsınız.Hadi geç yerine canım."

Felix hocanın karşısında saygı amaçlı eğildi ve yerine geçti.Çok iyi bir hocaydı.Önceki okulunda ki hocaları Felix'in dilsiz olduğunu duyduklarında dalga geçmişlerdi.

Ama Felix rahatsız olmaya başlamıştı çünkü yan sırada dersi dinlemek yerine onu izleyen bir çocuk vardı.Fazla takmadı ve önüne dönüp dersi dinlemeye başladı.

Teneffüs zili çaldığında o çocuk Felix'in yanına gitmişti.

"Merhaba,tanışalım mı?" Dedi soğuk bir biçimde.Felix biraz ürkmüştü derste olan bakışlarının üstüne bide böyle bir şekilde tanışmaya gelince .Bi ilginç olmuştu.Ama sonra çocuk gülmeye başladı ve

"Yaa kusuruma bakma ben genelde de biraz soğuk bir insanımdır." Dedi ama bunu söylerken bile üstünde bir samimiyetsizlik vardı.

Ama Felix bunu garipsemedi ve çantasından not defterini çıkarıp;

"Merhaba" Yazdı.Ardından çocuk;

"Konuşma özürlüsü müsün?" Dedi ama bunu söylerken yüzünde iğrenmiş bir ifade vardı.Felix bu ifadeyi görmediği için kağıda;

"Boşver öyle bişey işte" Yazdı.

"Yaağğ söyle işte." Dedi çocuk.Felix çocuğun ona yardım edeceğini düşündü ve söylemeye karar verdi.

"Konuşamıyorum,dilsizim."

"Hmm anladım bu arada adım Jeongin."

"Bende Felix" yazdı.

"Tamam benim bi kaç işim var hemen geliyorum." Dedi ve sınıftan çıktı.

Ardından Felix'in sırasına sınıfa yeni girmiş iki tane çocuk geldi.Ama biri oturmadan konuşmaya başladı ve çok hızlı konuşuyordu.

"Merhaba ben Jisung bu da Seungmin.Sınıfımıza hoş geldin.Adın ne?Burayı sevdin mi?Nasılsın?Herhangi bir rahatsızlığın var mı?Arkadaş olalım mı?Tanışalım mı?Bu arada adımı söylemiş miydim?Adım Jisung.Seungmin sende kendini tanıtsana." Çocuk o kadar hızlı konuşmuştu ki onu dinlerken Felix yorulmuştum ama söyledikleri tam anlaşılmıştı.Sonra yanında ki çocuk konuşmaya başladı.

"Adım Seungmin.Tanıştığıma memnun oldum."

Felix not defterini çıkarıp;

"Bende" Yazdı ardından da adı Jisung olan çocuk konuşmaya başladı.

"Herhangi bir problemin mi var.Bizi sevmedin mi?Niye konuşmuyorsun?Hasta mısın yoksa Seungmin seni bıktırdı mı?Çok mu konuştu."

Seungmin konuşmaya başladı;

"Jisung motorun soğusun sus biraz."

"Yine çok mu konuştum?"

"Evet Jisung ama neyse ben senin konuşkan halini seviyorum yani istediğin kadar konuş."

Jisung şımarmış olucak ki kafasını Seungmin'in omzuna sürtünmeye başladı.

"Yağğğ canım arkadaşım yerim ben seni."

"Tamam tamam sırnaşma biraz şu sarı bomba ile ilgilenelim."

Felix kendine sarı bomba denmesini çok sevmişti onun için baya baya kızarmıştı.Sonra defteri çıkarıp;

"Adım Felix.Bende tanıştığıma memnun oldum." Yazdı sonra Jisung geri konuşmaya başladı.

"Memnun olduysan neden konuşmuyorsun bizi sevmedin mi?"

Sesi bu sefer baya hüzünlü çıkmış ve yüzünü asmıştı.Felix'de bunu görüp hemen not defterine;

"Ben dilsizim,konuşamıyorum." Yazdım.

"Aaaa öyle mi yani bizle alakası yok bizi sevdin yani öyle mi ayyy Seungmin duydun mu bizle alakası yokmuş sevmiş bizi ayyy!"

Jisung olduğu yerde zıplamaya başladı.Felix de mutluydu ilk defa birileri tarafından bu kadar sevildiğini hissetmişti.Seungmin konuşmaya başladı.

"Hadi gel öğle arasıyken biraz gezelim, sana okulu öğretelim."

