İçeriğe geç

ELEMENT AVCILARI

Bölüm 1 · 7 dk okuma

ELEMENT AVCILARI

Bölüm 1

GİRİŞ

Oy verip destek olursanız gerçekten çoookkkk sevinirim.

LÜTFEN KİTABI ÇEVRİMDIŞI LİSTEDE OKUMAYIN,ÇEVRİMDIŞI LİSTE OKUNMAYI DÜŞÜRÜYOR.

Kitabı birçok film,çizgifilm ve kitaptan ilham alarak yazdım.Benzettiğiniz bazı sahneler olabilir fakat kitaptaki her sahne bizzat bana aittir.

Umarım kitabı beğenir ve hayallerime ortak olursunuz...

UYARI:Kitapta ilerliyen bölümler çok fazla şiddet içermektedir.Psikolog masraflarınız bana ait değildir.Eğer uygun fiyatlı psikolok biliyorsanız lütfen adres atın,bir arkadaşa lazımda djdjcjdj

♥️♥️♥️♥️İYİ OKUMALAR♥️♥️♥️♥️

★★★★★★KARAKTERLER★★★★★★

Gerçek bir dosta sahipsen,

dünyanın geri kalanına ihtiyacın yoktur...

Her şey iki sene önce başladı.

Arkadaşım Elif'in beni çağırması üzerine saat akşam sekizde buluştuk.Elif normalde çok sakin bir insandı,şuana kadar onu hiç bu kadar stresli ve elleriyle oynarken görmemiştim.

Gayet normal bir konu hakkında konuşuyorduk ama onun elleri titriyordu.

Ona neden bu kadar stresli olduğunu sormak istesemde sormadım.Eğer önemli bir konuysa zaten bana söylerdi.Ben onun en iyi arkadaşıydım,ortaokuldan beri neredeyse her günümüz beraber geçmişti.Aramızda sır olmazdı,eğer bir sır varsada bu birbirimizin iyiliği için olurdu.

Her zaman buluştuğumuz parkta, elektrik direğinin altındaki bankta oturuyorduk.Hava kararmıştı ve etrafımızdaki insan sayısı giderek azalıyordu.Parkta olan son kişide ayrıldığında artık buradan gitme vaktimiz gelmişti.Oturduğumuz mahalledeki insanlar hiç tekin kişiler değildi.Bu yüzden sokakta yalnız kalmak,"gelin beni öldürün" demek oluyordu.Daha önceden mahallemizde kadın cinayeti olmuştu.Fakat tutuklanan kişi sadece iki yıl hapis cezası almıştı ve şuan özgürdü.Artık bizim mahallemizde yaşamıyordu fakat onun bu kadar kısa bir sürede serbest kalması suçlularda "en fazla iki yıl yatar çıkarız" mantığı uyandırmıştı.

Ayağa kalkarak Elif'e "artık eve gidelim" dedim.Tam yola doğru ilerliyecekken Elif kolumdan tutarak "sana bir şey söylemem gerek" dedi.

Tekrardan banka oturup Elif'e döndüm.Hala buradan gitmemiz gerektiğini düşünüyordum ama Elif'in söyleyeceklerini merak ettiğim için biraz daha burada kalma kararı verdim.

Elif bir süre daha sessiz kaldıktan sonra derin bir nefes alarak gözlerimin içine baktı.

"Ben ve Kaan birbirimizden hoşlanıyoruz" dedi kısık bir sesle.Bir süre sessiz kalıp öylece Elif'e baktım.Sonrada gülerek "hadi ama şaka yapmayı bırak" diyerek ekledim.

Kaan ve benim iki yıldır süren bir ilişkimiz vardı.Ortaokulda ondan hoşlanmaya başlamış ve liseye geçtiğimizde daha fazla hislerimi gizleyemeyip aşkımı bir mektupla itiraf etmiştim.Oda bana karşı boş olmadığını söyleyerek teklifimi kabül etmişti.Çok güzel bir ilişkimiz vardı,şuana kadar tek bir kavgamız dahi olmamıştı.Onu seviyordum,hemde çok seviyordum.

Elif ayağa kalkarak elektrik direğine yaslandı.Bir süre sadece yere baktı,sonrada tekrardan gözlerimin içine baktı.

Elif "Şaka yapmıyorum Açelya,bir süredir beraberiz.Sana değer verdiğim için artık senden bu ilişkiyi daha fazla gizlemek istemiyorum" dedi

Bağırarak "Artık şaka yapmayı bırak Elif,komik olmaktan çıktı.Yine o aptal Tiktok akımlarını üzerimde deniyorsan bilki sinirimi bozmaya başladı" dedim.

Bunları söylerken sesim titriyordu.Bunu yapmış olmasına imkân yoktu.Böyle bir şeyi bana yapamazlardı.

Hiç pişmanlık belirtisi göstermeden "Yalan söylemiyorum Açelya,eminimki sende bunun farkındasın.Hatalıyız fakat lütfen bu durumu bizim içinde fazla zorlaştırma" dedi.

