İçeriğe geç

Efendimi Ararken / +21

Bölüm 1 · 5 dk okuma

Efendimi Ararken / +21

Bölüm 1

Bölüm 1/ Laciverte bulanan gece

❤️‍🔥❤️‍🔥❤️‍🔥

FLORA

Yüksek müzik kulaklarımı doldururken , avuçlarımdaki kokteylden bir yudum aldım. Alkol oranı oldukça düşüktü fakat etrafta şahit olduğum yakınlaşmalar bedenimde sıcak bir ısı dalgası yayıyordu. Yani sarhoş değildim ama başım kesinlikle dönüyordu.

Gözlerim kulübün köşesinde gelişi güzel koyulan yükseltide tutunduğunda, genç ve güzel bir kadının, çapraz Petrus haçına zincirlenmiş olduğunu gördüm. Yüzünde yayılan muhtaçlıkla etrafında bir aslan gibi dönen sahibine açlıkla bakıyordu.

Bedenine inen her bir kırbaçla hafifçe irkiliyor ve zevkle gözlerini deviriyordu.

"Delilik bu..." hayretle açık kalan dudaklarım, Arkadaşımın kıkırtısıyla kapandı.

"Tamam, gözünü korkutmuyorum değil mi?" Gözleri yüzüme döndüğünde ağırca yutkundum.

"H-hayır sadece, ben sadece anlayamıyorum... bundan zevk almaları normal mi?" Yargılayıcı olmaması için direndiğim bakışlarım karşı taburemde oturan Bobo'nun üzerinde tutundu.

"Yargılama bizi, inan bana verdiği hissi bilseydin, o aptal eski erkek arkadaşınla vakit harcamazdın."

Bana hatırlattığı lanet şeyle yüzüm ansızın düşüyordu.

Damon, lanet eski erkek arkadaşım. Tam bir ezik! Ah!

"Bu gece adını anmamak işime gelirdi ama her neyse..." yavaşça ona doğru eğildim ve gözlerim üzerindeki iç gıdıklayıcı deri kostümünde dolandı.

"Üşümüyor musun? Yani böyle..." bakışlarım ona üstündeki fantazi kıyafetini gösterirken alaylı bir kahkaha attı.

"Ahahahha , a hayır hayır. Birazdan sahnem var ve inan bana içimdeki yangın dışarıyı bile kavuracak türden. Gelip beni izlemelisin?"

Söylediği şeyle kaşlarım havalandı.

Bu gece bu külübe ilk gelişimdi, Bobo burada bir yılı aşkındır gösteri sanatçılığı yapıyordu fakat ben, BDSM denen zımbırtıyı bir tür zorbalık olarak gördüğüm için buraya adım dahi atmıyordum. Ama bu gün bir şeyler değişti, belki lanet iş yerimdeki yeni gerilim beni zorladı yada hiç durmadan yükselen rekabet ortamı ama işte bu gece buradayım.

Etrafımda iniltiler, ıslak öpüşler ve loş ışıkların altında birbirine eziyet eden insanlar. Onlarla beraber burada köşede oturuyorum ve sıkıcı hayatımı sorguluyorum.

Avukat olmama rağmen dansçı arkadaşıma benden daha fazla kazandıran iş yerindeyim ve o bana bu gece beni izle diyor.

"Seni dayak yerken izlemeyeceğim..."

Alaylı kıkırtımla başını bıkkınca iki yana salladı.

"Dayak yemiyorum Flora burada kimse dayak yemiyor, teslimiyet insana dinginlik veriyor hepsi bu, ama bir avukat olarak beni anlamanı zaten beklemeyeceğim, eğer fikrin değişirse..." oturduğu sandalyeden kalktı ve kulağıma doğru yaklaştı. "Arka odalardan birinde olacağım, bul beni güzel arkadaşım ve güzel bedenine sahip çık çünkü burada oldukça aç Dominantlar dolanıyor hahaha" omuzuma hafif bir şaplak attığında beklemeden kalabalığın içinde uzaklaştı.

"Iıaaah. Ne gece ama." Kadehimdeki son yudumu aldığımda yönümü barmene çevirdim.

Üzerinde sadece bir boxer ve saçma sapan şekilde boxera tutturulmuş pantolon askıları vardı. Kaslı vücudunu teşhir etmeye oldukça hevesli bir erkek, zaten bunu bu yer dışında başka bir yerde yapabileceğini de sanmam.

"Pardon. Bir kadeh daha alabilir-"

"İki olsun."

Kulaklarımda ki boğuk sesle başım yavaşça yan tarafa döndü. Bobo'nun henüz kalktığı sandalyeye oturan yakışıklı silüet can alıcı gözlerini yüzüme çevirdi.

"Hanım efendiye ne veriyorsan bana da aynısından, hesaba yazarsın." Suratındaki yiyici gülümsemeyle kendimi oturduğum bar taburesinde toparladım.

