İçeriğe geç

Element Kraliçesi

Bölüm 4 · 8 dk okuma

Element Kraliçesi

Bölüm 4

4.Bölüm

Addison Pearl

Sirenlerle savaşırken bir anda tüm sirenler-buna büyük siren de dahil-öksürmeye başladı.Büyük siren

—L-lanet daha da kötü!

dediğinde anlamaz bir şekilde onlara baktım.Öksürmeleri bittiğinde bir siren

—Çabuk öldürün şunu!

diyerek bana hızla yüzerken kılıcımla onu engelledim.Lanet derken ne demek istemişti acaba?Arkamdan bir siren gelip tam bana pençesini savuracakken aşağı eğildim.Benim aklım hala bu lanetim ne demek olduğunu düşünürken bir siren beni duvara attı.Acıyla inlerken ana siren kıs kıs gülüp

—Yolun sonuna geldin tatlı kız.

dedi.

Tam boğazıma tırnaklarını geçirecekken zihnimden

—Laneti kaldırabilirim!

diye bağırdım.Annemin sesi zihnimde

—Evet bebeğim kaldırabilirsin.Tek yapacağın şey avuçlarına kanını akıtıp “Ben Kraliçe Addison Pearl,kanımı akıttığım bu canlıların lanetini ortadan kaldırıyorum.”demen.

diye yankılandığında gülümsedim.Siren

—Yalancı!

diye tısladığında zihnimden

—Gerçekten kaldırabilirim,isterseniz herhangi birinizde gösterebilirim.

dediğimde siren arkasına dönüp

—Sen!Çabuk öne çık,senin üstünde deneyecek!

diye bağırdığında yerimden sıçradım.Arkadan korkmuş bir şekilde gelen küçük bir siren gördüğümde gülümsedim.Siren tir tir titriyordu.Elimden düşürdüğüm kılıcı yanımda görünce almak için yeltendiğimde sirenlerin hepsi tıslayınca korkuyla zihnimden

—Sakin olun,laneti kaldırmam için elimi kesmem lazım.

dediğimde ana siren yanıma iki tane siren koydu.Kılıcımı alıp elimi kestiğimde yüzüm buruştu.Tuzlu su da yakıyordu.Küçük sirene zihnimden

—Şimdi avucunu açabilir misin?

dediğimde avucunu açtı,elimdeki kanı avucuna damlattım ve içimden”Ben Kraliçe Addison Pearl,kanımı akıttığım bu canlıların lanetini ortadan kaldırıyorum.”dediğimde bir ışık göz kapaklarımın altından sızdı.Gözlerimi açtığımda küçük siren artık tatlı bir deniz kızı olmuştu.Herkes bana şaşkınlıkla bakarken küçük kız

—Tekrar deniz kızı oldum!Çok teşekkür ederim kraliçem!

diyip önümde eğilince gülümseyip

—K-kal-lkar-rmıs-sın t-tat-tlım?

dedim.Sirenler ve küçük deniz kızı bana şaşkınlıkla bakarken

—Siz kekeme misiniz kraliçem?

diye sordu.Ona acı bir şekilde gülümseyip başımı olumlu anlamda salladım.Bana gülümseyip sarıldı ve

—Tekrar çok teşekkür ederim kraliçem!

dedi ve arkaya gitti.

Ana siren diğer sirenlerini gönderdi ve hepsinde aynı şeyi uyguladım.En son sıra ana sirene geldiğinde ona da aynı şeyi uyguladığımda hepsinden güzel bir deniz kızına dönüşmüştü.Bembeyaz saçları ardından hafif mavilikler geçiyordu,gözleri gri rengindeydi.Upuzun,gök mavisi bir kuyruğu,buna uyumlu bir üstü vardı.Hepsi önümde eğildi ve az önce lanetini kaldırdığım deniz kızı

—Dileyin bizden ne dilerseniz kraliçem,her şeyi yaparız.

dediğinde zihnimden

—Aslında var,su taşının nerde olduğunu söylerseniz minnettar kalırım.

dediğimde deniz kızlarının başı diye tahmin ettiğim deniz kızı gülümseyip kolyesini çıkarıp

—Sizin yaptığınız iyiliğin karşılığında bir hiç kalır efendim.

dedi ve bana kolyeyi taktı.Kolyenin ucunda küçük bir sandık vardı.Küçük saydığı açtığımda içinde küçük mavi yin yang işaretini görmemle şaşkınlık ve mutlulukla

—T-teş-şek-kür e-ed-der-rim.

dedim.Bana gülümserken

—Ben Mariana,bunlar da kızlarım:Isla,Coraline,Delphine,Emerald,Flavia,Galatea.

