İlk olarak herkese selamlar. Umarım romanı severek takip edersiniz. Yorumlarınızı esirgemezseniz beni ne kadar mutlu edebileceğinizi tahmin edemezsiniz. Ayrıca son basılı kitabım olan GÜNEŞ TOHUMU serisine göz atmak isterseniz aşağıdaki bağlantılara bakabilirsiniz:

Güneş Tohumu Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/index.php?route=product/search&filter_name=G%C3%BCne%C5%9F%20Tohumu
Şimdi gelelim bu roman hakkında üç beş laf etmeye.
LÜTFEN OKUDUĞUNUZ KISIMLARDA YORUMLARINIZI EKSİK ETMEYİN. AYRICA KİTABA İSİM ÖNERİLERİNİZİ DE BEKLİYORUM. EFLATUN SADECE GEÇİCİ BİR İSİM. GÜZEL KİTAP İSMİ ÖNERİLERİNİZİ PAYLAŞIN LÜTFEN! :)
Bu arada sadece burada değil, bölüm içinde paragraf yorumu olarak da birçok terimin açıklamasını yaptım. Kalın harflerle yazılı olan kelimenin açıklaması yorumlarda yer alacak.
Öncelikle roman, 2020 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı İlk Eser Desteği alarak yayımlanan ve bir yıl sonra Fantastik ve Bilimkurgu Sanatları Derneği'nin düzenlediği GİO Ödülleri'nde Öykü Kitabı Başarı Ödülü kazanan öykü kitabım Dördüncü Günün Melaneti - Şaman Öyküleri evreninde geçen yeni bir hikâye ve zaman sıralaması olarak bu kitaptan birkaç yıl sonrasına denk geliyor. Öykünün öncülü ise henüz yayınlanmayan ama yakın zamanda basılı olarak yayımlanmasını umduğum bir novella.
Bu evrende şamanlar; dünya, Tamu ve Uçmağ arasındaki dengeyi korumakla görevli savaşçı ve bilge kişiler olarak karşımıza çıkıyor. Gerektiği durumlarda cinlerle, yaratıklarla, canavarlarla ve doğa iyeleriyle savaşan, gerektiğinde onlarla anlaşmalar yapan kamlar, gerçek isimleri üzerine büyü yapılarak kontrol altına alınmamak için mahlas kullanırlar. Dolayısıyla birçok karakterin gerçek adı ya hiç anılmayacak ve sadece mahlasları ile anlatılacak ya da gerçek isimleri de mahlaslarıyla beraber geçirilecektir.
Karakterlerden, yapay zeka ile üreteceğim görsellerinden ve kişilik bilgilerinden önce (onları zamanla buraya eklerim) bazı terimlerden bahsedeyim:
Kam: Şaman da denilen savaşçı kadın ve erkekler. Mahlaslarıyla anılan bu kadın ve erkekler, cinler için ölümcül olan saf demirden silahlarla ve büyüler kullanarak savaşırlar. Büyüleri genellikle kısa dualar şeklinde sözlü ya da çeşitli malzemelerin karıştırılması ile elde edilen maddesel büyüler olabilir. Bazı şamanların simyayı da kullanarak geleneksel büyülerin çok dışında otantik alet ve büyü torbaları imal ettiği de görülür.
Adi Cepken: Ak pusat olarak da bilinen bir şaman savaş zırhıdır. Şamanlar çıraklık evresini tamamladıktan sonra doğada bir yolculuğa çıkar ve çeşitli büyülü malzemeler bularak ya da satın alarak ve av hayvanları avlayarak kendi pusatlarını kendileri imal eder. Adi cepkeni, Tamu'ya fiziksel bedeniyle girip çıkmak istemeyen yeraltı tanrısı Erlik'e hürmet ve saygı gösterse de onun adına pek az dua eden şamanlar kuşanır.
Manyak: Kara pusat, Kara Manyak olarak da bilinir. Adi Cepken'in aksine Tamu'nun, yani cehennemin tanrısı Erlik Han'a dua eden ve Tamu'ya fiziksel olarak girip buradaki ruh, cin ve yaratıklarla savaşan, pazarlık eden, acun ve Tamu arasında haber getirip götürebilen, ajanlık eden, politik yanı güçlü şamanlar tarafından kuşanılır. Adi cepken gibi bunun da acemi çırak tarafından kendi elleriyle üretilmesi gerekir.
Gök Pusat: Belenbaz adındaki genç şaman tarafından icat edilen yeni nesil şaman pusatıdır. Belenbaz, diğer kamların aksine iki ağaç arasında ritüel alevi yakarak eşik açmak zorunda değildir. Diyarlar ve boyutlar arasında doğrudan eşik açabilir ve zamanla bu yeteneği sayesinde evrende yaşam barındıran diğer diyarlara bile eşik açabilecek seviyeye gelmiştir. Kendi pusatını da sadece dünyadaki ve Eşikardı'ndaki büyülü malzemelerden değil, evrenin dört bir yanındaki diyarlardan avladığı malzemelerle imal ettiği için gök pusatın büyüsü adi cepkene ve manyaka göre çok daha büyüktür. Kâşif adındaki dostu da kendisiyle aynı yeteneği paylaşmaktadır.
KARAKTERLER

EFLÂTUN

KARGIŞLI FATİHİ

KÂŞİF

BELENBAZ

YOLHAN


