İçeriğe geç

Elion ve Lexa Savaşları

Bölüm 2 · 6 dk okuma

Elion ve Lexa Savaşları

Bölüm 2

Sen kimsin?

Gözümü açtığımda kullanılmamış eski bir yatağın üzerindeyim. Ben neredeyim? En son yerde bayılmıştım. Hayır ! yoksa Elion Krallığı beni buldu mu? Olamaz! Güçlerimi benden alacaklar! Gözlerim kapının olduğu yere kaydı. Odalar birbirlerine bağlantılıydı.

Buradan kaçmalıydım!

İçerden ses duydum. Biri buraya doğru geliyordu. Yatağımdan kalktım. Pencereyi açmaya çalıştım o sırada içeri biri girdi. Arkamı dönmeye korkuyordum. Lütfen buradan yok olayım. " dedim kendi kendime

"Ava içerde neler oluyor?"

"Chris kız kaçıyor ekibi topla."

Arkamı döndüm ellerimi yüzüme doğru götürüp gözlerimi kapattım sonra ellerimi yüzümden çekip gözlerimi açtım. Karşımda Ava denen kız sarı saçlarıyla beni inceliyordu. Tam o sırada bir kız daha içeri girdi.

"Ava kızı korkutmadan yanımıza getir bu işi en iyi sen yaparsın." dediğinde ne yapmak istediklerini anlayamadım ama çok fazla korkuyordum. İlk insanla yıllar sonraki insanların karşılaşması gibi bir sahnenin içinde gibi hissettim.

Ne olduğunu anlamadan dik bir duruş sergileyip ;

"Beni neden buraya getirdiniz? Elion krallığının yanında olmam gerekirdi." Ne dediğimi anlamamış gibi bana bakıp ;

"Elion krallığı kim bilmiyorum ama şu an senin durumun için iyi şeyler söyleyemeyeceğim. Bu arada biz Lexa Krallığından Ava ve ekipten arkadaşım Chris" dedi yanında ki çekik gözlü siyah saçlı kızı göstererek . "

Size neden güveneyim? Burada ne oyunlar dönüyor. Ben böyle bir krallık duymadım. Siz beni neden buraya getirdiniz? Söylemezseniz gelmeyeceğim yoksa" elimi pencereye doğru işaret ederek "şuradan atlarım!" dedim beklemeyen bir ifadeyle. Benim konuşmamdan sonra iki kız birbirlerine yaklaşıp; " Bu kızı nasıl ikna edeceğiz ? Gördüğüm en inatçı kız olabilir." Ava denen kız yanındaki siyah saçlı kıza ;" Bende hayatımda ilk defa bu kadar dik başlı bir kız görüyorum." Siyah saçlı kız da Ava denen kıza:

" Aynı zamanda kendini beğenmiş ve yenilmez" Söyledikleri hoşuma gitse de teşekkür edecek değildim tanımadığım kişilere. onları izlediğimin farkında olmaları için karşılık verdim.

"Yalnız ben hala buradayım! Kesin sesinizi ve uyarımı dikkate alın" dedim ellerimi sallayarak İki kız aynı anda:

" ve dobra" dedi.

"Dobrayım var mı .Beni zalim yere götürmeye gelene sözüm ağırdır. Beni anlamaya çalışacağınıza neden burada olduğumu söyleyin yoksa beşe kadar sayıyorum ve atlıyorum. Bir , iki, ü-" tam atlayacaktım ne güzel ama aşağıyı görmemle binanın ne kadar yüksek olduğunu anladım. Bu konuda ciddi olduğumu anlayınca beni durdurmaya çalıştılar.

"Tamam sakin ol dışarda ekip bizi bekliyor. Seni Elion her neyse ona götürmüyoruz. Seni bizim krallığa götürüyoruz seni yolda bayılmış halde gördük . Bizde durumun gerçekten çok kötü diye seni buraya götürdük. Biz iyi insanlarız şimdi sakin olup bizimle gelmeni istiyoruz." deyince üstümden çuval kalkmış gibi oldu

" Tamam ama sizin krallığınız beni kabul eder mi?" sonuçta bizim krallığımız kendi insanlarına acı çektirmekten çekinmezdi.

"Biz bir şekilde ayarlayacağız . Sen bizimle geliyor musun? Yoksa kaçmaya devam mı edeceksin? "

"Siz bunu nerden biliyorsunuz? Ayrıca kaçmıyorum ölmeye çalışıyorum sizi salaklar" acaba peşimde casus olabilir miydi.

"Senin tehdit içerdiğini anlamak için araştırma yaptık. Bize iyi şeyler söylemeni istemiyoruz ama biraz daha kibar olmanı rica ediyoruz. Sadece ifşa olduğun zamandan beri bilgi alabildik. Yani kim olduğunu bilmiyoruz. Bilgilerin iyi bir şekilde gizlenmiş."

" Pekala tanımadığım için özür dileyemem ama ben böyleyim ve memnun olmazsanız bu umurumda değil. Şimdi geliyorum. Eğer kandırdıysanız sonunuz hazır bilin."

