Hikâyeyi okurken dinlenecek şarkılar ( öneri )
~Billie Eilish : Ocean EYES
~Billie Eilish : Everything İ Wanted
~Cem Yenel : Seni O Gökyüzüne Ben Koydum
~Toygar Işıklı : Aşk Mühürü
~Sefirin Kızı Dizi Müzikleri : Yıllar Sonra (fon müzik)
~Kalp Atışı Dizi Müzikleri : Üzgünüm (fon müzik)
~Billie Eilish : Lovely
İyi okumalar :>
~ İnci'nin anlatımıyla ~
Soğuk aralık akşamıydı... Dışarıda acele bir şekilde eve gitmeye çalışıyorum, vücudumun ısısı soğuktan dans ediyordu. Kar yağıyor ve etraf çok tenhaydı. Kimse yoktu herkes evindeydi ben ise dışarıda... Hayallerim için çalışmam para kazanmam lazımdı, annem ve babamdan isteyemezdim... Çünkü onlardan ne istesem beni hep göz ardı etmişlerdi, hele para konusu olursa o zaman beni resmen silerlerdi... Hemen bir banka gittim, çok üşüyordum ve telefonuma baktım... Vay canına herkes bana mesaj atmış, bu bir yalandı mesaj atan kimse yoktu zaten kimi bekliyorsam? Evet erkenden kötü bir giriş yaptım kendimi tanıtayım... Ben İnci ERTEKİN, 19 yaşında hem okula gidiyor hem de geçimim için çalışıyorum. Teyzemin evinde kalıyorum, kendi evim yok ve her gün kendimi kat kat artan bir yük olarak görüyorum. Annem ve babam ben 7 yaşında iken boşandılar. Zaten her gün her saniye her salise yani kısaca tartışmadıkları tek bir gün yoktur. İkisi boşanınca beni annemde istememiş babam da... Evet istenmemişim... Annem şuan İstanbul'da yeni eşinin yeni çocuklarının yeni evinin, yeni ailesinin yanında... Babam da İzmir'de ama benden bayağı bir uzakta. O da yeni ailesinin yanında, acaba benden bahsediyorlar mı? Bence beni takmıyorlar bile. Beni 10 yaşına kadar anneannem büyüttü, daha sonra anneannemin vefatı üzerine beni babannem aldı. Babaannem de geçirdiği bir rahatsızlık sebebiyle komaya girdi. Babaannem bana 4 yıl baktı. 14 yaşında iken bana bakacak kimse yoktu... Zaten bende yükten başka bişey değildim... 3 yıl boyunca yurtta kaldım... Daha sonra teyzem İzmir'e, buraya geldi o aldı beni. Bana anne şefkati ile davranıyor ama ben ise kendimi ona karşı çok mahçup hissediyorum... Düşünsenize teyzenizin evinde kalıyorsunuz, kendinizi o evde kalan bir yük olarak görmez misiniz? Ben öyle görüyorum. Teyzem annemden çok farklıydı. Onunda kızı vardı. Kuzenim Neslihan aynı yaştayız, birbirimizi çok seviyoruz. Açıkçası biz kuzenden daha çok kız kardeşiz, birbirimizin yaralarını sardık, zor günlerimizde beraber olduk, kimseyle paylaşmadığımız sırları bile ikimiz birbirimize paylaşırdık. Neslihan teyzeme anlatamadığı şeyleri bana anlatırdı. Onu çok seviyordum ama sevmediğim özelliği sabahın 5'inde beni her zaman spora kaldırması. Güzel rüyamdan, uykumdan, sıcaklığımdan beni uyandırır spor yapardık. Bazen kızıyorum beni erkenden uyandırmaya geliyor diye, ama bir gün erkenden uyandırmaya gelmezse mahvolurum...
“ Günaydın İncik hadi kahvaltı yapalım sonra okula“ Saat henüz 5.37 civarıydı ve yine beni uyandıran Neslihan'dı.