Benimle dalga geçiyor olmalıydı,tırnaklarımı bacağıma batırarak kendime hakim olmaya çalıştım.Sessizce buradan gitmeliydim belkide,hayır bunu yapmıyacaktım.Ayağa kalkıp Elif'in önünde durdum.Gözlerini benden kaçırıyordu.

"Sen ne iğrenç bir insansın.Sana dostum dedim,her anında sana destek çıktım.Hatalıda olsan hep seni savundum.Bana bunu nasıl yaparsın,daha doğrusu nasıl yaparsınız?

Benim Kaan'a olan aşkımı biliyorsun.Ben sana hergün ilişkimizi anlatıyordum.Benim Kaan'dan kıskanmadığım tek kız sendin.Yapmaz diyordum,benim arkadaşım bana yapmaz diyordum!"

"Ne desen haklısın fakat aşık oldum işte" dedi.Nasıl oluyorduda böyle iğrenç bir şeyi hiç utanmadan dile getiriyordu.Bunca zaman onu gerçekten hiç tanımamışım.

Bağırarak "Nasıl bu kadar sakin olabilirsin,nefret ediyorum senden,bunca zaman seninle geçirdiğim zamanlara lanet olsun.Allah sizin belanızı versin!

Gerçi sizin suçunuz yok,benim size olan güvenime lanet olsun" dedim.

Ağlamamak için dirensemde başaramamıştım.Yanaklarımdan aşağıya doğru yaşlar akmaya başladı.Elif direğe yaslanmayı bırakıp bana doğru bir adım attı ve elini omuzuma koydu.O bunu yaptığı anda "bana sakın dokunma!" diyerek iki elimle onu direğe doğru ittim.Bunu yaptığımda sert bir şekilde ittiğim için sırtının acısından bağırdı.Sonrada etrafı derin bir sessizlik kapladı.

Sessizliğin sebebi Elif'in aniden yere düşüp seslenmeme rağmen tek bir kelime dahi etmemesiydi.Direğe itmemle beraber Elif'e elektrik çarpmıştı.

Tek sorun bu değildi,bedenim elektrikle kaplanmıştı.Korkuyla yere düşüp ambulansı aramak için telefonu elime aldığımda telefon elimde patladı.

Korkum dahada büyümeye başladı,bedenim elektrikle kaplıydı ve Elif önümde hareketsiz bir şekilde yatıyordu.Ona dokunamıyordum,dokunsam telefon gibi patlarmıydı?

Zor bela ayağa kalktığımda Elif'i geride bırakıp eve koştum.Eve vardığımda kapıyı kilitleyip banyoya gittim ve aynadan kendime baktım.Maskaram göz altlarımı siyaha boyamıştı.Gözlerimin içi kıpkırmızıydı ve saçlarım elektrik yüzünden kabarmıştı.Derin bir nefes alarak kendimi sakinleştirmeye çalıştım.Oyuncu olmak istiyordum ve bu yüzdende eğitim alıyordum.Duygularımı kontrol etmek benim için çocuk oyuncağıydı.Fakat şuan bedenim üzerindeki kontrolümü tamamen kaybetmiştim.

Banyodan çıkıp mutfağa gittim.Bir bardak soğuk su alıp yere oturdum.Gözlerimi kapatıp sevdiğim şarkının sözlerini söylemeye başladım.Şarkı söylemek her zaman sakinleşmeme yardımcı olurdu.

Nefes alış verişim normale döndüğünde ev telefonundan ambulansı aradım.Bedenimdeki elektrik tamamen kaybolmuştu.

Normalde stresliyken uyuyamazdım ama o gün bedenim aşırı halsiz halde olduğu için salondaki koltukta farkına dahi varmadan uyuya kalmıştım.

O zamanlar elektriği kontrol edebildiğimi ve aslında arkadaşımın katili olduğumu bilmiyordum.

Bir şekilde doğa üstü güce sahip olmuştum ve ilk kez arkadaşımı öldürürken kullanmıştım.

★★★★★★★★★★★★★★★★★★★★

Olayların üstünden tam onsekiz ay geçtikten sonra hayatımı tekrardan düzene sokmuştum.Duygularımı kontrol ederek gücüme hakim olmaya çalışıyordum.Ne kadar öfkeliysem o kadar güçlü oluyordum.Bu yüzden sakin kaldığım sürece her şey yolunda gidiyordu.Onlarca lamba ve üç cep telefonundan sonra artık sakin kalmayı öğrenmiştim.Ayrıca telefon alacak param kalmadığı için kendime çevrimiçi oyun yasağı koymuştum.

Bir şekilde mutlu olmayı deniyordum.Mutlu değildim ama olmak zorundaydım.Nede olsa anneme mutlu bir yaşam süreceğim diye söz vermiştim.Aklıma Özdemir Asaf'ın sözleri geliyordu.

Nasıl iyi olunur henüz öğrenemedim ama,iyiyimler yamaladım dilime.

Her şey gayet güzel gidiyordu.Gücümü kesinlikle kullanmıyordum.Normal hayatıma uzun bir sürenin ardından geri dönmeyi başarmıştım.Hala içten içe Elif için üzülüyordum fakat bunu bilerek yapmadığımı söyleyerek kendime morel veriyordum.

