Bir Kız Kaçırıldı :
Sabahın erken saatleriydi , bana birinin eter koklattığını ve kendimden geçtiğimi hatırlıyorum . Başka yok .
Adım Elenor , 15 yaşındayım . Sanırım , beynim öyle feci durumda ki ismimi daha üç dakika önce hatırladım . Sanırım beni kaçırdılar ve etere karşı alerjim olduğunu bilmeyen biri yaptı . Anılarım yavaş yavaş yerlerine oturuyordu .
En son Arkadaşım Ece ve Zümra ile parka gitmek için evden çıktık , yabancı uyruklu gibi duran bir erkek bize yaklaştı . Arkadaşlarıma gitmeleri gerektiğini ve onun da benimle bir işi olduğunu söyledi .
Arkadaşlarım korkudan 'tamam' yiyerek uzaklaştılar . Adam kulağıma doğru bir şeyler fısıldadı .
" Sizinle tekrar görüşmek güzel prenses . " ne demek istediğini ilkten anlamadım lakin bir şeyler olduğunu fark ettim .
Tam uzaklaşmak için hamlede bulunacağım sırada kolumdan tuttu ve bana eter koklattı . Sonrasını hayal meyal hatırlıyorum .
.....
Uyandığımda kocaman bir arabanın içerisindeydim . Başım acayip derecede ağırıyordu . Aradan yaklaşık bir saat geçmiştir gibime geliyor ki araba durdu , izbandut gibi bir adam bana kapıyı açtı ve kolumdan tutarak beni önümdeki kocaman eve götürdü .
İçeriye girince büyüyle korunan bir yere geldiğimi anlamam zor olmadı . Sonuçta bende doğduğumdan beri büyü yapıyordum zaten .
Hemen o izbandut adam , beni evde bir yere götürmek amaçlı asansöre bindirdi . Bir dakika , ne görgüsüz bu evin sahibi . Evde asansör var ?
Her neyse . Sinirlenmek istemediğim için kafama takmamaya çalıştım , ama bu pek de kolay değildi .
Beni kimsenin olmadığı bir odaya kapattı ve gitti pislik adam . Bu zaman zarfı içerisinde neden konuşmadığımı ben bile sorgulamamıştım .
Normalde benim burayı alaşağı etmem gerekirdi , neden yapmadım ki ? Merak ettim şimdi .
Ben boş boş kendimi sorgularken kapı aniden açıldı , yalan söylememek gerekirse korkmama sebep oldu . Ya gururum üç paralık oldu . Kim geldiyse beni korkağın teki sancak kahretsin amına koyayım ya.
Bir dakika , bu adam bana söylemişti . ' seni tekrar görmek güzel prenses ' diyerek beni kaçırtmıştı . Piç kurusu .
Yanıma yaklaştı , sadece sırıttı bana . Derin nefes aldı ve konuşmaya başlamak için hareketlendi.
"Umarım adamlarım senin canını yakmamıştır . Öyle bir durum olduysa sizden özür dilerim efendim . "
Ne alaka be ? Bana neden efendim diyor bu ? Saçmalık . " Ne zırvalıyorsun be ? Ben ne senin prensesinim , ne de efendinim . Beni nasıl kaçırttıysan öyle geri götür . "
Küfür etmemek için kendimi parçalamıştım resmen . Of ! Neden küfür kullanmadım ki ben ?
Adama bir an baktığımda saçmalamışım gibi bakıyordu bana .
" Efendim , iyi misiniz ? Krallığınızda , Elenora topraklarınızdasınız . Babanız Kral Carlos sizi görmek istiyormuş . Hem ben sizi kaçırmadım . Babanızın emrini uyguladım . "
Sinirden daha duramayacağım sanırım . " Bana bak geri zekalı ! Ne zırvalıyorsun be ! Hem yalanın da alası Elenora ne be ? Bana bak ben acımam , gebertirim seni ucube . " diye bağırdım . gülümsedi bana karşı .