“ Tamam lavobaya gideyim gelirim şimdi “ Başım çok ağrıyordu, hasta mı olacaktım acaba? Vücudum da bir halsizlik vardı zar zor yürüyordum, aslında her gün böyleyim ama bugün biraz fazlaydı..
“ Yine mi? “ Lavobada iken iç çamaşırımda kan lekesi vardı regl olmuşum, hemen odama gidip ped aldım ve lavobada taktım... Karnım ağrıyacaktı muhtemelen. Keşke bugün olmasaydı bugün çok yoğun çalışacağım...
“ İncik?! Hadi kahvaltı hazır çabuk gel. “
“ Tamam, geliyorum. “ Toparlandım elimi yüzümü bir güzel yıkadım aşağı indim. Teyzem krep yapmıştı. En çok sevdiğim şeydi sabah kahvaltısında krep olması, gerçi bana hep anneannem ve teyzem yaptı krepi... Annemim krepini hiç yemedim...
“ Kızlar ben çıkıyorum burayı toplayın sonra dikkatlice okulunuza gidin Neslihan kızım bu kurabiyeleri öğretmenine ver ve selamlarımı ilet, hadi ben kaçtım. “ Teyzem yine meşhur kurabiyelerinden yapmıştı canım çok çekmişti ama isteyemezdim, çok utanırım üstelik ben bu evde sadece misafirim her istediğim olmaz ki
“ Yarın çok güzel bir gün olacak “ Neslihan çok mutluydu, her şeye rağmen çok mutluydu... Ona çok güzelsin de hemen mutluluktan havalara uçardı
" Neden, noldu ki? “ Neslihan telefonundan bişey aradı, birine yazdı sonra bana birini gösterdi, kimdi bu?
" Bak görüyor musun? “ Bana gösterdiği kişi hafif esmer bir erkekti ama hâlâ bişey anlamış değilim
“ Kim bu? “ Kim olduğunu çok merak etmiştim hemen öğrenmem lazımdı
“ Şimdi İncik sana bir sır vereceğim ama kimseye deme tamam mı? Bu kişi Kaya, Kaya ERKURAN okuduğum kolejin sahibinin oğlu ve başka bir deyişle sevgilim “ Neslihan bunu dediği sırada su içiyordum, sevgilim dediği anda ani bir şokla suyun boğazıma kaçması bir oldu, öksürmekten ölecektim
“ Ne demek sevgilin? Teyzemgil biliyor mu? “
“ Hayır, henüz bilmiyorlar ama yakın bir zamanda öğrenecekler şuan saklıyorum “ Ben annemden gizli iş yapsaydım annem beni tavana asardı herhalde. Neslihan fotoğrafa bakıp duruyor, baktıkça mutlu oluyor onu ilk kez böyle görmüştüm
~ Yazarın anlatımıyla ~
İnci ve Neslihan kahvaltı yaptıktan sonra ikisi de okullarına gittiler. Neslihan özel bir kolejde okuyordu, İnci ise normal bir devlet okulunda. Neslihan oraya genelde güzel gözükmek için, makyaj yapmak için giden tiplerden diyebiliriz. Fakat İnci okula bir şeyler öğrenmek için, geleceğini kurtarmak için gidiyor
" Günaydın arkadaşlar “ Günaydın desem de bana geri dönüş yapan olmamıştı. Bakıp geçtiler. Sınıfım beni zerre sevmez, sanki onlar İtilaf ben ise İttifak devleti falandım. Onlar gülüp eğleniyordu, ben ise onları bazen izliyor her zaman dinliyordum. Dışlanan kişi hep bendim, hep ben olacaktım. Zaten bu duyguya alışmıştım sıkıntı yok. Sırama yaslanıp kitap okuyordum ki arkadan birinin söylediği söz kalbimi bir okla delip geçti...
