İçeriğe geç

Ege Denizi

Bölüm 1 · 9 dk okuma

Ege Denizi

Bölüm 1

OTEL

''Hocam delirdiniz mi? Ne grubu'' Dedim itiraz ederek ''Ne grubu?'' Diye sordum tekrardan. Hocamız elini havaya kaldırıp gezi grubunu susturduktan sonra ''Çocuklar sizi Vialand gibi bir yerde kendi kafanıza göre takılmanıza izin veremem o yüzden benim yaptığım 7 kişilik gruplar halinde gezeceksiniz'' Dedi ve tekrardan kalabalık itiraz ederek karşı çıktı. Güneş ''Hocam farkındaysanız 12. Sınıftayız kendi başımızın çaresine baka biliriz''diye olaya atıldı. Hocamız ''Çocuklar itiraz yok eğer biri daha bu konu hakkında itiraz ederseniz geziyi iptal edeceğim'' Sessizlik...

''Evet grupları oluşturmaya başlayacağım istemeyen varsa şimdiden söylesin'' Sessizlik...

''Ege, Nil, Cemre, Emre, Su, Can ve Deniz'' İstemsizce gözlerim grupta olduklarıma kaydı Nil çok mutlu görünüyordu. Hoca diğer gruplarıda saydı ama hiç duymadım gözüm hep Ege'deydi. Herkesin varlıkını unuttuğu bir isimdi Ege hep kendi halinde takılırdı sadece bir kaç arkadaşı vardı ama genellikle kendi kafasında takılırdı. Gözümü ne kadar ayırmaya çalışsamda başaramadım.

Nil'in yanına gidip ''Niye bu kadar mutlusun sadece bir gezi'' diye sordum. ''Sadece bir gezi ise neden geldin ve bu gezi benim için çok önemli''

''Sorması ayıp neden önemli bu kadar özel değilse söyler misin?''

''TABİKİ! Küçüklüğümden beri hep keman konseri vermek istemiştim ama farklı bir şehirde, bir anda herkesin bir anda toplanacağı bir yerde ve Vialand bunun için çok iyi bir yer. Vialand'ın sahibi ile konuştum oradaki sahnede kemanım hazır sahne hazır orda küçük bir konser vereceğim o yüzden benim için aşırı önemli'' Dedi ve sustum böyle bir cevap beklemiyordum. ''Senin adına çok sevindim o zaman sahnede en önde seni izleyeceğim'' Gülümsedi...

Sevinç ''Otobüsler geldi!'' Diye heyecanla bağırmasıyla hocamız ''HADİ BAKALIM İLK DURAK BOLU!'' Herkes ellerini yukarı kaldırdı ve sallamaya başladı çünkü bende dahil bir çoğumuz ilk defa şehir dışına çıkacaktık ve Ankara'nın havasından farklı bir havaya geçiş yapacaktık ve bunun için herkes heyecanlıydı tabii ben ve Ege hariç.

Otobüslere bindiğimizde herkes arkadalarıyla veya grubundan biri ile oturmuştu Ege, kardeşim Su ile oturmuştu ikisi çok yakın arkadaşlar Su, Ege gibi bir tiple nasıl arkadaştı hala anlayamıyordum. Bütün arkadaşlarım geziye gelmeyip beni sattıkları için onlarla pek konuşacağımı sanmam. Tek kişilik koltuklara oturdum ve otobüsün ilerlemesini bekledim. ''Deniz yanıma gelsene tek oturma canın sıkılır. Yol arkadaşım olur musun?'' Nil'in sesiyle bir anda yerimde zıpladım ''Tabiki!'' Ve ardından ekledim ''Yol arkadaşım.''

Yerimde bir saniye bile beklemden Nil'in yanına geçtim. İlk defa biri beni yanında istedi, ilk defa biri ben ona fikrimi belirtmeden beni yanında istedi, ilk defa biri ben onun yanına geçmeden o beni kabullendi, ilk defa...

''Eee keman konserinde ne çalacaksınız Nil hanım'' Sanki yanımda ünlü bir kemancı varda onla röportaj yapıyormuş gibi sorduğum için gülümsedi ve ''Sorunuz için çok teşekkürler aslında herkese sürpriz olsun istiyorum ama o kadar ısrar ediyorsanız açıklayayım. Lindsey Stirling'den Carol of the Bells ve Rountable Rival, Alexander Rybak'tan Fairytale çalacağım.'' Diye yanıtladı sorumu ''Peki Nil hanım hiç türkçe şarkı çalmayacak mısınız?'' Kafasını hayır anlamında salladı ''Tabikide çalacağım Yıldızların Altında çalacağım ama şu konuda korkuyorum'' Anlamayan bir ifadeyle baktığımda açıklama gereği duyduğunu düşünüp ''Fairytale ve Yıldızların altında sözleri olan bir şarkı ve keman çalarken şarkı söylersem iki ses karışır notaları unutma ihtimalimde var o yüzden korkuyorum ve sözleri bilen sesi güzel olan birini bulamadım o yüzden Fairytale ve Yıldızların Altında çalmam diye planlıyorum''

''Ben söylerim sen yeterki çal'' Ne ben ne dedim şaka gibi bir anda gaza gelip böyle şeyler söylemekten nefret ediyorum.

