İçeriğe geç

Ege'nin Kızı, Kore'nin Erkeği

Bölüm 5 · 8 dk okuma

Ege'nin Kızı, Kore'nin Erkeği

Bölüm 5

5

. Asansöre bindiğimde telefonumdan mesajları kontrol ettim. Hala mesaj yoktu. Onu cidden kırmıştım sanırım. Asansörden inip taksiye bindim. Şirkete geldiğimde içimde Taehyung’un bana hala mesaj atmaması ve onu kırmış mıydım, sorusu vardı.

İçeri girdiğimde Hyesu hemen yanıma geldi. “Aşağı kata inmemiz lazım,” dedi. Kafamı salladım. İçeri girdim. “Asya Hanım’ın makyozü kimdi?” diye sorduğunda bir kız yanımıza geldi. “Asya Hanım, üstünüzü değiştirip makyaj için masanıza geçebilirsiniz,” dedi. Kabinlere yöneldiğimde bir kız da kıyafetlerden birini bana uzattı. Kıyafeti alıp üzerime giymeye başladım. Giyindiğimde ise aynadan kendime baktım. Siyah bir elbiseydi fakat üstünde beyaz güller vardı. İp askılıydı. Göğüsünde derin bir dekolte vardı. Sırtı ise açıktı. Elbise çok açıktı. Tamam, sorun değil.

“Asya Hanım! Hazır mısınız?” dedi bir ses. Kabinden çıktığımda Hyesu ve iki kız bana baktılar şaşkınlıkla. “Mükemmel gözüküyorsunuz, isterseniz makyaja geçelim?” dediğinde makyöz kız kafamı salladım. Makyaj masasına oturduğumda makyajım yapılmaya başlamıştı.

Makyajım bittiğinde saçlarım yapılmaya başladı. Saçlarıma 1900’lerin saçı yapılıyordu. Uçları kıvrıktı. Makyajım ise siyah kalem ile anlıma ve sol yanağıma gül çizilmişti. Dudaklarıma ise kırmızı bir ruj sürmüşlerdi. Tam anlamıyla harika duruyordum.

“Çekimler yarım saate başlayacak. İsterseniz biraz oturabilirsiniz.” Kafamı salladım. Oturma yerlerinden birine oturduğumda Hyesu yanıma geldi.

“Bugün akşam terasta küçük bir hoş geldin partisi yapılacak sizin için Asya Hanım. Aynı zamanda magazin de sizi tanıması için kameraman da çağırılacak, istediğiniz birini getirebilirsiniz,” dedi.

“Hyesu, lütfen bana Asya de. Ayrıca ünlü birini getirebiliyor muyuz?” dediğimde Hyesu heyecanla bana baktı.

“Ünlü derken kim?” dedi. Omzumu kaldırıp indirdim.

“Neyse boş verin,” dedim. Taehyung’u davet edersem biliyordum ki antilerim fazlasıyla çoğlacaktı. Telefonumu alıp Taehyung’dan mesaj var mı diye baktım. Ama yoktu. Bu sefer ben yazacaktım.

Siz; Bugün benim için bir parti düzenlenecekmiş.

Siz; Bana verdikleri elbise çok güzel

Siz; Taehyung?

Siz; Neyse, sonra konuşuruz.

Cevap yoktu. Cevap vermemişti. Telefonumu kapatıp çantama koyduğumda bana kıyafetimi veren kız bana seslendi. “Asya Hanım, çekimlere gelebilirsiniz,” dediğinde ayağa kalktım. Ayağımdaki bileğimi saran gül ve topuklu ayakkabının tok sesi etrafı dolduruyordu. Beyaz ekranın önüne geldiğimde çekimler başlamıştı.

“Bay Sang, tek başına çok sade duruyor. Bir erkek gerekli!” dedi poz vermemi söyleyen adam. Oradaki tabureye oturdum. Bay Sang telefonunu alıp dışarı çıktı. Çekimler daha devam edecekti sanırım.

“Hemen bana beyaz gül bulun. Siyah beyaz erkek takımını hazırlayın,” dedi buraları hazırlayan. Neden diyordu ki? “Erkek karakterimiz geliyor,” dedi. Umarım ünlü birisi değildir diye içimden geçirdim.