" Sanırım arabada susmaktan sıkılmışsınız şimdi de bana kan kusturuyorsunuz . Bir kere krallığınıza nasıl hakaret edebiliyorsunuz ki . ? Hem ne kadar prenses olsanız da size hakaret etmek yakışmamış . Babanızın karşısına da böyle çıkmazsınız diye umut ediyorum efendim . "
Dedi ve kapıyı kilitlemeden çıktı " Cehennemin dibine kadar yolun var pislik ! " diye haykırdım arkasından .
Sakinim , sakinim . Sakin olamıyorum amına koyayım ya !
Adamın gitmesinden iki üç dakika sonra bir kadın içeriye girdi . Baya güzel ve alımlı bir kadındı bence . Zaten esmer tüm kızları beğenmişimdir ben . Bizim gibi ruh değiller en azından .
Bana nedense eğilerek reverans etti . " Efendim merhabalar . Ben Luna . Sizin korumanızım . Ama tüm ihtiyaçlarınızla ilgilenmekle görevliyim . Babanız sizi bir saat içinde saraya bekliyor . "
Beni ve kıyafetlerimi biraz süzdü ve devam etti . " Bana kalsa kıyafetleriniz çok hoş lakin kralımız pek hoş karşılamaz . Gardırobunuzdan isterseniz bir elbise seçebilirsiniz . " Kadını kırmamak için ona laf etmedim .
" Bir şey sormak istiyorum Luna . " dedim meraklı bir sesle .
" Buyrun efendim her zaman "
" Az önce odama giren adam kimdi ? " Gülümsedi .
" Efendim o kuzeniniz İshak Bey . Sanırım ona çok kızmıştınız ki arkasından bağırdınız . " konuşmama izin vermeden devam etti .
" Efendim , şimdi ben size bir soru sormak istiyorum . İzniniz varsa tabi . "
" Söyleyebilirsin tabi . " Sözlerimle gülümsedi .
" Efendim siz on beş yıl boyunca neredeydiniz ? Kralımız siz üç yaşındayken kraliçemizi ve abinizi kaybetmişti . Siz nereye gittiniz ? "
" Nasıl nereye gittim ? Ben hep Türkiye 'deydim nerede olacaktım ki ? " Diyerek yanıtladım onu .
Gözlerini kocaman açtı . " Efendim , yani siz bilmiyor muydunuz ? "
Başımı 'hayır' anlamında salladığımda ağzını tuttu .
" Yani , Efendim ... " Dedi ve sustu . Bende ona hızlıca devam et anlamında bir işaret yaptığımda devam etti Allah'a şükür .
" Efendim , yani siz gitmediniz ? Kaçırıldınız ! Nasıl olur bu ya ? " Kızın bu tür konuşması sinirimi bozdu gerçekten bu ne ?
" Neyse , Luna artık geçmişe takılmak yok . Zaten üstümü değişmem lazım . Burada elbise dışında giyebileceğim bir pantolon ve kazak verir misin ? "
Başını olumlu yönde salladı ve büyük gardıroba doğru yürüdü . Oradan istediğim kıyafetleri getirince mutlu oldum . Kazağın rengi açık kahve rengiydi , pantolon ise mavi . Her neyse . hızlıca üstümü giyindim ve odanın banyosuna gittim .
Orada bulduğum bir saç düzleştiricisini alıp hemencecik saçımı düzleştirdim . Luna ' ya doğru baktığımda bana bakıyordu sadece . Sanki ondan yardım istememi istiyormuş gibi .
" Luna . " diye kısık sesle adını zikrettim . Hemen yanıma geldi . " Burun ? " Hemen gülümsedim .
" Seninle ben bu resmiyette konuşmak istemiyorum . " Bana ne dediğimi anlamaz şekilde bakıyordu . Biraz daha sırıttım ve ona elimi uzattım . " Arkadaş olalım mı ? "
Bu sorumla gözleri irileşti ve o da benim gibi gülümsedi . Ardından başını 'olur' anlamında salladı .