“ En azından bizim yanımızda annemiz var babamız var biz kimseye muhtaç değiliz “ Ben muhtaç mıydım? Kimseye bişey demeden lavobaya gittim, zaten diyemezdim. Onlar 6-7 kişi birine laf atsam hepsi beni ezerdi, ben ise sadece 1 kişiyim, sadece benim. Lavobanın kapısını kilitledim ve sesimin duyulmaması için elimle ağzımı kapatarak ağladım... Benim annem ve babam neden yanımda değildi? Neden? Ben bu hayatı seçmedim, annemim ve babamın ayrı olmasını ben seçmedim, en başta ben kendimi seçmedim... Ağlarken karnıma çok kötü bir ağrı girdi, çok kötü ağrıyordu. Ölecekmiş gibi hissettim. Regl ağrısı, bir de sen eksiktin. Zaten canım yanıyor bir de sen yak. Ağrım fazlalaştı neredeyse zar zor yürüyordum, elimi yüzümü güzelce yıkadım ve sınıf öğretmeni Yeliz Hanım'ın yanına gittim, izin alıp eve gidecektim...
“ Yeliz Hanım, şey eve gidebilir miyim? Karnım çok ağrıyor, kendimi kötü hissediyorum “
“ Tabiki de, çok ağrıyorsa gel bi ağrı kesici vereyim“ Ağrı kesiciyi aldıktan sonra direkt çalıştığım restorana gittim. Biraz dinlendikten sonra önlüğümü giydim ve işe başladım. İlacın az da olsa etkisi vardı, saatlerce yemek getirdim, görürdüm. Bulaşık yıkadım. İşimden gayet memnunum, yoruluyorum ama pes etmiyorum. Ama çok yoruluyorum. Mola sırasında biraz dışarı hava almaya çıktım. Karşıda bir tane kız annesi ile beraber pamuk şeker yiyordu. Kalbim ısındı, çok güzel bir manzaraydı fakat kısa sürdü çünkü içeriden telefonumun sesini duydum biri beni arıyordu. Arayan kişi teyzemdi
“ Efendim teyze, bişey mi oldu? “
“ Bana değil de sana bişey olmuş sanırım İncik öğretmenin aradı karnın ağrıyormuş eve yollamış “ Eve yollamış? Evet, evet eve yollamıştı ama ben eve gitmedim
“ Evet teyze biraz karnım ağrıdı bende izin aldım ama şuan restorandayım çalışıyorum yani “
“ Tamam ya sorun yok iyi hadi kapatayım ben görüşürüz “
“ Görüşürüz teyze “ Mutfağa girince Eren abi yani restoranın şefi akşam çoğunluk bir müşteri geleceğini söylemişti. Hemen hazırlıklara başladık, o kadar çalışmıştım ki saatler birbirini su gibi kovalamış. Saat 20.22 olmuştu. Hemen temiz bir önlük aldım ve misafirlerin gelmesini bekledim, ama karın ağrım benim beklememe müsaade etmedi. Ben lavobaya giderken misafirler gelmeye başlamıştı bile ama kimseye hoşgeldin diyecek kadar müsait değildim. 5-10 dakika sonra lavobadan çıktım, müşteriler sipariş etmeye başlamış bile. Eren abi bana 21 NO'lu masaya bakmamı söyledi. Elime bir kalem bir de kağıt alarak güler yüzle 21 NO'lu masaya yürüdüm
“ Merhaba efendim ne istersiniz? “ Bu sorudan sonra yüzümdeki tüm pozitif enerjim kaybolmuştu, çünkü bu masada babamı gördüm. Hemen karşısındaydım, şok olmuştum o da şok olmuştu belli ki bana baktı sadece... Yanında kendi yaşlarında bir kadın vardı. Bu kadını biliyordum annem ve babam ayrıldıktan sonra babam bu kadınla evlenmişti, ama yanlarındaki bu küçük kız çocuğunu görmemiştim. Çocukları olmuş demek ki... Çaresiz bir şekilde onlara baktım sadece... Üzüntümü saklamaya çalışsam da gözümden bir damla yaş gelmişti bile...
1. BÖLÜM SONU