Aslında bir yandanda Elif için hiç üzülmüyordum.Söyledikleri yüzünden büyük bir kin beslemiştim.Hiç kendimi bir insan için bu kadar kin beslerken bulmamıştım.Eğer Elif yaşasaydı bile onu hayatım boyunca affetmiyecektim.Ben Elif'i değil,onunla olan mutlu anılarımı özlüyordum.

Kaan'la olan ilişkimide tamamen kesmiştim.Defalarca kez gelip benden özür diledi.Evime yolladığı çiçek sayısını artık aklımda tutamıyordum.Bazen onu affetmek geçti içimden ama affetmedim.

"Bir kere aldatan,yine aldatır" dedim.

Zaman içinde her şeyi iyiye götürdüğü mü düşünürken hayatın yine bana son dakika gölü atacağını bilmiyordum.Ben birini reddederken hayat bana ikinci bir güç daha verdi.

Elif'in ölümünden ve elektriği kontrol etmemin üstünden onsekiz ay geçtikten sonra oldu her şey.

Oyuncu seçmeleri için bir ofise gidip birkaç belgeyi imzalamam gerekiyordu.Ofise gidip imzayı attıktan sonra elime bılaşan mürekkebi yıkamak için ofisin lavabosuna gittim.

Ben ellerimi yıkarken ofisten büyük bir patlama sesi geldi.Lavabonun karşısındaki odada bozuk olan elektrik kabloları patlamaya sebep olmuştu.Lavabodan çıktığımda etrafımın tamamen ateşle kaplı olduğunu gördüm.İlk başta korkup hareket etmedim fakat bir şekilde buradan çıkmam gerektiği için ateşin olmadığı yerlerden geçmeyi denedim.İlk başta çok dikkatli davrandığım için yanmadığımı düşünüyordum ama aniden ateşe değdiğimde beni yakmadığını fark ettim.

Yanıldığımı düşündüğüm için bir kez daha elimi ateşin içine soktum.Yaptığım şey delilikti,bile bile bedenimi ateşle temas ettiriyordum.

Ateş beni yakmamasına rağmen ağlamaya başladım.Sanırım deliriyordum,belkide çoktan delirmiştim.Şizofreni olup olmadığımı sorgulamaya başlamıştım.

Alevlerin ortasında öylece durup deli olup olmadığımı düşünüp ağlarken patlamanın olduğu odanın kapısında duran adamı fark ettim.Bedeni kanlar içerisindeydi.Üzerine yanan kapı düşmüş halde bilinçsiz bir şekilde yatıyordu.

Hızla yanına giderek üstündeki kapıyı kaldırmayı denedim.Kapıya dokunduğumda çığlık atarak geri çekildim.Ellerim kapının demirine yapışmış ve yanmıştı.Büyük bir acı kaplamıştı ellerimi,ateş beni yakmıyordu ama yanan eşyalara dokunmak beni yakıyordu.Artık emindim,deliriyordum.

Yanan ellerime rağmen kapıyı adamın üzerinden çekmeyi başardığımda dumanlar boğazımı yakmaya ve gözlerimi acıtmaya başlamıştı.Elimi boğazıma götürerek nefes almayı denedim.Dumanlar sebebiyle boğuluyordum.

Saniyeler sonra bende kanlar içindeki adamın yanına düşüp bilincimi kaybettim.

★★★★★★★★★★★★★★★★★★★★

Gözlerimi açtığımda kendimi hastane odasında buldum.Ellerim sarılıydı ve hala çok acıyordu.Uyandığımı gören hemşireler bana ağrıkesici serum verdikten sonra odaya polis girdi.

Onlara olanları anlattım,tabiki sadece belli kısımları.Onlarda bana olanları anlattı.Uğruna ellerimi feda ettiğim adam ölmüştü.

Polisler "geçmiş olsun" diyerek yanımdan ayrıldıktan sonra bende serumun bitmesini bekledim.Neredeyse bir saat sonra serum bittikten sonrada doktorları hesaba almayıp hastaneden ayrıldım.

Eve vardığımda kendimi yatağa attım ve tavanı izlemeye başladım.İki ölüm,bu güçleri kazandığım günden beri çok kısa bir süre geçmişti ama şimdiden iki ölüme şahit olmuştum.Daha kötüsü birinin katili bendim.Birini ise kurtarabilme şansım vardı ama yapamamıştım.

Yanan ellerimi saçıma götürüp ağlamaya başladım.İstemiyordum,bu güçleri istemiyordum.Eski hayatımı geri istiyordum.Tekrardan normal olmak istiyordum.

Mutlu olmak bu kadar zor olmamalıydı...

UMARIM BÖLÜMÜ BEĞENMİŞSİNİZDİR.

DİĞER BÖLÜMLER ÇOK DAHA UZUN OLACAK,SADECE İLK BÖLÜMÜ KISA YAZDIM.

Bölüm sonu

8 yorum