Tugay'ın Ağzından:
'YETER ARTIK HERŞEYDE SİZİN KAHRINIZI ÇEKİYORUM HERŞEYDE SİZİN DEDİĞİNİZ OLUYOR HALA TATMİNSİZSİNİZ İSTEMİYORUM AMINA KOYAYIM DİNLEMİYORUM BİR KEZ OLSUN HAYATIMI YAŞAYAYIM!'
Ne dediklerini dinlemeden odamda toparladığım valizimi telefonumu ve biriktirdiğim paranın olduğu cüzdanımı alıp kapıyı çarpıp çıktım.
Bu kadar kaosa sebep olan tek şey bana gelen bir üniversite mektubuydu. Tabi ailem saçma salak bir şekilde tamamen burslu olacağımı bile bile türlü bahaneler üretip beni göndermeyi reddetmişlerdi. Şimdiyse evden kapıyı çarpıp çıktım ve ilk yapmam gereken kendime bilet almak. Cebimden telefonumu çıkarıp otobüs bileti bakmaya başladım. Okul aynı şehirde değildi fakat uçak bileti alacak kadarda uzak değildi.
Saati en yakın otobüs biletini site üzerinden alıp otobüs durağına doğru gitmeye başladım.
2 Saat 15 Dakika Sonra:
Yarım saat önce otobüsün terminalde olması gerekirdi fakat hala otobüsden ses seda yoktu. Görevlilere sorduğumda ufak bi gecikme yaşandığınıda 15 dakika içinde otobüsün terminalde olacağını ve yolcularını alıp hemen kalkacağını söylemişlerdi. Gelirse ya otobüsü kaçırırım diye yerimden kıpırdayamıyordum.
Yaklaşık 10 dakika sonra otobüs sonunda terminaldeydi. Dikkatlice valizimi yerleştirip koltuğuma oturdum ve beni bekleyen yeni hayatım hakkında düşünmeye başladım.
Rana'nın Ağzından:
Valizimi teslim aldıktan sonra hızlı adımlarla havaalanından çıktım. Dışarı çıktıktan sonra derin bir nefes aldım ve müsait olan bir taksiye binip okulun adını taksiciye söyleyip etrafı izleyerek taksideki yolculuğumun çabuk bitmesi için dua etmeye başladım çünkü taksilerden nefret ediyordum.
'Bu seneki seçilen öğrencilerden birisin sanırım?'
Taksicinin sesiyle bayadır etrafı izlemeye daldığımı fark ettim.
'Evet, abi.'
Konuşmasak olmaz mı abi ben muhabbet falan sevmiyorum geriyo o tarz şeyler beni..
'Hmm.. İyi, iyi hayırlı olsun güzel kızım.'
Hoşt abi nerden güzel kızın oluyorum benim babamla öyle samimiyetlerim yok.
Yarım saatlik bir yolun ardından üniversitenin giriş kapısıyla bakışıyordum şuan eben yani kaybolurum ben burada..
Valizin çekme kulbundan tutup yavaş adımlarla üniversiteye girdim.
Okulun içinde farklı bir enerji vardı sanki.. Çok farklı bir his vardı içimde. Çokta umursamayarak okulu gezmeye başladım sonuç olarak yıllarca burada olacaktım keşfetmeye nerden başlasam kârdır.
Rektörün Odasını görünce gezmeyi biraz bırakıp yerleşmenin iyi olacağını düşündüm. Elimde valizle gezmek çokta hoş değil sonuçta. Kapıyı tıklattım içerden gelen 'Gir' sesiyle yavaşça kapıyı açıp içeri girdim.
'Hoşgeldin Rana'
'Hoşbuldum ama?-'
'Ben bütün öğrencilerimi tanıyorum alışırsın.'
Cümlesini bitirdiği esnada hafifce gülümseyen rektöre bakakalmıştım sonrasında sınırlı öğrenci çağırdıkları için illaki bizi araştırıyorlardır diye pek umursamamaya çalıştım.
