İçeriğe geç

Elion ve Lexa Savaşları

Bölüm 5 · 6 dk okuma

Elion ve Lexa Savaşları

Bölüm 5

Bana güvenmemişti

Bayıldığımın farkına gözlerimi açınca vardım ancak kimsenin umuru değildim. Bu beni kırmıştı. Kardeşlerim yanımda değildi ama bunun intikamını alacaktım ve bana yalvaracaklardı. Onun parfüm kokusunu aldım geliyordu . Hemen baygın halimi atlatıp zincirlere vurmaya başladım.

" Hey Alfredor beni buradan çıkar yoksa—"

" Yoksa ne olur ? Ayrıca ismimin yanına bey koy"

" Ölürüm de koymam sen beyim değilsin olamazsın da alçak herif"

" Sinirlenme Estelia . Bey nereden çıktı şimdi?"

" Anlamazsın sen eskiden dünyada Türk Devletinde geçermiş Hanımım , Beyim falan derlermiş sen diyince komik geldi." Dedim kahkaha atarak. Onunla sohbet ettiğimin farkına varıp yüzümü buruşturdum:

" Bunun bedelini ödeteceğim Alfredor çıkar beni buradan deyip demirlere vurdum.

" Emin ol ödetirsin ama önce iyileş ve hatırlatırım bize muhtaçsın. Şimdi itiraf et aldım de anahtarı çıkarayım nerede söyle !" dedi buyurucu sesiyle. Bu konuda ciddiydi ve pes etmeye niyeti yoktu .

" Seni var ya dedim sonra boş verip defol git buradan pislik herif . Almadım diyorum işte ! Anlaman mı yok ? Kafanda tuğla mı eksik? " kahkaha attı ve :

" Haklısın eksik ama kafamda değil bir yanım eksik " dedi alaycı tavırla . Ona sormadım çünkü umurumda değildi.

"Defol buradan Alfredor "dedim sinirli bir şekilde

" Defolmazsam ne olur demirlere yaklaşıp kendimi geri çekecektim ki demirlerden koluma uzanıp sıkı tuttu . Beni köşeye sıkıştırmıştı. Kolumu tutan eli zaman geçtikçe kavrayışı sıkılaşıyordu. Elini kolumdan çekmesi için kolumu ters çevirdim ve acımıştı.

Acımın en büyüğünü sırtımda taşırken kolumun acısı bir hiçti benim için ama onun için bu acı yüksek seviyede olmalı ki acısından inledi. Bileğini burkmuştum. Sevinmem gerekirken pişmanlık duymuştum. Sinirle burnundan soluyarak illa böyle zarar veren mi lazım dedi

" Zoru oynuyorsun Estelia . Kiminle uğraştığının farkında bile değilsin . Ateşle oynama . Çünkü acımam !" ciddiye almadım.

Ona yaklaşıp " Asıl sen kiminle uğraştığının farkında değilsin Alfredor! ve şunu da söyleyeyim " Ben ateşi severim o yüzden sorun yok " deyip alaylı bir gülüş sundum ona. Ondan uzaklaşıp bu küçücük yerde ayırılan mindere oturdum. Hala orada durup bana inanamayarak bakıyordu.

" Sen şaka olmalısın !" dediğinde oturduğum yerden gözlerimi devirdim. " Bari bir kitap ver de zaman geçsin " dedim. " Hadi ne duruyorsun orada ?" dedim dayanamayarak. Burnundan solurken " Sana gerçekten kitap getireceğimi düşünüyor olamazsın değil mi?" dedi şaşkın halindeyken.

" İstersen dene "

"Hadi süren doluyor dedim elimdeki saate bakarak "

" Ne yaparsın yoksa?" dedi meraklı bir ifadeyle

" İtiraf atarım"

" Düşündüğüm şey mi ? Hadi ama Estelia"

"İtibarını mahvederim. Sıkıysa getirme. " deyip sinsi bir bakış attım.

" Bana gerçekten yaptıracaksın "

" 10 – 9-8-"

" Dur " dedi.

" Tamam baş belası sana getireceğim kitap"

" Eğer beş dakika içinde getirmezsen-"

" Tamam Lanet olsun tamam" dedi kabullenip

" İyi o zaman bekliyorum " dediğimde yerinde değildi çoktan gitmişti bile gerçekten beş dakika içinde getirecek miydi yani? Haha deyip kendi kendime güldüm ve etrafımdaki inanlar bana baktı . " Ne bakıyorsunuz işinize bakın" dedim.

Dakika tutarken 3 dakika olmuştu ve birden önümde belirdi . " Yok artık " dedim şaşırarak

" Var artık " deyip demirin arasından kitapları verdi. Konu itibar olunca başka seçenekleri olmuyordu.

" Bunlar benim kitaplarım ona göre " dediğinde sayfayı büküp çekecektim ki "

"Baş belası sakın !" dedi

" Tamam bu kadar yeterli bugün" dedi

" Bugün mü? yarını damı var? "

" Beni hafife alırsan sonuçlarınada katlanmak zorundasın dedim " Ava telaşla içeri girip nefes nefese kalamış bir vaziyette: " Alfredor Bay Mufard seni istiyor " dedi.