''NE SÖYLER MİSİN ? SÖZLERİ BİLİYOR MUSUN?'' Evet anlamında başımı salladım ve telefonumu alıp Yıldızların Altında yı açtım ve söyledim aynı şekilde sonra Fairytale açıp söyledim. Ayağa kalkım alkışlamaya başladı şaka gibi Nil'in nasıl birisi olduğunu hala çözememiştim otobüsteyiz ve Nil ayağa kalkıp alkışlamaya başladı otobüstekiler anlam veremedi ama onlarda alkışladı Nil'in omzundan tutup aşağı doğru itekledim ve alkışlamayı bırakıp yerine oturdu. ''Hala senin nasıl biri olduğunu çözemedim şaka gibisinn!'' Anlamaz gözlerinde hayranlık duygusunu görebiliyordum. Biri bana hayran gözlerle baktı...

''Ve sanırım beğendin'' Dalga geçer gibi güldü ''Sence beğenmemişe mi benziyorum?'' Kendimden utanmış gibi hissettiğim içim elimi anlıma vurdum ki bu ona komik gelmiş olacak ki güldüm

''BU SESTE NE?''

''TADINI ÇIKARIN YOLCULUĞUN HADİ DANS EDİYORUZ ÇOCUKLARR! WOWW OTURMAYAMI GELDİK. BU GECE GEL BENİM OL DİYEMEM, SANA BEN AŞKIMI SÖYLEYEMEM UTANIRIM BENİ ÖP DİYEMEM''

Nil sadece benim duyabileceğim sesle konuştu ''Hoca delirmiş olmalı ama en az bende onun kadar deliyim'' Ayağa kalkıp hocanın yanına gitti.

''ELE GÜNE SORMA BENİ YARALAMA VURMA BENİ'' Herkes kahkahalar atarak gülüyordu. Ege bile.

Nil elini bana uzatıp dansa kaldırdı. Başta istemesemde Nil zorla beni kaldırdı ve dans ettik. Hocamız Karabiberim şarkısını söylüyor Nil ise hem ona eşlik edip benle dans ediyor. Şarkı bittikten sonra Nil hocanın telefonunu hocanın elinden alıp Serdar Ortaç'tan İki Deli'yi açtı ve şu sözleri sarf etti ''MİLLET EĞLENMEK LAZIM AYAĞA KALKIN VE DANS EDİNN'' İlk ayağa kalkan benim deli kardeşim Su oldu ve Su, Ege'yi zorlayarak ayağa kaldırdı ve şarkının ritmine göre dans etmeye başladılar. Ardında Lina ile Can sonrasında Sevinç'le Güneş ve sonrasında herkes.

Yaklaşık 25 kişi dans ediyordu ve şaka gibi hissediyordum çünkü 5 saat daha yolumuz var ve ilk dakikaları böyle geçiyorsa devamını düşünemiyorum bile. Nil'le sanırım 10 dakikadır dans ediyoruz ve ben yoruldum o yorulmadı hatta yeni yeni enerjisini topladı ama ben yoruldum. Nil, Sevinç ve Lina'nın yanına dans etmek için gittiğinde 'fırsat bu fırsat' diye geçirdim içimden ve hemen otobüsün en arka yerlerine kimsenin beni göremeyeceği bir yere oturdum ve kulaklığımı takıp, Batuhan Kordel - Sıcak Şarap açtım ve şarkının tadını çıkardım sanırım tam bir şarkı bağımlısıyım.

''Kız uyansana be geldik'' Nil'in sesine uyandım sanırım şarkı dinlerken uyuya kaldım telefonu açıp en son hangi şarkıda kaldığıma baktım

İKİ DELİ - SERDAR ORTAÇ

''HAHA Nil şuna bak en son hangi şarkıda kalmışım.''

''İki delidir araya geldi maalesef. Bolu'dayız uyandın mı şurda bir tane dönerci var hadi gel döner yiyelim hem uykun açılır hemde doyarız çünküü.''

''Çünkü?''

''ÇÜNKÜ... KEMAN KONSERİMDE EĞLENEBİLMEK İÇİN TOK OLMAN LAZIM. HADİ UYAN!'' İstemesemde Nil'i kırmamak içİn uyandım.