" Ama bak Luna , arkadaş olduk artık bana efendim , majesteleri , bilmem ne , cart curt , falan diye hitap etmek yok . Adım var benim ve adımı seviyorum . " Kullanmış olduğum ifadeler onu güldürmüştü .
" Efendim , aman yani Elenor " orada bir kahkaha attım . " Arkadaş mıyız ? " sorusuyla beraber başımı salladım .
" Elenor . Şimdi babanız Carlos Bey sizi görmek istiyormuş , daha fazla bekletmeyelim onu . " Başımı salladım ve odadan çıkmak için hareketlendik .
1 SAAT SONRA : ELENORA SARAYI
Uzun bir araba yolculuğu geçirmiştik . Ben yol boyunca uyumamıştım lakin Luna yanımda mışıl mışıl uyumuştu resmen . Neyse gece uykusuz kaldığı belliydi zaten . O diğer kadınlar gibi elbise giyinmiyordu . Benim gibi pantolon kazak tercih ediyordu . Güzel bence giyindiği kıyafetler .
Görkemli sarayın önünde durdu araba . Yine izbandut gibi bir adam arabanın kapısını açtı lakin kolumu tutmadılar . Luna kapı açılma sesiyle uyanmış , benimle ilerliyordu .
Saray acayip derecede büyüktü . Hızlıca içeriye girdik ve dinlenmeden Kralın odasına geçtik .
Kral Carlos beni görünce ayaklandı ve yanımıza geldi . Luna ' ya baktı . " Kızım bu mu Luna ? " diye sordu heyecanlı şekilde .
Luna başını olumlu yönde sallayınca kral bana döndü . " Kızım . Nerelerdeydin bu zamana kadar ? Her kes sende öldün diye perişan oldu . "
' Ah . Dayanamıyorum aile mevzularına . Her neyse özlemiş olmalıdır sorun çıkarma . ' iç sesim beni sorun çıkarmamak için uyarıyordu .
" Kralım kolay şeyler yaşamamış Elenor Hanım . Kendini topladığı zaman sizinle konuşmaya gelmesi daha mantıklı olmaz mı ? " diye sordu Luna beni bu yükten kurtarmak için .
Kral mutsuzca baktı bana . " Kızımı on beş yıl boyunca görmedim ben Luna . Ben kolay şeyler mi yaşadım sence ? " Diye ağlamaklı sesiyle sorunca içim titredi . Bu adam bana ne yapıyordu ki onunla baba kız ilişkisi kurmak istiyordum .
" Kralım . Ben kimim söyler misiniz bana ? Ben buranın prensesi miyim yoksa Türkiye ' de eziklenen normal bir kız mı ? Arada kaldım ben . "
Anlamsızca yüzüme baktı . " Türkiye neresi ya ? " diye sorunca ben bir fena oldum . Neredeydim ki ben ? " Kralım Dünya ' da bir ülke . Kızınız orada büyümüş . " Bu ses ne Luna ' ya , ne de bana aitti . Bu ses beni buraya getiren pezevenk adamın sesiydi .
Arkamı döndüğümde onu görünce midem bulandı resmen önüme döndüm yavaşça .
Ondan tiksindiğimi belli ederek konuştum . " Beni buraya zorla kendileri getirmiş bulunmakta . Bu sebeple onun bana yaklaşmasını katiyen istemiyorum . Zaten zararda çıkanda o olur ama neyse "
Babam sorsan kuzenim olan şahısa baktı . " İshak bu doğru mu ? Zorla mı getirdin Elenor ' u ? "
İshak ' tan önce konuştum . " Kralım bana eter koklattı bu şahıs . " diye söyleyince kendi cümleme bıyık altı güldüm .
" İshak , ama ben seni uyarmıştım onu zorla getirmeyin diye . Ne haddine lafımdan çıkarsın ? " Babamın bu lafıyla ben de korktum yani . Adam kükredi resmen .
