Yıllar yıllar önce kendisinden nefret eden küçük,10 yaşlı kızın dilinden minik bir hikaye....
Ben asla babamın kızı, annemin prensesi olmadım. Olmakta istemezdim. Boş ilgi ve sevgi yalandır. Peki bana bunu söylemek mecburiyyetinde bırakan insan kimdi? HER KES
Bir gün babamın beni sevmesi umuduyla yanına gittim fakat o beni rahatsız edici bakışlarla süzdü.
"Arabaya binmek ister misin? Beraber lunaparka gideriz" dedi şüpheci bir sesle. Ama benim umrumda olmadı bana iyi davranmıştı,dünyalar benim olmuştu. Arabada ki yolculuğumuza lunaparka varmadan ara verdik. Arabadan indiğimizde ıssız bir yere gelmiştik. Önümüzde bir adam vardı.Beni hemen ıssız alanadaki ıssız eve götürdüler. Ev tadilattaymış gibi görünüyordu. O adam saçımdan tutup kafamı beton duvara vurdu. Bunu tekrar ediyordu,hiç bıkmadan. Her vurduğunda hakaret ediyordu. Babamı ortalarda görmüyordum. Sesimi çıkaramadım çünki adam beni polise vermekle tehdit etdi. Dayanamayıp bağırdım o an babam geldi. Acı çektiğimi göre-göre tek kelime etmedi. Artık beton duvar kan yüzünden kıpkırmızı olmuştu. Yüzümde deri kalmamıştı,sadece kemik yaşadığıma şaşırıyordum. Adam en son hakaret etmek yerine şunları söyledi;"zaten sevilmeyen bir insanın öldürülmesi ona iyiliktir!!"
Bu sözlerden sonra gözlerim karardı. Beton yere düştüm,bilincim yerindeyken babamın gözlerinden düşen göz yaşını kollarımda hissettim. Ama biliyordum,bunlar mutluluk gözyaşlarıydı