YAŞANMAMIŞLAR | Eleştiri @defnee007
Selamlar! Kısa bir sürenin -kimine göre uzun- ardından tekrardan beraberiz, eleştiri yapmayı ve burayı çok ama çok özlemişim. Bedava terapi hizmeti alıyormuşum gibi hissediyorum.
İyi olup olmadığınızı sormayacağım. İyi olma durumu, evrensel bir nitelik değil benim için.
Umarım, kendi literatürünüze göre olabildiğince iyisinizdir. Daha fazla uzatmıyorum.
Haydi, başlayalım madem!
—Kitap Kapağı
Yapay zekadan yardım alarak hazırlanmış bir kapak olduğunu sanıyorum, açıkcası kitaptaki karakterleri yansıtabildiğini düşünüyorum. Onun dışında yazı stilini değiştirip daha farklı, hali hazırda olana göre nispeten daha iyi bir kitap kapağını sunabileceğini düşünüyorum yazarımızın.
Bu bölümün üzerinde çok fazla durmayacağım ancak kitap kapağı yardımları ve önerileri için mesaj kutum, her daim açık.
—Kurgunun Konusu ve İçeriği
Öncelikle yazarımızın da kurgunun başlangıcında yaptığı gibi bir açıklama yapacağım, zira konuya biraz değinmek istiyorum.
Eleştirimizdeki kitap, aynı cinsiyete sahip iki karakterin birbirine duyduğu aşk ile başlıyor. Bu yüzden kitap da bazı okurların rahatsız olabileceği bir ilişki durumu ve karışıklığı söz konusu olabilir. Ayrıyeten olumsuz ögeler, psikolojik açıdan rahatsızlık duyabileceğiniz karamsar düşünceler mevcut.
Konusu, iki kız karakterin birbirine duyduğu ama imkansızlığın varlığından dolayı bir araya gelemediği aşkı işliyor. İlk bölümde, Elçin sevmesine rağmen Hera’yı terk ediyor. İkinci bölümde ise Elçin’in babası zorla onu evinden alıyor, üstüne birde zorla kendi evine götürüp evlendireceklerini dile getiriyorlar. Bu bölümde: Elçin’in iç çatışmaları, kendi kendine sorgulamaları ve korkusu güzel yansıtılmıştı. Bu açıdan betimleme yeterliydi, ancak genel olarak mekan tasvirlerinde bir eksiklik hissediliyor.
Olayların gelişmesiyle birlikte Atlas karakterinin, Elçin’in hayatına girişi ve soğukluğu; karakteri gerçekçi ve kendine ait has bir havası olduğunu hissettirmeyi başarmıştı.
Konuyu başarılı buldum, çok yorum yapamıyorum. Henüz beş bölüm mevcudiyet gösteriyor. Ancak Elçin’in aldığı son mektup ile konunun ilginç yerlere sürüklenebileceğini görmek, benim için çok zor olmadı.
—Yazım Yanlışı ve Noktalama Eksikliği
Göze çarpan ve sürekli yapılan yazım yanlışı görmedim, genel olarak doğruydu birkaç hata hariç. Son mektup bölümünü özellikle düzenlemesini öneriyorum, orası biraz problemleydi.
Noktalama eksikliğine gelecek olursak; yanlış yerde virgül, fazla virgül ve ara söz olmadığı halde ara söz yapan virgül sıkıntısı vardı. Karmaşık cümleler kurduğunuzu hissettiğinizde ve içinizden bolca virgül serpiştirmek geldiğinde uygulayabileceğiniz iki seçenek var. Bunlardan ilki, öncelikle cümlenizin kelime tantanasını indirgemek. Bu önerdiğim bir çözüm yönetemi, ister istemez gereksiz sözcük kullanıp cümleyi süsleme çabasına girebiliyoruz. İkincisi ise, iki nokta veya noktalı virgül kullanmaya yatkın bir cümleyse kullanıp rahatlamak. Üçüncü ve az bilinen bir yöntem daha var, zarf fiil ekini kullanıp virgülü azaltmak. Çoğu yerde cümleyi güzelleştirdiğini de düşünüyorum, ancak unutmayın: Art arda kullanılan zarf fiilli kelimelerde virgül tekrardan devreye giriyor. Hem yazarımıza, hem size yardımcı olmak amacıyla örnek vereceğim.
“Sabahın ilk ışıkları istemsizce yüzüme vurmaya başlamıştı, oturduğum balkonun sessizliğine veda edip odama doğru yolumu aldım.”
Bu şekilde olan bir cümlede görüldüğü üzere “edip” kelimesinden sonra virgül kullanma isteği peydahlanıyor olmasına rağmen, gerek kalmadığını dile getirip bu kısımdan ayrılıyorum. Yine açıklayıcı kişiliğim yüzünden biraz oyalandık.
Hemen toparlanalım! Yazarımıza noktalama ve yazım yanlışları konusunda diyeceğim daha fazla unsur yok. Ancak, bariz belli olan bir eksiklik var…
Betimleme!
Mekan tasvirleri -üzülerek söylüyorum- zayıf kalmış durumda, tek mekan değil. Karakterlerin dış görünüşleri hakkında da birazcık daha detaya inebileceği düşünüyorum. Ayrıca tarih belirtilen bölümde ve diğer birkaç bölümde konuşma ağırlıklı. Diyeceksiniz “Roman bu. Böyle olmalı, başka ne ağırlıklı olacak eleştirici?” haklısınız, ancak konuşmalar belirsiz ve konuşanın ne tonda dediği gizliyse anlamanız zorlaştığı için sıkıntı yaşayacaksınız.
Diyaloglar güzel işlenmiş, karakter kişilikleri net lakin ben diyalog aralarında; kimin neyi, nasıl tonda dediğini bilmeyi isterim. Düz diyalog okumak, texting okumaktan farksız. Yanlış anlamasın yazarımız, her bölümde aynı sıkıntı yok ama diyalog yoğunluğu olan bölümler tasvirlenerek düzenlenmeli.
Bölüm uzunluğu ve yoğunluğuna da burada kısaca değineyim, bölümleri uzatabilirsin. Akıcı bir kalemin var ve daha fazla kelime sayısına ulaşmaktan çekinme, kesinlikle. Yoğunluk açısından da hızla gelişen durumlar yoktu, tane tane işlenmişti.Yani okuyucunun adapte olmasını ve sürükleyiciliği tatmasına izin vermişti.
Son olarak açıklama kısmını daha merak uyandırıcı bir şekile getirmeni öneriyorum. Tek cümleyle özetlenecek bir kurgu değil, kesinlike üzerinde durabileceğini bir kısım. Çünkü okuyucuyu çeken asıl yer, her daim açıklamadır.
Diyeceklerim şimdilik bu kadar. Yazarı tebrik etmek istiyorum, herkesin harcı olmayan bir konu. Tepki alabilecek olmasına rağmen güzelce açıklamasını yapmış ve yayımlamış.Yazarımız @defnee007’ye başarılar dilerim, kalemin hiç kurumasın!
Okuyacaklara şimdiden keyifli okumalar dilerim! 🤍







