1.Bölüm
Zavallıcaz -Makedonya 1986-
Alp Aslan kısaca Alp, Makedonya’da doğmuş, burada büyümüştü. Henüz on yaşında bir delikanlıydı.
Köyün dar sokaklarında koşarak büyümüştü. Dizleri yara bere içinde kalmasına rağmen hiçbir şekilde futbol aşkı sönmüyordu. Her gün okuldan çıkar, ödevleri olsa bile umursamaz, üstünü değiştirir değiştirmez köyün futbol sahasına giderdi. O gün farklı değildi.
Çantasını evin kapısının önüne bıraktı
''Anneciğim, yemek ye bari!'' diye
seslendi annesi
''Olmaz anne!'' deyip
annesi onu yakalayıp masaya gıdıklayarak oturtmasın diye sahaya koştu. Çocuklar çoktan toplanmıştı sarışın mavi gözlü çocuk elinde top tutuyordu normalde olsa sokakta dolaşır birkaç kez üst alır yamuk bir top yaparlardı onunla oynamaya çalışırlar eğlenirlerdi bu sefer adı İbrahim olan çocuk elinde top ile gülümsedi büyük ihtimalle sahada bırakılmış genelde
zengin çocukların getirdi toplardandı. Alp hep takım kaptanı olduğu için İbrahim topu Alp’e attı. Maç başladı. Saatler akıp geçiyordu. Bütün çocukların neşesi tüm köyü yayılmıştı. Tam o sırada , bir asker sahaya doğru girdi. Askerin yanında küçük bir kız vardı. Kız, askerin koluna sıkıca tutunuyordu. Kumral saçları omuzlarına dökülmüş , meraklı gözlerle etrafı inceliyordu. Çocuklar oyunu bırakıp askere yaklaştı. Alp de onlarla gitti ondan epey uzun anca kalçasına geldi sarışın mavi gözlü asker üslü adama uzun uzun baktı giydiği üstü dikkatle izledi askerin, üstü kirliydi dikişler eskimiş ama üste has mavi rengi belliydi. Üstünde hiç görmedi bir bayrak vardı. Belliki yabancıydı, çantasını önüne doğru aldı ve çocuklara çikolata dağıtmaya başı Alp çikolataya baktı ilk kez görüyordu açtı ve yemeğe başladı ilk kez böyle harika süt ve krema tadı alıyordu ileride bu adam kadar havalı olduğuna karar verdi. Onun gibi asker üniforması giyecekti
“Abi büyüyünce tıpkı senin gibi bir olacağım abi” dedi
gülümseyerek o tatlı çocuksu ifade ile adam kırgın ama belirsiz bir ifade ile siyah saçlı mavi gözlü Alp’e baktı. Askerlik, öyle çocuksu bir istekle olacak şey değildi, disiplinle ve çoğunlukla kaybederek geçerdi savaşlar hariç kazanılacak bir şey değildi. Alp adamın koluna yapışan çocuğa baktı
“Benim adım Alp senin adın ne’’ dedi.
Kız uzun yeşil gözleri ile baktı
“Ben Diana’’ dedi
aksanı bozuk türkçe ile belli bu aile buralı hiç değildi. Kız oğlana baktı
“Gözlerin ne güzel sana Azul diyeceğim’’ diye gülümsedi.
Alp baktı
“O ne demek’’ dedi.
Diana “O bana özel olsun Azul’’ diye imalı imalı
“Biz artık burada yaşayacağız” dedi
Diana babası olduğunu düşündü adam ve Diana yavaşça gitti. Alp uzun uzun baktı Azul ne demekti,bu kız nereliydi. İbrahim Alp’in omzunu sarstı
“Oyuna dönecek misin kaptan’’ dedi .