''Nil buna çok gerek yoktu sanki. Hepsini nasıl bitireceğiz.'' Nil'de bu kadar yemek söylediğine pişman olmuş bir ifade ile '' Sınıftakiler ile paylaşırız'' Bu söylediğinin ne kadar saçma olduğunu ikimizde biliyorduk. Çünkü sınıftakilerin hepsi yemeklerini yemiş doymuş etrafta dolaşarak yediklerini eritiyorlardı. Nil etrafa baktıktan sonra gözü Ege ve Su'ya daldı. ''Onlar yemedi, Ege ve Su onları çağıralım'' Evet anlamında başımı salladım.

''Abla. Bu kadar yemeğe ne gerek vardı yani bu kadar yemek söylerken Nil'in aklıda ne vardı'' Nil utanmış bir şekilde yere baktı ''Gözüm döndü sanırım aklımda sadece yemek vardı'' Nil'in dediğine gümemek için hepimiz deli gibi çaba sar ettik ama bu sessizlik Ege'nin kahkahasıyla bölündü. ''HAHAHA ŞAKA YAPIYOR OLMALISIN.... Eee bu arada ben Ege tanıştığıma memnun oldum'' Bana uzanan el karşısında gülümsedim ''Aaa Su senden bahsetmişti oEge sen misin? Bende Deniz tanıştığıma memnun oldum'' Deniz şaka yapıyor olmalısın. Kesinlikle tanımıyorsun çocuğu şimdi durup dururken niye böyle bir şey söyledim bazen kendimden nefret ediyorum. ''BENDE NİL ŞU OTOBÜSTE ÇILGINLAR GİBİ DANS EDEN. HAYATIN TADINI ÇIKARMAK LAZIM DİMİİ?'' Ege hafif tebessüm edip ''Aaa o kız sensin tanıştığıma memnun oldum!'' Ege bize kendini tanıttıktan sonra eline çatal alıp iskender yemeye başladı.

Yaklaşık mola 1 saat ve 40 dakika oldu ama bizim yemeklerimiz hala bitmedi. Su ne kadar zayıfsa midesi o kadar büyüktü. Hepimizin eli yemeklere zor gidiyordu artık tek beklediğimiz şey otobüsün anons verip her öğrenci gibi otobüse geçmekti. ''Şey ben daha fazla yiyemeyeceği-'' ''SUS SU YİYECEĞİZ'' Nil kendini o kadar kaptırmıştı ki biri doydum veya daha fazla yiyemeyeceğim dediği anda 'SUS YİYECEĞİZ' diyordu, resmen vatan görevine dönüştürmüştü. ''NİL BU KADAR YETER YOKSA PATLAYACAĞIZ-'' Bu sefer benim dediğimi bölen Nil değil anonstu. ''SEVGİLİ ÖĞRENCİLERİM, FAZLASIYLA VAKİT HARCADIK, İZMİT'TE BİR OTELDE DURACAĞIZ VE DİNLENECEĞİZ SONRA AKŞAMINDAN YOLA ÇIKACAĞIZ GÜNDÜZ VİALAND'TA OLACAĞIZ VE EĞLENECEĞİZ HAZIR MISINIZ? YAKLAŞIK 10 DAKİKA İÇİNDE HEPİNİZİN OTOBÜSTE OLMASINI RİCA EDİYORUM''

''SONUNDA! Ben kaçar benle gelicek var mı?'' Diye sordu Ege, elimi kaldırıp ''BENDE GELİYORUM!'' Diye cevapladım Ege'yi. Ege ile otobüse geçtik ve kalkmasını bekledik. Ben Ege ile Su ise Nil ile oturdu, yaklaşık 1-2 saat birazdan İzmit'e varacağız ve ben otel in nasıl bir yer olduğunu çok merak ediyorum, büyük mü küçük mü? Odaları nasıl?

♪

"Ege uyudun mu?" Dinlenmek için durduğumuz otele gelmiştik. Ama otobüsümüzde bir arıza çıktı ve bir gece burada kalmamız gerekti. Ege, Nil, Su ve ben aynı odaya yerleştik, Su ve Nil uyudu ben ve Ege ise hala ayaktayız. Yanii benim uykum yok o yüzden Ege'de uyumadı beni yalnız bırakmak istemedi -Zorla ayakta tutuyor- "Ege niye cevap vermiyorsun uyudun dimi? Söz vermiştin uyumuyacaktın" Sessizlik. Ege cevap vermedikçe daha fazla sinirleniyorum. Çünkü söz vermişti ve o sözü tutmazsa Nil'in kemanını Ege'nin kafasında kırardım. "Uyumadım Deniz izninle uyuyacağım" Oh sonunda cevap verdi! "Olmaz içimde kötü bir his var ve tek uymayan ben olduğum zaman deliriyorum!" Diye yanıtladım Ege'yi "O zaman gel dışarı çıkıp yürüyüş yapalım. Ne dersin? Uykun gelir hem" Aslında söylediği mantıklıydı ama daha yeni tanıştığım biri ile yürüyüş yapmak saçma olurdu kabul etmeyeceğim "Olur ben giyiniyim çıkalım!" Ne var yani her insan gibi bende yürüyüş yapamaz mıyım?

