İçeriğe geç

Eksik Kraliçe

Bölüm 1 · 10 dk okuma

Eksik Kraliçe

Bölüm 1

Giriş

Acemilik ile yazıyorum inşallah beğenirsiniz ..

-------------------------------♡--------------------------------------------------♡♡♡------------------------------------------------------♡--------------------------------------------

Hayatta bir çok acımasız insan vardır merhametsiz , duygusuz . Ama ben onların bile içinde bir şeye bir kişiye merhamet duyduklarını düşünürüm. Her insanın zaafı vardır. O zaaflar merhamet içerir sevgi, öfke, hayal kırıklığı yada daha birçok başka kelimeler duygular içerir ama genellikle şefi saf sevgi benim kimseye karşı zaafım yoktu çünkü daha sevgi nedir görmemiştim. Küçüklüğümden beri kurallar sert kurallarla büyüdüm. Kimse gelip başımı okşayıp beni sakinleştirmedi. Ben ağladığımda akimse duymadı duyan da duymamazlıktan geldi. Kendi kendime düşünürdüm benim neden sevilmediğimi beni neden sevmediklerini her kurala uyar her denileni yapardım. Şimdiki halimin aksine. Şimdi dik kafalı biri olmayı tercih ettim. Kimse sizi ellemesin sizde kimseyi ellemeyin kural basit. Ama bunu aileme kaç kere anlattığıma inanamazsınız tabi onlarında kaç kere beni yerin dibine sokmalarınada inanamazsınız. Dışardan bir aile mutlu bir krallık ailesi mutlu bir tablo tam aksine biz tam bir faciaydık. Her zaman kurallara uyan küçük kardeşim ve yine söz dinlemeyen ben kurallara takık bir anne baba daha ne olsun ha birde sürekli sizi izleyen sizi gözetleyen insanlar, muhafızlar, hizmetciler, tüm dünya sizi takip ediyor. Krallık işi bana göre değildi sevmiyordum. Sorun şu ki annemden sonra tahta ben geçicektim ve yanıma hiç tanımadığım başka bir krallıktan biri. Sırf taht için araya gelen iki kişi oysa ben aşka inanırdım. Ama işler hayatta istediğimiz gibi ilerlemiyor malesef. Sabah olmak üzere olmasına rağmen ben dağa uyumamıştım. Kitap okuyarak odamın büyük terasında oturuyordum. Odamın içi büyük bir tüllü yatak, küçük bir halı, büyük büs büyük bir gardırop, büyük bir boy aynası, küçük makyaj masası ve en sevdiğim çalışma masam tam büyük göle bakan büyük pencerenin önünde duruyordu. Bol küçük ışık vardı masamın üstünde ders kitaplarım ve kalemlerim ama hepsi dağınık ve etrafa saçılmış bir şekilde. Kitabı yavaşça masama koydum. Yatağıma girdim ve battaniyeyi kafama kadar çektim. Az sonra hizmetçiler tarafından uyandırılıcaktım. Yemeğe inmeden hazırlanıp süslenicektim. Tam yarım saat sonra kapı tıklandığında içeri 2 hizmetçi girdi. Sakin bir sesle beni çağırdılar. Uyanık olduğum için hemen küçük bir esneme yalanı yaparak yataktan kalktım. Eğer o saate kadar uyumadığım anlaşılırsa yine azar yerdim. Sarayın kurallarına göre geç yatmak yasak bence tam bir saçmalık. Hizmetciler hemen benim için yazlık bir kraliyet elbisesi seçtiler. Elbise yeşil renkte ve çok zarif kol ve boğaz detayı çok hoşuma gitti. Bu yüzden de hiç bir şey demeden giyindim. .

