Daria ailesiyle beraber “Splav Stikhiv” Kamp alanına, Fleur “LesTipis du Bonheur de vivre” parkına, Isla “ The Camp at the Wave” parkına, Yaz ise ”Yedigöller milli parkına” gitti. Heyecanlıydılar sadece birisi daha fazla uğraşmayacaktı alerjisini az durmayacaktı oraları varmaları uzun sürmedi bunun için şükür ettiler babaları ve anneleri yemekleri hazırlarken onlar sadece babalarına ateş yaptırma derdindelerdi tam umurlarında değildi. Daria’nın babası ikiletmedi pat küt yaktı Isla çok zorlandı ailesi “üstüm kirlenir” bahanesiyle ateş yapma fikrini yaptılar ama ”modellikten vazgeçerim” cümlesini kullanınca göz açıp kapayıncaya kadar sanki bir festival ateşi yakmayı başardılar. Yaz’ın babası biraz uğraştı (yarım saat kadar) Yaz o sırada kenarda oturup uzağı izledi tam koca bir iç çekmişti ki babası konuşmaya başladı “Ya güzel kızım ne yapacaksın ateşi bana bir söylesene he ,bir söyle” diyordu aynı zamanda tekrar tekrar yakmaya çalışıyordu tam son kelimesini etmişti ki ATEŞİ YAKTI
Yaz babasına ödeme olarak onu överken karışı Semra Hanım elindeki salata kasesini kenara koyup göğsünü kabartmış olan kocasının sırtına bir şaplak indirdi. Fleur is durumunun tamamen içler acısı olduğunu düşünüyordu, Babasına ateşi yaktırdı ve 4 çocuk Dünya’nın 4 farklı yerinde negatif duygularından arınıp ateşe yaklaştı, hepsi kendi kendine ateşin kendi elementi olacağının garantisini veriyordu, Ama sadece içlerinden biri kendinden geçti “KAZANAN İNGİLTERE” idi.