"Unutma, insanların çıkarları değiştiğinde zihniyetleri ve davranışlarıda çabuk değişir"
YAZARDAN...
Elanor'un uzun bir süre olmaması Emily'i tedirgin ediyordu. Sadece lenslerini almaya gitmesi bu kadar uzun süremezdi. Ya başına bir şey geldiyse? Ya vampir onu kurban ettiyse? Aklına tonlarca düşünce geliyordu Elanor daha uzun bir süre gelmezse yada Emily Elanor'un bulmaya gitmezse bu düşünceler çoğalacaktı ve bu düşünceler artık Emily'i rahatsız edecekti. Kabileye dönerek
"Siz yola çıkın kasabanın doğusunda orman var ormana gidin ben ve Elanor size daha sonra eşlik edeceğiz" Dedi kabile yola çıkmıştı Emily koşarak Elanor'un evine doğru yürümeye başladı koşarken her bir adımı daha da hızlandırıyordu en sonunda eve vardı nefes nefese ka kapıyı birinin almasını bekledi ama ne ses ne de kapı açıldı Emily her saniye daha tedirgin oluyordu. Evin etrafında dolanmaya başladı Elanor'un odasının camı açıktı hiç düşünmeden tırmandı. Gözlerini odada gezdirdi ama Elanor'a ait bir iz bulamadı teker teker tüm odaları gezdi. Ev tamamen boştu. Ev sessizdi ama Emily'nin kafasında ki düşünceler evde yankılanıyordu. Emily çalışma masasına yaslandı derin bir nefes aldı ve gözlerini yumdu kafasında ki o kötü düşünceleri atmaya, çıkarmaya çalışıyordu ama başarısız oluyordu her seferinde. gözlerini tekrar açtı yere odaklandı yerde duran not kağıdına uzanıp yerden aldı. Dörde katlanmış notu dikkatli bir şekilde açtı ve yazılanları okudu notta "biraz kan için teşekkür ederim" Yazısıydı. Emily'nin vücudu titremeye başladı en korktuğu şey başına gelmişti ama bu yaşanan olay bugün olmamıştı bugün olsaydı Elanor onun yanında olurdu Elanor'un gideceği bugün belli değildi önceden planlanmıştı Elanor onun kaç yıllık arkadaşıydı. Başı belada olsa bile bu belaya ortak olucaktı Emily bu kasabayı Elanor'suz terk etmiycekti vampirler hakkında çoğu bilgiyi din adamları bilirdi din adamlarına güvenmek hata ama şuan bunun hata olduğunu bilsede Elanor'u kurtarmak için başka bir yol yoktu geldiği gibi camdan atladı ve kasabadaki insan sayısının azalmış olduğunu fark etti herkes terk etmişti duran sadece bir kaç kişiydi bunlardan biride en çok tanılan din adamıydı elinde tomar şeklinde paralar vardı ve onları sayıyordu Emily koşarak onun yanına gitti din adamı Emily'i görmezden gelerek para saymaya devam etti. Emily sinirle
"Vampirler nerede yaşıyor biliyormusun"
"Ne yapacaksın" Dedi din adamı "merak ettim ondan" Diye cevapladı Emily din adamı elindeki tomar parayı göstererek "birazcık para ver bende sana yerini söyliyim" Emily sinirle kaşlarını çatmış ve cebinden bir kaç kuruş para çıkarıp uzatmış. "Siz niye bu kadar açgözlüsünüz elinde para var ama sen yine para istiyorsun" Din adamı Emily'nin uzatığı parayı aldı "çok konuşma ben sadece işimi yapıyorum vampirlerin nerede yaşadığını soruyorsan eski bir köşkte diğer soylarla beraber kalıyorlar kasabaya olan mesafesi çok değil" Emily sinirle kaşlarını çatmış ve cebinden bir kaç kuruş para çıkarıp uzatmış. "Siz niye bu kadar açgözlüsünüz elinde para var ama sen yine para istiyorsun" Din adamı Emily'nin uzatığı parayı aldı "çok konuşma ben sadece işimi yapıyorum vampirlerin nerede yaşadığını soruyorsan eski bir köşkte diğer soylarla beraber kalıyorlar kasabaya olan mesafesi çok deği
"Bana net bir cevap ver ne tarafta bu köşk?"
"Bir efsaneye göre kasabadaki en yaşlı çınar ağacının yosun tutmuş tarafından yürümeye başlayacaksın"
Emily' yüzünü buruşturup
"Peri masalındamıyız? Bana net bir cevap ver dedim bu kasaba bir sürü yaşlı çınar ağacı var"
"O çınar ağacını da sen bulucaksın"
"Sen benimle dalga mı geçiyorsun? zamanım yok benim acil o köşke gitmem gerekiyor"
Din adamı emilyi cevapsız bırakınca emily sinirle cebinden bir kaç lira daha uzattı din adamı parayı görünce gülümsedi ve parayı aldı
"Mektebin bahçesindeki çınar ağacı"
Emily cevap vermeden koşarak mektep yani okula doğru koşarak yola koyuldum okulun arka bahçesine vardığında en yaşlı çınar ağacının yosun tutmuş tarafından yürümeye başladı her adımında hızlandırıyordu ama yavaş yavaş pes etmeye başlıyordu güneş gidikçe batıyordu en sonunda görkemli uzun eski bir yapıyla karşılaştı bir an vazgeçti gibi oldu çünkü elinde kendini koruyacak hiçbir şey yoktu ama bunca yol gelmişken gitmek ayıp olurdu merdivenlerden çıkmaya başladı adımlarını dikkatli bir şekilde atıyordu merdivenlerden yürümeye devam ediyordu üst katlara kadar çıkmayı başarmıştı ama kaçıncı katta bilmiyordu çıktığı katta ses işiti hemen duvara çöktü Emily o an yakalandığını düşünmeye başlamıştı hızlı nefes alıp veriyor duvarın arkasında neler olup olmadığına bakıyordu ki arkadan biri onu duvara sıkıştırmıştı bu Jamesti yüzünde gram tepki yoktu Emily ise sesli bir şekilde küfürler edip çığlık atıyordu James pençelerini kıza doğru tutarken ordan bir ses geldi
"James sana yakışıyor mu böyle şeyler" Dedi Lucas elleri cepteydi Emily umrunda değildi çünkü Emily'nin insan olduğunu anlamıştı sadece James ile şakalaşıyordu
"İşimi zorlaştırma Lucas"
"Sen işini yap sana bir şey mi dedik sanki"
Lucas alayla kıkırdarken James gözlerini devirdi ve pençelerini tam kızım boğazına batırırken yine bir ses işitildi
"James dur" Ses Laraya aitti
"Hay yeter amına koyayım öldürmüyorum al"
"O kızı öldürme" Lara'nın aklında bir şey olduğu belliydi ve bu işte Elanor ile ilgili olduğunu anlamıştı lara Lucasa baktı ve komut verdi Lucas verdiği komutu anlamıştı bir şekilde Elanora yaptığı gücü Emily de yaptı Emily direk bayıldı ve tüm ağırlığı Jamese verdi... Fakat Emily Elanor gibi dayanamamıştı