İçeriğe geç

ELF RÜYASI

Bölüm 1 · 3 dk okuma

ELF RÜYASI

Bölüm 1

SIRADAN BİR GÜN

Gene sıradan bir okul günüydü. Okula git, gel… Dışlan. Sınıfta neredeyse hiç konuşmuyordum; onlar da benimle konuşmuyordu. Teneffüsün bitmesine on yedi dakika kalmıştı. Son derse de İngilizce konulmaz ya… Hocanın tahtaya yazdıklarına bakıyordum ama hiçbir şey anlamıyordum. Harfler gözümün önünde birbirine giriyor, kelimeler anlamını yitiriyordu. Zaman ilerlemiyor gibiydi; sınıfın içi sessiz ama içim fazlasıyla gürültülüydü

***

Eve gelmiştim. Bugün okulun son günü olduğu için mutluydum. Lise üç olmak bir yandan güzeldi; seneye mezun olacaktım ve bu düşünce içimi hafifletiyordu. Derin bir nefes alıp bakışlarımı tavandan çektim. Başımı sola çevirip çalışma masamın üzerindeki analog saate baktım; saat 7.38’i gösteriyordu.

Yataktan doğrulup sandalyeme doğru yürüdüm. Oturup çantamdan kalemliğimi çıkardım, masanın üzerine koydum. Ardından matematik soru bankamı çıkardım. Kulaklığımı telefona bağlayıp Sertab Erener’den Kar Beyaz’ı açtım ve soru çözmeye başladım. Zamanın nasıl geçtiğini fark etmedim. Bir anda şarkı sustu; telefonum çalmaya başladı.

Göz ucuyla ekrana baktım. “Canımın içi” yazısını görünce kalemi bıraktım, telefonu elime alıp aramayı cevapladım.

“Napıyon kız?” diyen Sude’nin neşeli sesi kulağımı doldurdu. O an, yalnızlığım biraz olsun hafiflemişti.

***

Gözlerimi yavaş yavaş açarken esnedim. Dün Sude ile konuştuktan sonra uyuyakalmıştım. Bugün cumartesiydi; hafta sonunun ilk günü. Dışarı çıkmam gerektiğini hatırlayınca yanaklarımı havayla doldurup sesi yavaşça geri verdim.

Elimi komodinin üzerine attım, telefonumu alıp göz hizama getirdim. Şifremi girdim, yana doğru uzanmış hâlde ekrana bakmaya başladım. Gözüm sol köşedeki saate takıldı; 12.58’di. Bir süre daha telefona baktıktan sonra yataktan kalktım.

Odamı havalandırdım, yatağımı ve masamı topladım. Camı kapatıp odadan çıktım. Paytak adımlarla banyoya doğru ilerledim. Üzerimi çıkarıp duşa girdiğimde, üzerimdeki ağırlık yavaş yavaş akıp gidiyordu; sıcak suyla birlikte zihnim de açılmaya başlamıştı. Duştan çıkınca yeni pijamalarımı giydim, saçlarıma havlu sardım ve mutfağa doğru ilerledim. Annem, her zamanki gibi evde yoktu. Dolabı açtım ama hiç iştahım olmadığını anlayınca geri kapattım. Odama geri dönüp kitaplığımdan şu an okuduğum Elf kitabını aldım. Camın önündeki armut yastığıma oturdum. Kitabı bitirmeme az kalmıştı; sayfalar ilerledikçe zamanın nasıl geçtiğini fark etmedim.

***

Sonunda kitap bitmişti. Kitabı yavaşça kapatıp kitaplığıma yerleştirdim. Ardından gardırobumun önüne geçtim. Beyaz bir bluz, altına siyah pantolon giydim. Siyah kabanımı da alıp üzerime geçirdim. Siyah askılı çantamı taktım, telefonumu cebime attım ve odadan çıktım.

Kapının önüne gelince siyah uzun botlarımı giydim ve dışarı adım attım. Telefonumu çıkarıp taksi uygulamasından bir taksi çağırdım. Beklerken etrafı izledim. Taksi gelince araca binip taksiciye,

“Çarşıya lütfen,” dedim. Camdan dışarı bakarak yolu seyretmeye başladım.

Gideceğim yere varınca çantamdan ücreti çıkarıp taksici abiye verdim ve arabadan indim. Yağmur hafif hafif atıştırıyordu ama yağmuru seviyordum. Her zamanki kırtasiyeye vardım. İçeri girip okuduğum kitabın üçüncü baskısını aldım. Sonra kaynak bölümüne geçip bir paragraf kitabı seçtim. Bir süre dekorlara baktım; gözüme hoş gelen bir mum alıp kasaya doğru ilerledim.

Kasada ödemeyi yapıp poşetimi aldım ve dışarı çıktım. Yağmur bu sırada şiddetini artırmıştı. Bir taksi daha bulup eve gitmeye karar verdim. Taksi gelince bindim, sitemi tarif ettim ve dönüş yolunu izledim. Sitenin önünde durunca ücretini verdim ve arabadan indim.

Eve vardığımda ıslanmıştım. Botlarımı çıkarıp doğruca odama doğru yürüdüm. Poşeti masamın üzerine bırakıp banyoya doğru yürüdüm. Ellerimi ve yüzümü yıkadım; soğuk su yüzümde dolaşırken günün yorgunluğu biraz olsun dağıldı. Ardından odama geri döndüm. Çantamdan telefonumu çıkarıp salona doğru ilerledim. Koltuğa uzandım, telefonumu açmak üzereydim ki gelen bir mesajla elim havada kaldı.

Ekrana baktım.

“Bilinmeyen Numara.”

Kalbim hafifçe hızlandı. Gözlerim mesajın üzerinde gezindi; sanki açmadan önce neyle karşılaşacağımı sezmek ister gibi. Sonunda mesajın üzerine dokundum, şifreyi girdim ve ekranın aydınlanmasıyla birlikte mesaj açıldı…

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.