İçeriğe geç

En Güvendiğin Kişi

Bölüm 1 · 2 dk okuma

En Güvendiğin Kişi

Bölüm 1

Mavi Zarf

Saat sabaha karşı üçü çeyrek geçiyordu. Ankara’nın ayazı odanın pencerelerini titretirken, Leyla çalışma masasının üzerindeki eski ahşap kutuya bakıyordu. Kutuyu yarım saat önce, merhum dedesinden kalan ve yıllardır kimsenin adım atmadığı tavan arasındaki kilitli sandıkta bulmuştu. Sandığın anahtarı, dedesinin vasiyetnamesinin arkasına görünmez mürekkeple çizilmiş küçük bir haritayla gizlenmişti.

Leyla derin bir nefes aldı. Elleri titriyordu. Kutunun kapağını yavaşça kaldırdı. İçinden kurutulmuş lavanta kokusuyla karışmış eski bir kağıt kokusu yayıldı. En üstte, rengi solmuş ama üzerindeki el yazısı hala net olan mavi bir zarf duruyordu.

Zarfın üzerinde tek bir isim yazılıydı: Leyla.

Bu imkansızdı. Dedesi öldüğünde Leyla henüz doğmamıştı bile. Öyleyse dedesi, onlarca yıl öncesinden onun adını nasıl bilebilirdi?

Zarfı yırtarcasına açtı. İçinden tek bir sayfa çıktı. Kağıtta sadece üç satır yazıyordu:

"Leyla, bu mektubu okuyorsan zaman tükeniyor demektir. Arkana bakma. Odandaki aynanın arkasına sakladığım siyah anahtarı al ve hemen evden çık. Seni izliyorlar. Özellikle de en güvendiğin kişi.

"Leyla’nın boğazı düğümlendi. Kalbi göğüs kafesini yırtacak gibi çarpmaya başladı. Bir şaka olmalıydı. Arkadaşlarının yaptığı acımasız bir oyun veya zihninin ona oynadığı bir oyun... Ama kağıttaki mürekkep en az otuz yıllıktı.

Tam o sırada, oturduğu sessiz odanın hemen dışından, koridordan bir ses geldi.

Gıcırtı.

Eski ahşap parkelerin üzerindeki o tanıdık, ürkütücü ses. Evde yalnız olması gerekiyordu. En yakın arkadaşı ve aynı zamanda ev arkadaşı olan pelin, bu gece şehir dışındaki ailesinin yanına gitmişti.

Leyla nefesini tuttu. Masadaki lambayı hemen kapattı. Oda bir anda karanlığa gömüldü. Sadece sokak lambasının soluk ışığı perdelerin arasından sızıyordu. Gözlerini kapıya dikti. Kapının altındaki boşluktan koridorun ışığının yandığını gördü.

Biri evdeydi. Ve adımları yavaşça Leyla’nın odasına doğru yaklaşıyordu.Mektuptaki son cümle zihninde yankılandı:

"Özellikle de en güvendiğin kişi.

"Leyla, yatağının başucundaki büyük boy aynasına doğru parmak uçlarında ilerledi. Titreyen elleriyle aynayı öne doğru çekti. Arkasında, duvara küçük bir bantla tutturulmuş eski, siyah bir anahtar duruyordu.

Anahtarı hızla cebine attı.Kapı kolu yavaşça aşağı doğru indi. Tık.Leyla, odanın köşesindeki yangın merdivenine açılan küçük balkona doğru hamle yaptı.

Kapıyı olabildiğince sessizce araladı. Ankara’nın dondurucu soğuğu yüzüne çarptığında, arkasından odanın kapısı sonuna kadar açıldı.

İçeri giren karaltı, elindeki feneri doğrudan Leyla’nın boş masasına, yani o mavi zarfın açık durduğu yere tuttu.Leyla, balkondan aşağı doğru ilk adımı atarken, içerideki sesin fısıltısını duydu.

Bu ses, hayatı boyunca her sırrını paylaştığı o en tanıdık sesti...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.