Odamdan çıktığım an aceleyle merdivenden indim. Tam düşmek üzere iken muhafızın biri destek oldu. Düşme bile yasaktı. Bir prenses asla üstünü kirletmemeli bu yüzden düşmemeli derdi annem biz küçükken. Yemek odasına girdiğim an derin nefes aldım. Tam masaya doğru dik bir şekilde yürürken ayağımdaki koca topuklu bot yüzünden yere yapıştım. O sıra küçük kardeşim hafif hafif güldü. Ona ters bir bakış atıp ayağa kalktım. Sandalyeye doğru ilerliyordum ki biri oturuyordu benim yerimde bune cüret . Tam kafamı yüzüne çevirdiğim an dona kaldım. Ama o hızla kalktı ve bana sarıldı . KUZENİM Elivya . Hemen kollarımı boynuna doladım ve sarıldım. Sonra da kardeşime baktı Yani Mare'e

"Bek ben sana bana küs değil dedim "

"Ona daha ne yaptığını söylemedin Eliv"dedi kardeşim.

"Ne oldu gineee"dedim e yi uzatarak .

Bana baktı güldü ve yanakları al al oldu bu onun büyük bir şey yaptığının işaretiydi. Beyaz teni siyah saçları siyah badem gibi gözleri ve beyaz bir elbisenin içinde çok güzel görünüyordu . Aslında Elivya Mare'da benziyordu. Sadece onun 4 yaş büyük hali gibiydi.

"Ne yaptın eliv söyle "adı Elivya olmasına rağmen biz ona Eliv derdik .

.

"Senin kızın var ya onu biraz incittim sanırım ufak bir sıyrık "dedi . Hemen aceleyle yemek odasından çıktım. Aşağı kapıya doğru koştum neyseki elbise uzun değildi bu yüzden rahat koşabilirdim. Arkamdan Mare'e ve Eliv 'in ayak seslerini duydum ama daha da hızlı bir şekilde koştum. Ahıra doğru ilerlerken birine çarptım ama ona ne baktım nede gördüm özür dilemeden koşmaya devam ettim. Kızımın yani atımın yanına eğildim. Yerde yatıyor ve hafif hafif kişniyordu . Arkamdan Mare'e ve Eliv geldiğini hissettim kafamı kaldırdım. Mare'e teselli etmek için elini omzuma koydu. Eliv arkada duruyordu. Hızla ayağa kalktım

"Bu nasıl oldu.?"

"Akşam üzeri kızınla gezmeye çıktım. Ormanda giderken arkamda bir ses geldi arkamı döndüm . O sırada deli kız hızla koşmaya başladı. Aceleyle beni buraya getirdi. Buraya geldiğimizde fark ettim. Arka ayağının yarının hafif burkuldu ve biraz sıyrık almış ama bir kaç güne iyileşir dedi doktor. Beni affettin mi? "

"Affettim amcam nerde ?

"Amcamın yanındadır."dedi

Hızla içeri girdim. Muhafızlardan birine babamın müsait olup olmadığını kontrol etmesi için gönderdim. Mare'e ve Eliv içeri girdiğinde gülüyorlardı beni görünce durdular ve bana baktılar ben aceleyle bir sağa bir sola gidip geliyordum. Eliv bir şey olduğunu anlayıp yanıma geldi .

"Neler oluyor? "

"Anlatırım sonraaa"dedim.

Muhafız babamın beni beklediğini söyledi. Acele ile merdivenlerden çıktım ve babamın odasına ilerledim. Kapıyı tıklayarak içeri girdim. Hafifçe eğildim ve selam verdim. Babam masasında oturmuş amcamla bir şeyler inceliyorlardı.

"Baba çok önemli bir şey var "

"Ne oldu " dedi

"Sarayın çevresine fazladan adam koyalım birileri bize zarar vermek için vakit kolluyor "babamın gözleri büyüdü.

"Ne saçmalıyorsun sen ?"