'Şey kayıt yapma-'
'Kayıtlarınız yapıldı Rana, sadece odalarınıza gidip yerleşeceksiniz bu akşam sizi okulun grubuna ekleyeceğiz dersleriniz ve etkinlikler hakkında sizi ordan bilgilendireceğiz.'
Bıraksaydınız cümlemi bitirseydim keşke...
'Birazdan ikinizi odanıza götürmek için görevli arkadaş gelecek.'
İKİNİZ DERKEN? Odayı inceleyip müdürün karşısındaki koltukta oturmuş bana öcü görmüş gibi bakan çocukla göz göze geldim. Sanırım oda aynı oda fikrini beğenmemişti.. Bende onun müptelası değilim ilk gelen kızla yer değişirim hiç kimse kusura bakmasın.
'İkinizde aynı şeyi düşünüyorsunuz farkındayım fakat çift kişilik tek oda sizinki ve kimseyle yer değişemezsiniz özellikle sizin için ayarlandı orası. Odayı gördüğünüz zaman birbirinizi unutursunuz hiç merak etmeyin'
Oda niyetine villa falan veriyorlar herhalde. Villa olursa şu şahsı muhteremin varlığını görmezden gelebilirim aga.
'Ha birde akşam yanınıza uğrayıp okulun işleyişinden bahsedeceğim çünkü dışardan bilinenin aksine biraz daha farklı bir eğitimimiz var.'
Koltukta oturan çocuğa dönüp baktım belki ne anlattığına dair birşey biliyordur diye fakat ondanda ses çıkmamıştı ve bana şuan 'noluyoruz?' dercesine bakıyordu. Nası anlıyorum sorgulamayın bakınca anlıyorsunuz işte!
'Peki şimdi gidip eşyalarımızı yerleştirsek olur mu?'
'Tabiki dışarda Batu Bey size eşlik edecek odanıza kadar.'
Bu adam odanız dedikçe tetikleniyorum ben. HEM O NİYE EŞYALARIMIZ DİYO NERDEN GELİYOR BU GENELLEME CESARETİ ASLANIM? Çokta takmayacağım bu seferlik çünkü valizle gezmek hoş değil..
Valizimi alıp odadan çıktıktan sonra gördüğüm kişiyle bi anlıkta olsa şok oldum.
'Taksici abi?'
Adam kendini tutamayıp gür bir kahkaha atmıştı. E tabi biri beni böyle görüp taksici abi diyerek tip tip baksa bende kahkaha atardım.
'Bu okul hakkında öğreneceğiniz çook şey var çocuklar.'
İçimden bir an kaçırıldığımı falan düşünmeye başladım. Müdürün odasındaki çocuğu aramaya başladı gözlerim şuan en safe zone gözüken oydu çünkü.. El mecbur taksici abiyi ta- YA NE TAKSİCİSİ RANA ADAM OKULDA GÖREVLİYMİŞ.
Derin bir nefes alıp hiçbir şey düşünmemeye çalışarak adamı takip etmeye devam ettim.
Oda falan ayıp olur buraya ağzımdan kaçtı villa dedim diye bizi gerçekten villa gibi bir şeye getireceklerini bilmiyordum..Onuda içimden söyledim dışımdan söylemedim yani. Neyse şuan villadaysak şu şahıs şuan çokta önemli olmayacak çünkü iki katlı burası..
'Üst Kat benim ağzını açmaya cürret dahi etme.'
'Daha ağzımı bile açmamıştım rica etsen yeterdi çokta önemli değil benim için. Ailemden uzak olayım yeter..'
Üzüldüm lan çocuk öyle dediği an niye bu kadar nefret ediyor ki ailesinden.. Yani tamam bende ailemin müptelası değilim ama bununki bir başkaymış gibi. Her neyse akşama kadar boş boş oturacağız illaki konuşur tanışırız sanırım..
1 Saat Sonra:
'Eşyalarını yerleştirmen bitti mi?'
Yavaş adımlarla merdivenden aşşağı inerken gözlerim malum şahısı arıyordu. Adını bilmediğim için hala malum şahıs o benim için..