Bugün günlerden bugün, ece ve elif anneleri ve babalarıyla köyde idi. Niyazi çobanlık yapıyordu. Hazırlanarak ormana çıkacak:
İnci: dikkat edin kendinizi. Sonra birşey olur.
Niyazi: iş bu inci, birşey olmaz.
Niyazi, ece ve elif gidiyordu, zıpır onlara seslendi o da gitmek istedi:
Zıpır: bari beni de götürün bende gitmek istiyorum. Bende geliyorum.
Zıpır konuşarak ve miyavlayarak seslendi
Ece: zıpırda gelmek istiyor galiba?
Niyazi: burda durmalısın zıpır.
Zıpır niyazi izin vermeden onlarla ormana çıkamadı. Ormana kadar geldiler, ormanda durdular.
Elif: baba bu elindeki ne?
Niyazi: kaval
Ece: kaval ne işe yarıyor?
Niyazi: kavalla çalıyorsun ve bunla müzik yapılıyor.
Ece: gerçekten mi?
Niyazi: evet. Mesela ben çalayım.
Niyazi kavalı çaldı, kızlar kavalın sesini dinledi.
Niyazi: öyle çalınıyor.
Ece: bende çalmak istiyorum.
Elif: evet bende
Niyazi ilk önce ece'ye verdi, ece kavalı çalamadı
Ece: bu kaval çalışmıyor ki
Elif: ben çalayım.
Elif te çalamadı
Niyazi: kaval çalması zordur kızlar. Sandığınız flüt gibi değildir.
Ece: iyi nasıl çalınacak baba çalması zor.
Niyazi: o kadarda zor değil. İsterseniz ben size göstereyim.
Niyazi kızlara kaval nasıl çalınır onu gösterdi. Elif kavalı alıp çalabildi.
Elif: çaldım
Niyazi: işte böyle
Ece: sıra bende
Ece de kavalı çalabildi. Niyazi koyunlarla ilgileniyordu, kızlar koyunları seviyordu. Niyazi koyunları besliyordu.
Niyazi: çobanlık çok önemli bir iştir çocuklar.
Ece: evet hemde çok kolay değilmi? Çobanlar kaval çalar.
Elif: evet koyunları sever.
Niyazi: öyle ama çobanlık kolay bir meslek değildir, çobanın tek görevi kaval çalmak değildir.
Niyazi: hayvanların beslenmesi, sağlığı üremesi, ilaçların yapılması ve yünlerin kılpılmasıyla ilgilenmektir.
Ece: ilaç mı çobanlar doktorculuk mu yapıyormuş? Hayvanlara ilaç mı veriliyor?
Niyazi: öyle değil, iyi bir çoban hayvanların rahatsızlığı olup olmadığını anlayabilmelidir. Çobanlar hayvanların herşeyi ile ilgilenmelidir.
Elif: demek ilgilenmemiz lazım.
Zıpır ormandaydı. Ormanda yürüyordu. Yürürken yolda kızgın bakışlı hayvanı gördü. Korkarak kaçmaya başladı. Bağırarak koşuyordu.
Niyazi: aaa zıpır değil mi o?
Koşmaya başladılar.
Ece: zıpır çok yaramazsın, evde olman gerekiyordu.
Zıpır korku içinde duruyordu. Gece olmuştu. Herkes uyuyordu. Uyurken sesler geldi. Tilkiler ormandalar, tilkiler hareket etti. Niyazi fırladı, hemen kalkarak önlem almaya çalıştı.
Ece: ne oluyor?
Elif: bilmiyorum.
Zıpır:...
Tilkilerin sesini duydular. Tilkiler hemen gelmişti, kızlar korktular korku içinde yaşadılar tilkiler kızları korkuttu. Zıpır karşılarına çıkarak tilkilere karşı koydu, elindeki sopa ile korkutuyor:
Zıpır: vayyy yah vayyy yah, kızlardan uzak durun. Haaaaa
Zıpır kızları koruyarak hareketler yaptı.
Zıpır: haaaa burdan hemen uzaklaşın. Haaaaa, kızları korkutamazsınız.
Zıpır hopladı zıpladı, hareketler yaptı eninde sonunda tilkileri uzaklaştırdı. Tilkiler korkarak kaçtı. Tilkiler kaçarken kızlar kurtuldu.
Niyazi: burda neler oldu?
Ece: tilkiler gitti baba
Elif: evet. Zıpır bizi kurtardı.
Ece: tilkileri uzaklaştırdı.
Zıpır:...
Zıpır kahraman oldu
Niyazi: aferin sana zıpır. Sende artık çobansın.
Niyazi zıpır'ı çoban yaptı. Zıpır oldu, ağacın önünde idi.
Zıpır: itiraf edeyim, aslında bende çok korktum ama yinede uzaklaştırdım. Bende bir kedi olarak çobanım ben.
Son