Jungkook’un kısmı da gecikmemişti. Şaşkınca olan biteni izledim. Kendime geldiğimde heyecanla ARMY bombumu salladım.
Ardından İdol çalmaya başladığında heyecanla izlemeye başladım.
Konser bittiğinde heyecanla yerlerimizden kalktık. Bir koruma bizi arka tarafa yönlendirirken hayranlardan birinin Ezgi’ye telefon attığını görerek hemen çantamı Ezgi’ye gelecek olan yere tuttum. Ezgi şaşkınca bana bakarken onunla beraber arka tarafa geçtik. Ezgi Jungkook’a sarıldı.
“Gelirken bir hayran telefon fırlattı, Asya görüp çantasını böyle bana doğrulttuç telefon çantaya değip yere düştü,” dedi heyecanla göstererek anlatırken. Jungkook bana minnetle baktığında kafamı eğip eyvallah dercesin işaret yaptım. “Bu arada sahnede çok seksi duruyordunuz!” dediğinde hemen ona onay verdim.
Taehyung yanıma geldi. Beraber dışarı çıktık. Arabamıza bindik. Biz eve giderken Taehyung konuşmuyordu. Yorgun görünüyordu.
“Yorgun görünüyorsun,” dedim vitesteki elini tutarak. Kafasını kısa bir an bana çevirip kafasını salladı. “Eve gidip uyusak iyi olur. Bebeğimizin doğmasına iki ay kaldı!” dedim. Yüzünde güller açtı birden.
“Sana bir sürprizim var,” dedi bir bana bir yola bakıp.
“Ne o?” dedim heyecanlı görünmemeye çalışarak.
“Bir buçuk ay sonra görürsün,” dedi.
“Cidden çok sinir birisin Tae!” dediğimde kahkaha attı. “Hayalin ne bebeğimiz ile ilgili?” diye sroduğumda bana baktı.
“Bir solo albümü çıkarmayı planlıyorum. Solom çıkınca ilk konserimi sizinle beraber sahnede vermek istiyorum,” dediğinde şaşkınca ona baktım.
“Ciddi misin sen!?” dedim heyecanla doğrularak.
“Evet,” dedi bana bakıp gülümseyerek. O yola bakarken yanağından öptüm.
“Olur,” dediğimde elimi tutup üstüne öpücük koydu. Yolun kalanında ise bebeğimiz ile konuşmaya başladım. Taehyung sadece yüzündeki tebessümle bize bakıyordu. “Duydun mu babayı? Yaa işte ben böyle güzel bir insanı sevdim. Merak etme bebeğim, o seni asla üzmeyecek. O senin kahramanın olacak. İlk aşkın baban olucaktır.” Taehyung şaşırdı son sözümle. Bebeğimiz kız olacaktı. Bunu bir tek ben biliyordum çünkü bir hafta sonra baby shower yapacaktık. “Yani ilk aşkın derken onu çok seveceksin,” dedim. Karnımı okşadım. “Baban mükemmel birisi, götünü görsen. Üfff!” dedim elimi sallayarak. Taehyung’dan bir kahkaha çıktı.
Elbisemin bir tarafı pembe bir tarafı ise maviydi. İki renkli bir elbise almıştım. Başımda ise pembe taç vardı. Küpelerim maviydi. Ayakkabım da elbisem gibi iki renkliydi. Biri mavi biri pembe. Benim aksime Ezgi ve Nefes direk söylemişlerdi. Nefes’in bir oğlu olacaktı. Ezgi’nin de bir oğlu olacaktı. Benim bebeğim iki erkeğin içinde tek kız kalacaktı. Karnımı tutarak aşağı kata indim. Bir bahçeli ev tutmuştuk baby shower için. Aslında iki tane malikhane vardı. Ortasında kocaman bir bahçesi vardı.
Herkes gelmişti. Gazetecilerden de tanıdığım bir iki kişiyi çağırmıştım. Ünlülere göre ben onlar ile arkadaşlık kurabilen bir tiptim. Aşağı inmemle gözler bana değdi. Taehyung da benim gibi giyinmişti. İçindeki gömlek pembe, dışındaki ceket mavi, altındaki pantolon pembe, altındaki ayakkabı mavi renkteydi. Merdivenlerden inmemle Taehyung yanıma gelip kolunu uzattı. Koluna girdim. Bütün davetlilere tek tek tebessüm ettim. Bizim için yapılan sahneye ilerledik. Sahneye çıktığımızda hafif çekinmiştim, çünkü burada Taehyung’un tanımadığım erkek arkadaşları da vardı.
