Mum ışığı titrediği bir odada usta shin yere yere hafif kızıl bir toz ile Alexander ve argus un bulunduğu bölgeye çizgi çiziyordu işini bitirdikten sonra kapıda lee belirdi elinde bir torba vardı onları usta shin e uzattı
"getirdim usta"
Usta shin torbayı açtı beyaz şekilde parlayan iki küreyi elinde tutuyordu souren toplara baktı birinde 3 diğerinde ise 6 rakamını seçebiliyordu
Usta shin 3. Topunu kaldırdı
"cesaret, azim, iyilik, avcılık, sevgi bakalım 3 numara kimi seçecek" dedi
Ardından topu havaya attı top parladı ve odanın etrafında dönmeye başladı hatta neredeyse souren'in kafasının yanından geçti en sonunda argus'a doğru döndü ve göğsünün tam ortasına çarptı ve bir anda kayboldu ardından argus yere yığıldı
Souren usta shin e döndü
"ona ne oldu"
Usta shin soğukkanlı bir şekilde
"ejder topu onu kontrol ediyor eğer bu vasıflar var ise top onu kabul edecektir"
Souren bir soru daha sorarak
"peki bayılması normal mi"dedi souren telaşlı bir şekilde
Usta shin güldü ve
" elbette normal çünkü o topun içindeki ruh bedenide kontrol etmek için geçici olarak bedeni zayıflatır. " dedi usta shin
" peki ya Alexander da böyle birşey olabilir mi "dedi souren
" belki" dedi usta shin
" ne demek belki" dedi dedi Alexander korkarak
"endişelenme eğer yaran varsa onu iyileştirmek için bayıltır, arkadaşınız
Daha önce ağır bir yara almış"
"ama iyileşmişti" dedi souren
"bedenen evet ama ruhen hayır"
"ne demek ruhen hayır" dedi Alexander
"kendisi sizi bir daha koruyamayacağı hatta o kızı koruyamayacağını zannediyor buda ruhsal bir yara açmış kendince" dedi usta shin
Argus birden ayağa kalktı kafasını tutarak
"ne oldu bana"
Souren ona doğru baktı
"sorun yok sadece bayıldın dert etme sen" dedi
"Pekala arkadaşınız iyiyse sırada 6 numara var" dedi
Ardından ekliyerek
" sadakat, liderlik, önsezi, irade 6.
topu Alexander ı seçecek mi" dedi
Ve ejder topu oda da bir kaç tur attıktan sonra Alexander ın alnına çarptı top alexander ın alnından içeri girdi Alexander havalanmaya başladı souren usta shin e baktı
"bu normal bir şey mi usta"
Usta shin sakalını kaşıdı souren e bakarak
" liderlik vasfı arıyor eğer arkadaşın iyi bir lider ise ejder topu onu kabul edecektir dedi"
Bir süre sonra Alexander yavaş yavaş yere doğru inmeye başladı derin bir nefes aldı
Usta shin Alexander a bakarak
"farklı bir şey hissediyor musun evlat"
Alexander üstünü silkeledi ve ayağa kalktı
"sanırım ben aynı hissediyorum" dedi Alexander ve ekliyerek
"sanırım ejder topu beni kabul etmedi"
Usta shin Alexander a bakarak
"o kadar emin olma dedi ve köşedeki mumu göstererek
" bunu söndür"dedi usta shin
" bunu nasıl söndürmemi bekliyorsun" dedi Alexander
"şu kelimeleri söyle ve üfle achrus" dedi usta shin
Alexander iç çekerek
"iyi ne kaybedebilirim ki achrus" dedi mum kaskatı bir biçimde etrafı buz oldu Alexander şaşkın şaşkın baktı. Souren donmuş muma doğru baktı ve sadece
"vay be" diyebildi usta shin mumu yere attı üçlüye bakarak
"buradan beni izleyin dedi" üçlü usta shin i takip ettiler mumları aydınlattığı koridordan geçtiler etraflarında kabartmalar ve minyatürlerle dolu duvarlar vardı souren hayranlıkla duvarları inceleyerek gidiyordu bu ona ayrı bir heyecan vermeye başlamıştı sırf bu yüzden bu tapınakta bile kalabilirdi ustası shin elini havaya kaldırdı ve
"durun geldik" dedi
Alexander şöyle bir baktı
"burası bir duvar sadece" dedi
Usta shin Alexander a bakarak