"Merhaba... ve teşekkürler." Yüzümdeki şaşkın gülümsemeyle sandalyemi alttan tuttu ve beni kendine çekti.

"Seni daha önce burada görmüş olamam her halde, yoksa unutmazdım..." nefesindeki içki kokusu ve göz bebeklerinde ki açlık olmasa iltifat olarak algılayabileceğim şey şimdi beni rahatsız etmeye başlıyordu.

"İlk gelişim." Kendimi geri kaydırdığımda , gizli bir öfkeyle yeniden saldalyeye sardı parmaklarını.

"Burada kal uslu kız. Yakınımda." Emir kipi sinirlerimi gererken Barmen önümüze bıraktığı iki bardakla hızla tezgahın arkasında kayboldu.

"İçki için teşekkürler ama arkadaşımı görmem gerek." Son bir hamleyle tabureyi geri ittirdim ve bardağı tezgahın üzerinden alarak kalabalığa doğru yöneldim.

"Hey hey hey!" Kolum sertçe kavrandığında, etrafta dans eden insanların arasında sertçe sıktığı etimle beni kendine çekti. "Ben daha bitti demedim! Geri dön ve benimle eğlen biraz hadi!" Beni sürükleyerek bara doğru çekiştirdiğinde korkuyla bir çığlık attım.

"Bıraaak!"

Sesim yüksek müzik tarafından yutulurken kalçam sertçe az önce kalktığım tabureye bastırıldı.

"Sakin ol küçük kedi. Sok tırnaklarını içeriye. Eğer bir Dom istemiyorsan burada ne işin var!" Hırıltılı nefesi bana yaklaşan dudaklarından yüzüme ulaştığı sırada, bir el onu sertçe omuzundan tutup geriye savurdu.

"Sebastian! İstemediği konusunda yeterince açık! " gözlerim kalın bağırtının sahibine döndüğünde ağırca yutkundum. Uzun boyu geniş omuzları ve üzerindeki salaş siyah gömlekle gölgesi üzerimizde yükselen bir tanrı gibi heybetliydi.

"Karışma Leonardo! Onun sadece biraz ehlileşmeye ihtiyacı var!" Üzerme doğru büyük bir adım attığında, adının Leonardo olduğunu öğrendiğim adam onu boğazından kavradı ve geri silkeledi.

"Senin yüzünden klübümün adı pisliğe karışıyor! Bunu son uyarı say! Aksi halde bununla bizzat ilgileneceğim!"

Söylediği şeyle gözlerim hayretle kocaman oldu.

Yani o, Bobo'nun patronu ve bu sapkın yerin sahibi mi?

Dışarıda görsem böyle bir işletmesi olduğunu düşünmezdim, oldukça normal gözüküyor oysaki.

Sebastian öfkeyle bana bakarak hırladı ve daha fazla oyalanmadan arkasını dönerek mekanı terk etti.

"Çantanız." Az önceki hengâmede belimdeki ince çanta açılıp yere düşmüş ve ben bunu fark edememiştim.

Uzanıp ellerindeki çantayı geri aldığımda, bakışlarım teşekkür etmek için yüzüne döndü.

"T-teşekkürler ben..." kuzguni siyah saçlar ve laciverte bulalı çekik gözler üzerimde kayıtsızca dolanırken ensemde bir ürperti hissettim.

"Olanlar için üzgünüm, buranın daha seçkin bir yer olduğuna emin olmanızı isterim. Lütfen bizi bir kaç sarhoşun hiç hoş olmayan tavrıyla yargılamayın olur mu?" Mahcup sesine rağmen yüzündeki ciddiyet içimi gıdıklıyor.

"Ş-şey, ben... tabi ki yani... öyle yapmam.."

"Ne yapmazsınız?" Kaşları çatıldığında ne saçmalıyorum ben dememek için kendimi zor tutuyorum.

"Yani öyle düşünmem ben, zaten sadece arkadaşıma iş yeri ziyareti için buradayım yoksa zaten pek tercihim değil.."

"Kulüpler mi?"

"Bu Bdsm olayı... bilirsiniz işte, kelepçeler kırbaçlar..." çekingence kıkırdadığımda o gülümsemiyordu.

"Burası bir kulüp, ve insanların yargılanmadan rahatça kendiler gibi oldukları yer. Yinede sofistike zevklere açık olmadığınızı görebiliyorum. Benim için önemli olan her bir müşterinin buradan memnun ayrılması. "

"B-ben memnunum..." ne oluyor ya...

"Güzel. İyi eğlenceleri o halde. " yapay bir gülüşle arkasını döndü ve öylece uzaklaştı yanımdan.

Bedenimdeki ürperti ve diken üzerinde kıpırdanma isteğimde onunla birlikle bedenimi terk ederken uzanıp tezgahtaki içkiyi aldım ve sertçe diktim kafamdan aşağıya.

O neydi...

Az önce olup biten şey neydi?

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.