İçeriğe geç

ELMA AĞAÇLARI

Bölüm 1 · 4 dk okuma

ELMA AĞAÇLARI

Bölüm 1

GİRİŞ

Burası neresiydi?Neredeydim ben?

Gözlerimi açtığımda tarla gibi bir yerde olduğumu düşününce yavaş bir şekilde ayağa kalkıp etrafı incelemeye başladım.

Yanımda parlak buğday taneleri ve çeşit çeşit arpalar vardı.İkisi de rüzgardan dolayı iki yana sallanıyordu.

Yollar...Yollar ise sanki çok güzel bir yere götürecekmiş gibi gözüküyordu.

Açana gerçekten de bu yollar beni güzel bir yere götürecek miydi?

Bunun cevabını bilmek için şu an üzerinde olduğum yolun devamına doğru elimden geldiğince adım atmaya devam ettim.

Umarım yolun sonu güzel bir yere çıkardı.

Aradan on dakika geçti.Yolun sonuna ulaşmama iki dakika vardı.

Ben yürümeye devam ederken buranın ne kadar güzel olduğunu fark ettim.

Şu an etrafım güzel pembe lalelere,ışık saçan güneşle ve parlak çimenlerle çevriliydi.

Bu yer bir cennetten farksızdı çünkü burası cenneti andırıyordu.O kadar güzel bir yerdi ki keşke burada yaşasaydım diye düşündüm.O derecede harika ve muazzam bir yerdi.

Bura herkesin giremeyeceği,sadece iyi insanların girebileceği bir cennet bahçesiydi.

Her insan aynı bahçeye giremezdi.Sadece iyilerin girebileceği ve kötülerin girebileceği bir yer vardı.Aynı cennet ve cehennemin olduğu gibi.Orada herkes ona göre yaşardı...

Nihayet yolun sonuna vardığımda önümde kocaman bir elma ağaçları gördüm.Sanki hep birlikte yaşıyorlarmış gibilerdi.

Emin adımlarla oraya doğru ilermeye devam edip elma ağaçların tam önünde olduğumda herhangi bir elmayı koparıp orta derecede bir ısırık aldım.

Tadı diğer sıradan elmalardan biraz farklıydı...Bu elma diğerlerinden daha etkileyici,daha güzel bir tadı vardı.

Kesinlikle hayatımda yediğim en güzel şeydi.Bu tadı asla ama asla unutmayacaktım.

Keşke bu tadı sonsuza kadar saklayabilseydim o zaman sürekli bu tada bakardım.

Elmadan birkaç etkileyici ısırık aldıktan sonra tam doğruluyordum ki birisi bana,"Burayı sevdin mi?"diye sorduğunda sesin geldiği tarafa doğru bakmak için arkama döndüm.

Bana soru soran kişi orta yaşlarda,saçları ak düşmüş,vücudu çok çalışmaktan gelişmiş birisiydi.Bana meraklı gözlerle bakıyordu.

Onun sorusuna cevap vermek için ayağa kalkıp ona doğru yürümeye başlayıp tebessüm ettim."Beğendim.Harika bir yer."

O da tebessüm etti."Ben de beğeniyorum burayı."

Acaba buranın sahibi miydi?

Bu soruyu ona sormak istedim ve bu soruyu sormak için arkamı dönerek,"Burası sizin mi?"diye sorup yeniden ona doğru döndüm.

Başıyla evetledi."Evet,burası benim."

Bunu duyunca içimden ona özür diliyordum bahçesinden elma aldığım için.

Keşke elmaların tadına bakmak yerine sadece elmalara bakabilseydim ama bu münkün değildi çünkü zamanı geri almak oldukça zor ve imkansızdı.

Her insan mutlaka zamanı geri almak ister.

Ben pişman olmuş bir şekilde düşünürken karşımdaki yaşlı adam bana,"Niye böylesin?"diye sorunca ona bakıp yalvaran bir tonla,"Kusura bakmayın elmalarınızı yediğim için.Lütfen anlayışla karşılayın,"dedim.

Bunu söylediğimde güldü önemli değil dercesine."Önemli değil kızım.Hem zaten bir insanın bahçemden bir şey almasını bekliyordum."

Bunu duyunca yerimde kaskatı kesildim.

Nasıl yani?Adam benim yaptığım durumdan hoşlanmış mıydı?

Normalde bir bahçe sahibi kesinlikle bu durumdan hoşlanmazdı bu adama diğerlerinden daha çok farklıydı.