İshak adlı şerefsiz başını eğdi . " Efendim ama sizin kızınız da az değil , ayaküstü onca laf etti bana . Üstüne de hakaret etti . Bir prensese yakışmayacak hareketler bunlar . " Diye kedi gibi mırıldanınca daha kendimi tutamayarak fazla sesli olmayacak şekilde güldüm .
" Kanıtın var mı ? " Diye sorunca adam iyice kızardı . " Yok ama ben kendi kulaklarımla duydum ."
Babam bana doğru dönünce gülüşümü bastırdım ciddiyetimle . " Kızım hakaret kullandın mı ? " diye sorunca ben de başımı eğdim . " Hakaret ettim , ama siz de biliyorsunuz ki ben prenses olarak yetiştirilmedim . "
Mantıklı konuştuğum için başımı kaldırmıştım cümlenin başında .
" Efendim ama ... " babam lafını böldü İshak şerefsizinin . " Doğru söylüyor İshak . Prenses olarak yetiştirilmedi ve onu suçlayamayız bu yüzden . " Bana sarıldı narince babam ve odadan çıktı .
Luna ' ya baktığımda alttan alttan sırıtıyordu . Bir dirsek attım koluna . İshak o arada bana yaklaştı ve karşıma geçti . " Sen nasıl ikna seviyesine sahip bir kızsın çözemedim . Arabada en uslu en narin kız senmişsin gibiydin şimdi kan kusturuyorsun . Krala iki baba dedin hemen yumuşadı adam yuh ya ! "
Sözleriyle kahkaha attım . " Sen nasıl bir adamsın acaba ? Sokakta arkadaşlarımı korkutup kaçıran mı beni eterle bayıltan mı ? Bunu yapanlara adam denmez ama bak şanslısın hala adam diyorum . Dua et söylemedim arkadaşlarımı korkuttuğunu . "
İshak derin bir nefes verdi . " Söyle , sana karşı kaba tutumuma karşılık dile benden ne dilersen prenses . "
Oha lan . Adam bas baya cin görevini aldı . " Dileğim şu . Dünya ' dan birkaç isim söylicem sana onlar benim arkadaşlarım . Hepsini buraya getirmen gerek ve benimle yaşayacaklar . Sarayda . Kapiş "
İshak ' ın gözleri büyüdü " Kaç kişiler ? "
Biraz daha bekletmek için parmaklarımla sayıyormuş gibi yaptım . " On kişi . Bence gayet az. Sonuçta dile benden ne dilersen . "
Bana sinirle baktı ama bir şey diyemedi . " İsimleri söyle . "
Gülümsedim .
" Ece , Melisa , Burcu , Yağız, Atlas , Bartu , Kutay , Mirza , Zümra ve Almira . Bu kadar , son iki kişi korkuttuğun arkadaşlarım . Ha bu arada tamam büyü güçlerimiz falan var lakin . Sen İshak , çok mı fazla Alaattin 'in sihirli lambasını izledin de ona özendin ? "
Kahkaha attım , ara sıra gözüm Luna ' ya kayıyordu . O da kahkaha atmamak için kendini sıkıyordu .
İshak sinirli vaziyette odadan çıktı . " Cehenneme kadar yolun var ! " aynı şekilde bağırınca Luna ' da ben de kendimizi tutamayarak kahkaha attık .
Sıkılmayalım diye Luna ile bu kocaman sarayı gezmeye başladık . Daha doğrusu o beni gezdiriyordu .
İlk önce büyük kahvaltı salonunu gezdirdi bana . Çok fazla keman ve yan flüt vardı salonda . Kendi evimde benim de bir kemanım vardı , genellikle özel günlerde gösteri yapardım .
Vitrinde duran kemanı yavaşça aldım , omzuma yasladım . Aklıma ilk gelen parçayı çalmaya başladım .
Hem çalıyordum şarkıyı hem de söylüyordum .
" Fikrimin ince gülü , Kalbimin şen bülbülü . O gün ki gördüm seni , yaktın ah yaktın beni .... "
Ben bitirdiğimde her kes alkışlamaya başladı . Ne ara etrafıma toplanmışlardı onu bile anlamadım .