Alp onayladı ve topu aldı. Topu ayağına aldı ve sağ ile İbrahim’e atı İbrahim’e atı. İbrahim sol ayağı ile çalım attı ve gol oldu. Çocuklar sevindi karşı takımda mahalleden çocuklar oldu için İbrahim’i baya övmeye başladı. Oynamaya devam ettiler saat geç oldu çocuklar güneşin batışı ile hep aynı saatler eve girerdi yine evlerine dağılmaya başladılar. Alp’te eve giti. Oturma odasının o tezek ve kül kokusu annesi sobayı yakmıştı koca köy evinin tek sıcak odası hep oturma odası olurdu. Annesi gülümsedi sobaya kestane ve mısır unu koymuştu babası da eve geldi hep böyle geç gelirdi akşam semazen-ini verir gelirdi. Babası imamdı yemekleri koydu annesi “Ziyade olsun karucım ne güzel olmuş” dedi. Hep böyleydi annesi babası on yıldır öyleydiler ama on yıldan bile önce tam yirmi yıldır evlilerdi. Uzun süre önce okulun önünde tanışmışlardı. Ayşe okulun önünde hep bere satar para kazanmaya ve kardeşine bakmaya çalıyordu. Alp’in babası o soğukta hep okulun önünden geçerken karşılaşır açılık konuşamadı için bere alır hep aynı yalanı söylerdi “Berem kayboldu” derdi Ayşe de güler verirdi sonra evlendiler üç çocukları olmuştu ilk çocukları askere gitmiş zatürre olup dönmüş ve ölmüştü. Bu aileyi çok yıkmıştı Alp daha beş yaşındaydı evde hep o soğukluk vardı ne kadar ısıtılsa da Alp soğuk bir ifade ile baktı asker olmak istediğini söylemek istiyordu “Baba ben asker olmak istiyorum” dedi. Babası baktı içten bir nefes aldı kabul etmek hiç istemiyordu. Babası “Ol oğlum ama hani iki hafta önce doktor bir hafta önce futbolcu olacaktın” dedi. Alp böbürlendi “Bu sefer kesin baba” dedi. Babası Alp’in saçlarını karıştırdı. Alp güldü. Babası üç hafta önceki gazeteyi açtı çok zengin değillerdi bulmacayı çözmeye başladılar. Alp baktı bulmaca: Britanya’nın prensesi kimdir?
Babası kalemi aldı Prenses Diana yazdı. Alp gülümsedi Alp artık Diana’ya İspanyol prensesi diyecekti, madem Diana ona Azul diyordu. Annesi Alp’e baktı “Hadi kuzum yatağa ” dedi. Alp gülümsedi “Anne ilk ödevimi yapcam” dedi. Çantasını aldı ödevini yapmaya başladı. Ödevini, bitirdi gibi yatağa geçti ve uyudu. Sabah oldu Alp okula doğru giti. Diana Babasının polaroidi eski kamerası ile Diana’yı çektiğini gördü. Diana Alp’e el salladı " Hola Azul biz de çek baba" dedi ve yanına koştu Alp’in elini tutup okulun tam önünde durdu babası eline kamerayı aldı ve ikisini çekti elindeki makinden iki renkli resimler çıktı. Alp yabancı bir ifade ile baktı. Kız birini Alp’e verdi "Llegaste tan cerca " dedi gülümseyerek. Alp gülümsedi. Sınıfa doğru gittiler ders başladı hoca içeri girdi “Sınıfımıza yeni bir kız geldi Diana’cım gel tatlım kendini tanıt’’ dedi Diana gülümseyerek tahtaya yürüdü ve tahtada doğruldu. Diana gülümsedi “Ben Diana Amor İspanyolum babam İspanyol askeri on yaşındayım” dedi Alp şimdi anlamıştı bu bozuk türkçesinin sebebi yabancı olmasıydı ama on yaşında olmasına rağmen güzel bir türkçe konuşuyordu. Diana yerine oturdu teneffüs oldu diğer kızlar ve erkler Diana’nın başında topladı onunla konuşuyor hobilerini babasını ve bir çok şeyi soruyordu. Alp araka planda kaliyordu hep sonunda okul bitti. Alp çıkışa yürken Diana ona seslendi baktı “Sen hep böyle çekingen misin” dedi Alp utandı “Evet bezgek biriyim ”dedi. Diana anlamaz bir ifade ile baktı “E İspanyol sen İspanyolca konuşuyorsan bende kendi dilimde konuşurum” dedi.Diana baktı ve göz devirdi “Çok biliyorsun Azul” dedi Alp güldü. Alp okul çantasını eve bırakmak için yürümeye başladı. Diana Alp’in peşinden gelmeye başladı. Alp baktı “Beni niye takip ediyorsun” dedi “Sadece arkadaş olmak istiyorum ben kaçıp durma” dedi Alp güldü ve onayladı. Diana ile Alp evine gittiler. Alp çantasını eve bıraktı Annesi Alp’e sona Diana’ya baktı “Selam ufaklık adın ne” dedi “Diana” dedi “Kimlerdensin” dedi annesi “İspanyolum ben” dedi annesi onayladı Alp yürümeye başladı ve Diana el saplayıp gitti. Futbol sahasına gitmeye başladılar Diana baktı “Hep futbol sahasına gider misin” dedi “Evet” dedi. Diana göz devirdi “Madem seninle takılıyorum sende artık benimle takılcaksın” dedi Alp baktı. Alp güldü ve başı ile onay verdi “Evimi biliyorsun zaten” dedi. Diana onayladı. Alp sahaya gitti Diana ona el saplayıp eve gitti bu kız fazla tuhaftı. Maç biti güneş batmaya başladı. Herkes eve dağıldı. Alpte eve giti.