Bu adam şüphesiz beni çok şaşırtmıştı açıkçası...

Duruşumu düzeltip düşüncelerimden sıyrılarak,"Peki,neden yaptığım durumdan hoşlandınız?"diye sordum merakla.

Karşımdaki orta yaşlı adam yanıma bir adım daha yaklaştı ve soruma cevap vermek için konuşmaya başladı tebessümünü devam ettirerek:

"Çünkü buraya gelip herhangi bir elmamdan birkaç ısırık alırsa onun ilerde çok güzel bir aşk yaşayacağına inanıyorum...Bilmem anlatabildim mi?"

Bunu söylediğinde gözlerimi hafif de olsa irice açtım şaşkınlıkla.

Şimdi ben elmasından birkaç ısırık aldığım için ilerde beklenmedik bir aşk mı yaşayacaktım?Emin değildim.

Aslında adamın bana bu sebebi söylemesi benim biraz da olsa ilgimi çekmemiş değildi çünkü adamın bana olan davranışları ve bana söyledikleri ilginçti zaten.

Acaba bunun asıl sebebi neydi?...Bunun cevabını öğrenmek için sormam lazımdı.

Ardından ona bu soruyu sormak için konuşmaya başladım.

"Peki,bunun asıl sebebi nedir?Biraz daha detaylı bahsedebilir misiniz?"

Bugün fazlasıyla ona soru sormuştum.

"Olur,"diye cevapladı başıyla onaylayarak."Ama ilk önce bir yerde oturmamız gerekiyor."

"Pekala,"dedim ve etrafta oturacak yer aramaya başladım.

Ben oturacak yer ararken adam bana,"İstersen elma ağaçlarının altında oturabiliriz,"diye söyleyince,"Tamam,olur,"dedim ve ikimiz de elmaların ağacına oturduk.

Ben ağaca yasladıktan sonra adama,"Şimdi anlatacak mısın?"diye sorduğumda bana,"Evet,anlatacağım,"dedi.Sanki anlatacağı şey güzelmiş gibi.

Yaşlı adam konuşmasına başlamadan önce duruşunu düzelterek boğazını temizleyince anlatacağı şeyi daha iyi dinlemek için pürdikkat ona odaklanmaya çalıştım.

Nihayet adam kendini toparlayıp konuşmaya başladı:

"Bu elma ağaçları ve onların atmosferi çok etkileyici bir şeyi var diye düşünüyorum çünkü buraya geldiğimde atmosferi beni etkilemeye çalışıyordu ve başarıyordu."

Daha sonra duraksayıp omuz silkince ona odaklanmaya devam ettim.

"Şimdi senin soruna gelecek olursak eskiden aldığım bir kararla buraya,'Elma Ağaçların Aşk Meyvesi,'derdim.Buraya gelen herkesin bu atmosferden etkilenerek güzel bir aşk yaşayacağına hep inandım ve inanmaya da devam edeceğim."

Karşımdaki kişi uzun konuşmasını bitirince bana,"Şimdi anladın mı?"diye sorduğunda başımı evet anladımda salladım.

Adam gerçekten haklıydı.Bu bahçenin büyük ve etkileyici bir atmosferi vardı.Buraya gelen herkesi etkileyeceğini düşünürdüm.

Bu yer derin ve muazzam bir hikayesi vardı ve bende bu hikayeye tanıklık ettiğim için çok ama çok memnundum.

Keşke sonsuza kadar burada kalıp vakit geçirebilseydim...

Benden yaşça büyük olan kişi ayağa kalkıp bana baktı."Şimdi ben gidiyorum.Umarım güzel bir aşk yaşarsın."

"Umarım,"dedim kısık sesle.Umarım...

Ben bunu söyledikten sonra adam hızlı bir şekilde gözden kaybolunca ağacın altında oturmaya devam edip gözlerimi kapattım rahatlamak istercesine.

Bu tadı güzel olan elmalar beni benden almıştı.

Şimdi anlıyordum onun bana söylediği sebebi.O da benim gibi burayı beğeniyordu,

seviyordu.

Bu yer aşk yeriydi,insanın derdini alıp dermanı olan bir yerdi.

Buraya adım atan insan buradan gitmez asla ama asla istemezdi çünkü atmosfer onların gitmesini izin vermeyecek bir güce sahipti.

Ve ben de onun bu gücüne yenik düşmüştüm.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.