Zıpır evde eceleri ve elifleri bekliyordu. Beklemekten canı çok sıkıldı. Beklerken fare gördü...
Zıpır: aa fareee
Zıpır dikkatlice hareketli durarak fareyi yakalamaya çalıştı:
Zıpır: miyav mmmmyaaaaav
Zıpır fareyi yakalamayamadı, fare ortadan kaybolup kaçtı.
Zıpır: yakalayacam seni fare
Zıpır fareyi yakalamaya gitti, giderken yere düştü yerdeki oyuncağa çarparak.
Zıpır: ayyy
Aile gelmişti bile.
Ece: pamuklu şekeri yerin değil mi?
Çıtır: tabiki yeriz kızım.
Elif: hemde elma şekeri de yeriz.
Çıtır: onu da yiyecez.
Ece: oyuncak ayı alırız olur mu?
Elif: bende oyuncak bebek alırım.
Niyazi: onları alacak para yok kızlar, para olunca alırız.
Ece: o zaman bende para biriktiririm. Böylece oyuncak ayı alırım.
Elif: bak öylede olur.
Niyazi: o zaman sende para biriktirirsin o zaman öyle olur.
Ece para biriktirmeye karar verdi oyuncak ayı için. İçeriye girdiler, içerde zıpır'ın yerde yattığını gördüler zıpır hemen hiçbir şey olmamış gibi fırlayarak kalktı.
Zıpır: geldiniz, sizi bekliyordum.
Zıpır sevinmişti gelmelerini. Kızlar odadaydı, elif ödev yapıyordu, ece oyun oynuyordu. Odaya niyazi bey geldi:
Niyazi: alın bakalım kızlar
Elif: bunlar ne baba?
Niyazi: bunlar kumbara, parayı biriktirip kumbara'nın içine atacaksınız.
Ece: aa ne güzel, renkli kumbara bunlar.
Niyazi: evet ben size vermek istedim.
Niyazi bey kumbaraları kızlara verdi
Niyazi: bu senin, bu da senin.
Elif: teşekkür ederim baba
Niyazi: bunlar paralarınız.
Niyazi bey para verdi, kızlar kumbara'nın içine attı. Yatma saati geldiğinde kızlar yataklarında kumbara ile yatıyorlar. Kızlar annelerden ve babalardan hep para alıyor. Böylece birikmiş oluyor. Kızlar parayı çok biriktirdi, kumbaralara attı. Birsülü paraları oldu. Kızlar bahçede ip atlıyor, mahalleye baloncu geldi ece baloncunun sesini duydu
Baloncu: baloncu, balonlarım var, baloncu
Ece: aa baloncu geldi, ben balon alayım.
Elif: iyi de balon alacak paran yokki
Ece: evet var, ben para biriktiriyorum ya hep kumbarada
Ece koşup balon almaya gitti. Kızlar masada oyun oynuyor. Ece dondurmacının sesini duydu
Dondurmacı: dondurmacı, dondurmalar var dondurmacı
Ece: dondurmacı geldi dondurma alayım.
Ece masadan kalkıp dondurma almaya gitti. Ece eve geldi, elinde mısır vardı mısır yiyordu. Ece kumbaradan çıkardı paraları, paralara bakarak sırayla kumbaranın içine koydu. Aile toplandı, niyazi bey kızların kumbaralarını sırayla açacak kızlar heyecanlılardı.
Niyazi: kumbaralarınızı açıyorum.
Ece: hadi aç baba
Niyazi: sizin hedefleriniz oyuncak bebek ve oyuncak ayı. Bakalım kaç para biriktirdiniz?
Niyazi bey küçük anahtarla kumbara'nın kilidini açarak paraları çıkardı o da elif'in paraları
Niyazi: ne kadar çok para biriktirmişsin elif, çok para var şuan.
Elif'in çok parası var. Sıra ece de geldi. Niyazi ece'nin kumbarasını açtı paraları çıkardı, paralar azdı.
Niyazi: az paran var ece? Bu kadar mı para biriktirdin?
Ece: şey ben. Paraları harcadım ben
İnci: ne aldın peki?
Ece: balon aldım, dondurma aldım, ve mısır aldım.
Niyazi: onlara mı harcadın?
Ece: evet! Benim o kadar canım istedi bende alayım dedim.
Niyazi: ama yinede olsun. Kumbaralar sadece para biriktirmek içindir. Paramızı daha çok ihtiyacı olan şey alırsak iyi olur.
İnci: sende ihtiyacın olduğu zaman alırsın böylece.
Ece: bundan sonra ihtiyacım olduğunda alırım. Ama benim az param var.
İnci hanımın aklına birşey geldi
İnci: o zaman biz paraları bankaya götürelim, bankada para yatırırız. Böylece paralar birikim olur.
Niyazi: o da olur. Gidelim bankaya
Evden çıkıp yola çıktılar bankaya para yatırmaya.
Son