İçeriğe geç

En Yakın Yabancı

Bölüm 5 · 2 dk okuma

En Yakın Yabancı

Bölüm 5

4. Bölüm: Gerçek Sebep

“Sen ne sanıyorsun?” Minho’nun sesi bu sefer gerçekten yükselmişti.

“Orada çok mu mutluydum sanki? Ben de acı çektim, Hyunjin! Ben de senden… arkadaşım dediğim insandan uzak kaldım. Ama senin gibi herkesten kopmadım.”

Hyunjin’in yüzü sertleşti.

“Benim gibi kimseden uzaklaşmadın, öyle mi?” dedi alayla.

“Yani suçlu benim. Bunu mu söylemeye çalışıyorsun?”

Minho bir an duraksadı ama geri çekilmedi.

“Hayır—” diye başladı, sonra nefes verdi.

“Yani… evet. Biraz da senin suçun. Seninle konuşmaya çalıştım. Kaç kere geldim… ama her seferinde aynı bahaneyle beni geri gönderdin.”

Sesi daha sertleşti.

“Bu hayatta tek acı çeken sen değilsin. Sadece kendini düşünmeyi bırak artık.”

Cümle ağzından çıkar çıkmaz pişman oldu.

Ama artık çok geçti.

Hyunjin’in gözleri bir an dondu.

“Ben mi sadece kendimi düşünüyorum…?” diye fısıldadı.

“Bunu sen mi söylüyorsun bana?”

Sesi yavaş yavaş kırılmaya başladı.

“Seni… anılarımızı düşünmekten kendime zaman ayırabildiğimi mi sanıyorsun?”

Minho’nun sesi düştü.

“Ben öyle demek istemedim—”

“Ama söyledin.” diye kesti Hyunjin.

Araya ağır bir sessizlik girdi.

“Tartışmadan… birbirimizi anlamadan asla konuşamayacak mıyız?” Minho’nun sesi bu kez daha sakindi.

“Ben… bizi özledim, Hyunjin. Eski bizi. Eski arkadaşımı… her şeyi özledim.”

Hyunjin gözlerini kaçırdı.

“Biz eskisi gibi olamayız.”

“Niye?” Minho bir adım yaklaştı.

“Neden eskisi gibi olmayalım? Yeni bir sayfa açalım. Ne kaybedersin ki?”

Hyunjin başını hafifçe salladı.

“Umudun hep olacak, değil mi?” dedi yorgun bir sesle.

“Ne söylersem söyleyeyim…”

Minho’nun cevabı hiç değişmedi.

“Evet. Olacak. Beni biliyorsun… bir şeyi istedim mi, olmadan bırakmam.”

Hyunjin bu sefer ona uzun uzun baktı.

“Bundan… hiç emin değilim."

"Niye emin değilsin? "Neden istemiyorsun? Bana bir sebep söylemek zorundasın."

“Sana hiçbir şey söylemek zorunda değilim.”

“Hyunjin…” Minho’nun sesi bu kez daha yorgundu.

“Yeter artık. Lütfen bana gerçek bir sebep söyle.”

Hyunjin gözlerini kaçırdı.

“Aynı değiliz artık. Değiştik. Bu yeterli oldu mu?”

“Hayır.”

“Ama gerçek bu.”

“Hayır, değil.” Minho bir adım yaklaştı.

“Gerçekte ne oldu?”

Hyunjin sonunda dayanamayıp sesini yükseltti.

“Minho, yapma artık ya… Ne olursun yapma!”

Derin bir nefes aldı ama devam etti.

“Git başka bir arkadaş bul benim yerime. O benim yerimi doldursun. Sana ihtiyacın olduğunda ona sarıl, onunla konuş… Beni bırak artık.”

Sesi gittikçe kırılıyordu.

“Ben… eski ben değilim artık. Anla bunu.”

Minho gözlerini ondan ayırmadan konuştu.

“Gitmediğini biliyorum.”

Sessizlik oldu.

“İçinde bir yerde hâlâ o kişi var.”

Bir an durdu.

“Gitmiş olsa bile… beni de yanında götür.”

Hyunjin’in gözleri hafifçe büyüdü.

“Beni yalnız bırakma.”

“Ne kadar anlamak istemesen de… senden başka bir arkadaş istemiyorum.”

Hyunjin bir süre hiçbir şey söylemedi.

Belki ilk defa gerçekten düşünüyordu.

Ve sonunda, uzun zamandır sakladığı şeyi söylemeye karar verdi.

“Belki de haklısın…” dedi sessizce.

“Gitmedi.”

Başını eğdi.

“Ama bir gün geri dönmeyeceğinden korkuyorum.”

Sesi çok küçüktü artık.

“Aynı şeyleri tekrar yaşamak istemiyorum. Ya yine yalnız kalırsam diye korkuyorum.”

Minho’nun yüzündeki sert ifade yavaşça kayboldu.

“Gerçekten… bana karşı bu kadar soğuk olmanın sebebi bu mu?”

Hyunjin başını hafifçe salladı.

“Evet.”

Minho bu kez hiç düşünmeden cevap verdi:

“Bir daha aynısı olmayacak.”

Hyunjin hemen karşılık vermedi.

“Bana güvenmiyorsun belki ama… gerçekten olmayacak.”

Hyunjin gözlerini kapatıp derin bir nefes aldı.

“Güvenmiyorum değil…” dedi yavaşça.

“Güvenemiyorum.”

Minho küçük bir adım daha yaklaştı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.