"Hava çok soğuk. Dondum!" Dedim üstümde kazağım onun içinde tişörtüm, dışımda ise bebek mavisi montum olduğunu umursamadan

"Haklısın bu soğukta çıkmamalıydık" Diye pişman olmuş bir ifade ile yanıtladı beni.

"Geri mi dönsek? Çok uzaklaştık zaten. Her yer karanlık'' Bana doğru dönüp azcık düşündü sonra elimden tutup arkasına döndü ve yürümeye başladı. "Ellerin soğumuş" Ben hala olayın şokunu atlatmaya çalışırken Ege hiçbir şey olmamış gibi davranıyor. "Rahatsız olduysan elini bırakayım" Hayır anlamında başımı salladım. ''Eee yol bu taraf mıydı? Bu taraf mıydı?'' Ege bana bakıp düşündü. ''Bilmem''

''Bu taraftı sanırım''

''Emin misin?''

''Hiç olmadığım kadar.''

Ege'nin gösterdiği yöne doğru yürümeye başladık. ''Ege, aslında iyi çocukmuş ya'' Ege durup yüzüme baktı. ''Ne?'' Bir saniye ben onu içimden söylemedim mi? ''Başka biri sanal arkadaşım'' Yalanlar her zaman işe yarar

Yaklaşık bir yarım saat yürüdükten sonra otele varmıştık. Aslında yorulmuştum ama yinede uykum yoktu o yüzden çantamda elime geçen ilk kitabı aldım ve okumaya başladım. ''En azından istediğim kitap denk geldi'' Diye geçirdim içimden. 10 dakika sonra Ege'ye baktığımda uyuduğunu gördüm 'Bir insan uyurkende mi yakışıklı görünür' diye düşündüm. Çünkü gerçekten uyuduğu hali normal halinden bin kat yakışıklı ve tatlıydı. Saat dörde yaklaşıyordu ama ben hala ayaktaydım zatende kitabımın bitmesine 10-15 kalmıştı tahminen otuz dakika sonra uyurdum çünkü gerçektende uykum gelmişti ve erken kalkmamız gerekiyordu.

''Deniz uyan artık, DENİZ UYAN YOKSA SU DÖKECEĞİM YÜZÜNE''

''NE OLUYOR'' Diye fırladım yerimden

''GÜNAYDIN!'' Dedi Nil ve ardından ekledi ''Son keman çalışmalarımı yapıyorum bir tek Fairytale ve Yıldızların Altında çalışmadım hadi gel çalışalım. ''Ne ikimiz mi?'' Anlamaz bir ifade ile yüzüme baktıktan sonra ''Sözleri söylemeyecek miydin?'' Sözlerden bahsediyordu. ''Söyleyeceğim hadi çalışalım!'' Dememle beraber otele anons yapıldı

''SEVGİLİ ÖĞRENCİLERİM, OTOBÜSLERİMİZ BOZULDULAR YAKLAŞIK 3 GÜN BURADA KALACAĞIZ BU AKSAKLIK YÜZÜNDEN HEPİNİZDEN ÖZÜR DİLİYORUM. BU ÜÇ GÜN BOYUNCA HİÇBİR ŞEYDEN MAHRUM KALMAYACAKSINIZ. HER ŞEY ELİNİZİN ALTINDA. VE RAHAT OLMANIZ İÇİN 2 KİŞİLİK ODALARA YERLEŞECEKSİNİZ. BİR ŞEY İSTEDİĞİNİZDE YAPMANIZ GEREKEN TEK ŞEY RESEPSİYONDAN İSTEDİĞİNİZ ŞEYİ BELİRTMEK. OTEL OKULUMUZ ÖĞRENCİLERİNE ÖZEL OLARAK SERVİS YAPACAK. HEPİNİZİN AİLESİNE HABER VERİLDİ O KONUDA SIKINTI YAPMAYANIZ. ŞİMDİ KİMLERLE KİMLERİN KALACAĞINI AÇIKLIYORUM. CEYLİN VE SU, ZEYNEP İLE BERK, CEM VE ALİN, CEM İLE AYLİN, NİL İLE LİLİ, EGE İLE DENİZ'' O an kulaklarım tıkandı ve sesler boğuklaştı. ''BERABER KALACAĞIZ DENİZ!''

''N-NE NASIL?''

Bölüm sonu

1 yorum