Önümüzde on tane şişe vardı. Şişeleri sallayacaktı ve ne renk çıktığına bakacaktı. Hoseok bizi videoya alırken yanından da Jimin çekiyordu bizi. Bir şişeyi alıp ona uzattım. Arkadan heyecanlı bir şarkı çalıyordu. Şişeyi çalkaladığında heyecanla rengine baktı. Sarı renkti. Gülümseyip başka bir tane verdim. Onu da salladığında sarı çıkmıştı. Ben birine daha uzanacakken o rastgele birini seçti. Salladığında yine sarı çıkması ile sinirlendi. Bu haline kahkaha atarken o iki tane şişeyi aldı. Yine salladığında sarı görmeyi beklerken pembe reni gördü. Misafirlerden çığlıklar geldiğinde ona baktım. Şaşkınca elindeki şişeye bakmayı bırakıp bana sarıldı. Sonra ise karnımı okşadı.
Pasta geldiğinde Jin’e baktım. Onun için çilekli yaptırmıştım. Jin’e gel işareti yapmam ile şaşkınca sahneye çıktı. Bıçağı aldım. Taehyung bıçağı tutan elimin üstüne elini koydu. Onun üstüne de Jin elini koydu. Beraber kameralara gülümseyerek bakarken pastayı kesmeye başladık. Alkışlar koptu. Herkes kahkahalar ile gülerken bu anı da zihnime kayıt edilmişti.
2 ay sonra
“Taehyung gelmeden asla!” dedim ağlarken. Arabadaydık ve ben doğuma giriyordum. Evde yemek yaparken birden sancı basmıştı. Ezgi de bizim evde olduğundan Deniz’i arayabilmiştik. Biz yolda giderken Ezgi’nin de suyu gelmişti. Şu an ise arabada Deniz’in gelmesini bekliyorduk. İghit binasının önünde Jungkook ve Taehyung’u bekliyorduk. Ezgi ile ellerimiz birbirine bağlıydı. Bebeğim biraz erken gelmişti. Bir hafta sonra doğuma gidecektim. Koşa koşa şirketten çıkan Taehyung ve Jungkook’u gördüm. İlk arabaya giren Jungkook oldu. Arabanın sürücü koltuğuna Deniz oturdu. Taehyung minübüste Ezginin tutmadığı elimi tuttu.
“Buradayım bebeğim! Sakin ol! Nefes al!” dedi Taehyung. Jungkook ta konuşuyordu ama ben sadece Taehyung’u duyuyordum.
“Sedye!” dedi Deniz. Ne ara hastaneye geldiğimizi anlayamamıştım. Doğumhaneye geldiğimizde Taehyung’u da peşimden sürüklemiştim. Sezeryan yapılacak doğumu şimdi başka türlü yapacaktım.
“Ikının Asya Hanım!” dedi doktor.
“Olmuyo anasını satayım!” diye bağırdım. Kendimi kabız gibi hissediyordum ama karnımda haraket eden bir bebeğim vardı. Onu düşündüğümde çığlık atarak derin bir nefes aldım ve birden tüm gücümle ıkındım. Bebeğin ağlama sesini duyduğumda halsizlikle kafamı yana attım. Doktor bebeği havluya sardıktan sonra Taehyung’un eline verdi. Taehyung şaşkınlıkla elindeki bebeğe bakarken tebessüm ederek gözlerimi kapattım.
“Bebeği emzirmesi gerekiyor Bay Kim,” dedi hemşire. Gözlerimi yavaşça açtığımda hemşirenin elindeki bebek ile Taehyung’u ikna etmeye çalıştığını gördüm. Odada benden başka üyeler de vardı. Ki onlar ile artık aile olmuştuk neredeyse. Yan tarafımda bebeğini emziren bir adet Ezgi vardı. Jungkook diğerleri bebeği emzirirken görmesin diye sansürlük yapmıştı. Hafifçe doğrudum.
“Bebeğimi alabilirim,” dediğimde Taehyung şaşkınca arkasını dönüp bana baktı. Hemşire elime bebeği verip çıktığında gülümsedim. Bebeğimin gözleri babasınınki gibi çekikti. Taehyung yan tarafıma oturdu. Bebeğim ağlıyordu. Başını sevdim. “Yıldız, ağlama,” dedim ve kafasına öpücük kondurdum. Göğsümü açarken Taehyung üyelerin görmemesi için aradaki perdeyi kapattı. Yıldız minik elleri ile göğsümü tutup ağzına soktu. Birden hızla emmeye başladığında bu duygunun mükemmel bir şey olduğunu anladım. Hafif gıdıklandırıyordu. Başını sevdim. Taehyung yanıma tekrar oturdu.
“O...çok güzel,” dediğinde ona baktım ve gülümsedim.
“Tabii güzel olacak, annesinden geldi,” dediğimde güldü. Bebeğim kafasını çevirip babasına baktığında Taehyung parmağını uzattı. Yıldız parmaklarını babasının iri parmağına sardı. Taehyung gülümsedi.
“Bu duygu...mükemmel,” dediğinde gülümseyip bir elim ileTaehyung’un yanağını okşadım.
“Mükemmel bir babasın,” dediğimde alnıma öpücük bıraktı.
“Jungkook o daha bir bebek!” dedi Ezgi. Jungkook Jungsan’ı kucağına oturtmuş araba kullanıyordu.