"herşey göründüğü gibi değildir genç prens" dedi duvarın bir blok'unu itti duvar ikiye ayrılarak açıldı aşağıya inen merdivenler onları karşıladı usta shin souren e işaret ederek
"şuradaki meşaleyi alır mısın ejderha savaşçısı" dedi shin souren meşaleyi aldı ve önden merdivenleri inmeye başladı diğerleri onu arkadan takip ediyordu öyle ki sanki merdiven bitiyormuş gibiydi derken zemine ulaştılar neredeyse 120 basamak inmişlerdi usta shin souren e bakarak
" meşaleyi alabilir miyim" dedi souren meşaleyi ona verdi usta shin meşaleyi duvara sabitlenmiş bir çanağa tuttu ve bir anda bütün Çanaklar yandı upuzun bir koridor onları karşıladı koridorda ilerlemeye başladılar ve yolun üstünde bir duvar onları karşıladı usta shin yine duvardaki bir bloğu ittirdi ve duvar tekrardan ikiye ayrıldı bir oda belirdi içeriye doğru adımlarını attılar usta shin tekrar meşaleyi çanağa deydirdi bütün Çanaklar yanarak odayı aydınlattı karşılarına devasa bir sütun belirdi souren taşa baktı ardından usta shin e döndü
"bu koca taş nedir usta shin" dedi
"ejder Mührü" dedi usta shin
Peki ne yapmamız gerekiyor "dedi Alexander
" ellerinizi taşın üzerine koyun "dedi usta shin
Üçü de ellerini taşın üzerine koydu ani bir şekilde yeşil bir patlama oldu
Ardından taşın üzerinde yazılar ortaya çıktı
Souren ve Alexander ın bilmediği bir dildi bu ikisi argus a döndü
" ne yazıyor argus " dedi ikisi
Argus yazıtı okumaya çalıştı ancak sadece şu kelimeyi okuyabilmişti (dovakhin) souren e baktı
"sanırım senin dokunman lazım" dedi
Souren düşündü ne kaybederdi ki sonuçta en kötü ne olabilirdi ki souren elini taşa koydu taş yanıp sönmeye ve uğuldamaya başladı sanki ses ejderha iniltisini andırıyordu bir kaç dakika daha böyle devam etti ve taş kırıldı
***
Bu sırada kale son savunma hazırlıklarını yapıyordu gözcüler yerlerini almış falankslı askerler beklemedeydi yüce Elliot bir köşede oturup hazırlıkları izliyordu birden gözleri karardı ve yere yığıldı tanya ve Bull onu fark edince yanına koştular
Bull elini Elliot un kafasının altına koydu
"efendi Elliot siz iyi misiniz" Elliot hafif bir tebessüm ederek
"James başardı artık özgürüm " dedi
Elliot un bedeni patlayarak havalandı
"bu da ne neler oluyor" dedi tanya
"Bull da bilmiyor " dedi Bull ikiside şaşkın bir şekilde havaya bakıyordu birden bir ejderha kalenin etrafında donlandı ve yavaşça tanya nın bulunduğu yere indi ejderha gerindi kalın sesi ile
"haaa yeniden uçmak gibisi yok gercekten" dedi
Tanya ejderhaya bakarak
"sende kim oluyorsun usta Elliot nerede"
Ejderha güldü kafası tanya ya doğru eğdi
"ben heraldes ejderhaların sonuncusu ama siz beni Elliot olarak biliyorsunuz"
Tanya şaşırmıştı bu ejderha efendi Elliot muydu yani bu ona inanılmaz gelmişti ama bir yandan bir druid in 200 yıl yaşaması biraz mantıksız gelmişti. Ejderha tanyaya baktı şaşkınlığını fark etti
" biliyorum kafan karıştı aslında neden bir druid formu seçtiğimi bu kendi kararımdı o kadar acı çekmiştim ki bu yüzden kendimi cezalandırmak istedim birde James in babasını korumak istememdi bu yüzden saklamam gerekti"
Tanyanın şaşkınlığı gitmişti bile ama bir şekilde bu çok acayip bir durumdu ardından souren aklına geldi ejderhaya bakarak
"souren i getirebilir misin ona burada ihtiyaç var özellikle de benim" dedi tanya
"peki james i almaya gidiyorum sonra görüşürüz " dedi heraldes ve havalanarak oradan uzaklaştı