Luna bana hayran gözlerle bakıyordu . " Elenor ne yaptın öyle ? Acayiptin . " Büyük ihtimal Luna iltifat ettiğinde yanaklarım elma gibi kırmızı olmuştu . Ama sorun etmedim , gülümsedim .
" Teşekkür ederim , şimdinin işi değil . Bana bakan ailem sanatla uğraşıyorlardı , ben de keman öğrenmek isteyince kırmadılar . "
Acayip utanmıştım ama belli etmemeye çalışıyordum . Keman elimde kalmasın diye vitrine geri bırakmak için hareketlendiğimde Kral yani babam içeri geldi .
" İstersen senin olabilir . Uzun zamandır kimse çalmıyordu . " Diyerek yanıma yanaştı . Keman yine elimde kaldı .
Bu kemanın benim olmasını istediğimden nefes aldım ve konuştum . " Çok isterim , keman çalmayı ben küçük yaşımda öğrendim ama bunun gibi zarif ve güzel bir keman görmemiştim doğrusu . "

" Beğenmene sevindim . Bu keman annenindi . O da çalmayı çok severdi . " Babamın gözünden bir damla yaş aktı .
" Annen ölünce daha kimse müzik aleti çalmadı , nedeni bilinmez lakin keman çalmayı seven çocuklar bile bıraktı çalmayı . "
Kendimden utanmıştım şu anda . Neden çalmıştım ki ? Yaralarına istemeden tuz basmıştım kahretsin ya .
Zorlukla derin bir nefes aldım . " Çok üzgünüm . Yaranıza tuz basmak istemezdim . " Dediğimde bana değişik şekilde baktı babam .
" Üzülmene gerek yok . Biz mutlu olduk zaten annen ve senden başka hem keman çalıp hem de şarkı söyleyebilen az kişi zar . " Başımı ağır ağır salladım .
Luna yanıma yaklaştı ve kemanın kutusunu eline aldı koymam için . Fermuarı kapattıktan sonra olduğum yerde dikleştim .
" Kralım izniniz varsa ben odama çıkıp dinlenmek istiyorum . " Dedim yumuşak sesimle .
Bana birkaç süre baktıktan sonra konuştu . " Zor bir gün geçirmiş olmalısın . Çıkıp dinlenebilirsin. "
Başımı eğdim . " Teşekkür ederim . " Dediğim gibi odadan çıktım Luna ile birlikte .
Odama çıkana kadar tek kelime etmedim . Odamın kapısını Luna benim için açtı , içeriye girdiğimde biraz bakındım ve büyük yatağa oturdum .
Luna yanıma oturmamıştı , ayakta duruyordu . Sinirlendim yalan değil . " Luna neden oturmuyorsun ? Otursana . " Dediğimde ilkten tereddüt etti sonra bağıracağımı anlayınca oturdu.
" Efendim , aman yani Elenor . Çok güzel çaldın kemanı . Anneniz gittikten sonra hiç kimse çalamadı . "
Tam konuşacaktım ki kapı çaldı . " Tak - tak - tak " bir kaç saniye bekledim . Her kimse içeri girmediğinden "Davetiye mi bekliyorsun ? Girsene ! " Diye bağırdım .
Kapıyı açan kişiye baktığımda gelen kişinin Allah'ın cezası kuzenim İshak olduğunu gördüğümde mutsuzca yüzümü buruşturdum .
" Elenor , söylediğin kişiler bunlar mı ? " Dediği gibi içeriye saydığım on kişinin hepsini getirmişti namussuz. İnsan birini yanlış getirirdi ya !
" Evet , de nasıl hepsini doğru şekilde buldun ? Dur sakın söyleme anladım , " arkadaşlarımı işaret ederek devam ettim . " Sonra söylerim . " Dediğim de Atlas sinirlenmiş olacak ki lafa daldı resmen .