“Ne diyor oğlum anne ya?” dedi oğluna bakarak. Jung etrafa gülücükler saçıyordu. Büyük minübüs ile pikniğe gidiyorduk. Taehyung’un bir buçuk ay sonra ki sürprizi baby shower’ı yaptığımız malikaneyi satın almasıydı. Jungkook ve Ezgi birinde biz birinde oturuyorduk. Bu beni mutlu ediyordu çünkü her gün birlikteydik. Hoseok Yıldız’a karşı gülümsüyordu. Benim cilveli kızım ise Hoseok’a cilve yapıyordu.
“Ah, ne güzel geçiriyoruz günleri. Zaman öyle çabuk geçiyor ki,” dediğimde bakışlar bana döndü. Taehyung’un göğüsünden kafamı kaldırdım. “Daha dün birbirimizden utanıyorduk,” dedim gülümseyerek. “Sizle zaten aile gibi olduk,” dedim BTS’e bakarak. “Mutluluğumuz daim olsun,” dedim gülümseyerek. Herkes buruk bir tebessümle bana baktı.
“Aşkım!” Yıldız’ın Jimin’e bakarak aşkım demesi ile şaşkınca ona baktım. Taehyung yerinde dikeldi. Kızını kucağına alıp yüzünü yüzüne hizaladı. Bebeğimiz bir buçuk aylıktı.
“Ne dedin sen az önce?!” dedi Taehyung. Kıskanç bir babası olacaktı miniğimin.
“Aşkım!” dedi.
“Sana demiyor hyung, gel bakalım bebeğim,” dedi Jimin ellerini uzatarak. Yıldızım cilveli bir şekilde gülümseyerek kendini Jimin’e attığında Taehyung şaşkınca bana baktığında kahkaha attım.
“Daha anne baba demedi! Hyung, doğru söyle bebeğime bir şey mi yaptın!” dedi Taehyung işaret parmağını sallayarak. Yıldız o sırada kaşlarını çattı.
“Siktir,” dediğinde şaşınca duraksadım.
“Bunu kim öğretti bu bebeğe!” dedi Taeyung üyelerde gözlerini gezdirirken. O sırada Jimin ve Yoongi yere bakıyordu. Bütün gözler onlara döndü.
“Pes artık!” dedim şaşkınca. “Sadece bir saatliğine bebeğimi bırakmıştım!” dedim hayretle.
“Yoongi hyungnim ile film izliyorduk. Yıldız da kucağımdaydı. Karaktere birden küfür edince Yoongi hyungnim, öğrenmiş Yıldız da,” dediğinde Taehyung sinirle Yoongi’ye baktı.
“Şimdi açık konuşalım Tae, bir aylık bir bebeğin konuşması imkansız bir şey. Daha dişleri bile çıkmamış. Ben de ağzımdan kaçırdım. Nasıl aldı bu çocuk hemen!” dedi hayretle Yoongi.
“Geldik!” dedi Jungkook. Bebeğimi tripli bir şekilde kucağıma aldım. Dışarı çıktığımda Taehyung da peşimden geldi. Ezgi bebekleri bana bıraktığında Jungkook ve Taehyung onlar için oyun alanı kuruyordu. Şişme bir şeydi. Altı sert plastiktan yapılma olduğundan dikene değse de patlamazdı. Yanlarına sert plastik çileri de yerleştirdiklerinde ilk Jungsan’ı koydum. Sonra ise gidip Yıldız’ı kundaktan aldım. Onu da koydum. Cilveli kızım şimdi de Jungsan’a cilve yapıyordu. Oyuncaklarını da ortaya döktüğümde onlar gözümüzün önünde tamamen tehlikede otururken biz de masayı hazırlıyorduk. Hoseok bebekler ile oynuyordu.
“Burayı çok seviyorum ya!” dedi Ezgi. Ona onay verdim. “Ay dur! Gel benle Asya aşım,” dedi telefonunu eline alıp bebeklerimizin yanına kol kola giderken. Taehyung ve Jungkook bir yandan masayı kurmaya devam ederken bir yandan da bize bakıyordu. Diğerleri ise mangal için eşyaları hallediyordu. Hoseok’u kenara ittirdik. Ezgi bebeklerimizin fotoğraflarını çekti. Çok tatlı çıkmışlardı. Jungsan şaşkınca kameraya bakıyordu. Jungsan sırt üstü uzanırken Yıldız yüz üstü uzanmış koları ile kendini kaldırmıştı. Kafasını kaldırıp o da şaşkınca kameraya bakmıştı. Ezgi yanıma gelip fotoğrafları gösterdi.
“Gel bir de bebeklerle bizi çeksinler, Hoseok bakar mısın?” dedi Hoseok yanımıza geldiğinde ben bebeğimi kucağıma aldım. Bel kemiğimin üstüne oturtup manzarası olan bir yeri buldum. Ezgi de yanıma geldiğinde poz verdik.