diyerek kızlarını gösterince gülümsedim.Su taşı sandıktan çıktı ve etrafımda bir girdap oluştu.Su taşı bana yaklaştı,yaklaştı ve bileğimdeki yerine,ateş taşının yanında yerini aldı.Girdap yavaş yavaş dinmeye başladı,en son yok oldu.Mariana ve kızları bana şaşkınlık ve hayranlıkla bakarken Galatea adındaki en küçük deniz kızı

—Kraliçem çok güzel görünüyorsunuz.

dediğinde anlamayarak baktım.Sonra Isla bana bir ayna tuttu.Ah tabi ya,yine element moduna dönüştüm.Onlara gülümseyerek

—H-hep o-ol-lur b-bu.H-had-di g-gid-del-lim.

dedim ve hızla Bizimkilerin gittiği yere doğru yüzmeye başladım.Arkama baktığımda deniz kızlarının da geldiğini görmemle tebessüm ettim.

Charlie

—Burdayız!

diye bağırdığında onun bu neşeli-telaşlı haline kıkırdadım ve hızla onların yanına yüzdük.Charlie bana sarılınca gülümseyip ona sarıldım.Sonra önümde eğilip

—Yardımınızdan dolayı minnettarım kraliçem.Ne isterseniz söyleyin,ben hemen yapayım.

dediğinde zihnimden

—Ayağa kalkabilirsin mesela.

dedim.Chris ayağa kalkınca İki kız gelip önümde eğildi ve

—Yardımlarınızdan dolayı minnettarız kraliçem.

dedi.İkisi de gerçekten çok küçüktü.11 yaşında var ya da yoklardı.Onlara gülümseyip zihnimden

—Kalkabilirsiniz kızlar.Charlie evinize gidebilir misiniz?

diye sordum Charlie’ye bakarak.Charlie

—Biraz uzak ama gidebiliriz.

dediğinde kaşlarımı çatıp

—O-olm-maz ö-öyl-le ş-şey!K-kız-zlar b-bır-rak-ksın s-sen-ni.

dedim.Normalde ben bırakırdım ama hem çok yorgunum hem de Charlie’nin Mariana’dan etkilendiğini anladım.Aynı şekilde Mariana da Charlie’den etkilenmişti.Onlar giderken arkamdan gelip sırtıma atlayan Lena’yla yere kapaklarında kahkaha atmaya başladım.Lena

—Çok teşekkür ederim Addie,siz olmasanız ne yapardım ben?

diyip bana sarılırken ben gülüyordum.David

—Yeter bu kadar kakara kikiri,hadi otele geri dönelim yorgunluktan bitiyorum!

diye bağırdığında farkettim her yerimin acıyıp ağrıdığını.Özellikle yüzüm çok acıyordu.Siren çizmişti yüzümü,aynı şekilde karnımdaki birkaç çizik ve sirenlerin sırtındaki dikenler.Kafamı olumlu anlamda sallayıp yüzmeye başladık.Lena’ya baktığımda David onu kucağında taşıyordu.Lena yerinde debelenirken aklıma anılarım firar etti;

—N-nap-pıy-yor-rsun?

—Duymadın mı kadını,ayakların 2 gün boyunca uyuşuk olcak.

—A-alex had-di in-ndir b-ben-ni ç-çok y-yor-rul-ldun.

—Olmaz meleğim.İlk olarak seni indiremem çünkü yürümen yasak.İkinci olarak seni taşımaktan zevk alıyorum.Üçüncü olarak yorulmadım çünkü sen zaten tüy gibi hafifsin.

Aklımdaki anılarımı gözden geçirirken Lena

—Bakın geldik!

dediğinde hızla kafamı iki yana salladım ve önüme baktım.Gerçekten de gelmiştik.Kuyruk gücü sağolsun hızlı geldik.Lena

—Hadi dönüşelim,sonra şüphelenirler bir de onunla uğraşmayalım.

dediğinde onu kafamla onayladım,gözlerimi kapadım ve insan formuma dönüştüğümü hayal ettim.Ayaklarım gıdıklanınca gözlerimi açtım.Artık üstümde bikinim vardı.Hızla yüzeye doğru çıktım ve derin bir nefes aldım.Şükürler olsun sonunda H₂O dışında soluduğum bir şey!Gece olmuştu.Dolunay çok güzel parlıyordu.Lena ve David de yüzeye çıkınca kulaç atmaya başladık.