" Ya Elenor burada neler oluyor ? İki adam geldi eteri koklattı sonrası yok . Neredeyiz biz ? Öldük mü ? Konuşsana mübarek ! "
Mübarek dediğinde her zaman ki gibi kahkaha attım . " Yavaş gidelim . Bir ölmedin , iki sorsan ben prensesmişim benim krallığımda bulunuyorsun şu anda ama bak sorsan . Üç eteri beni buraya getirirken mafya babalarını gibi bana da koklattılar . Dört ve en önemlisi sakin ol be arkadaşım . Dil otu falan mı yedin yemekte ? " diye söylendim genelde olduğu gibi .
" Bir dakika yavaş ve kızım Flash gibi konuşuyorsun sakin , ben şurayı anlamadım . Senin krallığın ? Hani kraliçe , kral prenses prens masallarında olanlar . Kanka rüyadaysam uyandırmayın beni , bekleyelim Elenor bana abim diye sesleniyordu prens çıkarım belki ne dersiniz ? "
Dedi laubali bir tavırla ama ciddi olduğunu herkes biliyordu . " Sen benden büyüksün ve abim diye seslenince sinir olursun diye söylüyordum ben . "
" Hayallerimi kırdın ya . " Kendini acındırmasından nefret ediyordum ya . Yavaşça yanına yanaştım ve sırtını sıvazladım .
" Oyy , benim çüçük bebişim ağlıyomuymuş . " Dedim sesimi değiştirerek . Bende dahil herkes kahkaha atmaya başladı .
Mirza yavaşça Atlas'ın yanına yürüdü . Atlas'ın sırtını iki eliyle sıvazladı . Sanırım Mirza gelmemek için fazla zorluk çıkarmıştı ki elleri bağlıydı . Onunla birlikte bir de Almira'nın elleri bağlıydı . İshak'a döndüm hemen .
" Sanırım söylemedim lakin hiç bir arkadaşımın zorla gelmesini istemedim ben , sen yine pislik olduğunu kanıtlayarak bağlamışsın arkadaşlarımı . Ne olur bir daha senden bir bok istememi söyleme , yapacağın iş bu kadar olur . "
Hızlıca ilk önce Mirza'nın sonra Almira'nın ellerini çözdüm . Ardından beklemeden İshak'ın kolunu tuttum . Şaşırmış olacak ki bana baktı .
" Ne oldu prenses , Nereye ? " kolunu biraz sıktım ve odanın dışına çıkardım onu hunharca .
" Bu arkadaşlarımı bağlamanın sonucu olsun pislik . Cehennemin dibine kadar yolun var . Bekle sen bu daha başlangıç olsun . " Diyerek kapıyı yüzüne kapattım .
Yanlarına yaklaştım ve arkalarındaki koltuklara oturmalarını istemek için nefesimi düzene sokmaya çalıştım ve konuşmaya başladım .
" İlk önce rahatınıza bakın , sizinle bir kaç konu konuşmak istiyorum . " Yorulmuş olacaklar ki koltuklara oturdular . Derin nefes aldım ve devam ettim . Biliyorum , hiç biriniz buraya kendi isteğiyle gelmedi . Lakin ilk önce beni bir dinleyin ondan sonra isterseniz gidebilirsiniz . "
Almira bana iğrenir gibi bakıyordu . " Arkadaşlar ilk önce şöyle başlayayım . Ben artık istesem de sizinle evime dönemeyeceğim . Garip şekilde ben hiç bilmediğim bir yerin prensesi çıktım ve emin olun beni de buraya zorla getirdiler . Aslında benim kaçmaya çalışmam imkansız dı çünkü üç dört tane izbandut gibi adamı başıma dikmişlerdi . Olay şu ki ne kadar bunu sizden istemeye hakkım olmasa da . " Ağlamamak için kendimi sıktım ve devam ettim . " Benimle kalır mısınız ? Burada kimseyi tanımıyorum . "
Kutay yavaşça ayağa kalktı ve bana sarıldı . En iyi arkadaşım oydu zaten . Abim gibiydi . Kulağıma bir kaç cümle fısıldadı .