" Beni buradan çıkartacaksın" dedim Ava durup ellerini kollarına bağlayarak " İtiraf edene kadar çıkamazsın dedi . Saçlarını yolmak istedim oturduğum yerden kalkıp onun gibi kollarımı bağlayıp rahat bir tavırla : Tabi tatlım hepsi senin başının altından çıkıyor . Buradan çıkınca dedim elimi demirden uzattım ama geri çekildi. " Ah korktun mu ? Saçlarının elimde olmayacak garantisini verebilir misin?

" Sen cidden manyaksın seni alıp başımıza bela aldık. "

" Almasaydınız . Al mı ? dedim "

" Bu arada – " diyecekti ki Victoria koşarak

" Bay Mufard seni de istiyor " dedi.

"Bu ne benim yüzümden mi bu muamele size ?" dedim.

" Valla ne yalan söyleyeyim . Bay Mufard'dan izinsiz böyle seni ceza yerine koydukları için "

" Eee tabi herkes yerini bilmeli."

" Sen neden bu kadar asisin ? dedi bir anlık sorusuyla durdum.

" Annem bana demişti ki eğer bir kız çok inat edip asi ise çok acı çekmiştir ve hep seçim yapmak zorunda bırakılmıştır ayrıca kendini hep teselli eden o olmuştur. " bu cevabıyla dağılmıştım. Sırtımın acısı bastırırken güçlü olamıyordum ve ilginç bir şekilde nun yanında kendimi bırakasım vardı ve göz yaşım aktı

" Ah Estelia . " deyip

" Sana söyleyeyim mi? Ailen başka bir evrende burada kardeşini bile bulabilirsin istersen senin kardeşin olabilirim "dedi

" Sahi mi ? " dedi

" Evet abla dememde sakınca var mı yani Estelia Abla . "

" Hayır tabi ki" burada bir kardeşim vardı manen ama diğer kardeşlerimin yerini tutamazdı en azından destekçim vardı.

Alfredor içeri bir hışımla girip aceleyle kilidi açtı.

" Ne oldu Alfredor ? " dedim alaylaü

" Belasın biliyor musun bela ?" gülerek

" Her zamanki ben işte." Dedim dışarı çıkıp bu arada kitaplarını unuttum deyip geri girmek adım atmıştım içeri kolumu tutup "Gerek yok ben alırım deyip dışarı itti ." soğuk bir tavırla

" Neden alay etmiyorun böyle soğuk olman canımı sıkıyor"

" Ne istediğin bu değil mi işte git özgürsün"

"Ha bu arada istediğin oldu . İtibarıma leke sürmeden el attın "

"Ne diyorsun sen?" dedim

" Ne diyorsam diyorum .Git işte yetmedi mi?" daha fazla katlanamayacağımı anladığım için onu oradabırakıp odama gittim.

Bu kadar kolay kurtulamazdı benden deyip odamın içinde dolanmaktan başım dönmüştü. Sorunu bulmalıydım ki çözüme gidebileyim bazen onunla sohbet ediyordum çoğunlukla alay dolu sözler söyleyip kavga ediyorduk.

Bana soğuk yapınca sanki incindiğimi hissettim onun bileğini incitmiştim. Böyle davranmakta haklı gibiydi ama katlanamıyordum ve anlam veremiyordum. Neden kalbimle hareket ediyordum ki? Kafanı çalıştır Estelia dedim kendime bırak onu amacına odaklan

Amacım benim yaralarımı iyileştirdikten sonra onlara yakın olmak sonrada bilgileri gizlice almak en sonunda gücümü geri kazanıp büyük bir savaş başlatmak . İlk defa üzgün hissettim bu krallığa ihanet edecektim . Buradaki insanlara . Hayır kalbimle hareket etmemeliydim yoksa her şeyi mahvederdim. Estelia kalbini sustur dedim ve birden kapı açıldı. Alfredor girmişti kapıyı çalmadan. Tam bir öküzdü.

" Çabuk savaş alanına " dedi

" Ben öküzle gitmem dedim"

" Ne anlamadım" dedi

" Kapıyı çalmadan bir kadının odasına dalamazsın öküz diyorum"

" Acelem vardı pardon . Hadi şimdi çık odadan "dedi buyurucu bir tavırla

" İyi be . Çıkıyorum" deyip asansöre bindim.

Alfredor soğuk tavrını korurken

" Bileğin dedim iyi mi?"

" Neden soruyorsun sen yaptın unuttun mu?" dedi sert bir sesle

" Yani ne kadar zarar verdim bilmek istiyorum " dedim bileğini tutup. Şu an kalbimi dinliyordum ve buna engel olamıyordum nedensizce.

"Amacın ne senin ?" dedi bileğini geri çekip

" Elimi pantalonumun cebine götürüp bandaj çıkarıp dişimle bandajı koparıp cebime koydum. Kopardığım bandajı bileğine sıkıca sarıp bağladım. Acıdan inlerken : " Sen delisin " dedi

"Önce incitiyorsun sonra sarıyorsun" dedi gülüp

Bende gülümsemesine karşılık vererek:

"Hayatta böyle değil mi zaten?" dedim bileğini sıkıca bağladıktan sonra bandajı sıktım ve bileğini bırakıp önüme döndüm.

Arkamdan" Teşekkür ederim" dedi. Sustum. Açıkçası şaşırmıştım egosunu alt etmiş olabilir miydim?

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.