Karaya geldiğimizde büyükannem sörf tahtamın üstünde uyuyakalmıştı.Onun bu haline gülümseyip havlumu aldım ve bedenimi sarıp çaprazlama uçlarını ensemde bağladım.Böylece havlum bir plaj elbisesi olmuştu.Sonra Lena

—Çocuklar bir baksanıza.

diye fısıldadığında yanına gittik.Gittiğimde kumlarım üstünde duran kopmuş bir kolye ve yanında küçük bir not gördüm.Kolye büyükannemin Alex ve David’e verdiği kolyeydi.Umrumda mı?Hayır,şey belki biraz olabilir ama hayır.Bitti.Yanındaki notu alıp açtım.Kağıtta “Aptal laneti kaldırmış olabilirsin ama artık yenilgin kesinleşti prenses.”yazıyordu.Alexandra Alex’le olan ayrılığımdan bahsediyor.David

–– Ee ne var notta?

dediğinde notu ona verdim.Lena ile nota baktklarında Lena

––Alexandra...

dedi.Başımla onu onayladım.David'in kaşları çatıldığında Lena

––Ne düşünüyorsun sevgilim?

diye sordu şüpheyle.David

––Alexandra'nın Alex'le olan ayrılığını bilmesi doğal ama bununla neden kaybedeceğini söyledi?

dediğinde Lena

–– Üzüntüden başarısız olacak diyedir.

dedğinde beynimde bir ampul parladı.zihnimden

–– Ya da Alex bunca zamandır karşı taraftaydı.Bu yüzden bana seni hiç sevmedim diyip Charlie'ye sinirlendi,Charlie planı taşı almamızda az da olsa geciktirme yaşattı,Sirenlere gitmemizi geciktirdi…

dedim.Lena

––Oh shit.

diye mırıldandığında büyükannemin yanına koştum ve ısklıkça

––Büyükanne kalk hadi!

dedim. Büyükannem hızla kalktı,etrafına bakındığında bizi görünce

––Şükürler olsun ki geldiniz!Senin için çok endişelendim pamuğum.,Alex'le ayrılmışsınız.

dedi hızla.Büyükannem David

––Keşke endişelenmemiz gereken şey bu olsa.

dediğinde büyükannemin kaşları çatıldı ve

––Ne demek istiyorsun oğlum?

diye sordu.Lena ona notu verdi ve

––Alex'in karşı taraftan olduğunu düşünüyoruz.O yüzden Addison'a onu hiç sevmedğidiğini söylemişti.Charlie diye bir deniz erkeği ile karşılaştık,kız kardeşlerini kurtarmak için yolculuğa çıktığımızda ayrıldılar.Charlie görevi az da olsa geciktirdi. Sirenlerle olan karşılaşmamızı geciktirdi...

dedi bir çırpıda.Büyükannemin gözleri büyüdü ve

––Çabuk otele dönelim.

diyerek ayaklanınca biz de toparlanıp bizi bekleyen limuzine bindik.Umarım Alex,umarım böyle canice bir şey yapmamışsındır...

Alex Jones

Aklımda yazdığım şarkı dolanıyordu.İçime de sinmişti.Sözlere tekrar göz gezdirdim;

Zaman durdu

Etrafıma baktım

Hiçbir şey anlamadım

Çünkü sen yoksun

Hayatım senden yoksun

Buluşalım ne olursa olsun

Cennet gözlüm

Yasemin kokulum

Beni bitiren senin yokluğun

Hayallerimi süslüyorsun

Özledim seni gel n’olur

1930 filmleriydi hayatım

Kapkara bir hayatta nasıl yaşanır?

Sen geldin aydınlattın her yeri

Beni bu hayata bağladın

Öptün,sarıldın,kokladın

Çok geç artık sana bağımlıyım

Cennet gözlüm

Yasemin kokulum

Beni bitiren senin yokluğun

Hayallerimi süslüyorsun

Özledim seni gel n’olur

Özür dilerim sevdiğim

Seni hakettiğin gibi sevemedim

Bırakıp gittim seni

Yıkıldı tüm hayallerimiz

Göz yaşların yakıyor tüm bedenimi

Bir daha affedecek misin

Acaba beni?

Tekrar göz gezdirince bu şarkıyı Addison’a yazdığımı anladım.Zihnim onun için mi şarkı yazmamı haykırıyordu?Sorumun cevabı her zamanki gibi iç sesteydi.Biraz onunla sohbet edebilirdim bence.Benim konuşmama gerek kalmadan”Oğlum kabullen işte sen bu kız için yanıyorsun.Onun için şarkı yazdın şarkı!Bundan daha iyi bir kanıt var mı?”dediğinde başıma dayanılmaz bir acı saplandı ve acıdan bayıldım…

Uyandığımda Karşımda dikilmiş Kral Albert’ı gördüm ve önünde eğildim.Çok ruhsuzdu.Bana

—Kızıma şarkı mı yazdın?