Ayağımı ileri doğru adım attım . İki kız bana tahammül edemeyeceklerini bakışlarından anlamıştım. Tamam farklı bir plan ve başlasın . Savaşçı üstüme bulaşan kanı gizlemeye çalışarak ekip dediği yere gittik. Bu ekip denilen yerde çok kişi vardı erkek ve kız karışıktı. Bizim krallıkta ise sadece kızlar yetişiyordu. İçeri girdiğimde herkesin gözü benim üstümdeydi. Yaralı olan sırtımın acısını iyi gizliyordum. Acımı gizlediğim gibi. Herkes bana bakarken;

"Bana iyilik etmişsiniz teşekkür ederim. Şimdi herkes yoluna bakabilir "diyecektim ki başım dönüyordu. Yerimde sallandığımı fark ettirmeden bir adım daha attım. Gözlerimin kararmasıyla yere düşüyordum ki biri kalkıp beni tuttu kim olduğunu göremedim gözlerim hemen kapanmıştı. Krallık sandığımdan daha beter hale sokmuştu yürüyemeyecek kadar....

..

Gözlerimi açtığımda krallıkta kullandığımız araca benzeyen bir araçla ilerliyorduk. Araçtaki biri :

Şu bulduğumuz kızın her hangi bir hastalığı var mı iyice araştırın. Kimdir ? nerde dir diye.

Gözlerimi tamamen açtığımda yattığım yerden kalkıp az önce konuşan kişiye gözlerimi kısıp:

"Burada bulunduğum durumda bana hastalıktan mı bahsediyorsunuz?" konuşan çocuk ormanı anımsatan yeşil gözleriyle aynadan beni süzüp ;

" Uyanmışsın yürüdüğünde düşecek haldesin . Bunu söylemezsen çözüm bulamayız. Az önce düştüğünde sırtından ışık geliyordu. Bir iz vardı . Önceden kanamış olmalı ki kabuk tutmuş."

" Ben sizin krallığı bilmiyorum sizde bizim ama belli ki sizin krallığınız başka krallıktan birine yardım edecek kadar iyi. Ben Elion Krallığından ajanım dünyaya ajan görevim için indim . diyerek söze başladım. "Krallıkta ki herkes riskli göreve girer ve başaramazsa krallık tarafından cezalandırılır. Sırtımdaki mühür beni etkisizleştiriyor çünkü görevi başaramadım. Bu haldeyken beni bulmaları an meselesi sizin başınız belaya girmemeli."

Söylediğim şeylerle afallamış gibi yutkundu. Bu daha hiçbir şeydi . Ailemi bile görmüyordum. Konuştuğum şeylerden sonra kimseden ses çıkmadı. Yol boyunca sırtımın verdiği acıyla yere eğilip duruyordum. Acımı gizlemekte ustaydım ama artık bu acı beni öldürüyordu.

" Merlin acıyı azaltabilirsin ." dedi biri . Benim güçlerim çalışmıyordu ama onlar beni iyileştirebilirlerdi onlara güvenebilirdim belki.

" Şimdi sana tedavi yapmaya çalışacağım sakin ol tamam mı?" Merlin denen kız benim ondan daha fazla acı çektiğimi bilmiyordu ki.

" Bu acının en düşük seviyesi benim için sorun yok." dedim.

Merlin denen kız sırtıma doğru sihir kullanıp tedavi etmeye çalıştı. Biraz bekledikten sonra acım dinmeye başladı.

" İyi misin?"

"Teşekkür ederim." Sırtımın ağrısı hafiflemişti. Bir anda ;

" Konum" dedim. " Konum var onları nasıl kapatacağız?"

"Luna hemen tüm aletleri iptal et!" dedi yeşil gözlü çocuk

" Tamam abi." dedi kızın abisi miydi konuştuğum yeşil gözlü oğlan? O sırada kolyem ışıldadı.

Krallık kolyemden " Asha " arıyordu. Kolyemi telefonuma bağlayıp. Aramayı açtım.

" Estelia nerdesin?"

" Asha ben hiç iyi değilim üzgünüm başaramadım. Siz iyi olun yeter . Benimle artık konuşamayacaksınız . "Onların beni bulmamaları için her şeyi silmem lazımdı. Valencia ve Ellie 'ye iyi bak olur mu? Ben her zaman bir yolunu bulurum. Küçüklükten beri bunu iyi biliyorsun. Asha lütfen diğerlerine iyi bak olur mu?"

" Estelia neler oluyor?"

Ne olmuyordu ki.

" Bunu krallıktan öğrenirsin artık hain mi derler bilmem ama ne derlerse siz karşı çıkmayın yoksa krallığı biliyorsunuz en yakın zamanda tekrar buluşmak üzere sevgili kardeşlerim." deyip aramayı kapattım umarım onlara zarar vermezler. Ağlamaya başlamıştım. Onlar olmadan ben nasıl devam edecektim?"

"Luna İPTAL EDİLDİ Mİ?

" Evet abi" dedi .Artık onları göremeyecektim tüm bağlarım kopmuştu.

Benim başarısızlığım tüm hayatımı bir suçlu gibi geçirmeme neden olmuştu. Kimse karşı çıkamazdı. Onların duyguları yoktu. Onlar canlı olamayacak kadar duygusuzdu. Tüm gücümü geri alınca beni kendi krallıklarına aldıklarına pişman olacaklar ama çok geç olacaktı çünkü onların bundan haberi olmayacaktı. Şimdi sadece önüme bakıp yeniden güçlenmeyi beklemem gerekiyordu. Krallıkta ki en başarılı ajandan suçluya dönüşmemin bir amacı vardı. Onlara daha fazla katlanamazdım. Eğer başarısız olursam mutlaka bir planım vardır . Gün gelince beni suçlu çıkarıp mühürle etkisiz hale getirmek

neymiş göstereceğim onlara. Sadece beklemem gerekiyor.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.