"ne yapacağız planı olan var mı?" dedi Tanya önlerinde koca kalenin planı duruyordu ve Alexhander haritayı incelemeye başladı Tanya sorusunu tekrarladı
"planı olan var mı!" Alexander hala daha haritayı inceledi Tanya şöyle bir baktı ortalık okadar sessizdi ki rüzgarın sesini duyabiliyordu birden jed bağırarak
" buldum buldum " dedi Alexander Jed e baktı bakışlarında ümitten eser dahi yoktu
"ya öylemi neymiş o planın " dedi Alexander
Jed Alexander'ın elinden çubuğu aldı ve heyecanlı bir şekilde anlattı
"şimdi ilk aşamada oburların geri kalanı ve bazı alvadorlu hainler kalenin kapısına dayanacaklardır bunun için surlara katran dolu kazanları yerleştirmemiz gerekecek olası bir insecth hava saldırısı için ise ise ben ve bir kaç hyprogtus süvarisi Neil 'in yaptığı bombaların bazılarını kullanabiliriz " dedi
Argus bu planı beğenmişti ama aklına takılan bir soru vardı Jed ' e bakarak
" iyi plan güzel ama sürüngenleri ne yapmayı planlıyorsun " dedi Argus jed anlatmaya devam ederek
" sürüngenler içinse Argus sen ve Souren atlara atlayıp sürüngenleri ateşle uzaklaştıracaksınız ve bu arada okçularını olabileceğini göz önünde bulursak anuri tanya ve bull sizler okçuları vurun geri kalanlar iç savunma sizde anlaşıldı mı albert bu planı beğenmedi hem ayrıca o kim oluyordu da kendisine emir veriyordu
" ne cüretle emir verirsin" dedi albert
Jed bunu duyunca sinirlendi bir yumruk atarak albert 'i yere serdi yere düşen albert yavaşça doğrularak
"seni şerefsiz" dedi tam albert jed 'e vuracakken Souren Albertin kolunu tuttu
" bana bak kral bozuntusu senin bir planın varsa dinleyelim ve sakın ama sakın kuzenime vurma anladın mı beni " dedi ardından souren albert'in kolunu aşağıya doğru indirdi Albert homurdanarak bir köşeye çekildi Jed Sourene bakarak
"sağol kuzen " dedi souren kafasını salladı ve
" sorun değil " dedi souren Alexander durup düşündü ve bu planın bir eksiği olduğunu düşündü
"bir problem var " dedi jed şaşkın bir şekilde merak ederek
" neymiş o problem" dedi
Alexander bir parşömen çıkardı parşömen velalar hakkındaydı
" velalar eğer bu yaratıklar onları kullanırlarsa işimiz yaştır "
jed gülerek aşexander 'a baktı
" aptal olma vellalar çöllerde olmazlar bu imkansız"dedi Jed
" o zaman bu ne" dedi Alexander gökte vellalar uçup yere ateşli kayalar bırakıyorlardı bu taşlar bazı askerlere ciddi anlamda zarar veriyorlar Anuri ve bir kaç okçu havadaki velları vurmaya başladılar ve kısa süre sonra hepsi öldürüldü
" artık harekete geçmemiz lazım " dedi souren ertesi gün hazırlık ar yapıl mış bir şekil de beklemeye başladılar bir müddet sonra oburlar ve alvadorlu bir kaç tabur ilerleyerek geliyorlardı aralarında sürüngenlerde vardı Argus Sourene baktı
" hazır mısın souren " dedi. souren Argus 'a baktı
" hazırım dostum " dedi surların tepesinden bull, do ve tar indi
" bizde hazırız " dedi tar souren kuzenlerinin yanında olduğunu bilmesi onu daha da
cesaretlendiriyordu sonuçta artık eskisi gibi bir çiftçi çocuk değildi
" hadi çocuklar saldırın " dedi Argus ve herkes saldırıya geçti bull baltasıyla bir askerin kafası ile göğüsün'ü ayırdı fo ve tar elleri birbirlerine kenetledi ve etraflarında döndüler ve birçok askeri bayıltmayı başardılar Argus ise bileğine bağlı oln pençe ile iki oburun kalbini söktü souren ıslık çalarak hectoru çağırdı hector bir anda belirdi ve atın üstündeki bir askerin kafasını yedi bu arada insecth ler havada belirmeye başladılar hyprogtus binicileri aynıı anda fırladılar Jed havada organize olarak insecth 'leri bomba yamuruna tutuyordu ve birçok insecthler yavaşça kül oluyordu biranda ardı ardına hyprogtuslar düşmeye başladı bunu yapan şeyin ne olduğunu ööğrenmek için souren havaya baktı gördüğü şey karşısında kaskatı kesildi bir böcek adam onları düşürüyordu
" bu khel olmalıydı diye " düşündü khel tek tek hyprogtusları düşürürken souren ona doğru bağırdı
" hey kokuşuk it gel aşağıya " dedi khel yere doğru indi ama birde ne görsün bu khel değildi bu onun oğluydu
" banamı dedin " dedi sourene yaklaşırken
" evet sana dedim baban nerede ha piç " khel jr. hafif bir tebessüm etti
" sence kim piç " dedi laf sokarcasına souren tam saldıracaktı ki Argus araya girdi
" bunu bana bırak souren sen kheli bul " dedi argus
" sen bethy 'e zarar verdin" dedi argus khel jr. a bakarak
" beni msevmeyi öğrenicek "dedi bkhel jr.
