İYİ OKUMALARR
Güneş sessizliği bozdu,
‘Neden burada olduğumuzu merak etmişe benziyorsun. Açıklayayım, bahçede Taily ile iddiaya girdik. Kim kenardaki havuzda daha çok nefesini tutar diye. Ben kazandım fakat itiraz etti. Ona göre hile yapmışım. Kaybetme sinirinden ayaklarını yere vururken kayıp havuza düştü. Öğretmene onu havuza ittiğimi söyledi. Kira beni savundu fakat Taily yalanını çok abarttı ve öğretmene Kira’nın ona havuzdan çıkınca çelme takıp ittiğini söyledi. Öğretmen bir türlü ikimize inanmadı ve mahzene attı. Ateş onların suçsuz yere buradayken o suçlu bir şekilde buraya gelmişti. Bu nedenle çok utandı. Sinirleri bozuldu ve üç katlı ranzanın orta katına girdi. Kendini çok kötü hissediyordu. Öğretmene yalan söylemişti. Üstelik dışarı çıkmıştı. Bunu onlara söylemeye utanıyordu. Kira, ‘Ranzanın en üst katını depo olarak kullanıyorduk. Artık orada sen yatarsın. Eşyaları taşımama yardım et.’ Dedi. Eşyalar demesi Ateş’e garip gelmişti. Çünkü yetimhanede eşya verilmemişti. Her şey herkesin ortak malıydı. Ateş ‘Kira, eşyalar derken ne demek istiyorsun? Yetimhanede eşya verilmemişti.’ Diye sordu. Kira, ‘Ahh! Buralarda yeni gelenler her şeye burnunu sokmaz Ateş.’ Diye bağırdı. Güneş ise anlamamış bir tavırla ikisine bakıyordu. Kira üst kattan birkaç tane küçük heybe indirdi. Güneş heybelerin içinde neler olduğunu biliyordu. Onu bebekken yetimhaneye bıraktıklarında bu eşyalarla beraber olduğunu söylemişti. Bu heybelerin içinde tarak, toka, iki mendil paketi ve birde durduk yere öten bir saat vardı. Bunları Kira canı pahasına korurdu. Fakat bunu yapacak kadar kaba da değildi.
Yeni bölümlük bu kadar görüşürüzz


