Hiç aklıma getirmediğim durumla karşı karşıya kalmıştım. Dilim damağım tutulmuştu tek bir kelime diyemedim. İkisinin isminin yan yana geçtiği cümle beni hüsrana uğrattı.
-"Geçmiş , geçmişte kalır öyle değil mi hayatım ?" Akın abi annemin omzunu sıkıp uyarır tonda konuştu.
Öfkeden olan biteni kavrayamadığım için aklıma gelen tek sakinleşme yolum masanın altından elimi karnıma koymak oldu.
Ne demişti doktor bebeğim için stresten sıkıntıdan uzak duracaktım. Yoksa ona zarar verebilirdim.
-"Öyle tabiki." dedi annem onaylayıp.
Derin bir nefesle elimi karnımdan çektim. Daha benimsemeye vaktim olmayan bebeğim beni sakinleştirmişti.
Masanın kenarına koyduğum çantamı alıp onlara baktım.
-"Kalkalım." dedim ve gelecek herhangi bir cevabı beklemeden kalkıp çıkışa yürümeye başladım.
Arkamdan seslenen Atahan'ı asla ve asla umursamadan yolun kenarında beklemeye geçtim.
-"Liya güzelim bekle dinle."
Dolan gözlerimi ondan sakınırken koluma sardığı elini ittim. Oflayıp şoförü aradıktan sonra iki dakika geçmeden araba geldi. Endişeyle yanımıza gelen annemlere ağzımın içinden iyi geceler dileyip arabaya oturdum.
-"Kızacak bir şey yok ortada bana bakar mısın ?!"
Kızacak bir şey yok diyip kendisi bağırması ?!
-"Konuşmak istemiyorum Atahan." Sesimin titremediği için kendi kendimi tebrik ettim.
Atahan söylediğimi dinlemiş evimize gelene dek konuşmamıştı. Arabadan inip anahtarlarımla kapıyı açtım ve direk olarak yukarı çıktım. Kesinlikle yalnız kalıp içimi dökene kadar ağlamam gerekiyor yoksa vücudumu kasmaktan her yanım tutulacaktı.
-"Abartmıyor musun biraz güzelim ?" Yatak odasına adımımı attığımda kolumu tutmuştu.
Susmanın sadece bana zarar olacağına emin olunca çantamı pufa bırakıp kollarımı göğsümde bağladım. Ayakta durmaktan topuklular artık canımı fazlasıyla yakıyordu ama belli etmedim.
-"Abartıyorum öyle mi Atahan ? Sen sırf sadece selam verdiği için demediğini bırakmadığın bir mahalle arkadaşım vardı bilmem hatırladın mı ? Bu akşam ki gelen kimdi peki ? Eski sevgilin ! Ya ben yanındayım ya bu yaptığın bana nasıl hissettirdi biliyor musun ?! Gözümün önünde senin karşında eridi kadın ! Sende çok normalmiş gibi onunla konuştun ! Bana o kadar kızdığın bir konuda şuan abarttığımı söylemen çok komik gerçekten çok komik ! "
Bağırmamın etkisiyle kendimi kaybedip ona doğrulttuğum elimi sonradan fark edip indirdim. Sinirden nefes nefese kalmıştım. Elimi alnıma koyup ona arkamı döndüm.
Sakinleşebilmek için ne yapacağımı hiç bilmiyorum. Ama ilk defa kendimi kaybedecek kadar sinirlenmem onun suçuydu !
-"Tamam haklısın. Özür dilerim. "
Bu kolay kabullenişini beklemiyordum. Biraz daha bağırışsak sanki rahatlayacak gibiydim.
-"Özür dilemenle bir şey değişmiyor." dedim ve dolapta bana ait olan bölümü açtım. İnce toz pembe pijama takımımı alıp yanından geçerek odadan çıktım. Yanında giymeye tabiki alışmıştım fakat şuan onu gıcık etmek istiyorum.
Banyoda giyinip çıkarttıklarımı kirliye attım. Yüzümü temizledikten sonra çekmeceden aldığım tokayla saçlarımı rastgele topuz yapıp banyodan çıktım. Yatak odasının açık kapısına bir kaç saniye bakıp çıplak ayak alt kata indim. Ev oldukça sessizdi. Bir kat daha inip mutfağın lambasını yaktım. Bu akşam doğru düzgün yemediğim için midem kazınıyordu. Doyana dek Atahan'a sinirlenmeyi bir kenara bırakmalıydım.
