Kaitonun ağzından
Yine her zamanki gibi bir okul gezisi yapılacaktı bir kamp olacaktı sadece bir haftalık . Ancak herşeyden ve herkesten uzak her şeyi seviyordum . Şehirdeki insanlar o kadar kötüydü ki .
Herkes ve her şey gün geçtikçe dahada kötü oluyordu ve bu gezi tüm o kaostan bir haftalık kurtuluştu. Kendime hazırladığım çantayı annemin isteği üzerine bilmem kaçıncı kez kontrol ettim .
"Her şey tam işte anne , lütfen bir daha bana çantanı kontrol et deme lütfen " kendimi kanepeye attığında annem kafama vurdu. " Sanki ben sana kötülüğünden söylüyorum bir şeyi unutsan sonra orada nerden bulacaksın" ellerimi teslim oluyormuş gibi kaldırdım . " Tamam annecim çok haklısın " o sırada telefonuma Kento dan gelen mesajla ayaklandım çantamı alıp annemi yanağımdan öpüp kapıya doğru ilerledim . " Anne Kento gelmiş onunla beraber gidicez okulun söylediği buluşma yerine hadi görüşürüz !" Annemde görüşürüz dediğinde çok şükür evden çıkabilmiştim. İsmi Aiko Tunabaki ydi. Büyük ihtimal tanıdık biri çıkabilirdi ancak ben okulda çok etrafıma bakan biri olmadığım ve insanlarla iletişim kurmayı beceremediğimden kimseyi takmıyordum.
Odanın kapısı açılınca içeri giren kıza baktım . Sarı saçları omzuna dökülüyordu . Kahverengi boncuk boncuk gözleri vardı resmen ten rengi de apaçıktı. (Death note misa gibi düşünün)
Gulumseyerj
°°°° 2 saat sonra
Kamp alanına geleli bir beş dakika falan oluyordu. Odama yerleşmiştim . Oda arkadaşım Kento olsaydı keşke ancak hiç tanımadığım bir kıza denk gelmiştim. İsmi Aiko Suzuki olmalıydı.
"Kaito musun sen ?" Başımla onu onayladım. "Niye bu kadar şaşırdınki ? Kız falan mı bekliyordun yoksa beni ?" En son söylediğim cümle alaylı çıkmıştı ancak kız ciddi bir şekilde başını sallayınca mala bakar gibi bakmaya başladım.
"Beni kız mı sandın ? Tanrı aşkına daha önce Kaito diye kız ismi mi duydun?!" Başıyla beni onayladı. " Benim tanıdığım öyle kız vardı yani ne yapayım ismin hem kızlarda hemde erkeklerde kullanılıyorsa? Ayrıca bağırma bana öyle ! " Diye sesini hafif yükseltti. En sonunda bu kavganın ne kadar saçma olduğunu bildiğim için göz devirdim. "Neyse boşver" deyip yatakta uzanıp telefonuma bakmaya devam ettim. Bir kaç dakika sonra yanıma geldi . " Tanışalım sonuçta oda arkadaşı olucaz ben Aiko" çok iletişim kuran biri değildim ve herkese karşı olan ön yargımda peşimi bırakmadığı için sadece elini sıktım. "Biliyorum zaten yanımızda kalacak kişinin ismi yazıyor ya , neyse " kız ben böyle dedikten sonra belki bana gıcık kaptı belkide başka bir şey bilmiyorum ancak sonra oda kendi yatağına oturdu.
°°°° 5 saat sonra
Hava kararmıştı ve her kamp gezisinde olduğu gibi yine bir zübbe götünden uydurduğu korku hikayelerini anlatıp belli isimler verip korkutmaya çalışıyordu.
10 kişilik bir grup halinde oturmuştuk Aiko denen kız ısrarla yanıma oturmak istediği için bir şey diyememiştim bir yanımda o diğer yanımda ise Kento oturuyordu. Aiko hikayelerden korkmuş olacakki kolumu sıkı sıkı tutuyordu. Normalde rahatsız olmam lazımdı ancak o beni rahatsız etmiyordu. ( Bu arada Kaito nun tipi de skuna gibi )
" Bir japon efsanesine göre dağlarda veya dağların olduğu yerlerde geceleri özellikle de çok ses yapılmaz o yüzden kısık konuşuyorum yoksa gidecek kurban olmak istemem . İlk kurban " deyip çaprazımıza oturan kızı gösterdi." Mei Tomaya her zaman her yerde kimseyi umursamazsızın sesli konuşur ki bu hikayeye de inanmadığına eminim dağlar sinirli akşamları bile sesli konuşuyor yarın akşamda garip sesler duymaya başlayacak bu sesler öbür günlerde de onun peşini bırakmayacak ve en sonunda delirecek"
Kimse bir şey demedi . Mei ağlayarak uzaklaştı .
Ama kim gerçek olacağını bilebilirdiki?