" neyse merak etmeyin babam birazdan burada olur " dedi
argus atağa kalktı ama khel jr argusun saldırısından kaçtı argus birkez daha saldırdı khel jr. tekrar kaçtı Souren daha fazla dayanamadı ve khel jr. 'a saldırdı khel jr. sourene bir tane vurdu souren yerden kalktı bu arada argus fırsat yakalayarak khel jr. 'ı yaralamayı başardı ama yarası çabucak kapandı ve uçmaya başladı
" aptallar beni veya babamı yenebileceğinizi sanmayın sakın ve gelinimi almaya gidi..."
biranda argus sıçradı khel jr'ın kanatlarını tutarak indirdi ve hışımla kanatlarını kopardı khel jr sürünerek kaçmaya çalıştı ama argus onun kafasını gövedesinden ayırdı
" bitirdin mi ha argus"
argus kafasını salladı ama nereden geldiği belli olmayan bir ok argusu yere serdi souren arkasına baktığında bull ve ikizlerin cansız bedenlerini gördü işte oradaydı karşısındaydı khel ve onun uğursuz suratı
" merhaba demek sen ejder savaşçısısın birazcık yaşam enerjini çekmemin sakıncası yoktur umarım " dedi ve souren'i tuttu yaşam enerji yavaş yavaş çekilirken gözleri kararmayabaşlamıştı bir anda kendini tekrar o beyaz alemde buldu bu alemde en son babasını görmüştü ama bu sefer hiç bir şey yoktu sadece boş beyazlık acaba ölmüşmüydü bunu bilmiyordu yere çömeldi bütün o anıları gözüne gözükmeye başladı bir anda bütün o anılar silimeye daha doğrusu solmaya başlamıştı souren bu sefer kesin öldüğü düşünmüştü o yüzden gözlerini kapatıp kendini bıraktı ama bir anda bir ses duyuldu
" souren " souren bunun bir sanrı olduğunu düşündü ve o ses bir kez daha duyuldu
" souren şimdi pes edemezsin" souren gözlerini ve karşısında kendini gördü ama bu beyaz saçlı ve siyah giymişti
" sen de kimsin" dedi souren
karşısındaki sanrı
" sen beni jack olarak biliyorsun ama ben ..." cümlesini tamamlamadan dev uzun dişli bir ejderhaya dönüştü ve souren 'e baktı
" ben kara kanat kridius" dedi ardından devam ederek
" içindeki öfkeyi serbest bırak" dedi
sonra sourenin bütün hüznün ve öfkesi gösterdi babasının ölümü ve onun kimin öldürdüğünü anlamıştı
kridius ayağa kalktı khel ortalıkta yoktu biraz etrafı izledikten sonra khel'in kaleye ilerlediği fark etti hızlıca koştu ve şıcrayarak ona doğru saldırdı khel onu fark etti onu tutarak fırlattı kridiud
" hiç fena değil böcek " khel onun souren olmadığını anladı alçak sesle
" kridius" dedi
"demek biri adımı hatırlıyor dedi kridius
"haha paslanmışssın kridius" dedi khel
" sen öyle zannet böcek " dedi kridius
khel kridius'a ardı ardına sarldırı yapıyor kridius ise her seferinden kurtuluyordu khel yükseldi eline bir top yapıp kridius'a fırlattı kridius kheli fırlatığı topu geri yansıttı ve ardından havaya sıçrayarak onu yok etti
"