İçeriğe geç

En Kötü Ne Olabilir Ki?

Bölüm 10 · 3 dk okuma

En Kötü Ne Olabilir Ki?

Bölüm 10

>Bu bölüm Lavinin anlatımıdır...

Sabah bana gelen pasta yapma perilerim yüzünden üzerimde şortlu pijama takımımla market gitmek için evden çıkmıştım.

İhtiyacım olan tek şey kremaydı.

Ama markete gelince ne hikmetse krema dışında her şeyi alıp marketten çıkmıştım.

Yarı yolda aklıma krema gelince geri dönerek onu da almıştım.

Elimde poşetlerle canım sıkılsada aldırmadan eve doğru yürümeye devam ettim.

Evim ara sokakta olmasına rağmen pek bir sıkıntı yaşamazdım.

Poşetleri yere bırakarak cebimde anahtar aramaya başladım.

Tam bu sırada bir çift kol beni hem belimden kavramıştı hemde ağrıma bir bez kapatmıştı.

Lannn!!! Hasssss-

Adamın kolları arasında çırpınmaya başladım.

Bir yandan adama tekme atmaya çalışıyor bir yandan da kollarımı kurtarmaya çalışıyordum.

Daha sonra adam belimdeki elini çekince başımı ondan kurtarmaya çalıştım.

Adamın karnına dirsek geçiriyor kollarını tırnaklarımla çiziyordum.

En sonunda adam cebinden çıkardığı şırıngayı boynuma saplarcasına enjekte etmişti.

Gözlerim hafif hafif kapanmaya görüntüm bulanıklaşmaya başlarken aklımda tek bir soru vardı.

Madem yanında şırınga vardı neden en başında bana enjekte etmemişti?

Artık sarsılan bendenim ayakta duramayacak duruma geldiğinde kendimi serbest bıraktım.

En son hissettiğim şey birinin beni kucaklamasıydı...

⋅•⋅⊰⋅•⋅⋅∙∘☽༓☾∘∙•⋅⋅⊰⋅•⋅

Başımın zonklamasıyla kalktığımda ela rengi gözlerimi zorlukla açabilmiştim.

Burnuma dolan küf ve nem kokusu mide bulandırıcıydı.

Kaçırılmış olduğumu düşünmemem panik atağımı tetikliyordu.

Daha yeni açığım gözlerimi kapattım ve soluklanmak için bekledim.

Elimi kalbimin üzerine koymak istedim ama olmadı.

Çünkü ellerim ve ayaklarım bağlanmıştı.

Lan hayvanlar!! İnsan bir bantla bağlar ne bileyim bir iple bağlar zincirlemek ne!!!

Ardından bir kapı açma sesi duyuldu.

Ama buna açma demek için 1000 şahit isterdi.

Adam yada kadın kapıyı kırmıştı resmen.

"Ooo prenseste uyanmış" dedi yüzünü gösteren adam.

30lu yaşlarının sonunda kirli sakallı esmer ve iri yarı bir adamdı.

Yüzünü yüzüme yaklaştırarak.

"Hele şükür eğlence başlayacak" dedi şeytani bir gülümsemeyle.

"Ne eğlencesi?" dedim kısık bir sesle

"Mesela sorduğum sorulara cevap verebilirsin. İlk soru Romanov'u nereden tanıyorsun!"

"Romanov kim?"

"Salağa yatıyorsun demek peki olan bu güzel yüzüne olacak ama sen bilirsin"

"Ben cidden bilmiyorum"

"İyi zorla söyletiriz" bir çekmeceyi açtı.

İçerisinden orta boyuttaki şırıngayı seçti.

Bir ilaç kutusunun içine batırarak içerideki sıvıyı çekti.

Şırınga dolunca tüpten çıkardı ve yavaş adımlarla yanıma geldi.

"Canın azıcık acıyabilir ama korkma elim hafiftir" dedi ve şırıngayı bacağıma bastırdı.

O metal bacağımı delip geçerken canım haddinden fazla acımıştı.

Şırıngayı bacağımdan çektikten sonra "Az sonra etkisi gösterir geçmiş olsun" dedi ve geri çekilerek karşıma bir sandalye çekti.

Bu adamı kim hemşirelik hayallerine engel oldu da beni denek olarak kullanıyor??

Bir kaç dakika sonra kaslarımın gevşediğini ve gülüp konuşma isteğimin arttığını fark ettim.

Lan bu adam bana ne vermişti ki??

"Şihttt! Bir şey yok bu ilaç senin doğruyu söylemen için şimdi dökül bakalım Romanov kim, nerede yaşıyor asıl adı ne?"

"Ben nereden bileyim pala bıyık!" diyerek gülmeye başladım.

Normalde benim şuanda panik atak geçirmem gerekirdi.

Tam bu sırada kapı açıldı.

"Abi geldile-" sözleri havada asılı kalmıştı.

Çünkü bir silah sesi onun nefesini çalmıştı.

Cansız bedeni yere yığılan adamın ardından biri daha girdi.

"Benim hedefimi almayacaktın ilk plan benimdi İskender!" dedi ve onu da kalbinden vurmuştu.

Kan, başımı döndürmeye yetmiş hatta gözlerimi bile karartmıştı.

Midem de bulanmaya başlamıştı.

Ben galiba bayılacak yada kusacaktım.

Beyinim 1. seçeneği seçtiğinde gözlerim tamamen karardı ve gerisi

Boşluktu....

Bölüm sonu

5 yorum