Bir süre sonra yanımda duran o erkeğe baktım. Bu çocuk Ezgi’nin benim 80. Manit diye tanıttığı çocuk değil miydi? Eun...sonrasını bilmiyorum. Üstünde beyaz bir takım vardı. Onun da benim gibi yüzüne gül çizmişlerdi.

“Selam, ben Eunwoo,” dediğinde bir uzattığı ele bir ona baktım. Demek adı Eunwoo’ydu. Gülümsedim ve elini tutup sıktım.

“Asya,” dedim. O da gülümsedi.

“Hadi, hadi! Herkes yerlerine! Çekim başlıyor!” dedi Bay Sang. Bizim pozumuzu vermemiz için hareketler gösteren adam yanımıza geldi.

“Eunwoo Asya’nın beline ellerini koy. Hayır, arkadan.”

Sonunda çekimler bitmişti. Şu an koltuklarda oturuyordum. “Asya, maalesef bugün ki parti için Eunwoo ile gitmelisin. Çekimlerde beraber olduğunuzdan dolayı,” dediğinde kafamı salladım. Kıyafetimi çıkarmadım. Giy çıkar yapmaktan nefret ederdim. Telefonumu çıkardım. Yemek satın alma uygulamasına girdiğimde Eunwoo yanıma oturdu.

“Bugün ki çekimler çok güzel görünüyor. Bence yarına kadar buralar sallanacak,” dediğinde güldüm. İki ramen sipariş ettim. Telefonumdan tekrar kontrol ettiğimde Taehyung hala mesaj atmamıştı. Ezgi aradığı sırada telefonu cevapladım.

“Efendim?” dediğimde Ezgi konuştu.

“Ne zaman geleceksin?” diye sordu.

“Bugün on ikiyi bulur otele gelmem.”

“Yuh!” dedi. “Neden?” Çünkü çekimler çok uzun sürmüştü. Öğleden beridir buradaydım ve saat ona geliyordu.

“Çekimler uzadı. Bir de bana parti vereceklermiş,” dedim.

“Vay be! Kzım sen yaşıyorsun bu hayatı!” dedi. Güldüm.

“Kapatmam gerek,” dediğimde konuştu.

“Öptüm kuzum,” dedi. Ona karşılık vermeyip telefonu yüzüne kapattım. Biraz sonra ise siparişlerimi Hyesu getirmişti.

“Zahmet oldu Hyesu,” dediğimde gülümsedi ve siparişleri sehpaya dizdi.

“Görevim,” dedi. Gülümsedim. O gidince Eunwoo’ya döndüm.

“Hadi, sana da sipariş ettim,” dedim.

“Gerek yoktu ama teşekkür ederim,” dedi. Bu koreliler cidden yakışıklıydı. Beraber ramen yerken aynı zamanda da sohbet ediyorduk. Sohbeti eğlenceli bir adamdı.

“Koluma gir istersen?” dedi Eunwoo. Gülümseyip koluna girdim. Küçük gül şeklindeki çantamın içindeki telefonum çaldıında heyecanla telefonuma baktım. Hayır, o değildi. Bir numaraydı. Telefonu açtığımda Eunwoo’dan müsaade istemiştim.

“Alo? Asya! Üzgünüm, telefonum birden bozulduğu için seni arayamadım.” Taehyung’un sesini duyduğumda yüzümde dev bir gülümseme oldu.

“Taehyung-ah, hiç sorun değil! Şu an neredesin?” dediğimde heyecanla konuştu.

“Yurttayım, oturuyorum. Buluşalım mı?” dediğinde ben onu buraya davet etmeyi planlıyordum.

“Şey Taehyung?” dedim.

“Efendim?” dedi.

“Ben mankenlik ajansına alındım. Şimdi bana özel parti veriyorlar şirketin terasında. Lütfen sen de gel,” dediğimde içimi heyecan kaplamıştı. Tırnaklarımla oynuyordum.

“Maalesef Asya, gelemem. Orada gazateciler çoktur şimdi,” dediğinde yüzüm düştü.

“Peki Taehyung, görüşürüz,” dediğimde o da karşılık verdi. Telefonu kapattım. Çantama koyduğumda sahne ışıkları yandı. Sahneye Bay Sang çıktığında o tarafa doğru yöneldim. Yanıma Eunwoo da geldi. Gülümsediğinde ben de ona karşılık verdim.

“Bugün aramıza katılan yeni mankenimiz Asya Ardahanlı’yı sahneye davet ediyorum!” Şaşırdığımda alkışlar başladı. Eunwoo bana gülümseyerek bakıyordu. Önlerinden geçip eteğimi tutarak sahnenin merdivenlerinden çıktım.