"Baba deli kız ormanda huzursuzlanmış ve aceleyle buraya gelmiş Eliv ile birlikte gelmişler ama çok hızlı imiş. Eliv bir ses duyduğunu söyledi. Biliyorsun baba deli kız huysuzlanıyorsa orda bir şey vardır onu rahatsız eden. "

"Belki bir hayvandır "dedi amcam.

"Hayvan olsa bizim deli kız ürkmez ve aceleyle yaralı ayağına rağmen ordan kaçmaz "dedim. Öyleydi deli kız hayvan olsa kendini korur yada ordan sakince uzaklaşırdı.

"Haklı bizim deli kız öyle ama emin olmadan birşey yapamam kızım şimdi bizi rahatsız etme "dedi. Selam vererek dışarı çıktım. Sabahtan beri annnemle karşılaşmadım. Merdivenlerden indim ve salona doğru ilerledim. Eliv önümü kesti ve bana bir teklifte bulundu.

"Akşam yemeğinı dışarda yicez. Teyzemden izin aldım akşama hazırlan vee itiraz yok. " dedi ve önümden çekilip yukarıya doğru gitti. Salona girdim ve selam vererek hafifçe eğilip elimi karnıma koydum. Annem bana yargılayıcı bir bakış attı.

"Sabah sofradan o şekilde kalkman hiç hoş değil. Acele ile koşman ve üstünü mahvetmen de ayrıcalıkla sana kaç kere elbiselerinle ahıra gitme demiştim. "

"Peki anne Eliv akşam yemeğe gidelim dedi biz a_akşam dışarı çık-"dediğim an annem sinirle

"Sakın unutma sen bir prensessin ona göre davran "

Aceleyle kafamı salladım annem salondan çıkınca hızla derin bir nefes verdim. Odama çıkarken üstüme uygun bir şeyler giydim. Altıma bir pantolon üstüme siyah bir tişört üzerine bir ceket alıp ayağıma düz topuk bir bot giydim. Odadan çıktım ve merdivenleri inmeye başladım. Aşağıda beni bekleyen dövüş öğretmenim kılıç derslerim ve ok atma derslerim vardı. Aşağı inip bahçeye çıktım. Hiç konuşmadan derse başladık. Ayağıma bir tekme yediğimde hafif sendeledim. Atakta bulunmaya devam ederken en sonda hocamı yerde kıvrılırken gördüm. Ama bir şey demeden yanına gittim. Kalkmasına yardım ederken

"Sen çok geliştin "

"Saolun şimdi gitmem lazım kılıç dersim var "

Bahçenin yan tarafına doğru gittim. Derse başladık ve tam 1 saat boyunca alıştırma yaptım. Ders bitti hemen ok atma derslerine başladım. Dersin bitmesine 10 dakıla kala arkamda Eliv 'in sesini duydum arkamı dönmeden son 10 dakika diyerek bekledim. Ders bitince arkamda bir alkış sesi geldi. Gülerek arkamı döndüm . Karşımda bir kişi beklerken iki kişi bana bakıyordu. Eliv ve bir erkek vardı. Koyu kahve saçları açık kahve bakışları ve keskin çene ve yüz hatları vardı. Eliv el salladı onlara doğru ilerlerken bende el salladım. Eliv elimi tutarak benim daha hızlı yürümemi sağladı.

"Bak bu benim arkadaşım ve seninde arkadaşın olucak "dedi Eliv.

"Selam prensesim ben lord darun toprak krallığından" dedi selam vererek.

"Merhaba kusura bakmayın 3 saattir ayaktayım yorgunum biraz "

"Yaa şey akşam yemeğine sende mi gelsen? " dedi lorda bakarak

"İkiniz içinde uygunsa seve seve "

"Benim için fark etmez."dedim.