Buzdolabından çıkardığım süt ısınırken atıştırmalık şeylerin olduğu dolaptan bisküvi aldım. Masaya oturunca üzüntüden o an ki iştahım da kaçıverdi. Karnımdaki minik parçam için yemeliyim diyip bir bardak sütü içtim.
-"Liya ?" Elimde çevirdiğim bisküviyi paketine bırakıp tabureden kalktım.
-"Hadi gel uyuyalım sensiz yatamam ben." dedi kapıda beklemeye devam ederken.
Beni uyumadan tek bırakmayacaktı. Bu yüzden sessiz kalıp onunla yukarı çıktım. Her zaman yatağın ortasında kollarında uyuduğum durumu değiştirdim. Yatakta kendi tarafımın en ucuna çekilip örtüyü boynuma kadar örttüm ve bacaklarımı karnıma çektim.
Atahan'ın nefesini sesli üfleyişini duydum. Yataktaki hareketlilik kısa süre sonra kesildi. Yorgun olunca kısa zamanda uykuya dalıyordu. Bu gece de öyle oldu. Düzenli nefes alışverişleri uyuduğunu gösterirken örtüyü yavaşça kaldırıp yataktan kalktım. Dolabın en altından küçük polar örtüyü aldıktan sonra Atahan'ın çalışma odasına girdim. Kitaplıktan kendime alıp koyduğum romanların arasından en duygusalını seçtim ve koltuğa uzandım.
Orada hem okuyup hem ağladım. Yaşlar yanaklarımdan süzülürken silme zahmetine de girmedim. Daha fazla okumamam gerektiğini ağıran gözlerim hissettirince kapatıp kenara bıraktım.
O koltukta derin düşüncelerimle beraber ne zaman uyuya kaldığımı bilmeden ruhum uykunun kollarına düştü.
'
Uyanışım vücudumun benden bağımsız hareket etmesinden olmuştu. Uzun zamandır ilk kez kokusundan ayrı uyuduğum adamın kollarını hissedince biraz daha sıcaklığına sokulup başımı sıcak boynuna soktum.
Boşluğa düştüğümde ise yeniden kollarında olmak istediğim için huzursuzca homurdandım.
İster istemez gözlerim aralandı. Atahan giyinmiş hazır şekilde yatağın kenarına oturmuştu ve gözlerini benden çekmiyordu. İncelemesi rahatsız ediciydi. Yan dönüp kolumla yüzümü kapattım.
-"Sabah seni göremeyince ne kadar endişelendim biliyor musun sen ? Madem istemiyordun bana söyleseydin ben yatmazdım yatakta senin kalkmana gerek yoktu. Burada uzun uzun seninle tartışmaya vaktim olmadığı için gidiyorum sende bu sırada kendine gel." Sanki karşısında çalışanı varmış gibi resmiyetle uyarıp odadan ayrıldı.
Ellerimi iki yanıma vurup kalktım. Önce ılık bir duş alıp üzerime yeniden rahat ettiğim eşofman tarzı pijamalarımı giyindim. Bugün bu halde bir yere çıkamazdım. Islak saçlarımı da kuruttuktan sonra aşağıya indim. Hasibe teyze derdimi anlayıp suskunluğumu bozdurmamıştı. İşime gelince bende konuşmadım. Karnım doyacak kadar kahvaltı yapıp üzerime aldığım polarla bahçemize çıktım. Havalar git gide daha da soğuyor.
Eve yakın konumlandırılmış bahçe takımından üçlü koltuğa oturup soğuk havayı soludum. Diğer yandan polara sıkıca sarılmayı ihmal etmiyordum.
-"Benim yengem ne yapıyormuş bu soğukta dışarıda ?"
Tanıdık enerjili sese durgun yüzümle dönmem Serhan'ı da duraksattı. Anında yanıma oturdu.
-"Hoşgeldin. " dedim.
-"Seni pek hoş bulamadım sanki. Ne oldu benim güler yüzlü dünya güzeli yengeme ?"
Kolunu omzuma sarıp kendine çekince itiraz etmedim. Başım göğsünde titreyen dudağımı ısırdım.
-"Atahan'la kavga ettik." dedim çatallı çıkan sesimle.
-"Kalbini mi kırdı yoksa söyle gidip döveyim onu. " Ağlayacakken beni güldürdü.
Dün akşam ki Seçil'i ve ondan önce benzer konudan bana kızdığını anlattım. Elbette beni haklı buldu.