" Onları bilmem ama ben seni yalnız bırakmam , unuttun mu ben senin abinim . " Bunu söyleyeceğini biliyordum zaten . Beni kucağına aldığı gibi koltukta boş yere oturduk . Her zaman böyle yapıyordu .
" Ailelerimize ne söylememizi planlıyorsun Milen ? " Diye sorunca Ece sadece sustum . Cevap veremezdim çünkü haklılardı .
" Abi biz grubu kurarken ne söz verdik amına koyayım ? 'Kim nereye giderse peşinden gideceğiz . Birimiz ölürse birimizin çocuğunun adı o olacak . Kim zorda kalırsa ardında duracağız ' . Siz ne şerefsizsiniz ya . Tamam isteyen gidebilir lakin Milen'in gerçek ailesi ve dostlarıysanız düşünmemeniz gerekirdi ! Ben Milen ile buradayım . " Bartu'nun bu cümlesi daha çok üzülmeme neden olmuştu .
Zümra ve Melisa emin adımlarla ayağa kalktılar . Ellerini tuttular . Aynı anda konuşmaya başladılar . " Biz varız . "
Ardından Almira hariç her kes ayağa kalkmıştı ve ' biz de varız demişlerdi. Bartu Almira'ya iğrenircesine bakıyordu .
" Bartu bana öyle bakmana hiç gerek yok , ben bu işte yokum . Sizde bu ağlak kızın peşinden gidiyorsunuz ya yazıklar olsun size . "
Zümra Almira'ya yanaştı . Ne yapacağını kesinlikle bilmiyordum ama iyi bir şey olmadığı belliydi. Birden odanın içinde bir tokat sesi duyuldu . Her kes Zümra'ya bakıyordu . Almira'ya tokat atmıştı .
" Bir daha kardeşimize ağlak deme sürtük şey ! Sen nesin ? Geçen yıl annen seni dövdü diye anneni benzeten kimdi acaba ? Kız seni bu kadar düşünürken . Şimdi siktir git bu odadan ayağımın altına almayayım seni . " Dedi Zümra bağırarak .
Almira sadece yanağını tutuyordu . O da ağlamaya başlamıştı şimdi .
Sanırım bağırışmalar yüzünden İshak tekrar gelmişti ve odaya dalmıştı direk . Görgüsüz pezevenk .
Sesimi güçlü tutmaya çalışarak Almira ' yı gösterdim ve konuştum . " İshak . Senden bir şey rica edicem . Bu arkadaşı götürür müsün gözümüzün önünden . Kendisi ihanet etti arkadaşlığımıza ."
İshak sanırım ağladığımı anlamıştı ki tek bir tane bile kırılacağım söz kullanmadı . " Prenses bu gösterdiğiniz kız sizi ağlattıysa buradan gitmesinin zor olacağını biliyoruz değil mi ? Ki ben sizi büyüyene kadar olana kadar takip etmiş kişiyim siz böyle davranmayacak kişilerdensiniz . "
Bir de beni takip ediyormuş . Ne özgür hayat yaşamışım be ! Ama şu anda sinirlenmeye halim yoktu .
Sessiz arkadaşlarımdan olan Yağız hemen ayağı kalktı . " Yalan söylemiyim adını bilmiyorum lakin kardeşimizi bu sürtük kız ağlattı . " Dediğinde Almira renkten renge giriyordu .
" Doğrulanmış olduysa prenses , arkadaşınızı kral yargılamak zorunda ve kralın da cömert davranacağını sanmam . Uzun zamandır yoktunuz . " Dedi korkutmak amaçlı .
Almira'nın kolunu tuttuğu gibi sürükledi kızı dışarıya . Nereye götüreceğini hepimiz az çok tahmin edebiliyorduk .
Kutay'ın kucağından indim ve yere oturdum . Bu kez Atlas ayağa kalktı ve beni kaldırdı . Benim için bir sandalye çekti ve bebek oturtur gibi oturttu beni . Sinir bozucu bebek miyim ben ya ?