Felix kafasını salladı ve onlarla dolaşmaya başladı.Sonra kafasını yana çevirdiğinde Jeongin'i gördü yanında da 4 tane çocuk vardı hepsi iri,yarı ve kalıplıydı.İnsan bakmaya korkuyordu.Jisung da bunu anlamış olucak ki Felix'i ve Seungmin'i alıp kantine indi.Onlar gidince Felix'in korktuğu kişiler kendi aralarında konuşmaya başladı.

"Hyunjin biz bu çocuğa dokunamayız.Bu çocuğun bi yumrukluk canı var."

"Dedoş kapa çeneni ve işime karışma."

"Hyunjin bu sefer Chan haklı bu çocuğa dokunamayız."

"Yaa sizene karışmayın bana ya!"

"Off bırakın şunu gelin gidelim."

Üçlü beraber kantine inmişlerdi.Ama Jeongin hala Hyunjin'in yanında duruyordu.Konuşmaya başladı.

"Eee ne yapıcaksın?"

"Tabii ki de onları dinlemeyeceğim hem dilsizmiş.Bak ne güzel zorbalık konusu da var.Hem benim son zamanlarda elim çok kaşınıyor."

"İyi bende sınıfa gidiyorum."

"Tamam hadi git."

Hyunjin o çocuğu hiç sevmiyordu.Sadece çıkarları için kullanıyordu.Başka bir amacı yoktu.Ama Felix'i gözüne kestirmişti.Müsait bulduğu bir yerde dalıcaktı.Onun içinde Jeongin'i kullanacaktı.

40 dakika sonra herkesin dersi bitmişti ,teneffüstü.Hyunjin,Jeongin'i yanına çağırmıştı.

"Ne oldu Hyunjin."

"Bak şimdi sen çıkışta Felix'i al arka bahçeye götür.Sonra orada beni bekle.Beni görünce oradan uzaklaş."

"Tamam." Dedi ve oradan uzaklaştı.

Hyunjin Felix'e neler yapacağını planlıyordu ama bu planlar hiç masum değildi aksine şeytaniceydi.

Son derse girilmesine az kalmıştı.Jeongin'de Felix'in yanına oturmuştu.Jisung ve Seungmin hafif üşüttükleri için eve gitmişlerdi.

"Felix çıkışta beni bekler misin beraber çıkalım." Dedi Jeongin

Felix tamam anlamında kafa salladı.Zaten sonra da hoca geldi ders işlemeye başladı.Felix dersi çok iyi dinliyordu.Not da alıyordu.Bir insan ancak bu kadar masum görünebilirdi.

Felix bir insanın kendini kurban verebileceği kadar güzel ve masumdu.Peki Hyunjin'in ona kıyabilecek miydi?Hemde çok güzel kıyacaktı.

Hyunjin şeytanın insan haliydi.Felix ise bir meleğin insan haliydi.Ama unutmayın şeytanda önceden bir melekti...

Okul çıkış zili çalmıştı.Felix,Jeongin'in toparlanmasını bekliyordu.Sonunda Jeongin toparlanmıştı.Jeongin ile kol kola girmiş yürüyordu birazdan olacaklardan habersiz.Jeongin onu Hyunjin'in dediği gibi arka bahçeye getirdi.

"Felix bak burayı daha öne görmüş müydün?"

Felix hayır anlamında kafa salladı.

Jeongin Hyunjin'in geldiğini görmüştü.

"Felix ben iki dakikaya geliyorum beni burada bekle."

Felix tamam anlamında kafa salladı ama Jeongin'in çekilmesi ile kafasına yumruk yemesi bir olmuştu.Felix zaten çok zayıf olduğu için yere yapışmıştı.

Sonra Hyunjin Felix'i tekmelemelemeye başlamıştı.Ama Felix en ufak bir ses bile çıkaramıyordu.

Jeongin anlamadığı bi sebepten üzülmüştü.Beyni "Üzülme Jeongin o aptal bi özürlü hakketti" diye tekrarlıyordu ama işte bu beyninin düşüncesiydi.Kalbi "O hakketmedi o dilsiz ve masum biri" diye tekrarlıyordu.Hangisini dinleyeceğini bilemediği için oradan uzaklaşmıştı.

Şuan hiç bişey Hyunjin'in umrunda değildi.Uzun zaman sonra birini dövüyordu ve bu buna çok iyi gelmişti.Vurdukça vuruyordu.Felix artık dayanamamış ve bayılmıştı.

Hyunjin son kez bir tekme attı ve kulağına eğilip;

"Bu burada bitmedi Felix."

Diye fısıldadı.Sonra da Felix'i orada bırakıp uzaklaştı

Hiç içime sinmedi hayatımda hiç zorba görmedim zorbalık da görmedim onun içn bilmiyorum umarım olmuştur

Bölüm sonu

2 yorum