-"Ama şu açıdan da bakacak olursak sonuçta Seçil'i Atahan çağırmadı ya. Kız Akın'dan dolayı oturmuş masaya e haliyle hatrını sorarken adam cevap vermesin mi yenge ? Yanlışım varsa söyle. Sana haksızsın demiyorum. Onun sana kızdığı konuyu kendi de yaşamış o yüzden ikinizde haklısınız. Bunun nedeni birbirinize olan sevginizden be yengem. Bir canım zeytinyağı sarma çekti diye geldim psikolog oldum çıktım."
Serhan'ın konuşmasına hak verip göğsünden kalktım.
-"Teşekkür ederim desteğin için." diye mırıldandım.
-"Ne demek her zaman. Ama sen böyle masum minnoş bir kızsın nasıl kaplan kesildin bir anda merak ettim. Seni Atahan'a bağıracak kadar sinirli hayal edemiyorum. " dedi şaşkınlığını gizlemeden. Bende o halimi düşününce onun gibi oluyorum.
Omuzlarımı düşürdüm. Ayaklarımı karnıma çekip soğuktan donan tenimin ısınmasını bekledim.
-"Gergindim. Açıkçası fazla gergindim. Üstüne bir de bu yaşanınca iplerim koptu. Serhan sana bir şey söyleyeceğim ama hemen gidip Atahan'a yumurtlamak yok. Ona daha söylemedim." Artık içimde saklayamıyordum. Birine söylemem lazımdı. Bu da güvendiğim Serhan hayli hayli olur. Henüz kızları arayıp konuşamam. Biraz kafa olarak toparlanmalıyım.
Eliyle göğsüne vurup
-"Benden çıkmaz yenge. Söyle sen." dedi.
Şişirdiğim yanaklarımdan nefesi dışarı üfledim. Ellerimle tuttuğum poların uçlarını birleştirip burnuma kadar çekerken yüzümde beliren gülümsemeyi göremiyordu.
-"Ben hamileyim." dedim hiç beklemeden.
Gözleri irileşti. Yerinden çıkacak sandım. Sonra ağzı gözleriyle aynı oranda açılırken oturduğu yerden kalktı.
-"Lan aman pardon..cidden mi ? Doğru mu söylüyorsun ?! "
Örtüyü indirip başımı salladım. Şaşkınlığını kenara bırakmasının ardından otuz iki diş gülmeye hatta kahkaha atmaya başladı. Örtüye sarılmış bedenimi kavradığı gibi döndürürken düşmemek için omuzlarına tutundum.
-"Ay dur Serhan düşeceğiz ! "
-"Ulan cümle aleme amca olduğumu duyuracağım. Amca oluyorum lan amcaa ! " Sesi bahçede yankılanınca beni yere bıraktığı an elimi ağzına kapattım.
-"Ya ne dedim ben sana az önce ?!" diye kızdım.
-"Ne yapayım çok sevindim. Ya Liya ben çok sevindim gerçekten. Hayatımda daha önce hiç bir şeye bu kadar mutlu olmamıştım...ha bir de sizin evleneceğinizi duyduğumda sevindim ama bu kadar değil." Sıkı sıkı sarılırken nefessizlikten orada can verebilirdim.
Ama böylesine sevinmesi benide çok mutlu etti. Geri çekilip gülümsedim.
-"Sağol Serhan. Annemden sonra ilk sen öğrendin. Bunu Atahan'a sakın söyleme yoksa ikimizi de döver. " dedim.
-"Önce içeri girelim sen üşüme." Birlikte girdikten sonra kapıyı kapatıp konuşmaya devam etti.
-"Sen niye bizim patrona hala söylemedin yenge ?"
Salondan geçip merdivenlere yöneldiğimizde yine aynı burukluk nedeniyle yüzüm asıldı.
-"Dün öğrendim bende. Bugün bir aksilik çıkmazsa söylerim."
-"Söyle tabi koskoca Atahan baba oluyor ! "
Serhan istediği dolmaları yaptırmış banada zorla yedirerek filme bakıyordu. İşi olmayınca yanımda kalmaya karar vermişti. Bizde işte saçma bir film açtık onu izliyoruz.
Herşey iyi güzel de Atahan bu günden beri beni hiç aramadı. Böyle yaparak bana vicdan azabı çektirip kendini haklı çıkaracağını sanıyorsa çok yanılıyor.
Onu sırf bebeğim için affetmiştim. Kendisi bilmese de.
•••