diye sordu olmasını beklemediğim bir şekilde,sakince.Başımı öne eğip

—Öyle olmuş kralım.

dedim.Kral bana histerik bir kahkaha attı ve

—Olmuş,öyle mi?Neden kızımı düşünüyorsun Alex?Ben sana dememiş miydim kızımın tek bir atomunu dahi düşünmeyeceksin diye?

dediğinde sesinde hafif bir sinir vardı.Başımı eğip

—Biliyorum kralım ama kızınızı aklımdan çıkarmak istedikçe daha da yapışıyor.Bir türlü aklımdan ve kalbimden çıkmıyor.

dedim. Kral Albert gülümseyip

–– Gel otur şuraya,söz şiddet yok.

dediğinde başım öne eğik bir şekilde gösterdiği yere oturdum.Yanıma oturdu ve konuşmaya başladı,

––Bu anlattıklarının aynısını yaşadım Alex.Her yer,her şey onu hatırlatır sana,arada sesini duyar gibi olursun.Anıların akın eder zihnine,tıpatıp aynısını yaşadım.O olmadan şarkındaki gibi siyah beyazdır her yer,o gelince aydınlanır anca.İşte aşktır bunun adı.İnsanlığın kurşun yarası.

dedi.Evet,aynılarını yaşıyordum.Kral'a

––Ben aşık mıyım?

bu soruma iç sesim"Salak yemin ederim gerizekalı bu çocuk.Koskoca kral geldi sana aşkın açıklamasını yaptı.Bunların hepsini yaşıyorsun,hala 'Bon oşok moyom?'Ne aşkı ya saçmala!"iç sesimin bana içinden küfürler savurduğunu tahmin edebiliyorum.Kral bana gülümseyip

––Peki sence aşık mısın?

diye sordu.Aşık mıydım?Evet,aşıktım. Krala

—Evet aşığım.

dedim.

Ama kralın kaşları çatıldı.Hızla ayağa kalkıp şelanenin yanına gitti.Onunla beraber kalkıp yanına gittim ve

––Bir sorun mu var efendim?

diye sordum. Kral bana bir görüntü yansıttı. Addison bir kağıda bakıp yatıyordu.İçinden

––Lütfen böyle bir şey yapmamış ol Alex.Anne,baba bana bir işaret verir misiniz?Alex'in bizim tarafta olduğuna dair küçücük bir işaret.

dedi ve gözünden bir yaş süzülüp yastığına düştü.Yüzü çaprazlama birşekilde çizilmişti.Onu böyle gördükçe kalbim çok acıyor.Krala

––Ne olmuş ona?Neden benim karşı tarafta olduğumu düşünüyor?Efendim benim onun yanında olmam lazım.

dedim.Kral

––Sirenler Lena'yı kaçırdığında oldu. Su taşını aldıktan sonra döndüklerinde kopardığın kolyenin yanında Alexandra'nın bıraktığı not vardı.Orda “Aptal laneti kaldırmış olabilirsin ama artık yenilgin kesinleşti prenses.”yazıyordu.Alexandra sizin ayrılığınızdan bahsediyordu.Onlar da senin bunca zamandır karşı tarafta olduğunu düşündüler.Bu yüzden senin kızımı hiç sevmediğini söylediğini,bunun da tam Charlie’ye yardım ederken söylediğin için senden şüpheleniyorlar.

dedi.Ben onu kıskandığım için söylemiştim.Halbuki o Charlie’ye abla edasıyla yaklaşıyordu.”Senin kıskançlığına…”diyen iç sesimle kalbim daha da sıkıştı.Krala

—Ben onu kıskandığım için ani bir kararla böyle yapmıştım.

diyebildim.Kral

—Ama artık senden şüpheleniyorlar.

dedi sakince.Addison daha da ağlarken

—Ama eğer karşıda olsaydı zihninden okuyup anlardım!

diye sevinip dikleşince kalbimdeki sıkışma azaldı.Kendi kendime

—Bana güveneceğini biliyordum meleğim.

dedim gülümseyerek.Sonra Addison’ın yüzündeki gülümseme soldu ve içinden

—Ya Alexandra büyü yaptıysa,ya biz böyle gördüysek?

diyerek biraz daha ağladı.Bu düşüncesiyle yüzümdeki gülümseme soldu ve gözlerim doldu.

—Hayır,hayır,hayır!Ben sizin yanınızdayım!Meleğim güven bana nolur!

diye bağırdım.Artık gözlerimden yaşlar akıyordu.Meleğim derin bir iç çekti ve

—Artık düşüncelerime bile güvenemem.Her şey bir büyü olabilir.

dedi ve ekran kapandı.Ayaklarım kendini taşıyamadı ve hıçkırarak yerde ağladım…

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.