Flaşlar bana karşı patladı. Bay Sang’ın yanına geldiğimde beni belimden tuttu. Mesafesi vardı. Bu yüzden sorun değildi. Gülümseyerek konuşmaya başladığında içimdeki heyecan katlanıyordu.

“Bu önümüzdeki bir yıl boyunca gündemimizde olacak olan Asya Ardahanlı, umarım başarın daha da ilerler,” dediğinde gülümsedim ve önünde saygıyla hafifçe eğildim. Kameralar bizi flaşlarken onlara bakıyordum. Ta ki o bir çift gözle bakışana kadar... gelmeyeceğini söylemişti, şu an karşımdaydı. Flaşlar durduğunda hafif bir müzik çalmaya başladı. Sahneye yanıma Eunwoo çıktığında gözlerimi zar zor Taehyung’dan çektim.

“Bir de biz çıkalım gündeme,” dediğinde güldüm. Elini mesafeli bir şekilde belime sardı. Flaşlar tek tek patladı. Sonra sahneye o çıktı. Flaşlar ona patladı. Eunwoo elini çekti. “Sıra sıra,” dedi ve göz kırpıp sahneden indi. Yanıma gelen Taehyung tam karşımda durdu. Ona aşağıdan bakarken gözlerimin ışıldadığına emindim.

“Benimle çekinmelisin Beyaz Kuğum,” dedi. Gülümsedim. Arkama geçip kollarını belime sardı. Flaşlar daha bir coşku ile patladı. Bana Beyaz kuğum demişti, doğru duymuştum. Allah’ım ölmemeye alışacağım.

“Siyah Kuğu da sen oluyorsun o halde?” diye sorduğumda güldü ve bileğimden tuttu. Beraber sahneden indiğimizde bar kısmına gelmiştik. Beraber bar sandalyesine oturduk. “Neden gelmeyeceğim dedikten sonra geliyorsun?”

“Gitmemi mi isterdin?” dedi tek kaşını kaldırarak. Endişe ile elimi öne tutup iki yana salladım.

“Hayır hayır! Sadece merak ettim,” dediğimde güldü. Önüne bir viski geldiğinde tam ağzına götürecekken onu tuttum. “Şey, bugün içmesen?” diye sordum utanarak. Gülümsedi ve bardağı bırakıp bar sandalyesinde bana döndü.

“İçki içmemden rahatsız oluyorsan içmeyebilirim,” dediğinde endişe ile konuştum.

“Hayır! Tabii içki sevmiuyorum da onu demek istememiştim!” dediğimde güldü. Kolunu masaya yaslayıp avcunu çenesine yasladı.

“İçmeyeceğim, birdaha asla,” dediğinde gözlerim irileşti.

“Taehyung, kesinlikle seni kısıtlamak istemem,” diye söze başladığım an sözümü böldü.

“Beni kısıtlamıyorsun Beyaz Kuğum. Ben istemiyorum,” dedi. Nefesim kesildi. Beyaz Kuğu...vay canına. Furkan abimler bana çitlenbik, çekirge, köstebek, yerden bitme gibi hitaplar yaparken o bana Beyaz Kuğum diyordu.

“Hoş geldiniz Bay Kim,” dedi karşısında saygı ile eğilen Bay Sang.

“Hoş buldum, beni buraya Asya davet etti. Cidden mükemmel bir manken seçimi yapmışsınız Bay Sang,” dediğinde ağzım o şeklindeydi. Bay Sang bana bakıp tebessüm etti. Sonra ise Taehyung’a baktı.

“Evet, Bayan Asya çok iyi bir manken. Çekimlerde cidden mükemmel gözüküyordu!” dedi. Güldüm.

“Sizin sayenizde Bay Sang, teşekkürler,” dediğimde tekrar tebessüm etti ve saygıyla eğilip yanımızdan ayrıldı.

“Dans etmeye ne dersin?” dediğinde gülerek kafa salladım. Elini uzattığında tuttum. Beni belimden tutarak yönlendirirken na ayak uydurdum. Gözlerini gözlerimden bir kez olsun ayırmıyor, beni çok güzel bir şekilde yönlendiriyordu. Elleri belimin oyuğunaydı. Buz gibi elleri tenimi soğutuyordu.ikimizi de 360 derece döndürdü sonra ise beni kolumdan tutup yoyo gibi bırakıp geri çekti. Sırtım göğsüne çarptığında kulağıma eğildi. “Benim minik Beyaz Kuğum,” dedi. Gülümsedim. Kalbim üç buçuk atıyordu.