"Gel ya nolur " dedi. Eliv oda hava krallığından geliyordu. Bizim buralarda eğer aile izni varsa başka krallıktan biri ile de olabiliyorsunuz. Mutlaka kendi element hanesinde biri ile evlenmek zorunda değildiniz. Acaba Eliv'in fikri bu muydu. Onlardan izin istiyerek odama çıktım. Uzun süre boyunca duş aldım. Üstümu giydim bir pijama giyip yatağa kıvrıldım kestirmeden sonra kitap okudum. Biraz daha oturup kafamı dinledikten sonra balkona çıktım. Aşağıda babam, amcam ve darun birlikte oturup çay içiyorlardı. Babam ona baktığımı hissedip gülümseyerek el salladı. Ardından amcamla el salladı bende onlara el salladım. Darun'un arkası bana dönüktü. Tam arkamı döneceğim sırada darun sandalyeden kalktı. Yüzünü bana döndü. Hafifçe eğilerek selam verdi. Bende aynı şekilde selam verdim. Odama geçtim ve hizmetçileri çağırdım. Hizmetcilere ne kadar kırmızı renk giymek istesem de bana bunun yanlış anlaşılabilecegini söyleyerek mavi bir elbise verdiler. Elbise parıltılı taş ve hafif elmaslar kullanılmıştı. Açık mavi elbise ben buradayım diyordu.

Odamdan sakince çıktım merdivenleri inmeye başladım. Aşağıda beni bekleyen muhafızlar önümde selam verdiler. Kapıdan çıktığım an Eliv karşımda duruyor ve bana bakıyordu. Beyaz bir elbisenin içinde çok güzel görünüyordu. Göğüs ve boyun dekoltesi olan bir elbise seçmişti. Yüzünde hafif bir makyaj ama dudağında bordo tonlarda bir ruj vardı. Kollarından aşağı beyaz tüller vardı. Gülerek yanına gittim. Önümde selam verdi . Bende aynı şekilde selam verdim. Ama şakasına yapmıştı.

"Kraliçem harikasınız "

"Ya yapma şunu birde önümde eğiliyorsun ,sevmiyorum böyle şeyleri. "

"Alışsan iyi olur. Bu arada darun gelemicekmiş çok önemli bir aile yemeği varmış. "

"Sıkıcı "dedim gülerek

"Katılıyorum ama biz bugün çok eğlenicez. "

Arkamda birini hissettiğim an döndüm ve selam verdim anneme .

"Eğlenin ama prenses adaplarına uygun bir şekilde. "

"Peki efendim. "dedi Eliv annem kulağıma eğildi

"Gittiğiniz yerde bir olay çıkarırsan cezalarına katlanırsın "annemin ceza yöntemleri çoktu. Eliv bunu fark ederek. Elimi tuttu ve bana baktı gülümsedi. Annem içeri geçti. Biz arabaya doğru ilerlerken muhafızlar kapımızı açtı. Bizimle birlikte sekiz muhafız gelicekti ama ben istemiyordum.

"Bizimle sadece iki muhafız gelicek"dedim iri yarı biri

"Efendim biz sizi korumakla görevliyiz"

"Sen bizim kendimizi koruyamıyacağımızı mı ima ettin. "

"Ha-Ha-hayır efendim. "

"O zaman bizle 2 kişi gelicek "

"Peki efendim. "Dediği sırada iki kişiyi diğer arabaya yolladı.

Arabada sessizce gittik. Yemek yiyeceğimiz yerin önünde durduk arabadan inerken etrafa baktım. Dışardan küçük bir yer gibide olsa içi büyüktü . İçeriye girdiğimizde muhafızlar kapıda durdu. İçerisi loş ışıklı, tahta masa ve sandalyelerden oluşan bir yerdi. Biz deniz manzaralı tarafa doğru gittik. Masalara oturduğumuz an herkesin bize baktığını anlamıştım. Her yeri fısıltılar kapladı. .

"Su varisi ve hava prensesi "Elivyaya prenses diyorlardı çünkü tahta abisi oturucaktı. Yanında ise varisi bu yüzden Eliv prenses oluyordu.