" Yere oturma çabuk hastalanıyorsun minik fındık faresi . " Yine aynı şeyi söyledi ama bu .
" Ben fındık faresi miyim ? Neden , ne fareliğimi gördün ya ? " Diye mızmızlandım . Sanırım aralarındaki en küçük bendim . Anı okuldaydık ama ben daha lise birinci sınıfa gidiyordum . ne sinir bozucu benimle hiçbiri yaşıt değildi .
Mirza , Yağız , Bartu ve Kutay lise sona gidiyorlar . Atlas , Burcu , Ece ve Zümra lise iç e . Melisa da lise iki ye gidiyordu. Ben yani en küçükleriydim .
Derin bir nefes aldım ve konuşmak için biraz oturduğum yerde dikleştim . " Benimle kaldığınız için çok teşekkür ederim , iyi ki varsınız . " Ardından hepsi anlaşmış gibi ayağa kalktı ve sarıldılar bana .
Mirza hemen sarıldıktan sonra derin bir nefes aldı saçmalama der gibi . " Bebeğim senin yanında olmayacağız da kimin yanında olacağız ? Sen o sürtüğe takılma . Şimdi gelelim önemli konuya ." Güldü ve tekrar devam etti . " Bebem biz artık bura da yaşayacaksak nerede kalacağız ? Onu söyle bir sen hele , sonrasını dert etme . " Dedi değiştirdiği sesiyle .
Herkes Mirza'nın üstüne güldü . Bende gülmeyi bırakınca konuşmaya başladım . " Abim benim . Sen onu dert etme ben söylerim Luna'ya size de oda hazırlar . Yani aslında karşımdaki odalar boş oraya geçerseniz iyi olur da . Neyse . Siz keyfinize bakın ben haber verip geleyim . "
Beni başlarıyla onayladılar . Ardından hızlı ve seri adımlarla odadan çıktım ve kapıyı kapattım . İlk önce babama haber verecektim ki babamın bana yaklaştığını gördüm .
Bana yaklaştığında nazikçe bir reverans ettim ve konuşmaya başladı babam . " Kızım , arkadaşlarını getirmen çok hoş . Onlarla tanışmak isterim doğrusu . Karşındaki odalar onlar için hazırlanmış durumda geçebilirler . "
Ne ara öğrendiğini bilmiyordum lakin hoşuma gitti . " Teşekkür ederim . " dedim sadece . Tam gidecektim ki kolumu tuttu .
" Bu arada seni ağlatan o arkadaşına ne yapmam gerekir bilemedim ama emin ol buradan gidemeyecek . Şu anda zindanda . Ömür boyu zindanda kalması benim sadece bir fikrim haberin olsun . " Derin bir nefes aldım .
" Ona istediğiniz cezayı verin . O artık bizim arkadaşımız değil . "
Başını tamam der gibi salladı ve ve gitti . Bende odama geri döndüğümde hepsinin bir yerde uyuduğunu gördüm .
Kutay kapı sesiyle uyandı ve uyuduğu koltuktan kalkarak yanıma geldi . " N'aber şeker pare ? " Sözleriyle kıkırdadım ve cevapladım .
" İyiyim canım abim . Senden n'aber ? " O da benim gibi güldü ve ben derin nefes aldım .
" Abi , uyandıralım bizimkileri de geçsinler odalarına . Hazırlanmış odaları çoktan . Sen benim karşı odamdasın . Haberin olsun . " Dedim ve yanağına hafif bir öpücük bırakarak arkadaşlarımı uyandırmak için yanlarına gidip hepsini teker uyandırdım .
On beş dakika da ben ve Kutay hariç herkes yatağına girip uyumuştu . Biz de fazla karanlık çökmeden odalarımıza girip uyumuştuk .
(......)
İlk bölümü umarım beğenmişsinizdir . Birinci bölümden fazla uzun yazmak istemedim , ileriki bölümlerde uzun ve garip hal alacak . Spoiler vermek içimden geliyor ama bence okusanız daha iyi . Elenor hayattan bıkacak yaşadıkları yüzünden .