Karşımdaki Ezgi’ye baktım. Ona anlatmazsam yarın magazinden görüp benimle küsecekti. “Ezgi,” dediğimde tabletinden kafasını kaldırıp bana baktı.

“Efendim kuzum?” dedi. Gülümsedim.

“Sana bir şey söyleyeceğim. Lütfen beni anla,” dediğimde tabletini kapatıp yan koltuğa koydu. Kafasını sallayarak beni onayladı. “Biz o gün hani Crew’lerle birlikte lunaparka gitmiştik ya?” dediğimde kafasını salladı. “O gün beni o dönen şeye bindirdiğinizde o ses beni bir adam ile eşleştirmişti ya?” dediğimde hızla kafasını salladı.

“Şu idole benziyen adam,” dediğinde kafa salladım.

“İşte o adamla siz başka aletlere binerken ben konuştum. Birbirimizle upuzun bir sohbet ettik. İnstagramımızı falan aldık. Sonra ilk buluşmamız oldu.” Kafasını heyecanla salladı. “İlk buluşmada o maskesini ve şapkasını falan çıkardı...” Kafamı eğip ellerim ile oynarken Ezgi endişeli bir sesle konuştu.

“Sana bir şey mi yaptı?” dediğinde hızla ellerimi kaldırıp kafamı iki yana salladım.

“O çocuk aslında zaten idolmüş. O senin dinlediğin BTS’den Taehyung,” dediğimde duraksadı. Onun tepkisini beklerken kahkaha attı.

“Ben de Ariana,” dedi eli ile kendini göstererek.

“Bir dinle lütfen. Biz işte onunla konuştuk. Onunla görüşmemi kimseye bahsetmememi istedi. Beni yogun görüyordunuz ya? İşte günümü onunla geçirdiğim için yogundum.” İnanmayan bakışlarını görünce nefesimi vererek o gün beni götürdüğü klübedeki saçlarımıza ışıklı tokaları takıp çekindiğimiz fotoğrafı açtım. o an aklıma gelince tebessüm ettim. Telefonu ona tuttuğumda bakışları telefona değdiği an duraksadı. Öylece fotoğrafa baktı. “Bu gece benim için düzenlenen partide benimle yakın bir şekildeyken magazinciler binlerce fotoğrafımızı çekti. Yarın onu görecektin ve artık bunu saklamanın bir anlamı olmadığını anlayarak sana söylemeye karar verdim,” dediğimde yutkundu. Telefonumu geri çektim. Fotoğrafa son kez bakıp telefonumu kapattım.

“Sen ciddisin!” dediğinde kafa salladım. Çığlık attı ve koltukta zıplamaya başladı. “Kızım bu mükemmel bir şey!” dediğinde kafa salladım. gülmeye başlamıştım. Heyecanla yanıma gelip ellerimi tuttu. “Beni de Jimin’e ayarlarsın artık!” deyip göz kırptı. Göz devirdim. “Başka fotoğraflarınız var mı kız! Bakayım!” dediğinde gülümsedim. Yanıma sokulduğunda galerimdeki onunla çekindiğimiz fotoğrafları gösterdim. “Allah’ım sana geliyorum!” dedi heyecanla fotoğraflara bakarken.

Korenin fırtınası; Uyudun mu?

Mesaj yukarıdan düştüğü an Ezgi çığlık attı. “Yazdı!” Kafamı sabır dilercesine salladım ve mesajlarıma girdim.

Siz; Uyumadım merak etme ;)

Korenin fırtınası; Napıyorsun?

Siz; Oturuyorum

Korenin fırtınası; Yarın magazin sallanacak be güzelim

“Lan! Güzelim dedi anasını satayım!” dedi bağırarak Ezgi.

Siz; Sayende be gülüm

“Oha, böyle yavşaklık görülmedi!” Güldüm.

Korenin erkeği; Yarın pratik çekimi yapacağım. Öğlen yemeği için beraber olursak seni bizimkilerle tanıştırırım.

Siz; Şey, rahatsız etmeyeyim ben.

Korenin fırtınası; Geliyorsun o halde ;)

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.