"Su prensesinin tek darbede yere serdigini duydum "

"İkiside çok şık "

"Çok zarif ve güzeller "kötü yorumlarda duyuyorduk ama aldırış etmeden devam ettik. Yemeği sipariş vermiş ve bekliyorduk. Deniz manzarasını çok seviyordum. Burdaki köylüler her hareketimizi izliyorlardı. Krallıklardan başka bir de köylüler vardı. Biz onlara ne kadar yardım yapsakta. Bize her zaman laf ediyorlardı. Köylüler krallıkların uzağında küçük dağ yamaçlarında yaşıyorlardı iki aya bir her krallıktan bir kişi gider ve yardımda bulunulurdu. Ama onlar 1 yıllık yiyeceğimizı vermemize rağmen köylüler 3 yada 4 ayda bitiriyorlardı. Biz yemeğimizi yerken yan masadaki bir adam sürekli dik dik bize ve çantalarımıza bakıyordu. Adamın niyeti neydi bilmiyorum ama bizim boş anımızı kolluyor gibiydi. Eliv yerinden kıpırdanarak

"Ben lavaboya gidicem"

"Tamam bekliyorum "masadan kalktı ve lavaboya doğru yürüdü. Ben devam ederken yanıma bir kız çocuğu geldi uzun uzun bana baktı.

"Sen piyenses misin?"

"Hımm öyle miyim acaba"

"Cok güzel bilekliyin ama anlamadım üstünde ne vay"

"Bu su krallığının simgesi istersen senin olsun "

"Benim mi veyiy misin cidden mi"

"Al senin olsun "dedim bilegimden bilekliği çıkartırken

"Seni bir keye öpim mi"güldüm ve kafa salladım. Küçük kız masadan uzaklaşırken. Bir ses duyarak kafamı kaldırdım. Eliv yüzü dehşete kapılmış bir şekilde bana bakıyordu. Anlamadım sonra arkasından eli silahlı biri çıktı. Yan masaya baktım kimse yoktu bu o adamdı bize dik dik bakan .

"Çantanızda ve üstünüzde ne kadar takı varsa verin"

"Tabi başka isteğin "dedim gülerek.

Elimi havaya kaldırdım ve Eliv 'e yaklaştım Adam silahı Eliv 'in kafasına dayadı. Eliv hareket etmiyordu isterse ondan kurtulabilirdi ama donmuş gibiydi. Restorandaki herkes dışarı çıkıyordu . Elimi kullanarak suyu çağırdım . Ellerimde suyu hissettiğim an adama gönderdim ama kaçtı. Bir daha suyu küçük bir hortum şeklinde adama gönderdim ama gine kurtuldu . Dağa fazla dayanamadım ve büyük bir şu topu gonderdim bundan kaçamadı. Şu vücuduna çarptığı an suyu boğazına dolattırdım. Suyu kontrol etmeye devam ederken adamın elleri gevşedi ama Eliv hala donmuş bir şekilde duruyordu. Kafamda bir ağrı hissettiğim an kafamı çevirdim ve yüzüme sert bir darbe yedim başka bir adam . Ben daha kendimi toplayamadan başka bir darbe yedim . Bir çift el boğazıma sarıldı. Nefesim kesilirken gözlerim kapanmaya başladı . Bilinciminde yavaş yavaş kapandığını fark ettim ve zorla gözlerimı aday çalıştım hala hissettiğim eller bir anda kayboldu . Gözümü yavaşça açmaya çalıştığımda birini gördüm. Başka biri vardı. Gözlerim kapandığında zar zor sesleri duydum.

"Çabuk çıkalım burdan "dedi

"Eve gidemeyiz annesi "dedi Eliv son kelimeyi fısıldayarak söylemişti.

Havlandıgımı hissettiğim an kendimi daha fazla tutamadım ve büyük kocaman bir karanlığa gömüldüm

Bölüm sonu

4 yorum